Gürer Mut

İngiltere'nin son 'cadı'sıydı, İkinci Dünya Savaşı'na damgasını vurdu... Helen Duncan'ın ilginç hikâyesi

26 Kasım 2023

Ortaçağ'da doğa üstü güçleri olduğuna inanılan ve medyumluk yetenekleriyle büyük korku uyandıran kadınlar, sonraki dönemlerde de uzak durulan insanlar oldu. Birçok mitolojik hikâyeye konu olan ve gücünü doğadan aldığı düşünülen bu kadınlar, bazı toplumlarda korkuyla karışık büyük bir saygı gördü.

Tarihi belgelere göre 40 bin ila 60 bin arasında kadın cadılık suçlamasıyla idam edildi.

Tam cadılığın sonu geldi derken 1900'lerin başlarında İngiltere'de Helen Duncan adındaki kadın ortaya çıktı. Ülkenin son cadısı olarak görülen Duncan, İkinci Dünya Savaşı'na da damgasını vurdu.

ANNESİ BİLE DAVRANIŞLARINDAN RAHATSIZDI

İngiltere 23 Mart 1944’te acayip bir dava ile çalkalandı. İkinci Dünya Savaşı’nın en zor günlerini yaşayan Londra halkı, Old Bailey Ceza Mahkemesi'ne akın etmişti. Yüzlerce yıldır görülmemiş bir dava söz konusuydu: Helen Duncan ismindeki kadın cadılık suçlamasıyla mahkeme karşısına çıkarılmıştı.

Ölü varlıklara bir çeşit vücut verdiğini iddia eden Duncan, savaş acıları içindeki askerleri seanslarına davet ediyor, psikolojilerini etkileyen kötü anılardan kurtulmak isteyen askerler de bu oturumlarda başlarına gelen her şeyi bir bir anlatıyordu. Kısacası, Duncan’ın tek suçu boyutlar arasında ilişki kurmak değil, aynı zamanda devlet sırlarını da toplamaktı.

1897 yılında küçük bir İskoç kasabası olan Callander'da orta sınıf bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Helen Duncan (kızlık soyadı MacFarlane'di), ilkokul yıllarında bile “tuhaf” bir çocuk olarak biliniyordu.

Yazının Devamını Oku

Hepimiz zaman zaman bu hareketi yapıyoruz... Eklem çıtlatmanın risklerine dikkat! 'Geri dönülmez sonuçlara sebep olabilir'

23 Kasım 2023

Parmak çıtlatma el eklemlerimizi rahatlamak için farkında olmadan yaptığımız bir hareket. Bazıları 'çıt' sesini duyana kadar tek tek parmaklarını uçlarından çekiyor, bazıları ellerini yumruk yaparak veya parmaklarını geriye doğru iterek çıtlatıyor.

Bu esnada çekilen görüntüler son yıllarda sosyal medyada da büyük ilgi topluyor. 

“Pek çok insanın eklemleri gün içinde istemsiz olarak kendiliğinden çıtlar ve bu tamamen normaldir” diyen fizyoterapist Claire Speer, The Guardian'a yaptığı açıklamada, “Esneme hareketleri yaparken ya da masajda sırtımın ve omuzlarımın çıtlaması, sonrasında daha kolay hareket etmeme yardımcı oluyor. O ses bende rahatlama duygusu yaratıyor” ifadesini kullandı.

Peki eklem çıtlatma ne kadar sağlıklı bir hareket? Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Kays Ünal ile konuştuk…

50 YIL BOYUNCA DENEY YAPTI

Yıllar boyunca genel kanı, eklemleri çıtlatmanın ciddi zararlara yol açabileceği yönündeydi. Ancak bununla ilgili yeterince çalışma ve deney yapılmamıştı.

California'da yaşayan doktor Donald Unger, çocukken sık sık parmaklarını çıtlatıyor ve çevresindekilerden "Artrit (eklem ilthabı) olursun" uyarılarını işitiyordu. Bu bilginin doğruluğunu test etmek isteyen Unger, bir deney planladı. 50 yıl boyunca sol elinin parmaklarını günde iki kez çıtlatırken sağ elini kendi haline bıraktı.

