GeriMuhammet KÖSLE Demek ki yazık değilmiş!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Demek ki yazık değilmiş!

BİR buçuk ay önceydi. (08 Ağustos 2020) Bizleri üzen konuyu köşemde ‘Yazık değil mi o ağaçlara’ başlığımla yayımlamıştık. O konunun hikâyesini tekrar paylaşıyorum:

Demek ki yazık değilmiş

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerinden matbaacı Metin Gülşen şikayetini şöyle dile getirmişti: “Geçtiğimiz aylarda Osmangazi ilçesi hudutlarında Zübeyde Hanım Caddesi üzerinde bulunan kaldırımları yenilediler. Sanki gerekliydi de... Orasını bizim bilme hakkımız yok elbette! Ancak çocukluğumdan beri var olan canım ağaçların köklerinden ne istediniz. Umarım yanılırım ama o ağaçlar ölürse yazık etmiş olacaksınız.”

Demek ki yazık değilmiş

VE KESİLDİ!

Demek ki yazık değilmiş

Evet, böyle yazmıştık bizleri üzüntüye boğan endişemizi... Ben de geçtiğimiz hafta, yayımlamış olduğumuz şikâyet ve ricaların seyirlerini kontrole çıkmıştım. Aman Allah’ım! Ne göreyim. Öncesinde, disiplinsiz çalışma sonucu kökleri kopartılan ve uçları da meydana çıkartılmış olan canım ağaçların şimdi de kesilmiş olduğunu görmeyeyim mi? Gerçekten şok oldum! O ağaçlar ölmedi Metin Gülşen ölmedi; öldürüldü. Keşke bu yazıyı yayımlamasaydık. Kendimi suçlu gibi hissediyorum. Sözün bittiği yerdeyiz! Çok üzgünüm çok.

BİZ BU İŞİ YAPARKEN ONLAR NE YAPIYOR

Demek ki yazık değilmiş

OKURLARIMIZDAN olan Tamer Sergin, özetimle şöyle diyor: “Yıldırım ilçesi Duaçınarı Metro İstasyonu girişine denk düşen kaldırımdaki (İnegöl’e gidiş istikameti) çukuru yıllar oldu en nihayetinde sağdan soldan toplamış olduğumuz taşlarla doldurabildik! Biz bu işi yaparken ya ilgililer ne iş yaparlar?”

HİÇ EĞİTİM ALMADAN UÇUYORSUN!

Demek ki yazık değilmiş

HÜRRİYET Bursa okuru Taekwondo Antrenörü Tarık Kaya şikayetini şöyle dile getiriyor: “İşaret ettiğim araç uçuran çukurun adresi Nilüfer ilçesi Alaaddinbey Caddesi üzerindedir. Bu uçuş öyle bir uçuş ki, öyle bizlerin verdiği ve yıllar süren eğitim sonrası uçma kabiliyetini kazanmak gibi de zor değil! Aracınla buradan geçiyorsun ve hiç eğitim almadan anında uçuyorsun! Bizim ders tekniklerini geride bırakan vaziyet oluşumlarına imza atan yetkilileri kıskanıyorum!”

EDEP YA HU!

Demek ki yazık değilmiş

ADININ açıklanmasını istemeyen bir okurumuz: “Tarihi 1. Murat Hüdavendigar Cami’si önünde bulunan bankların önlerine atılan çöpleri ve içecek şişelerini gördüm. Biz böyle değildik. Bu üzücü durama ancak Yunus Emre’nin “Edep ya hu” sözüyle yanıt vermek isterim.” Gerçekten çok üzücü bir durum bu. Çevreyi kirleten yaratıklara cezai işlem uygulanmadığı müddetçe konuşuruz, sadece konuşuruz maalesef. Çünkü yaratıkların insani değerleri yoktur!

HÜRRİYET BURSA YAZIYOR, SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

“NE olacak halimiz’ başlıklı yayımınız sonrasında (Cumalıkızık) çevreye atılan çöpler Temizlik İşleri Müdürlüğü’nün kıymetli çalışma ekiplerince toplanarak temizlenmiştir. Bilgilerine sunarız. Yıldırım Belediyesi Koordinasyon İşleri Müdürlüğü.”
Desteğiniz için teşekkür ediyorum Yıldırım Belediyesi.

X

Bizi dikkate almıyorlar

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan iş insanı ve armatör Sedat Rengiiyiler’in e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Osmangazi ilçesi Hüdavendigar Mahallesi 1. Kanal Caddesi Eczane Çaçar’ın karşısında bulunan yaya geçidi levhasının önüne, yani araçların geçtiği caddeye(!) yaya geçidi çizgisi çizilmesi hususunda onlarca müracaatım oldu Osmangazi Belediyesi’ne. Ayrıca size de yazmıştım, siz de yine yayımlamıştınız. Hatta ‘yaya geçidi çizgisine dikkat edip, yaya geçidini kullanacak ve üzerinden geçecek yayalara da ‘tam duruş’ gösterip yol verecek saygılı insanlar çıkacak’ demiştim. Haklı isteğimin yerine getirilmediğini her gördüğümde, insan yerine koyulmamış olmanın üzüntüsüyle yaşıyorum. Bizi dikkate almayanları seçim zamanı bizde dikkate almayacağız!”

