Doğan Hızlan

Pazar Konseri ve TRT’nin yıldönümü

9 Mayıs 2021
Bugün saat 13.30’da TRT 2’de iyi bir konser izleyebilirsiniz.

Münih Filarmoni Orkestrası’nı Valery Gergiev yönetiyor. Konserden önce müzik yazarı Vefa Çiftçioğlu ile orkestra şefi Antonio Pirolli, orkestra ve icra edilecek eserler üzerine konuşacaklar. Repertuvar:

- Bach / Suit No.3

- Çaykovski / Kuğu Gölü Balesi

- Strauss / Rosenkavalier Suiti

- Maurice Ravel / Bolero

RADYO YAYINCILIĞININ 94. YILITRT ile bağlantım, İstanbul Radyosu’nda kitap programı yapmakla başladı. Şimdi Türkiye’de radyo yayıncılığının 94. yılı kutlanıyor. Yıllarca kitap–edebiyat programı yaptım. Harbiye’deki radyoevine ilk kez oyun yazarı Oktay Arayıcı çağırmıştı. Alexander Soljenitsin’in Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandığı zamandı, ben de onun hakkında konuşacaktım.

İsmail Cem

Yazının Devamını Oku

‘Geçmiş zaman olur ki…’

8 Mayıs 2021
Zeynep Bilgehan’ın ‘Hey Gidi Yıllar’ kitabı İdil Biret’ten Haldun Dormen’e, Cüneyt Arkın’dan Selda Bağcan’a 28 başarılı ismin kesişen hayatları üzerinden bir ülkenin hikâyesini anlatıyor.

Anılar denizinde kulaç atarken “Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer” sözünü mırıldanırım. İnsan belleğinin ayıklayıcı bir özelliği var, geçmişin iyi günlerini anımsıyorsunuz, üzüntü ve acı veren olaylar tortuda kalıyor. Zeynep Bilgehan’ın ‘Hey Gidi Yıllar’ kitabını okurken hayatım bir sinema şeridi gibi önümden kayıp geçti. O günleri, dostlarımı, aramızdan ayrılanları dünden bugüne taşıyorsunuz. Bu tür kitapları çok severim, kitaplığımın başvuru rafında tutarım.

EFSANELERDEN TAVSİYELER

Kitapların doğuş öyküsü, okuma nedenimizi güçlendirir, ‘Giriş’ de bu işlevi yerine getiriyor: “Her şey 19 Haziran 2020 tarihinde Vedat Milor’un sosyal medya hesabından 1979’da çekilmiş bir fotoğrafını paylaşmasıyla başladı. Henüz tanınmadığı, hatta bir gün ünlü olacağını aklının ucundan bile geçirmediği döneme ait fotoğrafı büyük ilgi uyandırdı. Buradan da Hürriyet Gazetesi’nde pazar günleri yayınlanan ‘Hey Gidi Yıllar’ köşesi doğdu. Fikir babası Ahmet Hakan, isim babası da Emre Oral oldu.”

Bilgehan’ın bir tespitinin doğruluk payı yüksek: “Kitabı okuduktan sonra bunun aslında 28 farklı kişinin değil, kesişmiş hayatlardan oluşan tek bir hikâye olduğunu göreceksiniz. Bir ülkenin hikâyesi.”

Kitap dört bölümden oluşuyor: ‘Aydınlanma Çağının Gençleri’, ‘Toplumda Arayış. Sanatta Altın Yıllar’, ‘Bilime Adanmış Ömürler’ ve ‘Alanına Sığamayanlar’.

