Güncelleme Tarihi:
Araştırmalar, kadınların erkeklere göre daha fazla özür dilediğini gösteriyor. Tamam özür dilemek çok erdemli bir davranış ama bunu abartmak sizin için yarardan çok zarara dönüşebilir. Her şeye şartlandırmayın kendinizi. Kendi kararlarınız ve kıstaslarınız olsun.
Hiçbir kadın, beraber olduğu kişiden , kaç kişiyle birlikte olduğundan, nasıl kişilerle birlikte olduğuyla yargılanmayı hak etmez. Onlara yakıştıracağınız her kötü ifade, günün birinde size de yakıştırılabileceğini hatırlatsın.
Büyük ihtimalle cinsel hayatınızı, 'başkaları ne der?' diye düşünmeden önce kendi içinizde bir kavga veriyorsunuz. Bunu yapmak size bir şey kazandırmayacak.
Belki gerçekten de cool birisiniz. Ama olmayıp da olmaya çalışanların, bundan vazgeçmeleri gerek. Tarkan'dan geliyor: 'Başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin!'
Birçok kadın, internetten öğrendiğini iddia ettiği bilgilerle sağlıksız olduğunu düşünüyor. Halbuki, internette bilgi kirliliği diye bir olay da var. Sağlığınızı bu kadar düşünüyorsanız, gerçek bir doktora başvurun.
Hiç kasmayın. Siz milyonlarca hayranı olan bir Instagram fenomeni değilsiniz. Ama korkmayın, kendi hayatınızı renklendirmek sizin elinizde. Üzülmek yerine yaratıcı fikirler bulup, hayatınıza renk katın.
Hayatta kontrolün sizde olduğu bazı durumlar var. Yeni insanlarla tanışmak, yeni ilişkiler kurmak. Yani, asla birini bulamayacağım diye kaygılanmak bir işe yaramayacaktır. Onun yerine daha sosyal olup, umudunuzu kaybetmeyin. Kadın Olarak Aklından Çıkarmaman Gereken 13 Şey!
Yalnız hissettiğiniz zamanlarda, yapabileceğiniz en kötü şey istemediğiniz bir ilişkiye başlamak. Sırf yalnızlığınızı gideriyor diye yanlış kişiyle birlikte olmanız size zarar verir.
Bir günlük dahi olsa telefonunuzu kapatsanız ve sevdiğiniz bir aktivite yaparak kendinize vakit ayırsanız, kimse size darılmaz. Kendinize değer vermeniz çok önemli.
Sizi kötü hissettiren arkadaşlarınızı, bir an evvel hayatınızdan çıkarın. Hayat böyle insanlarla uğraşmak için çok kısa.
Eskiden çok yakın olan bir arkadaşınız, şimdi de en yakın arkadaşınız olmak zorunda değil. Ya da yaşadığınız şehre teyzenizin görümcesinin kızı geldi diyelim. Sırf tanıdık diye onunla vakit geçirmek zorunda hissetmeyin kendinizi.
"Tamam, yorgunum ama bir kahve içebiliriz." , " Kendi işimi henüz bitirmedim ama seninkini de yaparım, tamam. " Bir şeyi gerçekten yapmak istemiyorsanız, evet demeyin. Hayır demesini bilin. İnsanlar prensipleri olan kişilere daha fazla saygı duyarlar.
Kendinizle barışık olun, çoğu kişinin sevmediği bir şeyi, sadece siz seviyormuşçasına bundan utanç duymayın. Örneğin; duşta bağırarak türkü söylüyor ya da televizyonda izdivaç programları seyrediyorsanız, bundan utanmayın.
Hayatınızın aşkını ne zaman bulacağınıza, ne zaman bebek sahibi olacağınıza ya da hayallerinizi süsleyen işe ne zaman gireceğinize bir zaman sınırlaması koymak sizi hayal kırıklığına uğratmaktan başka bir şey yapmayacaktır. Anı yaşayın. Hayat sürprizlerle dolu!
Yemekler, kilo almak kadınların en korkulu rüyaları arasındadır herhalde. Ama şunu da bilmek gerek ki, yemeği düşman olarak görüp hayatınızdan çıkarmak yerine, sevdiğiniz besinleri dozajında tüketerek sağlıklı beslenmeniz sizin için daha yararlı olacaktır.
Hep tekrar ettiğimiz gibi, kendinizi küçümsemeniz moral bozukluğundan başka bir şeye sebep olmayacak. Onun yerine yukarıdaki arkadaş gibi, barışın o küçümsediğiniz tarafınızla. Her şey daha güzel olacak. Cidden.
Evet, pek hoş görünmediğiniz fotoğrafları Facebook profilinizde barındırmak istememeniz anlaşılabilir ama bunu bir takıntı haline getirip mükemmeli bulana kadar her şeye karşı çıkmak da neyin nesi? Bir fotoğrafta kötü çıkabilirsiniz, o da sizin bir parçanız. Kabullenin onu, sevin, okşayın.
Geçmişe takılı kalmak size bir şey kazandırmaz. Hatalarınızın farkında olun, ders alın ama takılıp kalmayın. Yoksa sizi bekleyen gelecek günlerin tadını çıkaramazsınız.
Çekici bir görünüm kattığına itirazımız yok ama her gün topuklu giyerek niye kendinize işkence edesiniz ki? Topuklu olmayıp, çok güzel olan ayakkabılar da var. Onları da düşünün.


















