GeriMuhammet KÖSLE Gerçekten mucize ama nasıl....
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gerçekten mucize ama nasıl....

Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan okurumuz Galip Bora Yavuz’un, şahit olduğu olayı anlattığı e-postasını okurken sanki o anı yaşayan ben oldum. Evlatları için ölmeye hazır bir baba olmanın duygularıyla da olsa gerek inanın titredim ve irkildim.

Gerçekten mucize ama nasıl....
Galip Bora’nın çok üzücü ve bir o kadar da düşündürücü olduğunu düşündüğüm hikâyesini özetimle aktarıyorum: “Muhammet ağabey. 02 Temmuz 2021’de BursaRay’da (Tramvay / Metro) seyahat ediyordum. Metro, Osmangazi istasyonuna geldiğinde bebek arabalı bir kadın, arabasını bebeğiyle birlikte vagona sokmuştu ki metro kapılarını kapatıp hareket etmesin mi… Yani bebek arabasını kullanan kadın (Muhtemelen annesiydi, feryatlarını görüyorduk.) vagon dışında istasyonda kalmıştı. Biz yolcularda da bir panik… Bu durum karşısında vatmana ulaşılması için hizmet veren acil durum görüşme telefonuna saldırdık derhal! Ancak bizi duyan olmadı! (Vesileyle bu acil durum telefon hizmetinin hikâye olduğunu anlamış olduk) Derken, metro bir durak sonra (Merinos istasyonunda) hiçbir şey olmamış gibi durdu. O vakit bizler, içinde bebeği de olan bebek arabasını güvenlik personeline teslim ederek gittik. Demek oluyormuş ki böyle heyecanlı sahneleri izlemek için aksiyon filmlerini izlemeye gerek yokmuş. BURULAŞ’a takılmak yetecekmiş! Çok iyi tanıdığım annemin bu olayı yaşadığını hayal ettim de… Tabiri caizse inanın annem çıldıırırdı. Keza benim bile ruh halim bozuldu o an…”
BURULAŞ’tan bir açıklama gelirse (umarım gelir) bakalım nasıl olacak bu açıklama! Vatman görmüyor, (İnsanız, bu olabilir) kapı fotoseli devreye girmiyor ve acil durum telefonu çalışmıyor. Oluşan durum karşısında çok feci bir sonun çıkmamış olması gerçekten mucize.

GÖYNÜKBELEN SİL BAŞTAN…

Gerçekten mucize ama nasıl....
Okurlarımızdan Berkant Sancar, özetimle: “Dünya ülkelerine ihraç ettiğimiz çileğimizle ve gurur duyduğumuz yaban mersini üretimimizle anılmak yerine çukurlu mukurlu yollarımızla Hürriyet Bursa gazetesindeki manşet yayımınızdan sonra TBMM’de dahi anılır olmanın sevinciyle gurur duyduk elbette. Ancak köyümüzün içi de çukurlu mukurlu! Mesela burası köyümüzdeki (Güya mahalleymiş burası!) ilköğretim okulunun önü ve yüzlercesi var bunun gibi köyümüzde, pardon mahallemizde! Yetkilileri göreve davet ediyoruz. Not. Hani yayımınızla birlikte TBMM’de de gündem olan ve daha sonra soğuk asfalt ile doldurulan yollarımızın çukurları vardı ya… Çukurlarımız çok şımarık olsa gerek üzerine atılan asfaltı tekrar geri fırlattı! Yani sil baştan olduk! Haftaya da bununla ilgili olan şahit fotoğraflarımı yollayacağım müsaadenizle. Hürriyet Bursa gazetesi ekibine saygılarımızı sunarız.” diyor. Aralarında ‘bize ait değildir’ diye paslaşan Büyükşehir Belediyesi ve Osmangazi Belediyesi; Göynükbelenli kardeşimiz Berkant Sancar, böyle diyor. Siz ne dersiniz acaba?

80’Lİ YILLARA ÖZENEN LEVHA!

Gerçekten mucize ama nasıl....
Okurlarımızdan olan Kerime Işık, bakınız ne diyor: “Nilüfer ilçesi Çamlıca Mahallesi Beşparmak Sokak levhasının modern sunumla hizmet vermesini rica ediyorum. Böyle bir sunumun 80’li yıllarda kaldığını düşünüyorum.” Nilüfer Belediyesi’ne duyurulur…

LAF OLSUN DİYE ATILINCA...

 Gerçekten mucize ama nasıl....
Adını, “Sizin tanımınızla ‘gözden çıkartılmış’ mahalle olan Çekirge’nin ‘terk edilmiş’ sokağında yaşayan Mustafa Sokak yerlisi olarak yazın lütfen” diyen bir okurumuz şöyle diyor; “Belediyemizin gözünde bizlerin zerre değerimiz yok. Velakin onlarca yayımınız sonucu dahi sizleri de dikkate alınmayan ters giriş izni ile DÜNYADA TEK olan sokağımızın araç hoplatan çöküklü kısımlarına beş gün önce laf olsun diye asfalt atılmıştı. Laf olsun diye atılan asfaltta aynı gün içinde koptu gitti. Normal! Akabinde on binlerce liramız uçtu yine... Osmangazi Belediyesi Başkanı Mustafa Dündar ve Fen İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Hakan Dursun’u samimi iş yapmaya davet ediyorum. Sadece seçim öncesi sokağımıza ayak basan ve bir daha asla uğramayan başkanlara hakkımı helal etmiyorum.”

HÜRRİYET BURSA YAZIYOR SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

4 KELİME YETERDİ

Gerçekten mucize ama nasıl....
KUTUYA BENZEYEN KUTUDAN başlıklı yayımımızdan sonra BURSAGAZ’ın tarafıma yolladığı 228 kelimelik açıklamasında özetimle: “Kutu müşterinin yükümlüğüne aittir” denmiş ve iş bitmiş! Dört kelimelik bir açıklamayı 228 kelime olarak uzun uzadıya anlatmaya ne gerek vardı ki? Neyse, incelediğime göre o kutunun bir hemşehirimizin başına düşmesi an meselesi. Hele düşsün de o vakit bakarız çaresine hep birlikte!
Hemşehrilerimizin dikkatine! Tarihi Balibey Han yanındaki yürüyen merdivenlerin çıkış kısmını kullanırken özellikle başınızı sakınmanızı tavsiye ederim. Bu çok değerli açıklamanız için teşekkür ediyorum size BURSAGAZ!