Söyleşilerden bazı sonuçlar çıkarabilirsiniz. Değişik alanlarda emek vererek başarı sağlandığını, her mesleğin fedakârlık istediğini fark ediyoruz. Değişik meslekleri seçecek genç okurlar için de yararlanılacak bilgiler içeriyor. Bazı örnekleri seçtim:

- İdil Biret’in eşi Şefik Büyükyüksel de müzik bilgisi olan biri. 44 yıldır evliler. İkisini de tanıdığım için uyumlarını, düşüncelerini dinledim. İdil Biret’ten hayat dersleri bölümü uygulanabilir önemde. Hocam Nadia Boulanger’in, ‘Kendine karşı dürüst müsün?’ sorusu hep aklımdadır. Ne olursa olsun hep hakikati  aramak bir yaşam şekli olmalıdır. Onurlu bir hayatı gerçekleştirmek için şarttır.

Yazının Devamını Oku

‘Hey Gidi Yıllar’ın hatırlattıkları

6 Mayıs 2021
Zeynep BİLGEHAN’ın Hey Gidi Yıllar’ını okurken İnönü ailesinin anılarımdaki yeri belleğimde canlandı.

Türk Dil Kurumu’na üye olduğumun ilk kurultayında İsmet İnönü masamıza gelip bana çalışıyor musun sorusunu yöneltti ben de hem de çok cevabını verdim. O zaman epeyce kiloluydum, çalışan insan bu kadar şişman olur mu dedi.

Rahmetli Ülkü Tamer’in dizeleri durumu özetliyordu: “Hem dersini bilmiyor hem de şişman herkesten.”

İnönü’nün bir fotoğrafı dikkatinizi çekti mi?

Koltukta oturmuş, ayaklarını uzatmış, bir kitap okuyor: Edith Hamilton’un Mitoloji kitabını yanılmıyorsam, o kitabı dilimize Ülkü Tamer çevirmişti.

İnönü’nün torunu, Özden Toker’in kızı Gülsün Bilgehan anneannesini yazmıştı “Mevhibe” adıyla.

O kitabın tanıtımını Metin Toker benim yapmamı istemişti.

Pembe Köşk’ün bahçesinde kitabı tanıtan bir konuşma yapmıştım.

Doğrusu bu bahçeye bu kadar çok kişinin geleceğini tahmin etmemiştim.

Yazının Devamını Oku

Sahafların durumuyla ilgilenelim

4 Mayıs 2021
Sahaflar Birliği Derneği Başkanı Emin Nedret İşli’nin mektubunu okuyalım: “Sahaflar ülkemizde ve tüm dünyada devam etmekte olan COVID-19 pandemisi nedeniyle zor günler geçirdiler, geçiriyorlar.

Geçtiğimiz aylarda dükkânlarımızda yüz yüze satışın çok azalması, hatta tamamen bitmesi sebebiyle internet satışlarına, sosyal medyadaki mecralara yönelen, onlara adapte olmaya çalışan sahaflar bu alandaki artan talebin büyümesi sonucu ayakta durabildiler ve hayatlarını idame ettirdiler.

Elektronik iletişim ağı üzerinde yer alan Kitantik, Nadirkitap gibi eski ve sahafiye kitap satış listelerinde yer alan onlarca sahaf/kitapçı bu sayede ülkenin her yerinde yaşayan kitap düşkünlerine, sahaf dostuna kitap bulmaya devam ettiler. Bu alanda kitap talebinin yayınevleri açısından da artmasıyla oluşan olumlu ve kazançlı durum sahafların da kendini kurtarması ve de bahtiyar hissetmelerine yol açtı.

Zor durumda olan pek çok ticari sektöre rağmen sahaflık mesleğini icra edenler bu sıkıntılı günleri daha az zararla atlatıyorlardı ki zorunlu olarak gelen (17 günlük) uzun kapanma bu pozitif durumu negatif hale dönüştürdü.

