Eskişehir ve çevre illerdeki kitapseverlerin ilgisini çekecek Eskişehir Kitap Fuarı, düzenlendiği ilk günden bu yana yazarlarla okurunu buluşturdu.
Eskişehir Ticaret Odası -Tüyap Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek fuar, ziyaretçilere yeni yayınları sunacak.
Bölgenin kültürel yaşamını canlandıran Eskişehir Kitap Fuarı, bu yıl 126 yayınevi, marka ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenecek. Fuar kapsamında panel, söyleşi, şiir dinletileri ve çocuk etkinliklerinden oluşan 100’ün üzerinde kültür etkinliği gerçekleştirilecek.
KİMLER KATILACAK
Bu yıl edebiyat ve yayıncılık dünyasını Eskişehir’de bir araya getirecek olan fuara;
Murat Yetkin,
Eray Hacıosmanoğlu,
Yiğit Hadi İrde,
Onun ve Zerrin Özer’in söyledikleri şarkılar belleğimden hiç gitmediler.
Fatih’teki evimizde onları art arda dinlerdik, Selim çok severdi. Sanatçı da Selim de nur içinde yatsınlar.
Türkiye’nin bütün kentlerinde sanat etkinlikleri yapılacağını Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy açıkladı.
Türkiye’yi bir bütün olarak kapsayan bu projeye çok önem veriyorum. Hiç kuşkusuz benim için bu etkinliklerde müziğe ağırlık verilmesini arzu ediyorum.
Çünkü Türkiye’nin çeşitli illerinde opera temsillerine ağırlık verilmesini öneriyorum. Diğer etkinlikler belki her zaman yapılabilir ama Klasik Türk Musikisi, Batı müziği konserleri bu sürelerde verilebilir. Operayı da bu listeye eklemek lazım.
Özellikle Cumhurbaşkanlığı’na bağlı topluluklar buralarda görev almalı. Yaz tatili bu konserlerin yapılmaması için bir gerekçe olmamalı.
Batı’da birçok orkestralar uzun tatil yapmıyorlar, aksine tatil turneler için bir olanak sayılıyor.
Genç sanatçılar da bu kampanyada yer almalı.
Dergiler gerçekten bu açıdan çok önemli bir işlevi yerine getiriyorlar. Onlarla ilgili anılarımı bir başka yazıda tamamlayacağım.
* Sözcükler, İki Aylık Edebiyat Dergisi, Mayıs- Haziran 2026.
Unutamayacağımız Bir Dost: Selahattin Hilav - Cevat Çapan
“Ben onun kitaplarını yeniden karıştırırken, bunu gördüm: Onun yabancılaşma kavramıyla ilgili yazılarında çok başka ülkelerde de bazı insanların farkına vardığı bir çarpıcı gerçeğin üzerinde durduğuna tanık oldum. Bunun ne kadar önemli olduğunu yeniden düşündüm. Birçok toplumda, bugün dünyada kendi olabilen insan çok az. Kendi gibi düşünen, kendi aklı ile düşünen insanın çok az olduğunu görüyoruz. Bu bana başka bir toplumbilimciyi hatırlattı. David Riesman adlı Amerikalı bir sosyoloğun, ‘Yalnız Kalabalık’ diye Türkçe’ye çevirebileceğimiz bir kitabı vardı. The Lonely Crowd. Şikago Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan bu sosyolog Amerikan toplumu ile ilgili araştırma sonucunda şöyle bir sınıflandırma yapmış. İki türlü insan var diyor: Kendi içinden yönlenebilen insan, başkalarının yönlendirildiği, dıştan yönlendirilen insanlar. Aslında bu sadece Amerikan toplumu ile ilgili bir olgu değil. Bizim toplumumuzda da dünyanın birçok toplumunda da birçok insanın, denebilir ki dünya nüfusunun büyük bir çoğunluğunun hep başkalarının yönlendirdiği, başkasının değerlerine, başkalarının kalıplarına göre düşünen, değer yargıları kendi öznel yargıları olamayan insanlar. Selahattin hem yabancılaşma konusunda hem de genel olarak edebiyat eserlerini değerlendirirken hangi yazarların, temel insan sorunlarına, insan gerçeklerine bakıp bakmadığını, nasıl evrensel bir dille anlatıp anlatamadığına önem veriyor.