Yazının Devamını Oku

Oturarak mı yoksa ayakta mı? Yanlış pozisyonda idrar yapmak enfeksiyonlara ve mesane fonksiyon bozukluklarına neden olabilir

16 Kasım 2023

Erkeklerin idrar yapma şekilleri ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Batı toplumlarında erkekler genelde ayakta idrar yaparken, Asya ülkelerinin büyük çoğunluğunda oturarak veya çömelerek idrar yapmak daha yaygın. Buradan hareketle “Hangi pozisyonda idrar yapmak daha sağlıklı?” sorusu da uzun zamandır tartışılıyor.

Bilim insanları geçtiğimiz günlerde bölgelere göre farklılık gösteren tuvalet yapma tercihlerini mercek altına aldı. İngiltere merkezli anket ve veri analiz şirketi YouGov tarafından gerçekleştirilen araştırmada, dünya genelinde erkeklerin çoğunun tuvaletlerini ayakta yapmayı tercih ettiği ortaya çıktı.

Bununla birlikte oturarak idrar yapmanın erkekler arasında giderek popülerlik kazandığı da gözleniyor. Batı dünyasında idrarlarını oturarak yapmaya en yatkın kişilerin Alman erkekleri olduğu da araştırmada öne çıkan bir diğer detay.

Peki sağlık açısından hangisi doğru? Oturarak mı yoksa ayakta mı? Üroloji Uzmanı Op. Dr. Miraç Turan ile merak edilenleri konuştuk.

‘GAZ YA DA KAKA KAÇIRMA ENDİŞESİYLE ANAL SFİNKTER KASILIR’

Op. Dr. Miraç Turan, oturarak idrar yapmanın pelvik kaslarının gevşemesini ve mesane kasının kasılıp daha güçlü bir akım ile daha fazla idrar boşaltmasını sağladığını söyledi.

“Ayakta idrar yapılırken gaz kaçırma ya da kaka kaçırma endişesiyle anal sfinkter kasılır”

Yazının Devamını Oku

Avrupa’nın binlerce yıllık gizemi: Bataklık cesetleri... Gerçekler modern teknoloji sayesinde açığa çıktı

12 Kasım 2023

Avrupa’da yaşayan halklar için bataklıklar doğa üstü güçleri olduğuna inanılan yerlerdi. Demir Çağı’nda yaşayan insanlar bataklıkları başka dünyalara açılan kapılar olarak görüyordu.

Dünyada en fazla bataklığın bulunduğu ülke olan Danimarka, bataklık cesetlerinin merkezi kabul ediliyor. Burada bulunan cesetler bataklık yosunlarının ürettiği asitler sayesinde 2 bin yıldır bozulmadan kalmayı başarmış durumda.

1800'lerden itibaren 1960’lı yıllara kadar pek çok cesedin çıkarıldığı Danimarka bataklıkları, günümüzde bir kez daha bilim insanlarının araştırma alanı haline geldi.

İNCELEMELER DANİMARKA ÜZERİNDE YOĞUNLAŞTIRILDI

Uzmanlara göre, bugüne kadar bataklıklardan çıkan en eski ceset 1690 yılına tarihlendi. Bozulmadan bugüne ulaşan ceset Almanya'nın Holstein kentinden çıkarıldı.

O günden bu yana, İrlanda, Danimarka, Almanya, Polonya’daki bataklıklarda 2 binden fazla ceset bulundu.

Bu yılın ocak ayında

Yazının Devamını Oku

'Onlar artık ormanın çocukları...' Çığır açan İskandinav 'orman okulları' modeli nasıl uygulanıyor?

11 Kasım 2023

İskandinavya’da ortaya çıkan bir eğitim projesi anaokulundaki çocukların çok küçük yaştan itibaren ormanlık alanlarda eğitim almasını amaçlıyor.

Doğal ortamlarda öğrenme ilhamını aşılamayı amaçlayan 'orman okulları', yaş grubu fark etmeksizin her çocuğun gelişimini ve öğrenmesini desteklerken, doğada hastalıklara karşı bağışıklık kazanmalarını ve duygusal gelişimlerinin hızlanmasını hedefliyor.

Uzmanlar tarafından tasarlanan bu eğitim modeli, "çocuklara ormanlık bir ortamda uygulamalı öğrenme yoluyla kendilerini geliştirmeleri için düzenli fırsatlar sunan bir yaklaşım" olarak tanımlanıyor. Açık havada öğrenme, çocukları doğayla buluşturmanın önemli bir yolu olarak görülüyor.

