Milletin gözü yükseklerde bizimki sahnelerde

Arama motoru Google, ‘Dünyada en çok hayali kurulan meslekler’ başlığı altında 12 aylık ‘arama’ verilerini derledi. Pilotluk, 930 bin 630 arama ile 25 ülkede ilk sırada. Peki, Türkiye? En çok hangi meslek ‘arandı’ dersiniz? Hemen söyleyeyim, oyunculuk. ‘Nasıl oyuncu olurum?’ başlığı ile yapılan 176 bin 180 arama ile dünya listesinde altıncı sıraya yerleşen oyunculuk Türkiye’de ilk sırada. Anlayacağınız dünya gözünü göklere, biz sahnelere çevirmiş durumdayız. Boş salonlar, festivaller ve sinema filmleri düşünüldüğünde sanat aşkı ile dolduğumuzu pek söyleyemeyeceğim. Peki ne oldu da oyunculuk böylesine popüler oldu? Dizi oyuncularının bölüm başı aldığı ‘uçuk’ ücretleri duydukça ‘gaza mı geliyoruz’? Yıllarını sahnelere adayan isimlerle konuştum.

Haberin Devamı

HERKES ŞÖHRET OLMAK İSTİYOR

Türk tiyatrosuna adını altın harflerle yazdıran Nejat Uygur’un oğlu, Uygur Sanat Tiyatrosu müdürü Suha Uygur, araştırmanın ‘tam isabet’ olduğunu, zira kuliste bu konuyu sıklıkla konuştuklarını ve artık yanıtı bildiklerini söylüyor. Diyor ki:

Milletin gözü yükseklerde bizimki sahnelerde

“Artık şu bir gerçek ki herkes şöhret olmak, renkli bir dünyanın içinde yerini almak ve çok para kazanmak istiyor.” Şöyle devam ediyor: “Geçmişten beri oyunculuk cazibesi yüksek bir meslek olmuştur ancak son yıllarda popülerliğine popülerlik kattığı da doğrudur. Gerçek bir tiyatro oyuncusu olmak ve oyunculuğunu da diğer TV, film, reklam gibi işlerle beslemeyi düşünenlerin sayısı yüzde 15-20 civarındadır. İzlenimlerime göre, oyuncu adaylarının yüzde 80’i ise bir an önce bir televizyon dizisine kapak atayım, para kazanayım, o renkli dünyada yerimi alayım derdinde. Ki aileler de bu duruma kendilerini kaptırmış halde. Eskiden çocuklarına ‘Doktor ol! Pilot ol!’ diyen o aileler çocuklarını ellerinden tutup set set, okul okul gezdirerek, bir an önce oyuncu yapma derdinde. Çünkü onlar da iyi biliyor ki bir pilotun bir yılda alacağı maaşı bir dizi oyuncusu 2-3 bölümde çıkarabilir. Onları da eleştirmiyorum, belki de ekonomik anlamda ülke şartları artık bunu gerektiriyordur. Ama oyunculuğun cazibesinin ‘şöhret’, ‘ün’, ‘para’ üçgeninden geldiği de bir gerçek.”

Haberin Devamı

Milletin gözü yükseklerde bizimki sahnelerde

TİYATRO FEDAKÂRLIK SANATIDIR

Peki, kolay mı oyuncu olmak? 3-5 haftalık kurslar var her yerde. Sosyal medyada sürekli önümüze düşen, ‘oyuncu arıyoruz ilanları’ var? Şöyle diyor: “45 yıl tiyatroda yönetmenlik-yöneticilik yapan ve oyuncu bir ailenin içine doğmuş biri olarak şunu diyeyim; ‘Sanıldığı kadar kolay değil.’ Zaman, emek, adanmışlık, disiplin, yetenek, eğitim gerekiyor. Ne fedakârlıklar ne zorluklarla okulunu bitirip de bugünlere geldi çoğu başarılı oyuncu. Yani merdiven altı bir tiyatro kursuna gidip 3-5 hafta ders alıp oyuncu olamazsın. ‘Ben oldum’ diyemezsin. Tiyatro âşığı olmama rağmen kendimde oyunculuk yapacak yetenek görmediğim için yönetmenlik-yöneticilik kısmına yöneldim ben. Rahmetli babam, ‘Tiyatro fedakârlık sanatıdır’ derdi hep. Bunu göze almayan oyunculuğa heves etmesin.”

