Şu katil seviciye bakar mısınız?

Oturmuş PKK’lı katillere mazeretler üreten bir makale düzmüş.

Makalesinde hedef aldığı üç isim var:

BİR: Tayyip Erdoğan...
İKİ: Süleyman Soylu...
ÜÇ: Ahmet Hakan...

İlk iki ismi neden hedef aldığı malum...

Üçüncü isim olarak benim ismimi vermesinin ve katil dostlarına beni hedef göstermesinin nedeni ise belli.

Sevgili PKK’sına, cici TAK’ına laf etmem...

Baki Gül denilen bu adam, katliam yapan alçak katilleri savunuyor makalesinde.

Kalleş katliama mazeret buluyor.

Diyor ki...

“Rüzgâr ektiniz, fırtına biçiyorsunuz.”

Bu Baki Gül denilen adama sormak lazım.

Senin yürüttüğün bu mantıkla...

IŞİD’in katillerine de benzer bir anlayış ve şefkatle yaklaşmak gerekmez mi?

Sonuçta IŞİD de rüzgâr ekenlere “Alın size fırtına!” demekte.

Yine bu Baki Gül denilen adama sormak lazım.

Ekildiğini iddia ettiğin o rüzgârla Beşiktaş’ta kanlarını döktüğünüz insanların ne ilgisi var?

Masum insanların kanları üzerinden mi koparacaksınız fırtınayı?

Bu Baki Gül denilen adamın şahsında tüm katillere ve katil severlere sesleniyorum:

Ne yaparsanız yapın...

Döktüğünüz kanları yüzlerinize çalmaya devam etmekten beni asla alıkoyamayacaksınız.

Şu katil seviciye bakar mısınız

VÜCUT DİLLERİ NE DİYOR?
BİNALİ YILDIRIM: Kemal Bey’in oturma biçimi çok komik... Kendisine bakınca bir gülme geliyor bana... Gülmemek için en iyisi ona doğru bakmamak... Ama bu arada Devlet Bey de çok ciddi yahu...

KEMAL KILIÇDAROĞLU: Buraya geldim ama bu iki ortağa teslim olmam. Bu iki ortak beni makasa alamaz. Buraya geldim ama o kadar da gelmedim yani. Dik duruyorum eğilmiyorum... Diklenmiyorum, dik duruyorum... Nasıldı yahu o söz?

DEVLET BAHÇELİ: Ben bu ikisinden de farklıyım... Binali Bey’in tuhaf rahatlığı da yok bende, Kemal Bey’in çalışkan talebelere özgü enerjik duruşu da... Demlice bir çay verin bana... Sıcak tutun ortamı... Yoksa çok sıkılacağım.


BU TABLOYA SEBEP OLANLAR İÇİN YAŞASIN CEHENNEM
SANKİ az sonra İsa geçecek sırtında çarmıhıyla...
Sanki ertesi gün bir ortaçağ karanlığına dönecek dünya...
Sanki zulmün resmini yapmış bir ressam.
Sanki İkinci Cihan Harbi için bir canlandırma yapılmakta.
Sanki... Sanki... Sanki...

Şu katil seviciye bakar mısınız
Şam’daki Yermük Mülteci Kampı’nda insani yardım dağıtımını bekleyen Filistinliler. 31 Ocak 2014 (Foto: UNRWA)

Suriye’de yaşanan dramı en yansıtan fotoğraf bu...

Bu tablonun oluşumunda payı olanları, katkı sunanları, seyirci kalanları...

Kahhar isminin hatırına kahreyle Allah’ım.


RUS KONSOLOSLUĞU'NUN ÖNÜNDE GÖSTERİ YAPANLAR
BAZI İslamcı gruplar, Halep’teki gelişmeler nedeniyle İstanbul’da Rus Konsolosluğu’nun önünde protesto gösterisi yaptı.

“Emperyalist Rusya! Suriye’den defol” diye slogan attılar.

Hükümetin Rusya ile anlaşmasına zerre kadar takılmadan...

Hükümetten bağımsız tavır koyabilen...

Bu İslamcı grupları tebrik ve takdir ediyorum.


AÇIKTAN ATILMIŞ MESAJLAR
İSMAİL SAYMAZ’A: İsmail! Kibariye’nin dediği gibi... Olay adamsın.

AYDIN ENGİN’E: Dünkü yazında TAK’a tak tak yapmışsın abi.