DİPSİZ KUYU GİBİ KARARDI DÜNYAM

OKURLARIMIZDAN olan kamu emeklisi Fahri Balkanlı, özetimle şöyle diyor: “Nilüfer ilçesi Müzeyyen Senar Caddesi No: 61 önündeki yeşil alanda bulunan kuyuya düşen olursa Erol Evgin’in ‘Deli Divane’ şarkısındaki “Dipsiz kuyu gibi karardı dünyam” sözlerini söyleyebilir. Tavsiye ederim!”

ANLAŞMAZLIK VARDIR!

Fahri Balkanlı, şikâyetiniz belediyeler arasında paslaşmaya sebep olacak konu! Buna yüzde yüz eminim. Diyeceğim o ki ne kuyuya düşelim ne de dünyamız karasın... Sorunu çözse çözse hem de bir gün sonraya dahi bırakmadan Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Müdürü Yükseler Göktaş ve kıymetli zanaatkâr ekibi çözer. Paslaşma olmadan golü atın gitsin lütfen...

KİMSE BURALARA ÖZENMESİN

Yazının Devamını Oku

Ankara’dan mektup var…

Kahraman okurumuz 15 Temmuz Gazisi İsmail Kantar’a bizlere olan değer ve güveni için teşekkür ediyorum. E-postasını olduğu gibi aktarıyorum:





“Kıymetli Muhammet Bey, merhaba. Nevşehirliyim, 53 yaşındayım ve 40 yıldır Ankara’da yaşıyorum. 15 Temmuz gecesi ülkemizin bekası için direnenler arasında bulundum. Verdiğim mücadele sonrasında gazi oldum. Gücümün yettiği her aksaklığın üzerine gittim. Ankara ve Nevşehir başta olmak üzere şehirlerin sorunlarına karşı da sessiz kalmadım. Bursa’da ikamet eden akrabamızı ziyaretim esnasında tanışmıştım köşenizle. Daha sonra hiç istisnasız yazılarınızı internet üzerinden takip etmeye başladım. Ayrıca ülkemiz için faydalı işler yapma mücadelesinde olan her kişiyi takip etmeye çalışıyorum. Yine takibime aldığım kadarıyla köşeniz gibi istikrarlı ve tarafsız bir kent sorunları köşesine rast gelmediğimi bilmenizi isterim. Geçen hafta da Bursa’ya gelmiştim. Cuma günüydü… Cuma namazı vaktiydi ve Çekirge Mahallesi meydanında bulunan Lami Çelebi Camii önündeydim. Cuma namazımı burada kılayım dedim. Caminin duvarında hizmet veren abdest alma yerine gidince çerçevesi ayrılmış olan besmele lafzını ve yalağın kırık mermerlerini görünce sizin bu camiyle alakalı olan yayımınız aklıma geldi. (18 Eylül 2021 tarihli yayımımız) Fotoğraflarınızdan hatırladım. O cami bu camiydi. Hatta konu başlığınızda Bursa il müftüsünün adını geçirmiştiniz. Halen bu vaziyette olması hem de Bursa’nın en gözde semti olarak bildiğim merkezin de merkezinde bulunması cidden çok ayıp. İmamı görmüyor, cemaati oralı olmuyor, müftüsü duymuyor! Kimse kızmasın ama vaziyet bunu gösteriyor. Tam da Ahmet Kaya’nın; ‘Başım Belada’ şarkısında olduğu gibi; ‘Nerden baksan tutarsızlık, nerden baksan tutarsızlık’ Vay babam vayyy! Ankara’dan kucaklar dolusu selamlar sizlere…”
Bizden de size selam olsun Gazi İsmail Kantar. Bu kez de gazi imzasıyla diyeyim bakalım… İl Müftüsü İzani Turan’ın dikkatlerine!

İNCİR DALLARINA TESLİM OLAN SOKAK


Yazının Devamını Oku

Leylek yolunun haline bakın

Adının açıklanmasını istemeyen bir ilköğretim okulu müdiresi: “Sn. Kösle. Siz özet çıkartmakla uğraşmayın lütfen. Şikâyetimi kısaca tarif etmeye çalışacağım.





Burası Karacabey ilçesi Eskikaraağaç Mahallesi Leylek Yürüyüş Yolu. Burada da ‘görme engelli vatandaşlarımıza özel yürüme yolu’ taşları var. Ancak değiniz gibi gerçekten YALAN TAŞLARI bunlar! Fotoğraflarıma bakınız. Otlardan ve dallardan taşlar görünmüyor bile. Amaç döşenmekmiş; iyi döşenmiş! Birçok noktada taşıt giremez tabelaları var. Hatta görselli... Yetmemiş bu girişi önlemek için park girişine bariyerler dahi yapılmış. Ama bariyerler kopartılmış. Park içindeki bisiklet yollarına park eden araçları saydım. Tam 41 araç vardı. 41 kere maşallah! Oluşturulan disiplinsizliği Karacabey Belediyesi’ne (02246768640) iki kez bildirdim. Daha sonra da takip ettim. Neden gelsinler ki? Makamlarda oturup keyif çatmak varken! Ama Başkan Ali Özkan: “Türkiye’nin tek Avrupa Leylek köyü olan Eskikaraağaç da adından sıkça söz ettiriyor. Karacabey Belediyesi olarak mahallemize özellikle turizm alanında ciddi yatırımlar yaptık. Eskikaraağaç turizm pastasından hak ettiği payı alacak” demedi mi? Dedi. Saygılarımı sunarım” diyor. Yine de özet çıkarttım müdire hanım... Ayrıca 33 farklı kare fotoğrafınız için teşekkür ediyorum. Başkan Ali Özkan; şikâyet böyle… Bununla alakalı olarak açıklamanız olursa onu da yayımlarız…

HADİ İYİSİN BURULAŞ…


Yazının Devamını Oku

Neredesin Bursagaz!

