Salim Uzun

Salim Uzun

suzun@hurriyet.com.tr

Cezaevi bu zorbayı ıslah etmez!

17 Ağustos 2026
Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında ortaya çıkan holigan Şenel Akdemir ev hapsi cezası almış… Yeter mi? Yetmez! Peki tutuklanmalı mıydı? Hayır. Asıl cezayı ona önce kendi ailesi, sonra Gençlerbirliği taraftarı kesmeli…

Nasıl mı?

*

Dört yaşındaki masum bir çocuğun formasını çıkarttırmayı taraftarlık sanan o zorbayı ötekileştirerek.

*

Yok sayarak!

*

Tiksintiyle

Yazının Devamını Oku

Ayasofya’nın mührü...

10 Ağustos 2026
Bazı eserler vardır. Sadece kitaplıkta durmaz. Her açtığınızda sizi tarihin başka bir sayfasına götürür. “Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi” de böyle bir eser…

Demirören Yayınları gerçekten çok özel bir çalışma ortaya koymuş.

*

Ayasofya’yı anlatmakla kalmamış.

*

Onun hafızasını da toplamış.

*

Tam 332 sayfa.

Türkçe, İngilizce ve Arapça.

Yazının Devamını Oku

Şimdi top Yusuf Bey’de…

8 Ağustos 2026
“İlk taşı kim attı” başlıklı yazımın ardından ATSO başkan adayı Davut Çetin’den uzun bir WhatsApp mesajı aldım. Davut Bey, önce nezaketli bir dille tespitlerime katılmadığını ifade etmiş, sonra da eleştirilerinin odağına ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ı almış…

Yorum kısmını sona bırakıp, önce Davut Bey’in ne söylediğine bakalım:

“BİRİBİRİNDEN FARKLI”

“Bugünkü yazınızda, seçim çalışmalarımız kapsamında onlarca arkadaşımla birlikte yaptığımız bir ziyareti, ATSO'nun kurumsal kimliği üzerinden gerçekleştirilen başka bir ziyaretle aynı kefeye koyarak ‘İlk taşı Davut Çetin attı’ değerlendirmesinde bulunmuşsunuz. Oysa iki durum birbirinden tamamen farklı.

“ARKADAŞIMIZ OLARAK KATILDI”

Hakan Pakalın o ziyarete ATSO Başkan Yardımcısı sıfatıyla değil, seçim çalışmalarımızda birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan birisi olarak katıldı. Bu ziyaret ATSO'nun resmi hesaplarından duyurulmadı, kurumun hiçbir imkânı seçim çalışmamızın parçası haline getirilmedi. Aradaki temel fark budur. Benim hassasiyet gösterdiğim konu tam da budur.

“ÇİZGİ KORUNMALIDIR”

ATSO, 70 bine yakın üyesi olan kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Araçları, personeli, bütçesi, iletişim kanalları ve tüm kurumsal imkânları seçim döneminde hiçbir adayın lehine ya da aleyhine kullanılmamalıdır.  Bir ATSO Başkanı'nın, ATSO'nun kurumsal imkanlarını kullanarak herhangi bir adayın seçim çalışmalarına katkı sağlayacak bir iletişim yürütmesini doğru bulmuyorum. Kurumsal kimlik ile seçim faaliyetleri arasındaki çizgi mutlaka korunmalıdır.

“DEĞERLENDİRMENİ ADİL BULMADIM”

Yazının Devamını Oku

İlk taşı kim attı?

7 Ağustos 2026
Sabah Dursun Gündoğdu’nun yazısını okuyorum… Şöyle yazmış Dursun Ağabey: “ATSO’nun gölgesinde bir aday.” Mesele ne? ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ATSO başkan adayı Berkay Bahar’la Korkuteli’ne yaptığı ziyaret…

Dursun ağabey diyor ki: “ATSO, üyelerin aidatlarıyla faaliyet gösteren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşudur. Böyle kurumların en önemli sermayesi, tarafsızlıktır. Hiçbir adayın, hiçbir grubun, hiçbir listenin kurumsal faaliyetlerden avantaj sağladığı yönünde en küçük bir izlenim bile oluşmamalıdır.”

*

Ve şöyle devam ediyor: “ATSO gibi köklü bir kurumun en çok ihtiyaç duyduğu şey güven duygusudur. Seçimlere üç ay kala atılacak her adım, her paylaşım ve her ziyaret bu hassasiyet gözetilerek planlanmalıdır.”

*

Yazıyı okuduktan sonra fotoğraflara tekrar tekrar baktım.

*

Bence de bu ziyaretin eleştirilecek çok yönü var.

*

Yazının Devamını Oku

Baro Başkanı aradı, Başsavcı anlattı…

6 Ağustos 2026
Trafikteyim telefonum çaldı. Arayan Baro Başkanı Ali Çağdaş Bozaner… Dedi ki: “İş Mahkemeleri taşındı. Buna itirazımız var.” Uzun uzun konuştuk. Telefonu kapattım hemen Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Kocaman’ı aradım…

Avukatların taşınma süreciyle ilgili itirazlarını ve çekincelerini uzun uzun anlattım.

*

Fatih Bey de beni sabırla dinledi.

*

Bir kere bile sözümü kesmedi.

*

Sonra şunları söyledi:

HEPSİ BİZİM KIYMETLİMİZ

Yazının Devamını Oku

Tarafsız Kocagöz…

5 Ağustos 2026
KEPEZ Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün “Yeni Parti” açıklamasını dikkatle dinledim. Tam bir profesyonellik, tam bir kurt siyasetçi refleksi. Özetle ne şişi yakıyor Mesut Bey ne kebabı…

Halk diyor…

*

Seçmen diyor…

*

Rozet diyor…

*

Ser veriyor, sır vermiyor.

Yazının Devamını Oku

Sanki semt pazarı!

3 Ağustos 2026
Yazımdaki fotoğraflar; içinde medrese, türbe ve şadırvan bulunan tarihi Elmalı Ömer Paşa Camisi’ne ait. Yapıyla ilgili restorasyon kararı alınmış, iş başlamış ama maalesef birileri yine kaş yapayım derken göz çıkarmış…

Ne olmuş?

Yapının kubbelerinde bulunan alemler sökülmüş ama numaralandırılıp koruma altına alınması gerekirken avludaki demir parmaklıkların önüne semt pazarı sergisi gibi dizilmiş!

*

Antalya Kültür Varlıkları Bölge Koruma Kurulu bu işe ne diyecek, çok merak ediyorum.

*

Restorasyonun kontrolü Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’ndaymış.

*

Yazının Devamını Oku

Yeşil vatan alev alev!

30 Temmuz 2026
KIZIL alevlerin en sevdiği ortam… Nem düşük, hava sıcak ve en kötüsü de rüzgâr var. Tarihi Manavgat yangını öncesi de aynen böyleydi… Bakın Vali Hulusi Şahin ne diyor: “Denizden gelen rüzgâr bile kuru. Rüzgârın şiddeti fırtına seviyesinde.”

Dedim ya, yangın için tüm şartlar müsait.

*

Tabii devletin her kademesi de sahada.

*

Havadan, karadan alevlerle mücadele ediliyor.

*

Vali Bey’in ikinci önemli tespiti de rüzgârın şekline yönelik:

TEHLİKE BÜYÜK

Yazının Devamını Oku