ÇINARLI NİLÜFER’İN 1. MURAT BÜYÜKŞEHİR’İN

“Sayın Muhammet Kösle, Hürriyet Bursa’daki Okur Köşesinde 18.06.2021 tarihinde yayınlanan ‘Çınarlı Caddesi’nden bir davet daha’ başlıklı yazınız, ilgili birimimiz tarafından incelenmiştir. İlgi yazınızda belirtilen Nilüfer İlçesi Çalı Mahalle Çınarlı Caddesinin yapım, bakım ve onarımı Nilüfer Belediyesi görev ve sorumluluk alanında bulunmaktadır. Ayrıca, Osmangazi İlçesi Çekirge Mahalle 1.Murat Caddesi (Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi önü) kurumumuzun Ana arterler görev ve sorumluluk alanında bulunmakta olup, asfalt bakım ve onarımı iş programı kapsamında yapılacaktır. Bilginize sunar, iyi çalışmalar dileriz. BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI”
Konuların takipçisi olacağım. Teşekkür ediyorum Büyükşehir Belediyesi…

X

Olacaktı ve oldu gerisi önemli değil!

BURSA’mıza hizmet olarak sunulan hatta bazılarının açılışında törenler dahi yapılan onlarca, belki de yüzlerce süs havuzları var.

Üstelik çoğunun maliyeti lüks bir daire fiyatından bile fazla! Bu havuzların yapılış amacı neydi? Su, kurulan ışıklı fıskiye düzeneğinden çeşitli şekiller alarak havuza düşsün. Düşerken de görsel şovuyla bizleri rahatlatsın, rahatlatırken de mutlu etmesiydi. Konuyu yanlış yorumladıysam kusura bakmayın lütfen!

YILLARDIR ATIL!

Ama hâsıl olan hizmetin amacında samimiyet yok ki! Olmayınca da böyle oluyor işte. Aksi olsaydı bu kadar para heba ettirilir miydi? Beraberinde oluşan çirkinliklere göz yumulur muydu? Buna en acı örneklerden birisi de Büyükşehir Belediyesi Osmangazi ilçesi D 575 Sanayi Caddesi (Mudanya Yolu) Özdilek AVM karşısında bulunan devasa süs havuzunu verebilirim. Yıllardır atıl vaziyette ve çift yönlü olarak kullanılan 6 şeritli caddenin tam da ortasında içler acısı haliyle duruyor.

MEVZU HAVUZ MUYDU?

Sağından ve solundan her gün yüzlerce üst düzey yetkili geçiyor. Geçiyor da ne oluyor? Birisi de görmüyor! Amaç hâsıl olmuştu çünkü. Planlar öncesi üzerine yapılmıştı. Sonrası yetkilileri ilgilendirmezdi! Havuzlar olacaktı ve oldu çünkü mevzu buydu!

BÖYLE BİR İŞ DÜNYANIN NERESİNDE VAR!

Yazının Devamını Oku

İçerisi balık istifi

ÜÇ gün önceydi. Sabah saat 07.30’da Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren BURULAŞ’ın kontrolündeki BursaRay’ın, (Metro) yolcusu en az (Vatmanın da içinde bulunduğu ilk vagon) olan vagonuna giriş yaptım.

 

İyi ki de yolcusu en az olan vagona girmişim! Kişilerin birbirleriyle temas etmeden seyahat etmeleri mümkün değildi. Bu temastan ben de hem nasibimi aldım, hem verdim! Vay orta vagonların haline...

SOSYAL MESAFE YOK

Hani nerede sosyal mesafe? Var, var; sosyal mesafe var! O da istasyonda sık sık tekrar ettirilen anonslarda “Lütfen sosyal mesafeyi koruyalım” uyarısıyla sosyal mesafe kuralı var! Bir de belli saatlerde yoğun olarak kullanılan istasyonlara girişlerimizi sağlayan basamakların başlangıç noktasında vazifelendirilmiş olan özel güvenlik görevlileri var. Onlar da sosyal mesafeyi koruyalım hasta olmayalım diye basamakları tek yönlü olarak kullanmamızı zorunlu kılıyor. Yani basamakların birisinden sadece çıkışların, diğerinden de inişlerin yapılması kuralı uygulatılıyor!

BİZLERE DE BÖYLE!

Bu mudur sosyal mesafe kuralına uyum planınız? Helal olsun öyle ise sizlere. Yeterli genişlikte olan belediye binalarımıza giriş esnasında her vatandaşımızın tek tek ateşini ölçerek kendi sağlığınızı kontrol altına alırken; umumiyetle dar gelirli vatandaşların kullandığı tıka basa olan metrolarda tedbir olarak basamaklara tek yönlü kullanım mecburiyeti; içerisi balık istifi... Bizlere de böyle! Bir kez daha helal olsun sizlere!

AKSUNGUR VE ŞEHİR ÇÖPLÜĞÜ

Yazının Devamını Oku

Beni dikkate almayın siz!

Mühendis değilim. Dolayısıyla mühendislik konularında yorum yapmam uygun olmayacağı gibi doğru da olmaz.



Benim ki huy işte. Karışmadan edemiyorum, kusura bakmayın. Siz beni pek dikkate almayın! Ancak; D 200 - E 90 Karayolu üzeri, Kurşunlu / Pazaryeri yol ayrımı (İnegöl gidiş istikameti) yanında bulunan tünel bağlantı noktasına atılan kalıp betonunun, demir bağlantılarını da kopartarak bir yerlere gitme hazırlığı içinde bulunduğuna kanaat getiriyorum. Sanırım bunun da çok yakın zamanda gerçekleşeceğini düşünüyorum! Kıymetli Büyükşehir Belediyesi ve Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü belirttiğim gibi; karışmadan edemiyorum. “Can çıkar huy çıkmaz” derler ya. Bu da böyle bir şey olsa gerek. Huy işte. Beni dikkate almayın siz. Bir şey olacağı yok!

 RAHAT NEFES ALABİLECEKLER Mİ?