HÜSNÜ MAHALLİ’YE: Gözaltı falan iyi değil ama Esad da anlattığın kadar iyi değil.

AHMET DAVUTOĞLU’NA: Halep de gitti... Mutlu musun?


FETULLAHÇILIK YAPMAYIN BEYLER
FETULLAHÇILIK kumpasçılıktır.
Fetullahçılık özel hayata hoyratça saldırmaktır.
Fetullahçılık özel hayat ifşasıdır.
Fetullahçılık kampanya yaparak linç etmektir.
Fetullahçılık tuzakçılık yapmaktır.

Fetullahçılık şantajcılıktır.
Fetullahçılık hedef göstermektir.
Fetullahçılık mertçe değil kalleşçe dövüşmektir.
Fetullahçılık sinsiliktir.
Fetullahçılık organize alçaklıktır.

Kısacası...
Fetullahçılık yapmayın efendiler!


HİÇBİR ÖNEMİ KALMADI
“SEN daha dün şunu diyordun, bugünse bunu diyorsun” demenin...

Hiçbir etkisinin kalmadığı günleri yaşıyoruz.

Hiç kimse...

“Sen daha dün şunu diyordun, bugünse bunu diyorsun” cümlesi karşısında...

Irgalanmıyor.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle
X

Reform ve Arınç üzerine özlü sözler

Reform işi, Bülent Arınç’a feda edilmeyecek kadar ciddi bir iştir.

 

- Reform, Bülent Arınç’ı fersah fersah aşmak zorundadır.

*

- Reform, diş macunu gibidir... Bülent Arınç onu tüpe sokamaz.



Yazının Devamını Oku

Doğruları Bülent Arınç da söylese kabulümüzdür

Bülent Arınç...

- Bütün kesimler nezdinde yıpranmış bir isimdir.

- Uzun zamandır sözünün etkisi azalmıştır.

- Zannettiği gibi “yukarıda” bir konumda değildir.

- İnandırıcılığı çok ağır hasar almıştır.

*

Ama durumun böyle olması...

Bülent Arınç’ın söylediklerinin doğru olduğu gerçeğini değiştirmez.

Yazının Devamını Oku

Ekrem İmamoğlu’na Kanal İstanbul incelemesi hakkında kitabın ortasından

Meral Akşener açıkladı:

 

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında... Kanal İstanbul’a karşı çıktı diye soruşturma açılmış.



*

Olayın aslına faslına baktığımızda ise...

Yazının Devamını Oku

Yeni gündem: Reform

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde sürekli şu üç şeyin altını çiziyor:

 

BİR: Hukukta reform... İKİ: Demokraside reform... ÜÇ: Ekonomide reform...

*

Üç alanda yapılacak reformlar, yeni dönemin en önemli tartışma konusu...

*

- İnandırıcı bulmayabilirsiniz.

- Gecikmiş bir yöneliş olarak nitelendirebilirsiniz.

- İçinin nasıl doldurulacağını sorgulayabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Hukukta reform olursa ne olur?

Umut devreye girer.

- Yüzler güler.

- Karamsarlığın yerini iyimserlik alır.

- Daha iyiye doğru yelken açılır.

- Tutuklayarak cezalandırma son bulur.

- Tutuklama istisna olur.

- Yabancı yatırımcıya güven verilir.

- Yabancı yatırımcıdan daha önemlisi: Vatandaşa güven verilir.

- Yatırımın önü açılır.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın Uğur’u... Dünyanın Özlem’i...

Uğur Hoca, tamam.

İyi ama bir de Özlem Hoca var.

*

Birini öne çıkarıp diğerini geri plana atmak hatta yok saymak... Gerçekten çok ayıp, gerçekten utanç verici.

*

“Dünyanın Uğur’u” manşetini atıp “Dünyanın Özlem’i” manşetini akıldan bile geçirmemek... Olacak iş değil.

*

- Uğur Hoca profesörse... Özlem Hoca da profesör.

- Uğur Hoca BioNTech’in sahibiyse... Özlem Hoca da sahibi.

Yazının Devamını Oku

Ümit Özdağ ile Muharrem İnce arasındaki farklar

İkisi de partisinden memnun değil.

İkisi de yaptıkları açıklamalarla olay oluyor. İkisiyle de Tarafsız Bölge’de konuştum. Edindiğim izlenimlere göre aralarında şu türden farklar var:

*

- Özdağ tepeden tırnağa ideolojik. İnce popülaritenin altın çocuğu.



