Artık yaşamak için biz de mutasyona uğramalıyız

Önceki günün en ilgi çekici haberini İngiliz Guardian gazetesinde okudum.

Haberin Devamı

Çinli uzmanlar, Japonya’da satılan bir grip ilacının koronavirüs tedavisinde etkili olduğunu söylüyorlarmış.

*

Benim için haberin en ilginç yanı bu grip ilacını üreten Japon kuruluşuydu. Bu şirket Fuji’ydi...

Artık yaşamak için biz de mutasyona uğramalıyız

Birden gerilere döndüm ve 10 yıl önce yazdığım bir yazıyı hatırladım.

Fuji 20’nci yüzyılın 2 numaralı fotoğraf filmi üreticisiydi...

Bir numaralı şirket ise Kodak’tı...

Dünyada dijital devrim başlayınca, yani fotoğraf çekmek için film kullanımı bitince, Kodak şirketi battı.

İşte o tarihlerde Fuji şirketi, mükemmel bir transformasyon yaşadı.

İsterseniz buna mutasyon da diyebilirsiniz. Çünkü şirket o günlerde çok ilginç bir şeyi keşfetti...

Filmlerde kullandıkları bir madde cilt bakımı ve gençleşmesinde etken bir maddeydi.

Haberin Devamı

*

Şirket vizyoner bir yöneticinin yönetiminde kendini yeniden tarif etti.

Ve bir anda güzellik ve cilt bakımı sektörünün öncülerinden biri haline geldi.

Oradan sağlık sektörüne geçti.

Ve bugün Japonya’nın en kârlı ve en başarılı şirketlerinden biri haline geldi.

*

Ya dönemin efsanesi Kodak?

Burnundan kıl aldırmayan bir dinozor gibi yok oldu...

*

İddia ediyorum... Bu krizden sonra herkes, her kurum kendini yeniden tarif etmek zorunda kalacak.

Virüsler mutasyona uğrayıp bize saldırırken, bizim davranış kalıplarımız, zihin paradigmalarımız da ancak mutasyona uğrayıp buna cevap verebilecek.

*

Demek istediğim, bugünden itibaren şu soruyu sormaya başlamalıyız:

Kriz sonrasının Kodak’ı kimler olacak?

Yani eski bir film makarasına dönüp madara olacak...

Kimler Fuji gibi mükemmel bir mutasyona uğrayacak...

İYİ DE BUNU GİZLİCE KAYDEDİP YAYAN VATAN HİZMETİ Mİ YAPTI

ANKARA Üniversitesi’nde bir öğretim üyesi personeline konuşma yapıyor. 

Bilmiyorum belki de biraz korkutarak personelini daha dikkatli hale getirmek için bir iddia ortaya atıyor. 

Aslına bakarsanız dile getirdiği şey, bizde ve dünyada her toplumda görülebilecek şüpheler... 

Eminim sizin çevrenizde de mutlaka dile getirilen şeyler. Ama dikkat bu konuşma kamuya açık bir yerde değil... Sonra oradan birisi bunu gizlice kaydediyor. Sosyal medyada yayıyor...  

Haberin Devamı

Hooop bu konuşmayı yapan öğretim üyesi hakkında inceleme başlıyor.  

Kapalı bir yerde iyi niyetle yapılmış veya zevzeklik sayılabilecek konuşma bir anda bütün topluma mal oluyor. Bunları söyleyen anında linç ediliyor. 

İyi de bu konuşmayı gizlice kaydeden o karakter... 

Yani kimse o karaktersiz... 

Yaptığı iş aşağılıkça bir şey değil mi... 

Ne amaçla kaydetmiş bunu? 

Gammazlamak mı? 

Öyleyse feci bir karakter demektir... 

Ya başka ne olabilir? 

Bütün kamuoyuna duyurmak mı? 

İşte asıl fecaat o değil mi... 

Diyeceğim asıl peşine düşülmesi gereken karanlık kişi o değil mi... 

Artık yaşamak için biz de mutasyona uğramalıyız

GÜNÜN FOTOĞRAFI

TAM DA EVE KAPANACAK ZAMANLARI DEĞİL MİYDİ

VİRÜS yeniden bir araya gelen “Friends” ekibinin film çekimlerini de durdurdu. 

Haberin Devamı

“Yeniden Buluşma” adıyla çekilecek olan film de geriye kaldı. Oysa evlere kapandığımız şu günlerde aynı evi paylaşan “Friends” dizisinin kahramanları bize çok iyi gelmez miydi... 

Neyse içiniz açılsın diye bu fotoğrafı koyuyorum.  

“Those were the days...”  

Güzel günlerdi yani... 

DEVLET VATANDAŞININ CEBİNE KAÇ PARA KOYMALI

Trump yönetimi ekonomiye 1 trilyon dolar para enjekte edecek. 

Bunun dörtte biri direkt Amerikan vatandaşının cebine girecek... 

FED (Amerikan Hazinesi) ayrıca 1 trilyon para enjekte edecek. 

Bu da şirketlerin gündelik operasyonlarına gidecek. 

Ancak bu imkânı olmayan ülkeler ne yapacak? 

Yıllardır vatandaşlık görevini yerine getirip devletine vergisini ödeyen insanlar, şimdi devletlerinden bunun karşılığını bekliyor. 

Ve diyor ki... 

Haberin Devamı

Verdiğimiz verginin nereye harcandığının hesabını soramıyoruz, bazen de savaş gibi durumlarda sormuyoruz... 

Ama şimdi devletin toptan bir cevap vermesi zamanıdır... 

TAHA KIVANÇ ÖYLE DEMİŞTİ BUGÜN FEHMİ KORU NE DER

Hiç unutmuyorum... Taha Kıvanç 3 Mayıs 2013 günü “CHP’nin Kodak’ın akıbetine uğrayacağını” yazmıştı... Acaba gerçekten öyle mi oldu? Yoksa Fuji haline mi geldi? 

Kılıçdaroğlu “altı oklu” partisini yeniden tarif etti. 

Birçok konuda klasik politikalardan vazgeçti... Ve sonunda 2019 yerel seçimlerinden en kârlı parti olarak çıktı. 

Bugün üç büyük şehir, bütün sahiller, hatta Bolu gibi muhafazakârlığın kalesi bir yer bile CHP’ye geçti. 

Ve bugün CHP, yüzde 26 oy potansiyeli ve şehirlerdeki başarısı ile Avrupa’nın en büyük sosyal demokrat partisi haline geldi. 

Haberin Devamı

Bence bu krizden sonra bütün partiler kendilerini yeniden tarif etmek zorunda kalacaklar. O yüzden merak ediyorum. 

O gün Taha Kıvanç böyle demişti... 

Acaba bugün Fehmi Koru ne diyor? 

Artık yaşamak için biz de mutasyona uğramalıyız

KORONAVİRÜS WOODSTOCK STARINA EVİNİ SATTIRIR MI

GEÇTİĞİMİZ 11 Mart günü, benim hayatımdaki en önemli müzik albümlerinden birinin çıkışının 50’nci yılıydı. 

Woodstock kuşağının en ünlü gruplarından Crosby, Stills, Nash&Young’ın efsane albümü “Deja Vu” 11 Mart 1970 günü yayınlanmıştı. 

O albümün “Carry On”, “Teach Your Children”, “Helpless”, “Our House” gibi şarkıları hâlâ hayat repertuvarımın çok önemli şarkılarındandır. 

Bu yıldönümünden 3 gün sonra bu efsane grubun üyelerinden David Crosby’nin GQ dergisine verdiği bir mülakatı okudum. 

Planlanmış bütün konser turları iptal edilmiş. Şöyle diyor: “Bütün konserler birbiri ardına iptal ediliyor. Streaming platformlardan pek para gelmiyor. Tek kazancımız konserler. Onlar da iptal edilirse büyük bir finansal zorluğa gireceğim. Hiçbir tasarrufum yok. Dolayısıyla yaşadığım evi bile satmak zorunda kalabilirim.” 

Spotify’a baktım. 

Demek ki koronavirüs, Woodstock nesli için sadece sağlık bakımından tehdit değilmiş. 

Aynı zamanda finansal tehdit haline dönüşmüş. 

KATKIDA BULUNANLAR

Sayfa Editörü: Firuzan Demir
Foto Editörü: Umut Veis
Düzeltmen: Metin Usta
Tasarım ve Uygulama:
Pelin Akaydın

Yazarın Tüm Yazıları