ACİL SERVİS ATEŞLENDİ

İNSANOĞLU her şeyi çabuk unutuyor.

Haberin Devamı

ATüm dünyanın yaşam şeklini değiştiren, milyonlarca kişiyi yaşamdan koparan Koronavirüs’ü bile unutmayı başardık.

Ben de dahil olmak üzere maskeleri bir kenara fırlattık, mesafe ve hijyeni önemsemez olduk.

Tamam aşılamayla birlikte Koronavirüs’ün beli kırıldı belki ama GRİP mikrobu öyle bir döndü ki resmen herkes dökülüyor.

En büyük mağdurlar da çocuklar.

Özellikle okul öncesi eğitim görenler arasında tam bir salgın var.

Ve bu sefer grip mikrobu çok inatçı.

Daha önce basit ilaçlarla savuşturduğumuz mikrop şimdi herkesi yatağa düşürüyor.

Geçen akşam maalesef benim de yolum acil servisten geçti.

Bu sene kreşe başlayan oğlumu 40 derece ateşle servise zor yetiştirdik.

Çevreme baktım tüm çocuklar aynı dertten muzdarip.

Ateş, öksürük, baş ağrısı, halsizlik...

ACİL SERVİS ATEŞLENDİ
Kan, idrar testi derken minicik bir bedeni saatler içinde perişan eden suçluyu bulduk: Grip...

Sağ olsun Akdeniz Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ercan Mıhçı bizimle yakından ilgilendi.

Ercan Hoca, acil serviste bile eşimle maskesiz dolaştığımızı görünce bizi uyardı: “Koronavirüs zayıfladı ama influenza çok güçlü geri döndü. Sadece çocuklar değil yetişkinler de büyük risk altında. Özellikle kapalı alanlarda maske kullanmanızı öneriyorum. Mutlaka bol su tüketin ve vücudunuzu dirençsiz bırakmayın. Uykunuza, beslenmenize dikkat edin.”

Aslında Dünya Sağlık Örgütü de benzer uyarılarda bulundu.

Hatta grip vakalarında patlama yaşanacağını açıkladı.

Bunun 3 nedeni var: 1- Grip virüsü uzun süredir sessiz. 2- Maske, mesafe gibi korona tedbirleri ortadan kalktı. 3- Uzun süre kapalı olan okullar yeniden açıldı.

İşte bu aşamada grip aşısını bolca konuşacağız sanırım.

Risk grubundakiler bu aşıyı yaptırıyor ama çocuğu okula giden ebeveynler de bana göre grip aşısı olmalı.

Belki bu sayede güçlenen grip virüsü yeniden güç kaybedebilir...

KAŞ YAPARKEN GÖZ ÇIKARMAK

Haberin Devamı

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Acil Servisi’nde kan tahlili sonuçlarını beklerken bir anne 3-4 yaşlarındaki çocuğu ile servise giriş yaptı. Annesi, kızının bazı ilaçlara ulaşıp içtiğinden şüphelenip soluğu hastanede almış.

Daha ilk muayene bile yapılmadan ağlamaktan perişan olan annenin yanına bir jandarma personeli geldi. Konunun ciddiyetini uzun uzun anlatıp anneye, kızının yanında “Bir daha böyle bir olay yaşanırsa çocuğunuzu sizden alabiliriz” dedi.

Yasa ne diyor hiç bilmiyorum. Ama böyle bir bildirimde bulunmanın ne yeri ne de zamanı bu şekilde ayarlanmamalı. Hadi anneyi geçtim ne dendiğini anlayan bir çocuğun yanında resmi üniformalı, silahlı bir personelin şak diye, “Çocuğu sizden alırız” demesini hiçbir şekilde bana anlatamazsınız.

Kaldı ki midesi yıkanan çocuğun ilaç içmediği anlaşıldı. Hem hastane yönetimi hem de Antalya Jandarma Komutanlığı bu tür olaylarda ilgili personelin nasıl davranması gerektiğiyle ilgili özel bir çalışma yapmalı sanırım. O zaman kaş yaparken göz çıkarmayız.

ALKIŞA DEVAM 

Haberin Devamı

Yazılarımdan sonra, “Ben demiştim” demeyi çok sevmiyorum ama Antalyaspor’un şu anki durumuyla ilgili izninizle birkaç satır yazacağım.

15 Ekim’de Antalyaspor 7 puanla 16’ncı sıradayken, “Niyete bakmak lazım” başlığıyla bir yazı kaleme almıştım.

Yazının özünde şu vardı: “Sıralamaya bakıyorum; Antalyaspor 7 puanla 16’ncı sırada. 10’uncu sıradaki Gaziantep’in maç fazlasıyla 12 puanı var. Aradaki fark 5 puan. Yani bu takım mini bir galibiyet serisiyle bir anda ligin ortasına ışınlanabilir. O zaman ne yapacağız? Şaka yaptık deyip alkışa devam mı edeceğiz?”

Bugün Antalyaspor maç eksiğiyle 9’uncu sırada, kupada tur atladı.

Söyleyeceklerim bu kadar...

 

 

Yazarın Tüm Yazıları