Alaçatı Delikli Koy ’un cazibesi

Alaçatı’daki Delikli Koy yakın zamana kadar sadece bilenlerin bildiği, gittiği bir yerdi.

Haberin Devamı

Minik minik koylar bütünü desem daha doğru sanırım burası için. Alaçatı’nın yaz kalabalığından makul uzaklıkta, doğayla baş başa, stressiz ve gürültünün olmadığı her şeyden önemlisi şahane bir doğa harikasının var olduğu yer. Yakın zamanda çok daha iyi bilinecek. Çünkü her yaz büyüyen bir Alaçatı’dan söz ediyoruz. Kayaların denize salınışı ilk başta tam kliplik ya da katalogluk bir yer dedirtiyor insana. Kaya yapısı bakımından Kapadokya’yı fazlasıyla andırıyor. Rüzgar ve denizin aşındırdığı ve eşsiz bir manzaranın ortaya çıktığı tam bir doğa olayı. Hırçın dalgaların aşındırdığı kayaların zamanla delinmesiyle koyun ismi de koyulmuş aslında. Böylesi bir şahaneliği tanıtamıyor olmak, yerelde tutmak ve hatta insanımıza bile anlatmıyor olmak acı verici. Bu tanıtım işine ciddi bir el atmak gerekli sanırım. 

 

Haberin Devamı

Delikli Koy tam bir Paradiso
Uzun yıllar Alaçatı’ya gelip gittiğimden yükselişine ve yayılışına çok yakından tanıklık ettim. Merkezden çok çevresinin ve plajlarının sayısından söz ediyorum. Bu denli çok açılan plajların kalitesini de sorgulamak gerekiyor zira. Fiyatlar da almış başını gidiyor bir çok tesis için maalesef. Bu gidişimde Delikli Koy’un içine konumlanmış dünya çapında Alaçatı Paradiso Beach ‘i daha iyi keşfettim. Genelde nispeten soğuk olan Alaçatı suyu ne hikmetse bu koyda hayli girilebilir kıvamda. İlk başta ferahlığı dikkat çekiyor çünkü tam 35 dönümlük kocaman bir arazi içinde. Tam bin sekiz yüz kişi kapasiteli burası. Restaurantı, kumsal ve happy hour alanı bir hayli geniş. Deniz üstündeki Malibu tarzı bungalolar da ayrı bir keyif tabii. Deniz kıyısındaki instagramlık flamengolar da çok fazla ilgi görüyor tatilciler tarafından. Üç yüz kişilik restaurantta da, menü hayli geniş çünkü ağırlıklı olarak İtalyan ve yeni Amerikan lezzetlerinden oluşuyor. Her damağa göre yemek var anlayacağınız. Favorilerim Linguine Pesto Scampi, Quattro Fungi Pizza, Rib-Eye, Jack's Burger.  Galiba en çılgın Happy Hour’lar için de Paradiso tercih edilecek çünkü devasa alanında DJ kabininde yaz boyunca Doğuş Cabakcor, Fattish, Tal Barahya, Maxxi Soundsystem gibi isimler olacak ki güzel müzik çalıp, gayet güzel dans ettirir bu arkadaşlar.  Ha bu arada malibu süiteler de dikkat çekiyor ki başka yerlerde konaklamak istemeyen arkadaşlara özellikle tavsiyemdir. Yol derdi çekmeden, sabah Alaçatı’da denizin sesiyle uyanmak kadar eşsiz bir lezzet yoktur zira. 

Haberin Devamı

Alaçatı Delikli Koy ’un cazibesi

Alaçatı’da Sota sürprizi   
Bu arada söylemeden geçemeyeceğim. Alaçatı’nın tek kabuklu restoranı Sota Alaçatı, 150 yıllık dokusunu koruyarak geçmişin ruhunu günümüze taşıyan, Alaçatı’nın gözde oteli Viento’nun içinde yer açıldı. Çok afedersiniz ama tek tek tattım desem yeridir. Tam anlamıyla şahane ötesi. Dünyanın dört bir yanında kabuklu deniz tatlarını az çok deneyimledim ama buranınkiler bir başka. Her şey fazlasıyla taze. Hatta taptaze. Konsepti ve menüyü oluşturan Şef Osman Sezener’e şapka çıkartıyorum. Çünkü gece boyunca kulaklarını çok çınlattık Osman’ın. Tüm malzemelerin esnaftan taze taze, günlük olarak alınması ve hünerli ellerde hazırlanması fark yaratmak da çok büyük etken. Istakozlu fettuccine, Çeşme limonlu ve Antep fıstıklı narenciye soslu ahtapot, Girit kabağı, mavi yengeç, istiridye, yerli karides benim masada olup da müthiş bir zevkle tattığım lezzetlerdi. Ambiyans zaten şahane ötesi. Yıllardır kalitesini koruyan Viento Otel’in arkasındaki güç Figen Erbaş Hanımefendi, Sota’yı da alıp uçuracak gibi görünüyor. O nedenledir ki bu mekan Alaçatı için çok büyük kazanç diyebilirim. Ve bu arada merada beslenen ineğin sütüyle yapılan tereyağı, Ayvalık’tan gelen taş sıkım zeytinyağı ve Kars’tan gelen özel peynirlerle güne başlamak istiyorsanız kahvaltı sofranızı da burada kurdurun, ben söyleyeyim de... 

 

Haberin Devamı

Alaçatı’nın Fava’sı meşhurdur 
Alaçatı’da, 169 yıllık bir Rum evinin mutfağından süzülen lezzet kokuları insanın ayaklarını ister istemez buraya taşıyor. Geleneksel Alaçatı mimarisinin iyi bir örneği diyebilirim. Bu mekan da Alaçatı’nın marka isimlerinden Fava 1850 konumlanmış. Ege’nin en özel lezzetleri burada desem haksız sayılmam. Ağaçlarla bezeli bahçesinin doğallığı son derece estetik.   Menü diye sorarsanız zeytinyağının zengin menüsü derim size. Ebegümeci, sarmaşık, ısırgan, cibez, turp otu, kenger, hindiba, şevket-i bostan, gelincik, labada, kuşotu, sinirotu, helvacık, radika, deniz börülcesi, kuşkonmaz, arapsaçı, marata, tarla çakısı, tarla çivisi, su teresi... İşte bu şahane Ege otları mutfaktaki hünerli ellerde yeniden yorumlanınca eşsiz bir akşam oluyor sizler için. Alaçatı’nın estetik anlayışının sadece mekanlarda, aksesuarlarda sınırlı kalmadığını görmek, o anlayışın mutfağa da hakim olduğunu bilmek son derece güzel. Ne diyelim Alaçatı sizi bekler. 

 

Yazarın Tüm Yazıları