Okurlarımızdan olan Tansel Ilgazlı: “BOSAB’ın (Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi) samimi ve düzgün şekilde denetlenmesini rica ediyorum. Çünkü alanda bulunan onlarca fabrikanın bacalarında filtre sistemi yok. ‘Var’ diyen olursa da sabahın erken saatlerinde ve de akşam mesai bitiminde buralara uğrasın. Uğrasınlar bakalım rahat nefes alabilecekler mi? (!) diyor…

 NE OLACAK BİZİM HALİMİZ


Yazının Devamını Oku

Helikopterli çiftçi…

Gemlik, Kurtul Mahallesi (Köy) yerlisi Hüseyin Eryavuz, özetimle:


“Dedelerimizden kalma arazilerimizde mesleğimiz olan çiftçiliği ayakta tutabilmek için hırs yaptım. İnadım inat, yılmayacağım. Her geçen gün zorlaştırılan mesleğimiz daha da zorlaştırılıyor. Büyük Komutan Mustafa Kemal Atatürk’ün: “Köylü şehirlinin efendisidir.” Sözünün özüne öyle bir hasret kaldık ki… İnadım inat, çok kıymetli olan arazilerimi satmayacağım. Ölünceye kadar da çiftçilik mesleğimi yaşatacağım. Sizler tarlalarımıza giremeyelim diye mevcut yollarımızı yarım metre yükseltseniz de ben yılmayacağım. Gerekirse tarlalarımıza helikopterle gireceğim. Hatta giriş yerlerimize duvar örseniz dahi üzerine köprü kurup geçeceğim. Çiftçiyi yok edin bakalım o vakit ne yiyeceksiniz?”
Gerçekten çok üzücü bir durum… Neyse ki, kâğıt üzerinde bile olsa destek tam gaz devam! Her fırsatta çiftçinin yanında olduğunu açıklayan Başkan Alinur Aktaş umarım sizi duyar. En azından helikopter ve köprü desteği bulursunuz belki!

ÖNCE ÖN, SONRA ARKA PATLADI!


Okurlarımızdan olan emekli İngilizce öğretmeni Remzi Akabay’a geçmiş olsun diyorum. Akabay: “Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi Müzeyyen Senar Caddesi No. 169 karşısına isabet eden sözüm ona güvenli ve engelsiz olarak tanıtımları yapılan bisiklet yolunda ne hikmetse bisikletimin ön lastiği patladı! Evvelsi gün de yine aynı noktada bu kez arka lastiğim patlamasın mı? Burada bir tılsım var ancak bu tılsımı bir türlü çözemedim. Sanırım, yeteri kadar hikmet sahibi olmamam bu sırrı çözmeme engel oluyor! Başkan Turgay Erdem’in bu sırrı çözeceği konusunda inancım sonsuzdur! Ayrıca dün istihareye yattım. Patlayan tekerlerimin parasını belediyemiz veriyordu!” diyor.

BEN BİLMİYORDUM BABAM SÖYLEDİ


Yazının Devamını Oku

Diriye bile yok ki ölüye olsun!

Okurlarımızdan çiftçi kardeşimiz Mustafakemalpaşalı Ali Osman Gürkan’ın e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olan Mustafakemalpaşa ilçesindeki Lalaşahin Mezarlığı’nın ilgisizliğine çok üzülüyoruz. Üzüntümüzü aktaracağımız bir makam bulamıyoruz! Mezarlığımızda bulunan ve amacı belli olmayan odalarda ne iş yapıldığı belli değil! Belli olan odaları ise hurda toplama noktası gibi. Çeşmesi var, musluğu yok. Künyesi var; tam bir rezalet. Mezarlıklar Şube Müdürlüğü yönetiminde olan ‘mezarlık bilgi sistem’ odası var. Pekâlâ, var da ne işe yarar? Hiç! Ortada sistem yok ki bilgi olsun. Mezarlığın otu, çöpü, ilgisizliği; standardımız oldu!

DUVAR ÖRGÜSÜ YAPMIŞLAR

Ancak öylesine acı olan bir yanı var ki… O da Osmanlı döneminden kalma tarihi mezar taşlarının duvar örgüsü olarak kullanılması. İşte bu acı; değil Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’nin bir acısıdır. Oysaki her birimizin muhakkak gideceği adres, mezarlıklardır. Ölülerimize sahip çıkmamak ayıplarımızın en büyüklerinden biridir! Bu esnada, aksatılmadan yapılan bir şey var. Bunu da belirtmezsem bu kez ben ayıp etmiş olurum. ‘Ayıp olmasın’ diye belirteyim. Tek aksatılmayan şey; mezarlık girişinde asılı olan tabelanın bakımı ve boyanması!” Gerçekten çok utanç verici bir durum bu Ali Osman Gürkan… Lakin diri olan bizlere dahi değer yokken ölülerimize değer beklemek pek de akılcı değil sanırım! 

 

GEREK VAR MIYDI?

Yazının Devamını Oku

Akpınar’da korku tüneli binası

Okurlarımızdan Tofaş’ın (Fabrika) emekli yöneticilerinden Metin Güneş’in e-postasını özetimle aktarıyorum:




“Osmangazi ilçesi Akpınar Mahallesi’nde kök salan tehlikeye dikkat çekmek istiyorum. Bir yanında Akpınar Hanımeli Parkı, diğer yanında da Pilot Sanayi İlkokulu bulunan sözüm ona kentsel dönüşüme istinaden boşaltılan binalar civar sakinlerine korkulu günler yaşatmaya başladı. Korkumuza bir örnek vermek isterim. Geçtiğimiz haftaydı. Saat 18.05 de bina içinde bir ağlama sesi duydum. Derhal polisimizi aradım. Polisimiz de ihbarım sonrası dört dakika içinde geldi. Korku tüneline dönüşen binaya girdiler. İçeride sarhoş bir adam varmış. Aldılar ve götürdüler. Sağ olsunlar. Benzeri olayları her daim yaşıyor olmamızla alakalı olarak korkuyoruz. Konuyla ilgili olarak mahalle muhtarını aradım. Muhtar da dertliydi buradaki durumdan. Daha önceden yangın da çıkarılmıştı bu binada. Binanın giriş kat sundurmasındaki kiremitler her rüzgârda düşüyor. Özetle yakın zaman öncesine kadar huzur ve güven sunan bina, şu anda tehlike saçıyor. İlgili yetkililer konuya sahip çıkmak için birimizin canının yanmasını mı bekliyor? Beklememelerini tavsiye ederim. Çünkü o gün çok yakın gibi görünüyor bana! Bu esnada bina önündeki yaya geçidi çizgilerini sık sık boyamaya geliyorsunuz ya; buradaki birinci önceliğiniz bu olmamalı diye düşünüyorum! Bilinçli bir vatandaş kültürüne sahip olduğumu düşünerek; Vali Yakup Canbolat’a, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ ve Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’a duyurulur. Saygılarımla.”