Kestel ilçesi Dudaklı Mahallesi sakinlerinden okurlarımız; Şükrü Ağır ve Yusuf Egan, özetimle: “BURSAGAZ’dan ‘tıs’ yok” diyor ve dertlerini şöyle aktarıyor;

 

 
“Muhammet Bey. Mahallemizin sevilen ve çok değerli yardımsever insanı gönül dostu büyüğümüz olan Kamil Gümüş’ün bizlere de umut olan ricasını 31 Ağustos 2021 tarihli köşenizde (BİZİM HAKKIMIZ DEĞİL Mİ?) yayımlamıştınız. Kamil Abimiz, ‘civarımızda doğalgaz hizmeti almayan kimse kalmadığı halde bize neden doğalgaz hizmeti verilmiyor!’ diye isyan etmişti ve ses olmuştu Dudaklı’ya… O gündür bu gündür Allah var ya, BURSAGAZ’ı bekledik durduk. Öncesinde muhtarımız da dahil olmak üzere onlarca kez BOTAŞ’a ‘bu haktan neden yararlanamıyoruz?’ diye müracaatlarımız olmuştu. Ancak BURSAGAZ’ın bizleri muhatap almadığı gibi sizleri de muhatap almadığını gördük. Şaşırdık mı? No! Binalarımız resmi tapulu olmasına karşın, yani imarımız varken hizmet yok. Ya da acaba BURSAGAZ, adres şehir merkezinde bile olsa talep gelen yerlerde az bina varsa yani abone sayısı çok değilse hizmet vermiyor olabilir mi? Biz de ısınmak için tarlalarımızdaki verimli şeftali ağaçlarımızı kestik bu yıl da... Neredesin BURSAGAZ? Köşenizi her gün keyifle takip ediyoruz. Size de yollanan herhangi bir açıklamanın olmadığını üzülerek takip ediyoruz. BURSAGAZ’dan ‘tıs’ yok ama vaat pek çok!” diyorlar.
BURSAGAZ Genel Müdürü Bora Çermikli’nin dikkatlerine…

 

HANİ SÖZ VERMİŞTİNİZ?


Yazının Devamını Oku

Basit bir bilgisayar programı ama...

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Fatih Talı, (İpragaz AŞ. SHV Energy Bilgi Güvenliği Sorumlusu) özetimle diyor ki:

“Muhammet Bey, Köşenizde BURULAŞ’ın metro sefer saatlerindeki trajikomik durumlarını anlatan haberleri okurken ‘böylesine basit bir işin karışıklığını nasıl başarıyor bunlar?’ diyordum ki 12 Ekim 2021’de saat 07.32’de Nilüfer Metro İstasyonu’nda Uludağ Üniversitesi istikametine gidecek olan metroyu beklerken istasyona gelen aracın göğüs yazısında ‘Kestel’ yazdığını görünce dondum kaldım. Durakları, istikameti ve yönümü çok iyi bilmeseydim kesin afallardım."

"Yani bu metroya binmezdim. İstasyonda bekleyenlerden yardım almayı denerdim. Belirtiğim gibi durak bilgilerine kesinlikle hâkim olduğum için endişe etmeden metroya bindim. Metro içindeki durak bildirimi yapan led kayan tabelada da tamamen alakasız olan ‘Durmazlar’ yazınca bir kez daha dondum kaldım! Basit bir bilgisayar programını böylesine imkânsız kılmak gerçekten çok büyük başarı! BURULAŞ’ı candan tebrik ediyorum!”
Evet Sayın Fatih Talı, basit bir program olabilir; ama onu kullanmak bile önünde sonunda biraz bilgi gerektirir gibime geliyor.

3 AY GEÇMESİNE RAĞMEN NE GELEN VAR NE GİDEN

 

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Emekli Albay Mehmet Ünlü’nün soruları var. Özetimle şöyle diyor:

Yazının Devamını Oku

Haftası dolmadan kazıldı

 03 Kasım 2020 tarihli yazımı aktarıyorum. Yayımımızda: ‘Askerlik yıllarımda (İzmir/Menemen) Özcan Şahin adlı bölük astsubayıma tarifsiz bir hayranlığım oluşmuştu. Onu kendime rol model aldım. Sert, disiplinli, azimli, ilgili, milliyetçi, devletçi, gözü kara ve mükemmel bilgili biriydi.


Öyle ki general düzeyinde yapılan her denetimde Özcan Şahin, alay komutanın dahi önünde karşılama komitesinde bulunurdu. Çünkü askerlikle ilgili ne sorulursa sorulsun cevabını ilgili kitaplarda tanımlanan maddesinden fıkrasına, fıkrasından bendinden, noktasına varıncaya kadar anlatırdı. Sorulacak sorunun cevapsız kalması imkansız gibi bir şeydi.

GEÇEN HAFTA AÇILDI

İşin en güzel tarafıysa kurallara ilk önce kendisi harfiyen uyardı. Vaziyet böyle olunca da özellikle astları farklısını yapamazdı. Ancak rütbesinin küçük olması birçok aksaklığa müdahale etmesine engel oluyordu! Yolunda gitmeyen işler onu kahrediyordu. Her yolunda gitmeyen işe müdahale edemediğinde “arayan yok soranı seveyim” diye bağırarak inletirdi ortalığı. Bu söz de bana miras kaldı. Aradan geçen 30 yıla rağmen Özcan Şahin’i hiç unutmadım. Sözünü de tabii… Şimdi; yapımı geçen hafta biten ve Büyükşehir Belediyesi hudutlarındaki Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü’yle Nilüfer Çayı arasındaki yeni yola kazandırılan harika bisiklet yolunun haftası gelmeden kazıldığını görünce!