*

Yazının Devamını Oku

On maddede Kamala Harris’i yazdım: Kurgulasan olmaz

Birinci olarak... Kadın... Oradan zaten kazanıyor.

- İkinci olarak... Babası Jamaikalı. Bu yanıyla hem Güney Amerika’ya selam çakıyor, hem de siyahlara.

*

- Üçüncü olarak... Annesi Hindistanlı. Bu yönüyle koskoca Asya’yı alıyor kanatlarının altına.



*

Yazının Devamını Oku

Zabıtaya ve polise çağrı: Çekin elinizi gazeteden

Bizim gazetenin dağıtım servisinden fotoğraflar geldi elime...

Samsun’da zabıta ve polis, gazete dağıtıcısı avında.

Öyle bir sarmışlar ki motosikletiyle gazete dağıtan arkadaşımızın etrafını...

Sanırsın terörist avlıyorlar!



*

Yazının Devamını Oku

Biden gelecek bizim muhalefetin dertleri bitecek mi?

İddia ediyorum: Biden gelince...

Bizim iktidardan daha çok bizim muhalefetin işi zorlaşacak.

*

Örneklerle gidelim:

*

Biden, ABD Başkanı olarak...


Yazının Devamını Oku

‘Riskli binalarda oturmayın’ diyen çok sayın yetkili

Vatandaşlarımıza “Riskli binalarda oturmayın” diyorsunuz çok sayın yetkili bey.

Tamam... İyi diyorsunuz.

Tamam... Güzel diyorsunuz.

*

Ama çok sayın yetkili bey, bu insanlar, keyifleri öyle istediği için riskli binalarda oturmuyorlar ki!

“Amaaan şimdi taşınma sorunuyla falan kim uğraşacak abi” diyerek riskli binalarda oturmaya devam etmiyorlar bu insanlar.

Yahu kim ister en küçük bir depremde enkaza dönüşecek bir binada çoluk çocuk oturmayı? Yahu kim ister enkaz altında can vereceğini bile bile o binalarda oturmaya devam etmeyi?

Niye anlamıyorsun

Yazının Devamını Oku

Ah o parmağın tutuluşu

“Ağlamıyoruz, gözümüze toz kaçtı” diye yalan söyletti hepimize.

- “Milli umut” nedir, öğretti hepimize.

*

- “Hayat bir parmağa tutunmaktır” falan diye felsefe yaptırdı hepimize.

*

- “Elif bebeğin bırakamadığı o parmak olmak” isteği aşıladı hepimize.

*

- “Tuttuğun parmak değil kalbimiz oldu ey Elif” dedirtti hepimize.

*

Yazının Devamını Oku

Ölüm gelince ben hep şöyle yapıyorum

Hep en iyi şeylerini hatırlıyorum ölenin.

Kötü şeylerini hiç hatırlamıyorum.

*

Hep hayırla yâd etmeye çalışıyorum.

Hayırsızca yâd etmek istemiyorum.

*

Hep “İyi bilirdik” diye haykırıyorum.

Başka türlü haykırmak içimden gelmiyor.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk biz

Elazığ için nasıl yandıysak...

Ne eksik ne fazla...

Aynı öyle yandık İzmir için.

*



Henüz enkaz altında canlarımız varken...

Yazının Devamını Oku

Geçmiş olsun canım İzmir...

Yıkılan binalar.

Ortaya çıkan enkazlar.

Yükselen deniz.

Çaresizlikler.

Şehirden yükselen dumanlar.

Haykırışlar.

*

Hepsini yüreğimin en derinliklerinde hissettim.

*

Yazının Devamını Oku

Biz olduk

Cumhuriyet Bayramı nedeniyle şöyle bir kolaçan ettim etrafı... Manzara-i umumiye şöyleydi:

Herkes mesaj paylaşıyordu coşkuyla...

Atatürk sevgisi yükseliyordu bütün mesajlarda...

Cumhuriyet’in fazilet olduğunda herkes hemfikirdi...

Eşitlik şarkıları dökülüyordu tüm dudaklardan...

Büyük şirketlerin şahane videoları dönüyordu her yerde...

Herkes kendi meşrebince kutluyordu bayramı...

Kayıtsız kalan neredeyse yok gibi bir şeydi...

Aykırılık, çıkıntılık yapan bile kalmamıştı...

Yazının Devamını Oku