RALLİCİLERE EĞİLEN DİREK!


Yazının Devamını Oku

Kimsenin umurunda değil mi?

Fevzi Çakmak Caddesi’ndeydim. Yaya olarak yürüyordum. Caddenin en alımlı ve çalımlı noktası olarak nitelendirebileceğim ‘havuzlu yeşil alan’ın yanından geçiyordum ki; gördüklerim karşısında kahroldum. Canım yeşil alanda onlarca içecek şişesi ve kutusu...

Yetmemiş her metreye atılan onlarca çuvalı dolduracak çöpler... Yıllar önce törenle açılışı yapılan süs havuzunun hali ise perperişan... Suyu da kesilmiş olan havuzun elektrik aksamları havuzun her yerine sarmış, sarmalanmış...

Tıpkı kentimizdeki diğer anlamsız havuzlar gibi! Hem boşa giden yüzlerce milyon lira; kimin umurunda?

FOTOĞRAF ÇEKEMEZMİŞİM!

İşim gereği ilgili fotoğrafları çekerken havuzun en üst noktasına baykuş misali konuşlanan 15 – 17 yaşlarında olan bir genç, yudumlamakta olduğu içeceğiyle birlikte havuzun basamaklarından uçarak indi! Yanıma geldi.

Yazının Devamını Oku

En modern yerleşim yeri böyleyse…

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Yeşim Günsar şikayetini şöyle özetlemiş:



“Fotoğraflardaki acı ve utancın adresi bir mağara önünden çekilmiş değil! Burası Bursa’nın en modern yerleşim bölgesi olan Nilüfer İlçesi Cumhuriyet Mahallesi Murat Sokak’ın tam da merkezi. En modern yerleşim yeri böyleyse; vay modern olmayanların hallerine... Aklıma gelmişken zabıta ne iş yapar; birden merak ettim de!” diyor.

ARACIN DURUMU NE OLACAK?


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Tanju Ezgin’in, e-postasını özetimle aktarıyorum: “Nilüfer İlçesi Cumhuriyet Mahallesi Zafer Sokak (Petrow Cafe önü) üzerinde unutulan aracın durumu ne olacak? Araç yıllardır orasını parselledi. Ne bir adım geri, ne de bir adım ileri! Öyle ki tekerleklerin havaları dahi indi. Araç park halindeyken mahallede değişim de devam etti. İki yıl önce cadde boydan boya kazılmıştı. Doğal olarak şu an halen orada bulunan aracın zemini de bundan payını aldı.

SAHİBİ BULUNAMADI

Daha sonra bu kazılan yer (Gazetemiz Hürriyet Bursa ekindeki köşenizde oluşturduğunuz şikayetlerimiz sonucu) yetkililerce asfalt yamasıyla kapatıldı. Durun! Burasını iyi okuyun. O aracın altında kalan kazılı alan var ya; işte orada unutulan aracın sahibi bulunamadığı için orasının onarımı yapılamadı. Şaka gibi değil mi? Konuyu Nilüfer Belediyesi’ne ilettik. İlettik de ne oldu değişen hiç bir şey olmadı. Yetkililer konuyu duymamazlıktan geldi. Yıllar geçiyor değişim devam ediyor ama araç hala yerini koruyor. Yokmudur bu görüntü kirliliğini ortadan kaldıracak bir birim.” Yetkililere duyurulur.

Yazının Devamını Oku

Buyurun Hüseyinalan’a!

Dört gün önce sabahın erken saatlerinde ailecek, Uludağ’a 20 kilometre mesafedeki Osmangazi ilçesine kayıtlı Hüseyinalan Mahallesi’ne (Köy) piknik yapmaya gittik

Bölgede uygun gördüğümüz bir alana yerleştik. Burada da sürekli yayımladığımız acı manzaranın aynısıyla karşılaştık. Piknik alanının içindeki oturma banklarının durumları perişan. Kirlilik ve alana atılan çöpler… Özellikle de kıyafetler; sormayın! Mahalle içinde bulunan çeşmelerden birisinin yalağı dolu; utanç verici…

Diğerinin de musluğundan yıllardır su akmamasıyla alakalı, yalağı çöplük olarak hizmet verir olmuş. Yanı da; kum ve çakıl sergisi olarak hazırlanmış! Mahalle ortasında Osmangazi’de...

BÜYÜK TEHLİKE OLUŞTURUYOR

Üstü eski model hal binası gibi kapatılmış. Ne işe yarar bilen yok! Mahallenin merkezi diye bilinen alanda olmazsa olmazlarımızdan olan boş havuz da unutulmamış! Yürüme alanına 16’lık burgu inşaat demirleri saplanmış. Bunların özellikle çocuklarımız için çok büyük tehlike arz edeceği yetkililerin sanırım gözünden kaçmış! Kaldırım bordür taşlarının da dağılmış olması pek mühim önemli değil sanırım! Bu esnada bizim UEDAŞ’ın direkte asılı olan paslı kutu içindeki saatleri; şehir merkezinde olduğu gibi!

Yazının Devamını Oku

Bizim hakkımız değil mi?

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerimizden Kamil Gümüş’ün haklı talebini dile getirdiği e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Muhammet Bey, iç piyasamızın yanı sıra çeşitli ülkelere de ihraç ettiğimiz son derece leziz ve kaliteli şeftalimizle meşhur olan Kestel ilçesine bağlı Dudaklı Mahallesi sakiniyim. Aynı zamanda şeftali ihracatçılığı yapan bir çiftçiyim. Derdimiz büyük. Mahallemizde doğal gaz yok. Geçtiğimiz yıl BURSAGAZ “Gerekli hizmet verilecek…” açıklamasını yapınca apartmanımızın her katına doğal gaz tesisatı çektirip petekleri döşettik. Lakin bu yıl da baca deliğine talim edecek olmamız bizleri üzdü. Bize 1,5 kilometre uzaklıkta olan Narlıdere Mahallesi’nde doğal gaz hizmeti var. Bizler neden bu hakkımızdan mahrum bırakılıyoruz? Suçumuz ne? Yıl 2021 olmuş bizim de rahat etmek hakkımız değil mi?” (!) BURSAGAZ’ın dikkatlerine. Dudaklı, neden hizmetinizden yararlanamıyor?