ÇOK YAZIK

Baktım çevrem boş, bağırsam birilerinin de deli deme ihtimali yok! Ben de bağırdım avazım çıktığı kadar.’ Evet, 1 yılın dolmasına 18 gün kaldı ve bizim bisiklet yolunu gören bir yetkili dahi çıkmadı. Hani ‘sözün bittiği yer’ deriz ya… İşte bu da tam böyle bir şey, cidden çok büyük yazık... Ancak şöyle de bir mevzu var ortada. O bisiklet yoluna bir fidan dikilmiş olduğunu gördüm. Üstelik fidan da tutmuş! Fidanı görünce ön yargılı davrandığım için kendime çok kızdım! Sebebine gelince… Buradaki amacın; büyüyecek olan fidanın ağaç olduktan sonra dallarıyla yapraklarının bisikletçi kardeşlerime soluklanma yeri olup, gölge hizmeti sunacağını nasıl akıl edemedim ki? Yok yok, benden adam olmaz. Deli gibi bağırdığımla kalmışım. Ah, Özcan ast subayım ah! İlgili yetkililerden özür diliyorum!

KENT ESTETİĞİ BİZLERİ KIRMAZ…


Yazının Devamını Oku

Bir kolu da Avdancık’daymış!

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerimizden beyaz eşya teknisyeni (Arçelik) Sinan Kürekçi, özetimle şöyle diyor:

“Geçtiğimiz hafta Büyükşehir Belediyesi’nin Osmangazi ilçesine kayıtlı Avdancık Mahallesi’ne (Köy) gittik. Buradaki yeşil alanın da kent çöplüğünün bir kolu olarak tahsis edilmiş; şaşırmadık. Bilakis yanlış ilde olmadığımızı anladık!" "Ne diyeceğimizi bilemedik. Ancak şunu çok daha iyi anladık; bazı insanlar cidden çok zalim. Fakat şunu da bir türlü anlayamadık. Bu zalimleri disiplin altına almakla vazifeli olan yetkililer ne iş yaparlar?”

 

GERÇEK BAŞARI BÖYLE BİR ŞEY OLSA GEREK!

İsminin belirtilmesini istemeyen hemşire okurumuz: “Yine mesaim sonrasında evime gidebilmek için vazife yaptığım Dörtçelik Çocuk Hastanesi önündeki Dörtçelik Metro İstasyonu’na doğru yola koyuldum. Tarih 07 Ekim 2021, saat 21.13’ü gösteriyordu, istasyondaydım. Işıklı led tabeladaki yayına göre metronun istasyona girmesine 4 dakika vardı. Lakin fotoğrafımda da gördüğünüz gibi metro istasyona erken girmişti! Buradaki karıştırıcılık bu istasyona özel bir uygulama mı? Keza benzeri şikâyetimi son olarak 07 Ekim 2021 tarihli köşenizde “Böyle karıştırmayı nasıl başardınız” başlıklı haberinizde yayımlamıştınız. Gerçekten de gerçek başarı böyle bir şey olsa gerek!” diyor.

 

O BAŞKANLIĞI KURMA VAKTİ GELDİ!

Yazının Devamını Oku

Nasreddin Hoca fıkrası gerçek oldu

ÖĞRENCİ okurlarımızdan; Recep Özkan (Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi) ve arkadaşı Kerem İnam’ı (Tophane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi) dikkatleri için çok tebrik ediyorum. E-postalarında özetimle şöyle diyorlar:

“Muhammet Ağabey. Sizinle haftalardır dikkatimizi çeken bir konuyu paylaşmak isteriz. Burası Timsah Arena Stadyumu önünden geçmekte olan Hayran Caddesi’dir. Cadde üzerinde hizmet veren belediye otobüs durağı ters olarak monte edilmiştir. Yani durağın ön yüzüne bakan cadde (Nilüfer ilçesi istikametine gidiş yönü) belediye otobüslerinin geçişlerine yasak olan caddedir. Vaziyet böyle olunca yolcuların otobüsleri görebilmesi için durak bankına ters oturmaları gerekmektedir! Biz buna bir anlam veremiyoruz! Sebebi ne olabilir sizce?”


SANIRIM İLK VE TEKTİR!

Kıymetli öğrenci kardeşlerim. Durumu şöyle izah etmeye çalışayım. Sizin e-postanızı aldıktan hemen sonra şikâyet konusu olan durağı görmek için derhal yola koyuldum. Anlattığınız gibi; otobüsler mecburen durağın arka yönündeki yoldan geçiyor. Üstelik burada çok da güzel cep var. Yanlış olan bir şey yok ve sebebini açıklıyorum. Malum, bizim çok kıymetli hocamız var. Adı da Nasreddin Hoca. İşte mevzu bundan ibarettir. Nasreddin Hoca’mızı anmak, anarken de görselini yaşatmak anlamında yapılan bir projedir bu! Türkiye’de ilk ve tek olduğumuzu düşündüğüm saygı ve anımsatma sunumu için BURULAŞ’ı tebrik ediyorum. Darısı diğer illerimizin başına!