Bu yüzden de çok sağlıklı bir eleştirel çıkış noktası sağlıyor. Gene bu nedenle Nâzım Hikmet’i değerlendirirken, Kemal Tahir’i, Can Yücel’i, Metin Eloğlu’nu değerlendirirken, Ahmet Hamdi Tanpınar’ı değerlendirirken, bu yazılar sıradan bir eleştiri yazısı olmuyor. Bu incelemelerinde hâlâ işimize yarayan, bize yön veren, birçok eleştirel araçlar veren ilkeleri saptamış oluyor.”
*
Selahattin Hilav - Ömer Uluç
“
Bugün yazacağım antolojiyi bu gerekçelerle salık vereceğim.
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Şiir Antolojisi- Yayına Hazırlayan: Abdullah Ezik. Can Yayınları.
İçindekiler şöyle sıralanıyor:
Âkif Paşa – “Adem Kasidesi”
Şinasi – “Arz-ı Muhabbet”
Şinasi – “Münacat”
Namık Kemal – “Hürriyet Kasidesi”
Ziya Paşa
Topluluk 100. yılına, 25. Vehbi Koç Ödül Töreni kapsamında düzenlenen gecede, bu özel yıl için hazırlanan filmle adım attı. Halit Ergenç ve Alança Oskay’ın sahnede orkestra eşliğinde canlı seslendirdiği ‘Unutulmaz Yüzlerle Dolu Bizim 100’ümüz’ filmi izleyicilerden büyük alkış aldı. Divan Kuruçeşme’de önceki akşam gerçekleştirilen törende, topluluğun geçmişten bugüne uzanan hikâyesi ve ikinci yüzyıla dair perspektifi aktarıldı. 25. Vehbi Koç Ödülü’nün bu seneki kazananı ise Kültür alanında Canan Tolon oldu.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç sözlerine, “Bu yıl 25’incisini düzenlediğimiz Vehbi Koç Ödül Töreni bizim için her zamankinden daha anlamlı ve özel. Zîra bu sene kurucumuz merhum Vehbi Bey’in temellerini attığı Koç Topluluğu’nun 100’üncü yaşını idrak ediyoruz” diye başladı.
Topluluğun, Milli Mücadele’den yeni çıkmış bir memlekette Cumhuriyet’in ilânı ile şekillenen parlak bir istikbâl tasavvurunun içinde doğduğunu hatırlatan Ömer Koç, “Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk küllerinden doğan bir ulusa istikâmet çizerek bir medeniyet ve aydınlanma projesi inşa etmiştir. Bu şartlar içerisinde kurulmuş olan topluluğumuz Cumhuriyet’in fikir ve ilkelerini samimiyetle benimsemiş, değerlerini kendisine rehber edinmiştir” dedi.
TERCİH DEĞİL CUMHURİYETİMİZE BORCUMUZ
Ömer Koç her sene dönüşümlü olarak eğitim, kültür ve sağlık alanlarında Türkiye’nin ve Türk insanının gelişimine katkı sunan kıymetli isimlere verilen Vehbi Koç Ödülü’nün de bu çerçevede önemli bir rol üstlendiğine değindi. Bu seneki ödülün ‘kültür’ sahasında verildiğine dikkat çeken Koç, “Bu yılki ödüle layık görülen sanatçı da alışılmış kalıpların ötesine geçen, düşünmeye davet eden bir yaklaşımı temsil ediyor. Sanatın en kıymetli tarafı alışılmışı sorgulatması ve değişimi teşvik etmesidir. Bundan dolayı kültür ve sanata katkıyı bir tercih değil, insanımıza ve Cumhuriyetimize borç ve vazgeçilmez bir mesuliyet olarak değerlendiriyoruz” diye konuştu.
GELECEĞE DÖNÜK BİR DESTEK VE CESARET
25. Vehbi Koç Ödülü’nün sahibi Canan Tolon ise sözlerine “Vehbi Koç Vakfı’nın bugün verdiği bu ödül benim için geleceğe dönük bir destek ve aynı zamanda bir cesaret kaynağı. Beni bu değerli ödüle layık gören Vehbi Koç Vakfı’na ve Seçici Kurul üyelerine çok teşekkür ediyorum” diye başladı.
“Çocukken, ‘İstediğin her şey olabilirsin’ mottosu benim için hiç geçerli değildi. Hatta biraz ürkütücü de geliyordu. Bunları erken yaşta bilmek garip bir şekilde benim için bir özgürlük oldu. Ve hayal kurmak için bir engel değildi” diyen
28 Nisan- 5 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, çeyrek asırlık köklü geçmişini özel etkinliklerle kutlayacak. Genel Sanat Yönetmenliği’ni Hüseyin Başkadem’in üstlendiği, Afyonkarahisar Klasik Müzik ve Caz Derneği tarafından düzenlenen festival Kültür ve Turizm Bakanlığı, Afyonkarahisar Valiliği ve İkbal Grubu’nun ana destek ve sponsorluğuyla gerçekleşecek.