Doğada geçirilen vakit, çocukların bağışıklık sistemlerinin güçlenmesine ve sağlıklı gelişim göstermelerine de destek oluyor.  Çok sayıda araştırma, doğal alanlarda vakit geçirmenin çocuklarda obezite riskini azalttığını, dayanıklılığı artırdığını ve bilişsel gelişimi hızlandırdığını gösteriyor. Bu verilerin ışığında İskandinav tarzı orman okulları ve kreşlerin sayısı dünyanın dört bir yanında artıyor.

Peki ebeveynler neden çocukları için orman okullarını tercih ediyor? Bu okullarda çocukların günleri nasıl geçiyor? Yurt içindeki ve yurt dışındaki okulların velileri, öğretmenleri ve uzmanlar ne diyor?

‘OĞLUM SABAH ERKENDEN KALKIP OKULA GİTMEK İÇİN CAN ATIYOR’

Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de yaşayan Juho Pietarila, oğlu Kauko’nun Hopealaakso kreşinin orman grubuna kaydolduktan sonra gözle görülür oranda değiştiğini söyledi.

Pietarila, BBC'ye yaptığı açıklamada,

Yazının Devamını Oku

İnsanlık yüzlerce yıldır Dünya dışı varlıkların neye benzediğini çözmeye çalışıyor... Büyük gözlü, yeşil derili 'uzaylılar' nereden çıktı?

4 Kasım 2023

Uzaylıların neye benzediği, Dünya'yı ziyaret edip etmeyecekleri, insanlarla iletişim kurmaya çabalayıp çabalamadıkları, gökbilim camiasında uzun süredir tartışılıyor. Bilim kurgu romanlarından yüksek gişe yapmış sinema filmlerine kadar görsel sanatlardaki uzaylı tasvirleri de bu tartışmayı alevlendiriyor. 

Uzun yıllar boyunca büyük gözlü, yeşil, insansı figürler olarak resmedilen dünya dışı varlıkların gerçekte nasıl görünebilecekleri ise halen tartışma konusu. Bazı uzmanlar Dünya dışı türlerin, bulundukları gezegenin koşullarına göre şekilleneceği görüşünü paylaşsa da kimse net bir tanım yapamıyor.

Aslına bakılırsa dünya dışı varlıkların neye benzediği ilk kez Ekim 1961 yılında Betty ve Barney Hill çiftinin yaşadığı bir olayla bilim insanlarının gündemine girdi.

ABD’nin New Hampshire eyaletinde yaşayan çift, uzaylılar tarafından kaçırıldıklarını iddia etmişti. Uzaylılar tarafından kaçırılan ilk kişiler olarak kayıtlara geçen Hill çifti, bir ışık huzmesi içinde beliren uzay gemisinin içinden çıkan 10 kadar Dünya dışı varlıkla karşılaştıklarını ve 2 saat boyunca bilinçlerinin kaybolduğunu iddia etmişti.

Kamuoyunda büyük yankı uyandıran olay, farklı cisimlerdeki uzaylılar tarafından kaçırılma tehdidinin o gün bugündür canlı kalmasını sağladı. Hill'lerin hikâyesi Hollywood tarafından beslenip, başka kaçırılma iddialarının da ortaya çıkmasına yol açtı.

KOLEKTİF HAYAL GÜCÜ E.T. İLE ŞEKİLLENDİ

Peki ama dünya dışı varlıklar gerçekte neye benziyordu?

Yazının Devamını Oku

'Bu tada karşı koyamıyorum, kendimi durduramıyorum' İşlenmiş gıdalar nasıl bağımlılık yapıyor?

3 Kasım 2023

Son yıllarda yapılan araştırmalar, paketli gıdaların ve gazlı içeceklerin en az alkol ve sigara kadar bağımlılık yapıcı olabileceğini ortaya koydu. Üstelik “aşırı işlenmiş gıdalar” olarak nitelendirilen bu yiyeceklere direnmek sanıldığı kadar kolay değil.