SÖKMEYİN, SAĞINA SOLUNA DA KOYUN!

Yazının Devamını Oku

Gerçekten can yanmalı mı?

Beş gün önceki köşemde (02 Ekim 2021) bir kamu çalışanın yerden göğe kadar haklı olduğu şikâyetini ‘Birinin canı yanmadan olmayacak’ başlıklı yazımda yayımlamıştık.




Yüz de yüz gereksiz olmasının yanı sıra iş güvenliği kuralına göre de yüzde yüz uygun olmayan ve israftan öte gitmeyen uygulamaya dikkat çekmeye çalışmıştık.Okurumuzun şikâyetine destek ve şahit olabilme adına yayımımızda; ‘Bu fotoğraf Acemler’de çekilmiş. Ancak ben de gelip geçerken bunun gibi pek çok tehlikeyi görüyorum. Yakında hepsini tek bir konuda dikkatinize sunacağım.’ demiştim.

200 METRELİK MESAFEDE



Yazının Devamını Oku

Batıda çöplükbey doğuda çöplüdere!

Yıldırım ilçesinde bulunan ve bundan yirmi, yirmi beş yıl öncesine kadar içinden akan gürül gürül suyuyla çevresine huzur katıp balıklara, kurbağalara, kaplumbağalara, yosunlara ve daha nice yaşamlara can olan Balıklıdere’den yine şikâyet aldım.




Okurlarımızın hiç de uzak olmadığı bir konuydu bu. Çünkü otomatiğe bağlanan şikâyetlerden birisiydi! Şikâyeti yerinde görmek için metroya bindim ve Balıklıdere’ye en yakın adres olan Otosansit İstasyonu’nda indim. Ardından 6 dakikalık yürüme sürem sonrasında Balıklıdere’ye vardım.
Oldukça dik olan derenin kenarından giriş yaptım. İki kez yuvarlanma tehlikesi geçirip bir kez de popo üstü düşüp kaysam da yüzlerce kare poz almayı başardım.



Yazının Devamını Oku

Şu köşe hurda köşesi şu köşe çöp köşesi

Adeta çöp furyasına teslim olan kentimizden bir kesit daha! Bu kez önünden yine binlerce yayanın geçtiği farklı bir adresteyiz.

Burası; Osmangazi ilçesinde bulunan Gökdere Metro istasyonunun tam da girişi. Terk edilmiş bir arsa. Böylesini arasanız bulamazsınız valla! Bir köşesini hurda araç opsiyonlamış. Diğer köşesini de çöpler sahiplenmiş!

Tam tekerlemelik! Öyle ise şöyle tekerleyelim; şu köşe hurda köşesi şu köşe çöp köşesi ortası bin bir çeşit içecek şişesi. Bakalım ne olacak neticesi!

BUNLARA NEDEN GÖZ YUMULUYOR?

Okurlarımızdan Bayhan Eşkek: “BURULAŞ’ın denetiminde ve kontrolünde olan belediye otobüs duraklarına yapıştırılan yasaklı ilanlara yönelik olarak yapmış olduğunuz onlarca haberi üzülerek takip ettim. Her biri birinden beter! İlgili yetkililerin bu çirkinliklere neden göz yumduklarını anlamış değilim” diyor.

Hem gömmemiş hem…

Yazının Devamını Oku

Yıldırım’ı filler basmış!

Adının açıklanmasını istemeyen bir okurumuz özetimle:

 


 “Yıldırım ilçesi Bursa Yıldırım Şirinevler İmam Hatip Ortaokulu karşısında bulunan Yıldırım Belediyesi baskılı oturma bankları hem masasıyla hem de oturma kısmıyla sefilleri oynuyor. Belediyemiz buraları kontrol altına alsın. Teşekkür ediyorum” diyor.
Bildirimiziniz için ben de teşekkür ediyorum kıymetli okurumuz. Ancak anladığım kadarıyla bu sefilliğe sebep olan sefilleri kontrol altına almak gerekli öncelikle. Çünkü o malzemelerin üzerine fil çıksa ancak bu zararı verebilirdi! Yoksa sizin orada fil sürüsü mü var?

 

TABELALARDAN KİM SORUMLU


Yazının Devamını Oku

Beş kez de kontrol ettim

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi ş insanı Ömer Gönülkırmaz, bakınız ne diyor:

“Muhammet Bey. Osmangazi ilçesinin Yunuseli Mahallesi’nde acıların çocuğunu oynayan akılların ve sırların eremeyeceği çöplükbey Mahallesi’ndeki (Kutlukbey) sorun ultra nano duble gaz olarak devam ediyor! En son olarak da şikâyetimi BÖYLE İŞ DÜNYANIN NERESİNDE VAR (21 Eylül 2021) başlığınızla yayımlamıştınız ya… İşte o gün kıymetli (!) Osmangazi Belediyesi mevcut çöpleri yine toplamıştı. Bir gün geçmişti ki aradan, oraya kamyonlar dolusu çöp yine boşaltıldı. Yemin ederim bunun bir benzerini bilinen ve bilenmeyen gezegenlerde bulma imkanınız olamaz. Geçtiğimiz aylarda şehir tabelalarında “Tüm zamanların güzel şehri Bursa” duyuruları asılmıştı ya… Güzeli buysa vay halimize vay! Durumu Vali Yakup Canbolat’a, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a da şikayet ediyorum. Osmangazi Belediyesi bizleri ya duymuyor, ya da...”
Ömer Gönülkırmaz, o çirkinliğin yaşandığı yeri bizzat kontrol ettim. Hem de beş kez. Yazdıklarınıza kesinlikle katılıyorum. Tüm zamanların en utanç verici durumlarından birine göz yumulan Bursa’dan selamlar!