Haberin Devamı

Milletin gözü yükseklerde bizimki sahnelerde

ÖNYARGILARIN YIKILMASINA SEVİNDİM

Tek kişilik oyunu ile sahnelerin tozunu attırmaya devam eden usta oyuncu Betül Arım, oyunculuğa olan bu ilgiyi büyük bir coşku ile karşılıyor:

Milletin gözü yükseklerde bizimki sahnelerde

Bu, biz oyuncular için çok değerli ve sevindirici bir haber. Çünkü bizler yıllardır bu konudaki önyargılarla mücadele ediyoruz. Einstein’ın da dediği gibi: ‘Bir önyargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha zor.’ 4 yıldır oynadığım “Dışarda Hiçbir Şey Var” oyunumda da bu mesleği seçerken yaşadığım zorlukları ve ön yargıları anlatıyorum zaten. Oysa tiyatro yaşamın sahnelenmiş halidir. Bizi bize anlatır. Eğlendirirken düşündürür, sorgulatır, yüzleştirir. Olaylara ve kişilere farklı açılardan bakabilmeyi, dayanışmayı, işbirliğini, sorumluluk bilincini, sosyalleşmeyi, kendimizi ifade etmeyi, empati yapmayı hatırlatır ve öğretir. Ufkumuzu açar, estetik algımızı geliştirir. Göremediklerimizi gösterir, unuttuklarımızı hatırlatır. Topluma sağlıklı ve faydalı bireyler kazandırır. Kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk’ümüz ne demiş: “Sanatsız kalan bir toplumun can damarlarından biri kopmuş demektir.” Dolayısıyla bu ilgi çok kıymetli.”

Haberin Devamı

Milletin gözü yükseklerde bizimki sahnelerde

MEZUN VAR İŞ YOK

“Ama” ile bağlayıp “Keşke” diyor Arım, “Neden oyuncu olmak istedikleri de sorulsaydı?” Zira, ünlü sanatçı da oyuncu olmak isteyenlerin, en azından bir kısmının, oyuncuların çok iyi para kazandıklarını düşündükleri için oyuncu olmak gibi bir istek içinde olduğunu doğrulayarak, diyor ki: “Oysa gerçek bu değil. Konservatuvar mezunu arkadaşlardan ‘İş var mı?’, ‘Sahnede, arkasında ya da alanımız dışında... Ne iş olsa olur’ minvalinde günde en az 5-6 telefon alıyorum. Çünkü çok konservatuvar ve çok mezun var. Ama iş yok! Dolayısıyla oyunculuğa olan ilgi popüler kültürün, şöhret ve paranın getirdiği bir etki mi yoksa sanata olan gerçek ilgi mi? Söylemek zor.”

Haberin Devamı

Milletin gözü yükseklerde bizimki sahnelerde

YETENEĞİN YOKSA HER ŞEY BOŞ

İstanbul Devlet Tiyatroları’nda, ‘Rumuz Goncagül’ oyununun yönetmenliğini üstlenen bir diğer usta isim Zafer Algöz de oyuncu olmak isteyenlere şu soru ile sesleniyor: “Şöhret mi olmak istiyorsunuz yoksa oyuncu mu?” Şöyle devam ediyor usta isim: “Türkiye’de herkes şöhret olmak istiyor. Bana da eş, dost, arkadaşlarım vasıtasıyla birileri ulaşıyor, ‘Nasıl oyuncu olurum?’ diye soruyorlar. Onlara da aynısını soruyorum. Evet, oyunculuk cazip bir meslek ama gerçekten çok zor. Deneyim gerektiren bir iş. Oyuncu dediğin adam 55’inden sonra yeni yeni olgunlaşmaya başlıyor. Çok okuyacaksın, çok araştıracaksın ama hepsinden önemlisi yeteneğin olacak. Yetenek yoksa hepsi boş. Ki çalışmayan yetenek de yerinde sayar. Bakarsın hep kendini tekrara başlar. Bir türlü aşama kaydedemez.”

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları