Nedim Şener

Amerikan usulü aklama

1 Mart 2021
Suudi Arabistan Veliaht Prens’i Bin Selman, tarihte eşi görülmemiş vahşilikte işlenen bir gazeteci cinayetinin sorumlusu, Biden ise bu vahşi cinayetin baş sorumlusunu aklayan ABD Başkanı olarak tarihe geçecektir.

Türkiye ise bu cinayeti aydınlatma çabası ile “tarih yazan ülke” olarak anılacaktır.

2 Ekim 2018 günü girdiği Suudi Arabistan’ın İstanbul Konsolosluğu’nda, Prens Bin Selman’ın Suudi Arabistan’dan gönderdiği infaz ekibi tarafından öldürüldükten sonra vücudu parçalara ayrılan gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili ABD yönetiminin yıllardır elinde tutuğu istihbarat raporu nihayet açıklandı.

CIA BAŞKANI İSTANBUL’A GELDİ

CIA Başkanı Gina Haspel İstanbul’a geldikten sonra hazırlanan ve Trump yönetimi tarafından sümenaltı edilen rapor, Biden yönetimi tarafından önceki gün yayınlandı. Raporda, Bin Selman’ın sorumluluğu şöyle anlatıldı:

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı yakalamak veya öldürmek için İstanbul, Türkiye’de bir operasyonu onayladığı değerlendirmesinde bulunuyoruz.

Bu değerlendirmeyi, Veliaht Prens’in Krallık’taki karar verme üzerindeki kontrolüne, önemli bir danışmanın ve Muhammed bin Selman’ın güvenlik ekibinin üyelerinin operasyona doğrudan katılımına ve Veliaht Prens’in yurtdışındaki muhalifleri susturmak için şiddet içeren tedbirler kullanmayı desteklemesine dayandırıyoruz.

2017’den beri, Veliaht Prens, Krallığın güvenlik ve istihbarat örgütleri üzerinde mutlak kontrole sahipti ve bu da Suudi yetkililerin Veliaht Prens’in izni olmadan bu tür bir operasyonu gerçekleştirme ihtimalini oldukça düşük

Yazının Devamını Oku

Savcılık daha ne desin?

26 Şubat 2021
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ operasyonlarına yönelik şu açıklamayı yaptı:

“Fetullahçı Terör Örgütü’nün Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içerisine sızmış ve halen deşifre edilemeyen mensuplarının sayıca darbe girişimine katılanlara oranla daha fazla olduğu, menfur darbe girişmişinde kullanılmayan hücrelerin mevcudiyetinin ve bu yönüyle terör örgütünün Devletimizin Anayasal düzeni ve bekası açısından halen en büyük tehlikeyi ihtiva eden terör örgütü konumunda bulunuyor.”

Bu cümlelere açıklamasında yer veren sıradan bir kurum değil, son zamanlarda yaptığı FETÖ operasyonlarıyla gündeme gelen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı.

İzmir’de, 19 Kasım 2019’dan bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki FETÖ mensuplarına yönelik gerçekleştirilen 14 operasyonda, 1529’u muvazzaf toplam 1966 kişi gözaltına alındı. Önceki gün de bunlara bir yenisi eklendi: 103’ü muvazzaf, 134 asker ile 14’ü darbe girişimi sonrası ilişikleri kesilen askeri okul öğrencisi olmak üzere toplam 148 kişi hakkında 46 ili kapsayan geniş bir operasyon yapıldı.

Bu rakamlar halen etkili bir mücadele verilen FETÖ tehlikesinin ne kadar yakın olduğunu gösteriyor.

Ve asıl önemlisi, ülkeyi yönetenlerin, siyasetçilerin, yurttaşların İzmir Cumhuriyet Savcılığı’nın açıklamasındaki şu cümle karşısında uykularının kaçması gerekir:

“FETÖ, Devletimizin Anayasal düzeni ve bekası açısından halen en büyük tehlikeyi ihtiva eden terör örgütü konumunda...

DÜNYADA ÖRNEĞİ YOK

Türkiye, birçok cephede çok çeşitli terör örgütleriyle mücadele ediyor. Bunların arasında PKK, DEAŞ başı çekiyor. Ancak bu örgütlerin ortak yanı devletin dışında olmaları.

Yazının Devamını Oku

HDP’nin dilekçesindeki eksik

24 Şubat 2021
“PKK terör örgütünün siyasi ayağı HDP’dir. HDP ile kim işbirliği yaparsa o çamur üzerine bulaşır. O çamur, o kan üzerine bulaşır. Nettir. Bu kadar. Hiç tartışmıyorum. Bana cevap verme.  HDP’ye oy veren, PKK’nın kalaşnikof kurşunudur.” 

Şimdi siz yasal olarak kurulmuş, kanunlara göre faaliyet gösteren, milletvekilleri de TBMM’de Anayasa üzerine yemin etmiş bir HDP yöneticisi olsanız, Savcılığa verilmek üzere bir dilekçe hazırladığınızda, öncelikle hangi cümleyi şikâyete konu edersiniz?

En başta, “PKK terör örgütünün siyası ayağı HDP’dir. HDP ile kim işbirliği yaparsa o çamur üzerine bulaşır. O çamur, o kan üzerine bulaşır” cümlesini değil mi?

O HDP yöneticisinden şöyle bir itiraz duymayı beklersiniz: “Ne demek, PKK elbette bir terör örgütüdür, Türk-Kürt demeden masum sivilleri, bebekleri dahi katleden, askerimizi, polisimizi, korucuları şehit eden kanlı bir terör örgütüdür. HDP yasalara uygundur, milletvekilleri ettiği yemine sadık şerefli birer yurttaştır. PKK gibi kanlı terör örgütüyle hiçbir ilişkimiz yoktur. Dolayısıyla HDP olarak kendisinden şikâyetçiyiz.”

FOTOKOPİ DİLEKÇELER

Evet, PKK ile HDP arasındaki ilişkiyle, oy veren seçmenlerle ilgili cümleleri ben sarf ettim. HDP Hukuk Bürosu da seçmenlerinin savcılıklara vermesi için bir dilekçe hazırlayıp sosyal medya üzerinden dağıtmaya başladı. Benim HDP seçmenini tehdit ettiğimi, ayrımcılık yapıp nefret suçu işlediğimi, insanları suça tahrik ettiğimi, kişi güvenliğini tehlikeye attığımı iddia etmişler. Sanki on binlerce masum cana kıyan terör örgütüyle ilişkili olan onlar değil de benim...

PKK İLİŞKİSİNDEN ALINMAMIŞLAR!

İyi de benim HDP hakkında söylediğim “PKK terör örgütünün siyasi ayağı HDP’dir” sözünden hiç alınmamışlar.

Şikâyetçi olmamışlar. Dilekçelerinde böyle bir ilişkiyi reddetmemişler, PKK terör örgütünün kötülüklerinden bahsedip hiçbir ilişkileri olduğunu söyleyememişler.

Yazının Devamını Oku

Ağrı nire Gara nire

22 Şubat 2021
HDP seçmeni olmak zor iş!

Demokrasi adına, hukuk içinde siyaset yapsın diye oy verdikleri parti, terör örgütü ile ilişki içinde.

Yalnız yurtiçinde değil, tüm dünyada oy verdikleri partinin milletvekilleri, on binlerce insanı katleden PKK en ağır insanlık suçlarını işlerken ona “terör örgütü” dahi deyip kınayamıyor.

CNN Türk’te ‘Tarafsız Bölge’ programında HDP’nin, Türk-Kürt ayırmadan masum insanları katleden ve on binlerce insanın canına kıymış PKK’nın siyasi sözcüsü olduğunu bile bile oy vermeyi, “askerimize sıkılan kalaşnikof kurşunu”na benzetmemi çarpıtan ve kızanlar oldu.

Çarpıtma şuydu: Sadece terör örgütü PKK ve onun siyasi ayağı HDP ile oy verenlerinden söz etmeme rağmen, küçük beyinleriyle sözlerimi çarpıtıp “Kürt düşmanı” ilan etmeye kalktılar.

Terörist PKK’ya onun siyasi uzantısına laf söyleyince “Kürt düşmanı ilan etmek” eski taktikleridir.

Öte yandan, sosyal medyada edilen küfürler, ahlaken çürümüş bir kısım HDP seçmenin gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi. Diğerlerinin payına da kendilerini beraberce oy verdikleri bu küfürbazlarla eşitlemek kaldı.

SORUMLU YURTTAŞLIK

Ama asıl kızdıkları, kafalarının içindeki cevabını veremedikleri şu soruydu: Sorumlu bir yurttaş olarak PKK terör örgütü ile böylesine ilişkisi olan bir partiye oy vermeli miyim?

Yazının Devamını Oku

O teröristin adını hatırlıyor musunuz?

19 Şubat 2021
Yeni Zelanda’da iki camiye silahlı saldırı düzenleyerek 51 kişiyi öldüren saldırganın adını hatırlıyor musunuz?

29 yaşındaki Avustralyalı cani, 51 kişiyi öldürürken 49 kişiyi de yaralamıştı. Günlerce bunu konuştuk ama adını hatırlamıyorsunuz değil mi?

Yeni Zelanda tarihinde bugüne kadar ilk ve tek “terörist” saldırı ile ilgili öylesine önemli bir mücadele verildi ki, adını kimsenin hatırlamadığı o terörist şimdi aldığı ömür boyu müebbet hapis cezasını sessiz sedasız çekiyor.

Oysa amacı neydi? Ülkeye bir nefret dalgası yaymaktı.