Bu hizmet laf olsun diye mi var?

Hürriyet Bursa okuru Ecrin Türksoy, bakınız ne diyor: “Tarih 23 Eylül 2021 saat 22.36 metrodan indim. ‘Acemler İstasyonu 1’ yazan durağa geldim. Gideceğim semte ulaşmamı sağlayacak olan otobüsün hareket saatini öğrenmek için durakta olan tabelaya baktım. Tabelada çeşitli reklamlar vardı! Ben de telefonuma indirmiş olduğum BursaKart Mobil uygulamasını kullanarak otobüsümün hareket saatini öğrenmek için açtım. Güzergahıma gidecek olan B 39 numaralı otobüsün 3 dakika sonra geleceğini öğrendim. Gel gelelim 13 dakika bekledim ama ne 39 geldi, ne de 49! (Şikayetime şahit olarak telefonumdan ekran görüntüsü aldım) Vakit epey geç olmuştu. Kadın halimle korktum. Sonra orada bulunan taksiye binerek evime gitmek zorunda kaldım. Daha önce de bu durumdan mağdur olmuştum. BURULAŞ bu hizmeti laf olsun diye mi kurmuş acaba?

ŞEHRİN IŞIKLARI YANMIYOR

Yazının Devamını Oku

Altı forma üstü sorma!

OKURLARIMIZDAN Semra Boyacı, Yunuseli Kanalı yürüyüş yolunda küçükbaş ve büyükbaş hayvanların gezdirildiğini belirterek şöyle diyor:

“Geçtiğimiz yıllarda ıslah çalışmaları sonrasında bizlere hizmet olarak kazandırılan Yunuseli Kanalı ve (Osmangazi Belediyesi) çevresindeki yürüyüş yolu için geçmiş dönem Büyükşehir belediye başkanlığı yapmış olan Recep Altepe’ye teşekkür ediyorum. Açılış konuşmasında “Bölgenin çehresi değişerek çevresine prestij kazandıracak...” açıklaması yapılmıştı. Gerçekten de öyle olmuştu. Ta ki iki yıl önce her şey değişti birden.”

UYARDIM AMA...

“Yürüme, koşu ve bisiklet yolunda kuzu / inek sürüsü gezdiriliyor. Şaka değil. Burası şehrin merkezi diyebiliriz. Keza kasabalar da dahi merkezde hayvan sürüsü gezdirmek ve beslemek yasakken... Civardaki apartmanlarda daire fiyatları bir milyon liradan başlıyor ve manzaraya bakınız! Altı forma üstü sorma! Etraf bir gün koyun pisliği, bir gün büyükbaş hayvan pisliğine bulanıyor. Sürü sahibini uyardım. Kadın olmasaydım kesin döverdi beni! Hangi devirdeyiz?”

SİZ YİNE DE BİLDİRİN

“Konuyu belediyemize bildirdim mi? diye sorarsanız; bildirmedim. Çünkü muhatap bulamayacağımı biliyorum. Keles ilçesinin Büyükdeliler Köyü’nde yaşayan bir arkadaşım var. Boş vakitlerinde ziyaretine giderek stres atıyoruz. İnanın orada bile böyle rezalete rast gelmedim. Ki orası köy... Geçimleri de umumiyetle hayvancılık üzerine olduğu halde bile böyle bir şeye rast gelmedim. İlgisiz belediyelerimizi kınıyorum” diyor özetimle Semra Boyacı...

Yazının Devamını Oku

Bir faremiz eksikti!

OKURLARIMIZDAN olan Esra A.’ya ‘geçmiş olsun’ diyor ve e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Osmangazi ilçesi Yunuseli Mahallesi, Yunuseli Kanalı yanında sabah yürüyüşümü yapıyordum. Fotoğrafımda odaklandığım kuyudan fırlayarak önüme çıkan fareyi görünce çok korktum ve çığlık attım. Korkum geçtikten sonra cesaretimi toplayarak kuyunun içine baktım. Kuyunun içinde elektrik kabloları vardı. Sorunun muhatabının UEDAŞ olacağını düşünüyorum. Ayıca burada yürüyüş yapan vatandaşımızın özellikle de çocukların bu kuyuya düşme ihtimalleri çok yüksek. Gerekli tedbirin derhal alınması konusunda talebim var. Bakalım talebim itibar görecek mi?”
Bir faremiz eksikti o da gelmiş! Bremen Mızıkacıları gibiyiz mübarek!

İLAN ALMAYAN DİREK YOK!

HÜRRİYET Bursa gazetesi abonesi Serkan Özgiray, (ODTÜ 99 Yüksek Makine ve Yüksek Endüstri Mühendisi) özetimle diyor ki: “16 Eylül 2021 tarihli yayımınızda: “Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanı Sadık Kibar’ın dikkatlerine... Okurumuz yerden göğe kadar haklı. Bursa dilencilere teslim olmuş durumda!” demiştiniz. Dilenci meselesi cidden zıvanadan çıktı. Açıkçası ailecek korkmaya başladık. Adres bildiren nokta atışınız sonrasında da yetkililerden ‘klasik bir açıklama’ alacağınızı tahmin ediyorum. Hayırlısı olsun diyorum! Dilenci meselenin çözümü zor mu? Orasını bilemem!”

