Sokakları cadılar bastı... Türk geleneği mi yoksa özenti mi

Cemal Reşit Rey’deki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı senfonisi için Nişantaşı’ndaydım hafta sonu. Ama önümü elinde Türk bayrakları ile Cumhuriyetin 99. yılını coşkuyla kutlayanlardan çok ‘cadılar’ kesti. Nişantaşı’nı cadılar, vampirler, hayaletler basmıştı. Halloween, Türkçesi ile Cadılar Bayramı bugün. Ancak hafta sonu başladı eğlenceler. 9 yaşındaki oğlum da ‘kutladı’ pazar günü arkadaşları ile. Çocuklar bayılıyorlar böyle atraksiyonlu işlere. Amaç ‘eğlenmek’, biraz da rutinden uzaklaşmak hiç şüphesiz ama insanın aklına şu da takılmıyor değil: Biz Türkler ne zamandan beri kutluyoruz Cadılar Bayramını böyle coşkuyla? Var mı tarihimizde bir yeri? Yoksa özentiden mi ibaretiz?

Haberin Devamı

BU İŞLER HEP ÖZENTİDEN

TARİHÇİ-yazar Murat Bardakçı en son söylemesi gerekeni ilk söyleyerek başlıyor söze: “Bizde ‘korku kültürü’ yoktur; âdetlerimizde de folklorumuzda da korkuyu temel alan bir unsura pek rastlamazsınız. Peki, neden kutluyoruz? Özentiden! Dışarıdan gelen her âdeti modernleşme ve çağdaşlaşma olarak görüyoruz, bunları yapınca entelektüel olduğumuzu zannediyoruz da ondan. Bu sebeple de bizimle alakalı olmayan tüm işlerin peşindeyiz. Ne gelişme, ne Batılılaşma ama...”Sokakları cadılar bastı... Türk geleneği mi yoksa özenti mi

‘ŞARK’ İŞİ

Bardakçı, bu konuda önceki bir makalesini de referans göstererek, Cadılar Bayramı’nın aslen Pagan geleneklerine dayandığını söylüyor. Bu coğrafyada ölüm ve bitişten ziyade doğum ve doğuşun kutlandığını hatırlatan Bardakçı, Nevruz örneğini vererek diyor ki: “Güneş ilkbaharda Öküz Burcu’na girdiğinde öküzün iki boynuzu arasında “Ülker” ya da “Süreyya” adı verilen ve yedi adet yıldızdan oluşan bir takımyıldız yükselir. Gündüz vakti ortaya çıkan bu 7 yıldızın en parlağının göründüğü an “Nevruz”, ilkbaharın başlangıcıdır ve bereketi temsil ettiği için kutlamalar yapılır. Aylar geçer. Ülker ufukta kaybolur ve sadece karanlıkta fark edilir bir hal alır, 27 Ekim’de en yüksek noktasına eriştiğinde ise denizde fırtınalar çıkar. 7 yıldız artık 7 cadı olmuş; doğaya, ekinlere ve insana zarar vermeye başlamıştır. Tüm hasadın alındığı ve doğanın sonbaharla ‘ölüm’ dönemine geçtiğinin işaretidir bu. Dolayısı ile ‘Ülker’in hiddetini dindirmek lazım gelir. Kadın erkek, çoluk çocuk Ülker’e şekerli yiyecekler adarlar. Bir Pagan festivali olarak, Hıristiyanlık öncesinde düzenlenen ve Samhain adı verilen bu geleneğin doğuya, şarka özgü olduğu düşünülüyor. İskender’in Doğu seferleri sonrası bu âdet önce Batı dünyası, zamanla Roma, oradan da diğer medeniyetlere yansıdı. Papa Dördüncü Greguvar’ın 830’lu senelerde bugünü “Azizler Günü” ilan etmesi ile de Samhain, Hıristiyan bayramına dönüştü. Cadılar Bayramı’nın özünde doğudan geldiğini bilseler, emin ol bazıları küçümseyecek, kutlamaktan vazgeçecektir!”

Haberin Devamı

Sokakları cadılar bastı... Türk geleneği mi yoksa özenti mi

Haberin Devamı

AMERİKANİZM ETKİSİ

TARİHÇİ-yazar İlber Ortaylı folklorik tarihe dayalı geniş bir araştırma yapmamakla birlikte Cadılar Bayramı’nın aslının Pagan döneme dayandığını bildiğini söylüyor ve ‘Batı sonradan Hıristiyanlık ile edindi bu geleneği. 20’li yaşlarımdayken Chicago’da bir kutlamaya ben de katılmıştım’ diyor. Sorum şu: Ne oldu da o topraklardan bu topraklara geldi Cadılar Bayramı? Şöyle yanıtlıyor: “Eğlence gibi düşünülüyor ama aslında Amerikanizm etkisi bu. Bizim tarihimizle alakası yok. Kültürel bir erozyon. 29 Ekim’de Cumhuriyet Bayramı coşkusunu yaşamak varken Cadılar Bayramı kutlamak olsa olsa kötü bir taklittir, özentidir.”

AMACIMIZ SADECE EĞLENMEK

Haberin Devamı

‘HALLOWEEN’ partisi yapan ya da katılan birkaç arkadaşıma ‘Özenti misiniz?’ diye sordum. İşte cevaplar:

Tuğbay Domaç - Spiritüel yaşam koçu: “31 Ekim sonrası ekinler filizlenmeyecek, hava soğuyacak, hayvanlar inlerine girecek. Eski İrlanda dilinde sam:yaz, hain:son demekti. Yani son yaz, ‘son hasat’. Ayrıca eski zamanlarda bugün vefat eden atalarınızın ruhlarının ziyarete geldiğine inanılır, hediyelerle onurlandırılırlardı. Paganizm eski Türklerin Tengri inancı ile aynı olmasa da bazı açılardan benzerlik gösteriyor. Evlerin kapısına kötü ruhlardan korunmak için tuz dökülür, mum yakılırdı mesela. Kutlamadan ziyade bu gözle bakıyorum.”

Sokakları cadılar bastı... Türk geleneği mi yoksa özenti mi

Savaş Hasan Arslan - Avukat: “Kültürel erozyon mu? Hayır, sanmıyorum. Cadılar Bayramı kutlayıp da gelenek ve göreneklerimizi göz ardı etmiş değiliz. Amacımız sadece biraz eğlenmek. Kimse vampir pelerini taktı diye dinsiz olmaz. Hayat zaten yeterince zor. Gençleri biraz rahat mı bıraksak artık?”

Haberin Devamı

Gözde Pamuk - Gazeteci: “Özellikle popüler kültür ve Hollywood etkisiyle kendini zamanla daha çok gösteren cadı figürü, ataerkil toplumlarda güçlü ve özgür bir kadını temsil etmiştir. Cadılar Bayramı ve cadılık meselesine bu açıdan bakıyorum. Bugün de ‘başkaldıran’ kadın, tıpkı ortaçağda olduğu gibi şiddet ve hatta ölümle yüz yüze gelebiliyor. Bundan 500 sene önce engizisyon yargılamaları varken şimdi başka yaftalarla kadınlar zor durumlarla karşı karşıya. Bu sebeple ‘cadı’ kılığına giren kadınların bu temsilinin altında eğlence olduğu kadar bir mesaj da yatıyor.”

Yazarın Tüm Yazıları