Devlet katında ‘sahaf’ mesleğinin tanımlı olmayışı, idari kademelerde sahaf ilişkisinin çok zayıf olması dükkânların tamamen mecburen kapanması, iş yapılamaz hale gelmesine neden oldu. Bu sahaflar açısından bir yıkım ve gelir kaybına yol açacak. Meslekteki tüm esnaf adına ricamız şu:

İnternet üzerinde satış yapmakta olan meslek üyelerinin siparişlerini karşılayabilmeleri, gelen talepleri düzgün ve hızlı bir şekilde servis etmeleri, kitap siparişlerini paketleyip kargolayabilmeleri için dükkân ve depolarına ulaşmalarını temin izni verilmesi talebimize ses olmanızdır.

Diğer pek çok alanda paket servislerinin açık olduğu düşünülürse günün belirli saatlerinde mekânlarına ulaşıp kitap dostlarının isteklerini onlara ulaştırmak üzere dükkânlarda bulunabilmelerinin sağlanması gereklidir.

Bu bir anlamda kitap arayan, okuyan, uzun dönem evde kapalı kalacak insanımızın da güzel vakit geçirmesini sağlayacak bir durumdur. Pek çok sahaf dostu istediği kitapların zamanında kendisine ulaşamayacağı kaygısıyla sahaflara sitem etmektedir.

Sahaflar sizden elektronik iletişim ağı üzerinden kendilerine ulaşan kitap siparişlerini servis edebilmek, sahaf dostunun kitaplarına bir an evvel kavuşmasını sağlamak adına mekânlarına kısa bir süre de olsa ulaşmak isteklerine ses olmanızı istirham ediyorlar.

Yazının Devamını Oku

Bilerek dinlemek ya da ‘İzahlı Müzik’

2 Mayıs 2021
Ben her pazar günü TRT 2’deki klasik müzik konserlerini izliyorum.

Konserden önce müzik yazarı Vefa Çiftçioğlu ile şef Antonio Pirolli’nin eser, şef ve orkestra üzerine konuşmalarını dikkatle dinliyor, kendimi konsere hazırlıyorum.

Bu pazar saat 13.00’teki konserin repertuvarı ne?

Şef Jiri Belohlavek, Çek Filarmoni Orkestrası’nı yönetiyor.

Bedrich Smetana’nın ‘Ma Vlast’ eseri.

Besteci Bohemya topraklarının efsanelerini, Çek kimliğini ve kültürünü müziğe getiriyor.

Pazar Konseri programı ne zaman başlamıştı. Yıllar önce rahmetli Hikmet Şimşek’in sunduğu ve bir gelenek haline gelen ‘Pazar Konseri’nin temel felsefesi baz alınarak TRT televizyonlarının programcılarından Levent Mayda tarafından biçimlendirilmiş.

Bilgilendirme ve sunum görevi, TRT Filarmoni Orkestrası Şefi Antonio Pirolli ile Vefa Çiftçioğlu’na verildi. Daha önce de ikili TRT Radyo 3’te ‘Yorum Analiz’ programında çalışmışlardı.

Konser öncesi programının amacı, eserler ve bestecilerin tanıtılıp, seslendirilecek eserlerle ilgili bilgileri sunmak, yorumcular ve kurumlara ait anekdotları izleyiciye ulaştırmak, konsere olan ilginin artmasını sağlamak.

Yazının Devamını Oku

Bizim için gerçek, sizin için hayalet

1 Mayıs 2021
Tam bir roman kahramanıydı. Tanısaydınız buna inanırdınız. Ben Hürriyet Yayınları’nı yönetirken bize çeviri yapardı. Yaşamı boyunca 77’si çeviri 117 kitaba imza attı. Hayalet Oğuz’un Kaya Tanış imzalı biyografisi incelikli bir kitap.

Hayalet Oğuz içinde bulunduğum 1950 Kuşağı’nın yakından tanıdığı, dostluk kurduğu adeta bir roman kahramanıydı.

Bir romancı ancak onun gibi bir kahramanı yaratabilir, bütün unsurları özgündür. Tanısaydınız siz de onun bir romandan çıkıp geldiğine inanırdınız.

Hürriyet Yayınları’nın yönetimindeyken bize çeviri yapardı. Adnan Semih Yazıcıoğlu ile ben, Beyoğlu’ndan pek ayrılmadığı için çevirileri semtten bir kafeden veya lokantadan alır, telifini de orada öderdik. Hayatı Beyoğlu’nda geçmişti.

Keskin bir eleştiri sözlüğü vardı. Beğendiğini de beğenmediğini de doğrudan söylerdi.

Onun hakkındaki ilk kitap Sezer Duru-Orhan Duru’nun yazdığı ‘O Pera’daki Hayalet’ti.

‘ESPRİ YAPMAK İÇİN YAŞIYOR GİBİ’

Kaya Tanış’ın yazdığı ‘Burası Orası Değil (Hayalet Oğuz Kitabı): Oğuz Halûk Alplaçin Yaşamı ve Eserleri’ çok emek verilmiş, bilgi ve belgelerle övgüyü hak eden bir kitap. Kitabın başındaki ithaf, Tanış’ın duyarlılığının örneği:

“Hayalet Oğuz bir şiirini dostu Demir Özlü’ye ithaf ederek yayımlamıştı. Buna sığınarak da olsa, eğer varsa böyle bir hakkım, bu kitabı bu yıl içlere çekilen büyük yazar Demir Özlü’ye adıyorum.

Yazının Devamını Oku

Ara Güler ve Turgay Anar eşliğinde ‘Huzur’u okumak ‘Huzur’la dolaşmak

29 Nisan 2021
Her şehir edebiyatta yer alır, almalıdır da. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Huzur’u için, bu romanın başkahramanı İstanbul diyenler vardır.

Rahmetli Ali Sinan Özüstün’ün hazırladığı, ‘Aynı Rüyanın İçinde Ara Güler Ahmet Hamdi Tanpınar’ kitabına daha önce bir yazımda değinmiştim.

Turgay Anar’ın çalışmasının adı ise ‘Huzur Atlası’.

‘Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur Romanını Okuma Kılavuzu’nu okumaya başlayınca, yeniden fotoğraflara dönme gereği duydum.

Yazımın adı neydi?

‘İşte İstanbul: Tanpınar yazdı, Ara Güler çekti’.

Albüm/kitaptaki ‘Huzur’a dair bölümlerdeki ‘Huzur’dan alıntıları, fotoğrafları gözden geçirdim.

Okurlarıma o sayfaları hatırlatacağım, metinlerle fotoğrafları eleştirirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Dergiler arasında

27 Nisan 2021
VİRÜS

Yeni sayının ‘Fırçasından...’ bölümünün ressamı Cuma Ocaklı.

‘Elinden’ bölümünde İlhan Berkin el yazısı şiir ve mektupları yer alıyor.

Ozan Öztepe, Evliya Çelebi ve İlhan Berk’in metinlerinde insan ve mekân ilişkileri bağlamında üç yüz yıllık köprü kuruyor.

Şiir sayfalarının arasında 2020 Nobel Edebiyat Ödüllü Amerikalı şair Louise Glück’ın Türkçede ilk kez yayımlanan dört şiirini bulacaksınız. Çeviriler Güven Turan ve Sinan Fişek’e ait.

Oğuz Demiralp, ‘Tersine mi, Mersin’e mi?’ yazısında; Heinrich von Kleist’in ‘Kukla Tiyatrosu Üzerine’sini ve Halide Edip Adıvar’ın ‘Maske ve Ruh’unu irdeliyor.

Barış Önder’in söyleşi bölümündeki yazısı: ‘Müzikle geçmiş yarım asır: Bülent Ortaçgil’.

Ali Cengizkan’ın şiiri: ‘Çiğ Gibi Bir Çığ’.

A. Ömer Türkeş’in önemli bir incelemesi: ‘Romanların Merceğinden Türk–İslam Sentezi’. 

Yazının Devamını Oku