BİR BABA NASİHATİ

“Ancak bir mesele var ki hem elle tutulur hem de gözle görülür cinsinden. Çözümü de istenilirse çok basit. Bakınız lütfen. İlgili fotoğraflarımı Nilüfer ilçesinde elli metrelik mesafe içinde çektim. İlan almayan direk ve otobüs durağı yok desem yeridir. Benzeri çirkinliklerin Bursa’mıza hâkim olması çok düşündürücü! 79 farklı ülke ziyaretinde bulunmuş biri olarak diyeceğim şudur. Çözümü çok basit olan bir meseleye dahi yetkin olmayan zabıta yönetimi varsa karşımızda... Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen halen ülkemizin saygın profesörleri arasında bulunan ve seminerler vermeye devam eden babamın nasihatidir bana: “Haklı ve doğruysan karşındakinden asla korkma ve susma.” der. Başkan Sadık Kibar’a da ben de böyle diyeyim o vakit! Saygılarımla.”

Yazının Devamını Oku

Olacaktı ve oldu gerisi önemli değil!

BURSA’mıza hizmet olarak sunulan hatta bazılarının açılışında törenler dahi yapılan onlarca, belki de yüzlerce süs havuzları var.

Üstelik çoğunun maliyeti lüks bir daire fiyatından bile fazla! Bu havuzların yapılış amacı neydi? Su, kurulan ışıklı fıskiye düzeneğinden çeşitli şekiller alarak havuza düşsün. Düşerken de görsel şovuyla bizleri rahatlatsın, rahatlatırken de mutlu etmesiydi. Konuyu yanlış yorumladıysam kusura bakmayın lütfen!

YILLARDIR ATIL!

Ama hâsıl olan hizmetin amacında samimiyet yok ki! Olmayınca da böyle oluyor işte. Aksi olsaydı bu kadar para heba ettirilir miydi? Beraberinde oluşan çirkinliklere göz yumulur muydu? Buna en acı örneklerden birisi de Büyükşehir Belediyesi Osmangazi ilçesi D 575 Sanayi Caddesi (Mudanya Yolu) Özdilek AVM karşısında bulunan devasa süs havuzunu verebilirim. Yıllardır atıl vaziyette ve çift yönlü olarak kullanılan 6 şeritli caddenin tam da ortasında içler acısı haliyle duruyor.

MEVZU HAVUZ MUYDU?

Sağından ve solundan her gün yüzlerce üst düzey yetkili geçiyor. Geçiyor da ne oluyor? Birisi de görmüyor! Amaç hâsıl olmuştu çünkü. Planlar öncesi üzerine yapılmıştı. Sonrası yetkilileri ilgilendirmezdi! Havuzlar olacaktı ve oldu çünkü mevzu buydu!

BÖYLE BİR İŞ DÜNYANIN NERESİNDE VAR!

Yazının Devamını Oku

İçerisi balık istifi

ÜÇ gün önceydi. Sabah saat 07.30’da Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren BURULAŞ’ın kontrolündeki BursaRay’ın, (Metro) yolcusu en az (Vatmanın da içinde bulunduğu ilk vagon) olan vagonuna giriş yaptım.

 

İyi ki de yolcusu en az olan vagona girmişim! Kişilerin birbirleriyle temas etmeden seyahat etmeleri mümkün değildi. Bu temastan ben de hem nasibimi aldım, hem verdim! Vay orta vagonların haline...

SOSYAL MESAFE YOK

Hani nerede sosyal mesafe? Var, var; sosyal mesafe var! O da istasyonda sık sık tekrar ettirilen anonslarda “Lütfen sosyal mesafeyi koruyalım” uyarısıyla sosyal mesafe kuralı var! Bir de belli saatlerde yoğun olarak kullanılan istasyonlara girişlerimizi sağlayan basamakların başlangıç noktasında vazifelendirilmiş olan özel güvenlik görevlileri var. Onlar da sosyal mesafeyi koruyalım hasta olmayalım diye basamakları tek yönlü olarak kullanmamızı zorunlu kılıyor. Yani basamakların birisinden sadece çıkışların, diğerinden de inişlerin yapılması kuralı uygulatılıyor!

BİZLERE DE BÖYLE!

Bu mudur sosyal mesafe kuralına uyum planınız? Helal olsun öyle ise sizlere. Yeterli genişlikte olan belediye binalarımıza giriş esnasında her vatandaşımızın tek tek ateşini ölçerek kendi sağlığınızı kontrol altına alırken; umumiyetle dar gelirli vatandaşların kullandığı tıka basa olan metrolarda tedbir olarak basamaklara tek yönlü kullanım mecburiyeti; içerisi balık istifi... Bizlere de böyle! Bir kez daha helal olsun sizlere!

AKSUNGUR VE ŞEHİR ÇÖPLÜĞÜ

Yazının Devamını Oku

Beni dikkate almayın siz!

Mühendis değilim. Dolayısıyla mühendislik konularında yorum yapmam uygun olmayacağı gibi doğru da olmaz.



Benim ki huy işte. Karışmadan edemiyorum, kusura bakmayın. Siz beni pek dikkate almayın! Ancak; D 200 - E 90 Karayolu üzeri, Kurşunlu / Pazaryeri yol ayrımı (İnegöl gidiş istikameti) yanında bulunan tünel bağlantı noktasına atılan kalıp betonunun, demir bağlantılarını da kopartarak bir yerlere gitme hazırlığı içinde bulunduğuna kanaat getiriyorum. Sanırım bunun da çok yakın zamanda gerçekleşeceğini düşünüyorum! Kıymetli Büyükşehir Belediyesi ve Karayolları 14. Bölge Müdürlüğü belirttiğim gibi; karışmadan edemiyorum. “Can çıkar huy çıkmaz” derler ya. Bu da böyle bir şey olsa gerek. Huy işte. Beni dikkate almayın siz. Bir şey olacağı yok!

