Hiç kuşkusuz bu türlerin başında felsefe geliyor. İnsanlık tarihini, varoluş problemini, yüzyıllara dağılan varoluş serüvenimizi ancak felsefeden öğrenebiliriz.
Felsefe bizim birçok sorumuza cevap verir.
Betül Çotuksöken’in kitabı bugünün okuruna felsefeyi öğretiyor:
Yeni Başlayanlar İçin Felsefeye Kısa Bir Giriş - Betül Çotuksöken
İthaf
“(...) Eskiden insanoğlu bu dünyada
Dertlerden, kaygılardan uzak yaşardı,
Bilmezdi ölüm getiren hastalıkları.
Geçen yıl kaybettiğimiz sahaf Lütfü Seymen için arkadaşları özel bir sayı hazırladı.
Müteferrika Kitabiyat Dergisi, Kış 2025/2
İ. Lütfü Seymen Özel Sayısı
İçindekiler
1.Lütfü Seymen’e Adanan Anı Yazıları
Sahaf Emin Nedret İŞLİ, Eylül Ezgi SEYMEN, Dr. Mustafa DUMAN, Bülent AĞAOĞLU, Salih AKYÜZOL, Mehmet Ö. ALKAN, Şiir ALKAN, Enis BATUR, Ali BİRİNCİ, Raşit ÇAVAŞ, Behçet ÇELİK, Yahya ERDEM, Burçak EVREN, İlker GÖKTEPE, İsmail KARA, Önder KAYA, M. Sabri KOZ, Ümit NAR, Cüneyd OKAY, Dr. Kadri Mustafa ORAĞLI, Selahattin ÖZTÜRK, Kansu ŞARMAN, Murat UNCU, Erol ÜYEPAZARCI.
2. Lütfü Seymen’e Adanan Kitabiyat Yazıları
Türkiye gibi Batı ile Doğu’nun kültürlerinin buluştuğu bir toplum için daha da önemlidir. Gökhan Akçura’nın Geçmiş Zaman Sesleri Müzik Yazıları (Oğlak Yayınları) bu konuda karar vermemizi sağlayacak bir çalışma.
Dönem dönem modalar, elbet Türkiye’deki zevkleri de yönlendirmiştir. Festivallerin olmadığı dönemde kısıtlı buluşmaların öneminin altını çizmek gerekir. Tenha yazlar, müziğin bahçelerde dinlenmesini sağlardı. Bu da sadece Türk müziği için geçerliydi.
Konu başlıklarını okurken ben de çoğuna ses tanıklığı yaptığımı fark ediyorum.
Yerler de kısıtlıydı; Saray Sineması, Şan Sineması, Taksim Belediye Gazinosu Batı ve Türk müziğinin dinlenme mekânlarıydı.
Zamanın ünlü adlarını okuduğunuzda müziğin bizdeki tarihinin kahramanlarını da öğrenmiş olacaksınız.
İçindekiler
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e: İstanbul’da Sokak Müzisyenleri
İstanbul’da Sahnelenen İlk Operetlerin Ardındaki Unutulmuş İsim: Cemal Sahir
KÜTÜPHANENİN ADI VE AMACI:
İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi bünyesinde yer alan müzik kütüphanesi, MİAM Dr. Erol Üçer Müzik Kütüphanesi olarak Mayıs 2000’de kurulmuştur. Amaç, müzik alanında lisansüstü eğitim ve araştırmalar yapan öğrenci, öğretim elemanı ve araştırmacıların bilimsel ihtiyaçlarını karşılamaktır.
KOLEKSİYON İÇERİĞİ:
- 10.000’den fazla kitap
- 7.000’den fazla müzik notası
- Yaklaşık 18.000 işitsel ve görsel materyal (CD, DVD vb.)
- Zenginleşmiş kişisel ve kurumsal bağış koleksiyonları (örneğin Borusan Müzik Kütüphanesi arşivi)
- Basılı ve elektronik müzik dergileri (yaklaşık 100 adet)
Türkçenin, yalnızlığın, gönlün yazarıydı.
İnci Enginün, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı kitabında, Necati Tosuner için “sakatlığını hemen hemen bütün eserlerine yansıtmış bir yazardır” diyor.
Kuşkusuz bu doğru bir saptamadır. Yalnızca, daha adından haberci Kambur kitabında ya da çocuklar için yazdığı kitaplardan biri olan ve kambur bir dayıyı anlattığı Dayım Balon Olmuş’ta açıktan işlememiştir bunları Tosuner, o her türden ‘ruh sakatlıklarını’, yalnızlıkları da katarak tüm edebiyatına rota bellemiştir.
Kambur’un arka kapak yazısındaki bir cümle Tosuner’in gerek yazarlığını gerek kişisel acısını dile getiren anahtar bir sözdür: “Dört yaşından beri sakatlığını yaşıyor.”
İşte Tosuner’in dünyası bu tema çevresinde, bunu eksen alarak gelişir.
Necati Tosuner
Gerçekten de sağlıklı insanlar arasında yaşama savaşı veren bir insanın iç dünyası ve toplumdaki gerçeklerle kesişmesi Tosuner’in öykülerini oluşturur. Büyük acılarla, kırgınlıklarla, küçük sevinçler iç içedir. Tosuner’in kimi öykülerinde birdenbire yağan yağmuru ve ardından çıkan güneşi fark edersiniz. Böylece doğanın esirgediklerinin acısını çeken birinin hayatında sevinç hemen parıldayıp bulutlara karışan bir güneş gibidir...
Necati Tosuner
Kitabın içeriği:
Şiir çağının yankısıdır
Çoğunluğun sesidir şiir
Gecekondu 1964
Yasak 1966
Direnç 1977
Sesimi arıyorum 1982
2025: Hem Okudum, Hem de Yazdım - Selçuk Altun
Yayınevleri için 2025 öncekilerden daha sorunlu bir yıldı, satış cirosunda yüzde 15-20 dolayında bir azalma olduğunu öğrendik. Geçen yıl başında aldığım bir kararla güya yeni çıkan kitaplardan daha çok, yeniden okumam gereken yazarların (Thomas Bernhard, Gilbert Adair, Gabriel Josipovici...) veya ıskaladığım yapıtlara öncelik verecektim.
Özellikle İngilizcede öyle kışkırtıcı kitaplar çıktı ki kendi kendime mahcup oldum.
Yıl içinde gözde yazarım, hatta bir ilham kaynağım
Belli türde kitap yayımlamanın zorluğunu, titiz seçiciliğini belirtmeye gerek yok. İlk kitaplarından bugüne kadar yayın çizgisinin her aşamasını, her kitabını izledim. Nice yıllar, iyi kitaplar yayımlamaları dileğiyle...
Yeni kitapları:
Enstrüman Olmak
Müzikten Hayatın Her Alanına Ustalık Dersleri-Kelly Werner
Çeviren: Argun Çakır
İÇİNDEKİLER
Girizgâh-Bir Hikâye
1 - Boşluk