Açılış konseri öncesinde gerçekleştirilecek tören, Afyonkarahisar Valisi Sayın Dr. Naci Aktaş’ın yapacağı açılış konuşmasıyla başlayacak. Afyon Yeni Müze’deki konser alanında yapılacak gecede, 25. yıl Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali Onur Ödülü orkestraya takdim edilecek.
Festivalin açılış konseri, 28 Nisan tarihinde Afyonkarahisar Yeni Müze’de gerçekleştirilecek. Konserde, günümüzün dikkat çeken genç piyanistlerinden Çek sanatçı Eliška Tkadlčíková sahne alacak. Sanatçıya, Şef Tolga Taviş yönetiminde, konsertmaister Gökçe Özler eşliğinde Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası eşlik edecek.
Bu yılki programda da ulusal ve uluslararası alanda ödüller kazanmış birçok değerli sanatçı yer alıyor. Festivalin gelenekselleşen bölümleri arasında bulunan okul söyleşileri ve okul konserleri ise geniş katılımlı sanatçı kadrosuyla Afyonkarahisar’ın merkez, ilçe, köy ve kasabalarındaki okullarda gerçekleştirilecek.
Praglı müzisyenlerin gerçekleştireceği bütün konserler, Yeni Müze ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
Kapanış konserinde arp ve gitar esintileri: 28 Nisan’da açılışı yapılacak festival, Duo Strıngscapes Güneş Hızlılar-Arp & Tuna Tandoruk-Gitar ikilisi ile 5 Mayıs Salı akşamı saat 20.30 da Afyonkarahisar Müzesi’ndeki kapanış konseriyle son bulacak.
Okul Söyleşilerinde Ustalar ve Ödüllü yazarlar: Usta yazarlar Adnan Özyalçıner, Yalvaç Ural, Adnan Özer, Metin Celal, Feridun Andaç, Lütfi Özgünaydın; ödüllü yazarlar Şerif Eskin, Şehnaz Şişmanoğlu ve Mert Öksüz, Melike Günyüz.
Lütfi Özgünaydın Fotoğraf Sergisi: Festival kapsamında bu yıl konuk olarak Lütfi Özgünaydın’ın ağırlanacağı “Yirmi Yazar Projesi” etkinliği gerçekleştirilecek.
Cumartesi günü Bursa’da TÜYAP Kitap Fuarı açıldı. Hemen hemen her sene açılışa giderdim sağlık engeli kimi zamanlar gezileri önlüyor.
Bursalılar da Ahmet Hamdi Tanpınar’ı unutmuyor, adına ödül düzenlediler.
Cumartesi günü açılan fuar için açılış bilgilerini aldım. İlginin yoğunluğu beni sevindirdi.
Açılıştan sonra Bursa’nın çeşitli mekânlarını gezdim, müzelerinden yemek kültürüne kadar birçok özelliğini tanıdım.
BU YIL YENİ YERİNDE
Bu yıl yeni yerinde açılmış, merak ediyorum.
Bir otelin alt katında açılan TÜYAP Kitap Fuarı’nın tarihini yaşadım. Hiç kuşkusuz açılışları, oradaki toplantıları andıkça aramızdan ayrılanların hüznü yazıya sızıyor.
Bursa akşamlarında dost yemekleri unutulmaz anıları süslüyor.
TÜYAP Fuarcılık Grubu tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile hazırlanan Bursa 22. Kitap Fuarı, 20 Nisan tarihine kadar Merinos AKKM Fuar Alanı’nda devam edecek. Bursa ve çevre illerdeki kitapseverlerin ilgilendiği Bursa 22. Kitap Fuarı düzenlendiği ilk günden bugüne kadar yüzlerce yayınevi ve yazarı, Bursa ve çevre kentlerden gelen 4 milyondan fazla okurla buluşturdu.
Bölgenin kültürel yaşamına önemli katkılar sağlayan Bursa Kitap Fuarı, bu yıl 300’e yakın yayınevi, marka ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenecek ve panel, söyleşi, şiir dinletisi ile çocuk etkinliklerinden oluşan 95 kültür etkinliğine ev sahipliği yapacak.
Bu sene edebiyat ve yayıncılık dünyasını Bursa’da 22. kez bir araya getirecek olan fuarda;
Ahmet Ümit,
Alişan Kapaklıkaya,
Anooshirvan Miandji,
Atilla Dorsay,
Aytül Akal