 RAHAT NEFES ALABİLECEKLER Mİ?


Okurlarımızdan olan Tansel Ilgazlı: “BOSAB’ın (Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi) samimi ve düzgün şekilde denetlenmesini rica ediyorum. Çünkü alanda bulunan onlarca fabrikanın bacalarında filtre sistemi yok. ‘Var’ diyen olursa da sabahın erken saatlerinde ve de akşam mesai bitiminde buralara uğrasın. Uğrasınlar bakalım rahat nefes alabilecekler mi? (!) diyor…

 NE OLACAK BİZİM HALİMİZ


Yazının Devamını Oku

Helikopterli çiftçi…

Gemlik, Kurtul Mahallesi (Köy) yerlisi Hüseyin Eryavuz, özetimle:


“Dedelerimizden kalma arazilerimizde mesleğimiz olan çiftçiliği ayakta tutabilmek için hırs yaptım. İnadım inat, yılmayacağım. Her geçen gün zorlaştırılan mesleğimiz daha da zorlaştırılıyor. Büyük Komutan Mustafa Kemal Atatürk’ün: “Köylü şehirlinin efendisidir.” Sözünün özüne öyle bir hasret kaldık ki… İnadım inat, çok kıymetli olan arazilerimi satmayacağım. Ölünceye kadar da çiftçilik mesleğimi yaşatacağım. Sizler tarlalarımıza giremeyelim diye mevcut yollarımızı yarım metre yükseltseniz de ben yılmayacağım. Gerekirse tarlalarımıza helikopterle gireceğim. Hatta giriş yerlerimize duvar örseniz dahi üzerine köprü kurup geçeceğim. Çiftçiyi yok edin bakalım o vakit ne yiyeceksiniz?”
Gerçekten çok üzücü bir durum… Neyse ki, kâğıt üzerinde bile olsa destek tam gaz devam! Her fırsatta çiftçinin yanında olduğunu açıklayan Başkan Alinur Aktaş umarım sizi duyar. En azından helikopter ve köprü desteği bulursunuz belki!

ÖNCE ÖN, SONRA ARKA PATLADI!


Okurlarımızdan olan emekli İngilizce öğretmeni Remzi Akabay’a geçmiş olsun diyorum. Akabay: “Nilüfer ilçesi Altınşehir Mahallesi Müzeyyen Senar Caddesi No. 169 karşısına isabet eden sözüm ona güvenli ve engelsiz olarak tanıtımları yapılan bisiklet yolunda ne hikmetse bisikletimin ön lastiği patladı! Evvelsi gün de yine aynı noktada bu kez arka lastiğim patlamasın mı? Burada bir tılsım var ancak bu tılsımı bir türlü çözemedim. Sanırım, yeteri kadar hikmet sahibi olmamam bu sırrı çözmeme engel oluyor! Başkan Turgay Erdem’in bu sırrı çözeceği konusunda inancım sonsuzdur! Ayrıca dün istihareye yattım. Patlayan tekerlerimin parasını belediyemiz veriyordu!” diyor.

BEN BİLMİYORDUM BABAM SÖYLEDİ


Yazının Devamını Oku

Diriye bile yok ki ölüye olsun!

Okurlarımızdan çiftçi kardeşimiz Mustafakemalpaşalı Ali Osman Gürkan’ın e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda olan Mustafakemalpaşa ilçesindeki Lalaşahin Mezarlığı’nın ilgisizliğine çok üzülüyoruz. Üzüntümüzü aktaracağımız bir makam bulamıyoruz! Mezarlığımızda bulunan ve amacı belli olmayan odalarda ne iş yapıldığı belli değil! Belli olan odaları ise hurda toplama noktası gibi. Çeşmesi var, musluğu yok. Künyesi var; tam bir rezalet. Mezarlıklar Şube Müdürlüğü yönetiminde olan ‘mezarlık bilgi sistem’ odası var. Pekâlâ, var da ne işe yarar? Hiç! Ortada sistem yok ki bilgi olsun. Mezarlığın otu, çöpü, ilgisizliği; standardımız oldu!

DUVAR ÖRGÜSÜ YAPMIŞLAR

Ancak öylesine acı olan bir yanı var ki… O da Osmanlı döneminden kalma tarihi mezar taşlarının duvar örgüsü olarak kullanılması. İşte bu acı; değil Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’nin bir acısıdır. Oysaki her birimizin muhakkak gideceği adres, mezarlıklardır. Ölülerimize sahip çıkmamak ayıplarımızın en büyüklerinden biridir! Bu esnada, aksatılmadan yapılan bir şey var. Bunu da belirtmezsem bu kez ben ayıp etmiş olurum. ‘Ayıp olmasın’ diye belirteyim. Tek aksatılmayan şey; mezarlık girişinde asılı olan tabelanın bakımı ve boyanması!” Gerçekten çok utanç verici bir durum bu Ali Osman Gürkan… Lakin diri olan bizlere dahi değer yokken ölülerimize değer beklemek pek de akılcı değil sanırım! 

 

GEREK VAR MIYDI?

Yazının Devamını Oku