Bakalım kapaklar ne zaman takılacak?

Okurlarımızdan olan Emekli Maliye Bakanlığı çalışanı S. P. , özetimle şöyle diyor: “Dünyada ‘ters T’ planına sadece 3 tane bulunan tarihi 1. Murat Camii önündeki aydınlatma direklerinin klemens kapakları yok. Bu eksiklik çok önemlid. Hatırlatırım! İki hafta önce buradaki ihmalin bir benzeri sebebiyle Osmangazi ilçesi Soğanlı Mahallesi’nde 18 yaşındaki genç kardeşimiz öldü. UEDAŞ’ın böylesine disipliniz çalışması bizleri üzüyor! UEDAŞ kanadında yüzde yüz kontrollü ve hiç aksamayan bir şey var. O da elektrik faturalarının gününde tahsis edilmesi. UEDAŞ’ı vazifelerini yapmaya davet ediyorum!” Bakalım o kapaklar 2022 yılına kadar takılacak mı?

İlgili yetkililer de rahatsız oluyor mu acaba?

Esnaf okurumuz Sabri Yeşil: “Osmangazi ilçesi Demirkapı Mahallesi girişi de maalesef 7/24 çöplük olarak kullanılıyor. Bir konuya dikkat çekmek isterim. Burası birçok tarihi eserin girişine imkan sağlayan alanın başlangıcı. Özel tabelalar da buna şahit. Hani biz turizm kentlerinden de biriyiz ya ben oluşturulan çirkin oluşumdan rahatsızken; ilgili yetkililer de rahatsız oluyor mu acaba?” Diyor...

Yazının Devamını Oku

Yetsin artık

Adının açıklanmasını istemeyen bir şirketin satın alma direktörü okurumuz, özetimle diyor ki:

 


“Bir yıl dolmadı. TOGG (yerli otomobilimiz) yoluna, yani Gemlik ilçesinden Kurşunlu’ya giden yola 30 santim civarında çok kaliteli bir asfalt atılmıştı. O asfalt bugün (25 Ağustos) sökülmeye başlandı. Yazıktır, günahtır, haramdır. Yetsin artık kıymetli yetkililer! Özel yaşamınız konusunda bir şey diyemem ve diyemeyiz. Buna hakkımız yok. Ancak yaşamımızı etkileyen ve ilgilendiren konu olan idarecilik komutanıza ‘plan’ denen düzeni almanız hususunu şiddetle tavsiye ederim ve ederiz! Yetsin artık!”

ATAN KADAR SİZLER DE SUÇLUSUNUZ…


“İki çocuk annesi deyin bana” diyerek giriş yapan okurumuzun e-postasını aktarıyorum: “Mudanya ilçesi Yenimahalle Batman Çocuk Oyun Parkı içi, ilçe çöplüğünü aratmıyor! Çocuklarımız, mikrop bulaşması anlamında çok büyük risk altındadır. Bu kirliliği oluşturan yaratıklar suçlu mudur? Elbette suçludur. Ancak benzeri yaratıkları görmezden gelen dolayısıyla onları cesaretlendiren belediyemiz ve belediyelerimiz de bu kirliliği oluşturan yaratıklar kadar suçludur…”

 ELİNİ UZATMIŞ VE TUTUYOR…

 

Yazının Devamını Oku

Vay garip vatandaşımızın haline

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden iş insanı M. Ç.’nin e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Mudanya ilçesi Bademli Mahallesi sakiniyiz. Mahallemiz Bursa’nın en modern villalarına da ev sahipliği yapan yerdir. Dolayısıyla Bursa ekonomisine yön veren şirketlerin, holdinglerin, kurumların ve kuruluşların en üst düzey yöneticilerinin ailelerine de ev sahipliği yapmaktadır burası. Bunu belirttim, kusura bakmayın lütfen. Sebebi şudur. Bizler de çöpe battık! Muhatabımız olan Mudanya Belediyesi bizleri bu konuda çok üzüyor. Bütünşehir statüsüyle ‘biz buradayız’ diyen Büyükşehir Belediyesi de seyirci kalıyor! Bizler de mağdur oluyorsak; vay garip vatandaşımızın haline vay! Bizlere itibar etmeyen yetkililer gazetemiz Hürriyet Bursa’yı okuyup da buralara gelmeyi düşünürlerse şayet, Bademli Jandarma Karakolu karşısı, sokak hayvanlarını bırakma noktası! Bu sebepten dolayı da her gün bir kedi ya da köpek araç altında kalarak eziliyor. Ezilme sebebi; bizim buralarda da ralliciler var! Karakol önüne de hız kesici set yapsınlar zahmet olmazsa!”

Benden de yazıklar olsun

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş: “Geçen hafta köşenizde Dudaklı Mahallesi’ndeki ilköğretim okulu bahçesinde bulunan utanç verici Atatürk büstü konusunu “Yazıklar olsun” başlığınızla yayımlamıştınız. Bu kez de ben ‘yazıklar olsun’ demek istiyorum izninizle. Memleket Hastanesi önündeki Atatürk heykelinin çevresi acıları oynuyor. Bunları gören tek bir yetkili dahi yok mu Bursa’mızda!” diyor.

Nilüfer’de köpek çiftliği!

Bir şirketin üst düzey yöneticisi olan Sibel Bağcı, özetimle diyor ki: “Nilüfer ilçesi İhsaniye Mahallesi Çağlayan Sokak’ta (Dört Yıldız, Müjde Çelik ve Beykent Sitesi arası) hizmet veren koşu ve yürüme yolu köpek çiftliğine döndü! Özellikle sabah saat 06 ile 09 arası tam curcuna. En az 10 köpek. Köpeklerden ikisi geçen hafta bir arkadaşımızı ısıracakmış ki civarda simit satan kardeşimiz koşmuş imdadına. Sorunu Nilüfer Belediyesi’ne bildirdik. Ama bizi dikkate alan yok. (Benzeri bir konuya ben de şahit olmuştum. Başkan Turgay Erdem de benim şahidimdir)

Yazının Devamını Oku

Vatandaş sizleri ‘hizmet edin’ diye yetkilendirdi

CHP Bursa Milletvekili Profesör Doktor Yüksel Özkan’a sahiplenmesi için teşekkür ediyor ve e-postasını özetimle aktarıyorum:





“Muhammet Bey. Bursa’mızın baş ayıplarından birisi olan Kent Meydanı’nın darmadağın olan zeminiyle alakalı olarak iki yıl öncesi; (24 Eylül 2019) uyarı, anımsatma, ikaz, hatta başa kakma niteliğindeki yazımı yayımlamıştınız. Başta Bursa’mız olmak üzere menfaatlerimize olan konulara sahip çıkmak, bunu yaparken de ilgili yetkililere vazifelerini hatırlatmak, hatırlatırken de yapmadıkları vazifelerini yapması konusunda uyarmak akabinde sonucunu takip edip şehrimizin / ülkemizin kazanması hususunda çalışmak ve aksaklıklara sebep olanlara hesap sormak üzere de yetkilendirilmiş biri olarak ben de ‘pes artık’ diyorum! Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı ve Sayın Osmangazi Belediye Başkanı; Kent Meydanı kimin sorumluluğunda? Bu zemin on yıldır bu şekilde maalesef. Sizler de on yıldır Bursa’da Belediye Başkanlığı yapmaktasınız. Hiç mi Kent Meydanı’ nından geçmediniz? Onca başkanlarınız, yardımcılarınız, müdürleriniz, şefleriniz, memurlarınız hiç mi sizleri uyarma cesareti gösteremedi? Bursa ‘turizm kenti’ diyoruz; ancak dünyanın hangi ülkesinin meydanı bizimki gibi bakımsızdır? Bir evladımız, bir vatandaşımız düşüp herhangi bir yeri kırılsa sorumluluğu kim üzerine alacak? 2 yıl önce yaptığım uyarımı dahi dikkate almayan sizler; vatandaşın ihbarını ve ricasını nasıl değerlendireceksiniz? Yetki sahibi olmak demek sizleri yetkili kılan kıymetli hemşehrilerimize sırt çevirmek değildir. Vatandaş sizleri hizmet için yetkilendirdi!”



Yazının Devamını Oku

Çöp naylonlarını asmak için mi yaptınız?

İsminin açıklanmasını istemeyen doktor okurumuz, özetimle şöyle diyor:

“Nilüfer İlçesi’nde hizmet veren Dörtçelik Çocuk hastanesi önündeki çöp kutusu askılarına asılan siyah çöp torbalarına bakıyorum ve baktıkça hem gülüyorum hem de üzülüyorum. Binlerce lira maliyetle montajı yapılan çöp kutusu askılarını bu çöp naylonlarını asmak için mi yaptınız? Gülüyorum, siyah çöp poşetlerini kavurucu sıcak renklerini griye döndürüyor. Bu durumu yetkililer fark etmiyor! Bunu anlamakta güçlük çekiyorum.” Yetkililere duyurulur.

Madem öyle beni dava edin

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan inşaat teknikeri Remzi Ilgazlı’nın şikayetini özetimle aktarıyorum: “Osmangazi ilçesi Yenikaraman Mahallesi 1. Hürriyet Caddesi üzerinde hizmet veren Ziraat Parkı’nda endişe var! Parkın içine araç girişi yasak ve bu girişi önlemek için dikilen delinatörler sökülmüş. Ayrıca mangal (ateş) kullanımının kesinlikle yasak olduğu bir dönemdeyiz. Bu yasağa uymayan vatandaşlar var! Durumu 153 Alo ihbar hattına bildirdim. 153’ten tarafıma yapılan açıklama da “Yapılan kontrollerde hiçbir olumsuzluğa rastlanılmamıştır…” denildi. Yani bu durumda ben yalan söylemiş oluyorum. Madem öyle beni dava etsin 153 ekibi, ‘yalan ihbarda bulundun’ diye. Maalesef bizde çok şey hikaye!” diyor.

Ne güzel bir şehir!

Emekli kamu çalışanı olan okurumuz Ümit Yalın’ın e-postasını özetimle aktarıyorum: “İlgili fotoğrafımı Osmangazi ilçesinde çektim. Kent trafiğini de tehlikeye atan yabancı uyruklu bir hurda toplayıcısı çuvaldan oluşturduğu plakasız aracını (!) kaldırım kenarına park etti ve ayrılırken de yanına trafik konisi bıraktı! Yani orası makam aracı park alanı gibi hurda aracına tahsis edilmiş oldu. Ne güzel bir şehir; Helal olsun valla!”

Yazının Devamını Oku

O korku tüneli öyle bir yerde ki…

Adının açıklanmasını istemeyen bir okurumuzun isyanı var. İsyanını özetimle aktarıyorum:

“Osmangazi Belediyesi önünde hizmet veren korku tüneli diye tarif edebileceğim yaya alt geçidinden haklı endişelerim var. Bu endişelerimi üç kez Osmangazi Belediyesi’ne bizzat bildirdim. Ama değişen bir şey yok! Kadın tacizleri haberlerini üzülerek ve de endişe ederek takip etmekteyim. Yani bir kadın olarak diyorum ki bu alt geçidi işim gereği yıllık ve kanuni izinlerim harici kullanmak zorundayım. Alt geçitte vergiden ve denetimden muaf olarak yasaklı satışlar yapanlar var. Bazı günler bazı satıcıların laf atmalarına, sözlü tacizlerine maruz kaldığım anlar dahi oldu. Korku tüneli içindeki kuyudan duvarlarına yazılan yazılara kadar her yönüyle endişe saçıyor. Alt geçitler kimin sorumluğunda bilemem ama adı Osmangazi Alt Geçidi! Bir ucu da Osmangazi Belediyesi’ne çıkıyor. Bu geçidi gece ve gündüz kullanmak zorunda olan bir çok insan var. Buraya acil olarak bir çözüm bulunmalı. Neden görmezden geliniyor anlayamıyorum.”

Kurnalı çeşme takımı görevini tamamladı

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden olan Endüstri Mühendisi Nazlı Uysal, bakınız ne diyor: “Mudanya Kumkaya Sokak No 43 önünden başlayıp devam eden alan çöplük gibi. Belediyemizin umurunda değil. Ayrıca orada inşaatı yapılan kurnalı çeşme takımına zamanında itirazım olmuştu. “ Bu konuda seminerlerim dahi oldu. Bunun kıymetini bilmeyiz. Böyle bir çalışma yapmayın. Gerekiyorsa müdürünüzle görüşeyim. Yazık olur emeklerimize ve paralarımıza…” dediğimde öylece suratıma bakıp işlerine devam etmişlerdi. Sanırım sakalım olmadığı için dikkate alınamamıştım! Niyet eder de buraları temizlemeye gelirse Mudanya Belediyesi kurnalı çeşme takımını da söküp götürsün. O vazifesini tamamladı çünkü!”