İngiliz Tabipler Birliği’nin akademik dergisi BMJ'de yayımlanan ve ABD, İspanya ve Brezilya başta olmak üzere 36 farklı ülkede yapılan 281 araştırmanın analizini içeren bir çalışmada, yetişkinlerin yüzde 14'ünün ve çocukların yüzde 12'sinin aşırı işlenmiş gıdalara bağımlı olduğu tespit edildi.

Araştırmanın başında bulunan Michigan Üniversitesi'nden Dr. Ashley Gearhardt, sorunun boyutlarını daha net görebilmek için 2009 yılında Yale Gıda Bağımlılığı Ölçeği'ni oluşturdu.

Gearhardt, “Kriterler arasında aşırı maruz kalma, tüketim üzerindeki kontrolün kaybı, aşırı istek, olumsuz sonuçlara rağmen kullanmaya devam etme ve yoksunluk eğilimleri yer aldı. Nihayetinde bu gıdaları tüketmenin 'önemli bir bozulma veya sıkıntı' ile birlikte birden fazla sağlık sorununa yol açtığı ortaya çıktı” açıklamasında bulundu.

Araştırmanın sonuçlarına ilişkin konuşan Gearhardt, Tip 2 diyabetli bir hastadan örnek verdi. Söz konusu hastanın, yüksek şekerli yiyecekleri yemeye devam etmenin yaratacağı ampütasyon, körlük ve ölüm risklerinin farkında olduğunu fakat buna rağmen paketli gıda tüketimini sonlandıramadığını söyleyen Gearhardt, ekledi:

“Kendisini frenlemeyi istese de bunu başaramadı. Tek bir çörek ile başlar ama kendini durduramaz ve kutunun tamamını yerdi. Şöyle dediğini hatırlıyorum: 'Bu tada karşı koyamıyorum, kendimi durduramıyorum.' Bu durumu sigarayı bırakamayan akciğer kanseri hastalarına benzetiyorum.”

'GIDA BAĞIMLILIĞI DA AYNEN MADDE BAĞIMLILIĞI GİBİ'

Yazının Devamını Oku

Göz seğirmesi deyip geçmeyin! Parkinson gibi çok ciddi hastalıkların belirtisi olabilir...

27 Ekim 2023

Göz seğirmesi, gün içinde bir anda ortaya çıkan ve zaman zaman sinir bozucu boyutlara ulaşabilen vücut tepkilerinden biri.

Bu rahatsızlık birçoğumuz için üzerine gidilecek kadar ciddi bir sorun olarak görülmese de uzmanlar bunu ciddi bir sağlık sorununun göstergesi olabileceği konusunda uyarıyor. Öyle ki, bunun göz kaslarında yaşanan bir sorun olduğunu veya yoğun stres kaynaklı olabileceğini pek çoğumuz düşünmüyoruz.

İngiltere’de bulunan Cambridge Üniversitesi'ne bağlı Addenbrooke's Hastanesi'nde oküloplastik uzmanı Dr. Cornelius Rene, The Guardian'a yaptığı açıklamada, "Göz kapağında seğirmenin meydana gelmesinin birkaç nedeni vardır" diyor ve ekliyor:

"Eğer sadece bir göz kapağı seğiriyorsa, bu genellikle kas seğirmesi olarak adlandırdığımız, geçici olan ve tipik olarak kendi kendine iyileşen oldukça normal durumdur. Fakat bazı durumlarda altta yatan sorunu bulmak biraz daha zor olabilir."

Son yapılan çalışmalar hastaların yüzde 20 ila 30’unun aile geçmişinde göz seğirmesi bulunduğuna ve bunun kalıtımsal olduğuna işaret ediyor. Konu hakkında görüşlerine başvurduğumuz Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Burcu Dirim, göz seğirmesinin nedenlerini ve olası risklerini aktardı. İşte tüm merak edilenler... 

'GÖZ KASLARI ELEKTROLİT DENGESİZLİĞİ NEDENİYLE ÇABUCAK ETKİLENİR'

"Gözümüzü çevreleyen orbikülaris kasında yaşanan ve tıpta 'miyokimi' adı verilen bu kasılmalara halk arasında seğirme deniyor. Göz çevresindeki kaslarda meydana gelen geçici kramplar sonucu oluşan bu seğirmelerin şiddeti, tutulan kas lifi miktarına bağlı olarak değişiklik göstermektedir"

Yazının Devamını Oku