Dünyanın sekizinci harikası bizim buralarda

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş: “Dünyanın sekizinci harikası olacağını düşündüğüm solucanlı, yılanlı mevsimsel otlu yapraklı dallı budaklı kemerin reklamını her ortamda yaptım ama yine başarılı olamadım! Her yaz ayında mevsimsel olarak çıkan sekizinci harikanın nerede olduğu konusunda Osmangazi Belediyesi’nin bilgisi var. Dünya değerine girmesi konusunda belediyemize kopya veriyorum. Çekirge’nin göbeğinde olan adresi belediyemiz biliyor! Saygılarımla.”

Yazının Devamını Oku

Yazıklar olsun…

Gezi amacıyla gittiğim Kestel ilçesinin Dudaklı Mahallesi’nde gördüğüm acı manzara karşısında keyfim kaçtı.

Bursa Kestel Dudaklı İlkokulu önündeki Atatürk kaidesinin üst bölümünü oluşturan Atamızın büstü kırılmıştı! İçi çöplük, yanı rezalet tabanı da atık toplama alanı gibiydi. Üstelik bırakın Türkiye’yi Amerika, Japonya, Hollanda, Belçika, Avustralya, İtalya, İsrail, Küba, Meksika, Şili gibi onlarca yabancı ülkede büyük komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün heykelleri pırıl pırıl duruyor ve saygı duyuyor. (İnanmayan internetten baksın)

Hele Küba gibi adından sıklıkla bahsedilen kurallar ülkesinde Atatürk’ten başka hiçbir yabancı devlet adamının ülkede heykeli yok… 

BURSA GİBİ BİR İLDE...

Sonra orduların harekât planlarını hazırlayıp yöneten, ülkemizi düşmanlardan temizleyen bizzat sahada bulunan ve zaferler üstüne zaferler kazandırıp bizlere cennet vatanımızı tekrar sunan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün heykeline böyle yapılsın… Sonra da bu kimsenin dikkatini çekmesin! Hem de Bursa gibi bir ilde… Yazıklar olsun diyorum, başka bir şey demiyorum!  

Harikasınız siz harika!

Okurlarımızdan Ali Demirtaş, diyor ki: “Akçam ve kızılçamın diyarı olan Orhaneli ilçesine bağlı Dağgüney Mahallesi (Köy) yerlisiyiz. 27 kuşaktır Dağgüneyliyiz. Son yıllarda tamamen kaderine terk edilen mahallemizde yaşları oldukça ilerlemiş büyüklerimizden başka yaşayan kalmadı.

Biz de Nilüfer ilçesinde ikamet ediyoruz. Ancak her hafta sonu mutlaka gideriz terk edilmiş can köyümüze. Köyümüzün en güzel hizmetlerinden birisine değinmek istiyorum. Belediyeye ait hiçbir toplu taşıma aracının gelmediği köyümüzde iki tane kapalı belediye otobüs durağı hizmetimiz var.

Yazının Devamını Oku

Kuyuya alıştık saksıları sulayın!

Adının açıklanmasını istemeyen bir işletmeci okurumuz bakınız ne diyor:

“Nilüfer ilçesindeki bir işletmenin sahibi olan ve son yıllarda canice işlenen kadın cinayetleriyle gündemlerimizden hiç düşmeyen cinsiyetin temsilcilerinden olan kadınlardan biriyim. Buna değindim çünkü çok yerde değerimiz yok maalesef. Köşeniz vasıtasıyla acımıza bir kez daha değinmiş oldum teşekkür ediyorum. Gelelim şikâyetime… Barış Mahallesi İstikbal Sokak AS. Deniz Apartmanı Duygu Çiçek önüne denk düşen kaldırımdaki kuyunun durumu ne olacak? Birileri zarar ve ziyan görmesin diye kuyunun etrafına koyduğum saksıları koymasam ne olurdu acaba? Merak ediyorum da! Bu esnada buradan Başkan Turgay Erdem’in dahi geçmiş olacağını düşünüyorum. Elbette beraberinde onlarca belediye yetkilisinin de… Şimdi geleyim asıl konuma. Kuyuya alışmamız biraz zaman almış olsa da alıştık işte. Kuyumuz fena da olmadı aslında. Çöp kutusu olarak kullanıyoruz! Belediyemizden bir ricamız var. Saksıdaki çiçekleri sulamamız konusunda desteklerini rica etsek; olur mu? (!)”
Nilüfer Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü’nün dikkatlerine!

Her şeyi belediyeden beklemeyin melisa dikmeyi de ihmal etmeyin!

Adını ‘Haydar Yangitti’ olarak yazmamamı rica eden bir kamu çalışanı, özetimle: “Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü girişindeki sivri ve keskin uçlu taşlarla hizmetlerimize sunulan konforlu yürüme yolunun akıbeti ne olacak? Yazık günah. Burasını her gün binlerce vatandaşımız kullanıyor. Belediyemiz uyuyor mu? Osmangazi Belediyesi’ni göreve davet ediyoruz!” Değerli memur kardeşim, hep diyorum. Her şeyi belediyemizden beklemeyin lütfen. Üç – dört çuval deniz kumu doldurup çakıllı alanın üzerine dökseniz taşların sivriliği ve keskinliği ortadan kalkar sanırım. Çok mu zor dört çuval kumu doldurup dökmek? Bu esnada orada kedi bol… Kumu kullanacaklardır. Koku oluşumunu önlemek için de kaldırım kenarına melisa ekin!

Ferdi Tayfur’a şikâyet edin!

Yazının Devamını Oku

Sorumluluğun yükü ölümden ağırdır

Okurken üzüldüğüm bununla birlikte konu anlatımıyla da oldukça başarılı bir e-posta daha aldım. O e-postlardan birisi de Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden Ayşe Yener’den geldi.

Yazının noktasına dahi müdahale etmedim. Buyurun hep birlikte okuyalım:
“Merhaba Muhammet Bey. Ben Ayşe Yener 2 çocuk annesi bir ev hanımıyım. Aslen Bursalı olsak da eşimin işi gereği İstanbul’da ikamet etmekteyiz. Geçen günlerde gezmek için Budo vasıtası ile Mudanya’ya geldik. En son yapılan sahil düzenlemesi sonrası ilk gelişimizdi. Yeni yapılan sahil bandında yürüyelim dedik ve akabinde edindiğimiz acı izlenimlerimizi köşeniz aracılığı ile vatandaşlara duyurmak istedik. Gidecek olanları şimdiden uyaralım; eğer bizim gibi bebek arabası ve küçük çocukla yürümek isterseniz yandınız! Yer yer kırık, yer yer kopuk, yer yer ise tuzaklı zeminde 5 yaşındaki çocuğumun ayağı, kopmuş zemine takıldı ve çok kötü düştü."



"Engelli parkur misali sık aralıklarla konulan anlamsız basamaklar bebek arabasındaki bebeğim ile bize zor anlar yaşattı. Her şeye rağmen bugün de hatıra kalsın diye fotoğraf çekilmek için destek aldığımız demirlerin pası kıyafetlerimizi boyadı. Sinirlerimiz bozulmuş halde oradan uzaklaşmaya çalışırken sağlam gibi gözüken zemindeki parça üstüne basmamızla adeta şahlandı ve çocuğuma çarparak tekrardan düşmesine sebep oldu."

Yazının Devamını Oku

Dünya bizi konuşurken siz de bir gol atın!

Hürriyet Bursa gazesi abonelerinden emekli emniyet müdürü Taner Sönmezocak: “Daha önceleri de köşenizde Güzelyalı mahallemize yönelik olarak onlarca şikâyet yayımlamışsınız.

Şikâyetlerden bazıları da şahsımca oluşturulmuştu. Şimdi biz diyoruz ki yollarımızda kaldırımlarımız yok gibi. Olanları da türlü açgözlülerin işgali altındadır! Bu bahsettiğim işgallerin çözülmesi CIA olayını çözmek gibi zor, bunu da biliyoruz! Ancak Allah rızası için Güzelyalı Mahallesi Altunkum Caddesi sıfatı eklenen bu kaldırımlara birazcık ilgi gösterin. Merhamet ve vicdanınız varsa buralara uğrayın! Kaldırımlarımız arsız sarmaşıklara, zakkum çalılarına, ağaçların yabanileşmiş fışkın dikenlerine lebalep teslim olmuş durumdadır. Aralarında da yüzlerce içecek şişesi, evsel ve kimyasal çöpler bulunmaktadır. Büyükşehir Belediyesi ‘sorumlusu Mudanya Belediyesi’dir’ Mudanya Belediyesi de ‘sorumlusu Büyükşehir Belediyesi’dir’ diyor. Paslaşmayı bırakın gol atın gol... Malum bu yıl olimpiyatlarda tarih yazdık, tarih... Bizleri gururlandıran genç kardeşlerimizi candan kutluyorum. Dünya bizi konuşuyorken yine diyorum bari siz de bir gol atın gol!” diyor.

Cadde ortasında direk olur mu?

Okurlarımızdan emekli gazeteci Levent Kaya, özetimle bakınız ne diyor: “Gürsu ilçesi İstiklal Mahallesi Fatih Caddesi İlkokul Çıkmazı’nda tam da ana cadde üzerinde bulunan ve ıskarta elektrik panosunu da kaçak kiracı olarak barındıran elektrik direğinin burada bu vaziyette hizmete sunulmasının gerçekten trajikomik olduğunu, beraberindeki riskleri onlarca kez sorumlusu UEDAŞ’a bildirdik! Ancak UEDAŞ bizi muhatap dahi almıyor! Haklı talebimizi duymazdan ve görmezden geliyor. En son olarak da geçtiğimiz hafta salı günü bu direğe bir araç. Bizler bu direği burada is-te-mi-yo-ruz! UEDAŞ’ı görevlerini yapmaya davet ediyoruz!”
Levent Kaya, çay ve kahve olan davete bile gitmiyor UEDAŞ! Benden söylemesi...

Çöp kutusu nerede?

Yazının Devamını Oku

Ne zaman geleceksiniz?

Geçtiğimiz hafta Kestel’deki bozuk saate dikkat çekmemizin ardından, okurumuz Niyazi Yılmaz, saate 15 metre uzaklıktaki atıl durumda olan evi belirterek, “Ne zaman geleceksiniz? Evin her gün bir yerlerinden bir parçasını aşağıya düşüyor. Bizler birilerimizin canı yanacak diye korkuyoruz” diyor.


Okurlarımızdan olan Niyazi Yılmaz Türk bakınız ne diyor: “Geçtiğimiz hafta köşenizde Kestel Belediyesi Dudaklı Mahallesi’ndeki meydanında bulunan bozuk saate dikkat çekmiştiniz. Teşekkür ediyoruz. Ancak daha da önemli bir konu var ki o saate on beş metre mesafede, Gül Sokak ile Zünbül Sokak birleşim noktasında kalan göçtü göçecek olan ev her gün bir yerlerinden bir parçasını aşağıya düşürüyor. Bizler birilerimizin canı yanacak diye korkuyoruz. Konuyu muhtarlığımız da dahil olmak üzere belediyemize de ilettik. Hem de kaç kere... Ancak yetkililer üzerlerine düşen vazifeleri yapmıyor! Şunu sormak istiyorum. Bu viranlık birinin canına mal olduktan sonra mı geleceksiniz acaba?”

7/24 KONTROL VAR AMA...


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Ezgi Saklıköy özetimle bakınız ne diyor: “Geçtiğimiz haftaydı. Bursa Büyükşehir Belediyesi BURULAŞ Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olan özel halk otobüsüne binmiştim. Özel halk otobüsünün birinci koltuklarının önünde bulunan tutunma aparatının kırık olduğunu gördüm. Buraya birisi yaslanmış olsa oturan kişilerin kucağına düşerdi. Oturan kişiler de kalkmak için buradan destek almaya kalksa aparat elinde kalırdı. Bunların kontrolü yapılmıyor mu? Teşekkür ediyorum.”
Ezgi Saklıköy, öyle bir şey olamaz. Çünkü 7/24 kontrol var BURULAŞ’da!

BİRAZ ZAHMETLİ!


Yazının Devamını Oku