Dünyanın başka yerlerinde aynı türden suçları işleyenler gibi adı duvarlara yazılsın, tarihe geçsin istiyordu. Ama unutuldu...

Peki bunu kime borçluyuz?

Başta Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern olmak üzere teröre karşı tek vücut olan siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına, devlet kurumlarına, ülkede her din ve inançtan yaşayan insanlara, Yeni Zelanda vatandaşlarına...

‘O TERÖRİST İSİMSİZ KALACAK’

Yazının Devamını Oku

Amerika ile çatışmaya hazır mısınız?

17 Şubat 2021
Suriye topraklarını bölerek bir terör devleti oluşturma hedefinden vazgeçmeyen Amerika Birleşik Devletleri ile ilgili gerçekleri artık açık açık konuşma zamanı geldi.

Çünkü bir süre sonra buna karşı tavır almak da gerekecek.

Kaçırdıkları savunmasız 13 insanımızı başlarından vurarak infaz eden terörist PKK’nın bu katliamından sonra, onlara bu silahı veren Amerika Birleşik Devletleri’nin rolü de her yönüyle tartışılıyor. Yıllardır, “Amerika gibi bir müttefikiniz varsa düşmana gerek yok” dememin nedeni bu. Amerika, “demokrasi, hukuk, insan hakları” lafları ağzından düşmeyen, “terör destekçisi ülke” konumundadır.

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün, “eğer PKK yaptıysa” şeklindeki açıklamasından sonra, Dışişleri Bakanı Blinken’ın katliamda PKK’nın rolünü kabul etmesi izledikleri ikiyüzlü politikayı göstermesi açısından önemliydi.

İKİYÜZLÜ VE KAYPAK

Amerika’nın bir yandan binlerce TIR dolusu silah vermesi, bir yandan kaypak açıklamalar yapması ikiyüzlülüğünün yanında suç ortaklığını da gösteriyor.

Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu en üst düzeyde şöyle dile getirdi: “İşte Amerika’nın yaptığı bir açıklama var, evlere şenlik. Hani siz teröristlerin yanında durmuyordunuz, hani siz PKK’nın, YPG’nin, PYD’nin yanında değildiniz? Bal gibi de yanındasınız ve arkasındasınız. Şimdi artık yağma yok. Eğer biz sizinle NATO’da berabersek, eğer biz sizinle dünyada, NATO’da bu birlikteliğimizi sürdüreceksek bize samimi davranacaksınız. Teröristlerin yanında yer almayacaksınız. Eğer yer alacaksanız, bizim yanımızda yer alacaksınız. Gara’da öldürülen 13 Türk vatandaşımızın kanı, terör örgütüne sahip çıkan, destek veren, sempati sergileyen herkesin eline bulaşmıştır.”

Amerika’nın terör örgütüne verdiği destek bundan açık ifade edilemezdi.

MÜTTEFİK Mİ SÖZDE MÜTTEFİK Mİ?

Yazının Devamını Oku

Terörist PKK’nın elindeki ‘esir’: HDP

15 Şubat 2021
Amerika’nın paralı uşağı PKK’ya yönelik Gara operasyonunda üç askerimizden sonra dün de 13 sivilin şehit olduğu haberi geldi.

Şehitlerimizin mekânı cennet olsun, ailelerinin ve milletimizin başı sağ olsun. Elbette ne onlar, ne alçak terör örgütü PKK’nın yaptıkları unutulmayacak.

İşin acı ve dayanılmaz tarafı, terörist PKK’nın siyasi kolu ve sözcüsü HDP milletvekillerinin yaptıkları açıklamalar oldu.

Acımıza acı kattılar.

Hele HDP milletvekilleri Hüda Kaya ile Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun zehirli dilleriyle sosyal medyadan yaydıkları mesajlar unutulacak gibi değil.

Terörist FETÖ ve PKK’lıların sözcülüğünü elden bırakmayan Ömer Faruk Gergerlioğlu şu mesajı paylaştı:

“PKK elindeki esir askerlerin yakınları 2.5 sene önce bana başvurmuştu. Sağ salim dönüşleri için yardım istemişlerdi. Bir barış ortamı olsa belki o insanlar hayatta olurdu. Barış, hayat için her şeyi yapardım ama devlet yetkilileri böyle bir şeyi hiç düşünmedi, adım atmadı.”

PKK sözcüsü HDP milletvekili Hüda Kaya da sosyal medya hesabından şunları yazdı:

“Hakikatler bu kadar mı çarpıtılır?

Yazının Devamını Oku

Hakkını helal eder misin Ömer Halisdemir?

12 Şubat 2021
15 Temmuz Derneği bir kitap çalışması yapıyor; 251 kişi 251 şehide mektup yazacak.

Benden de şehit Astsubay Ömer Halisdemir’e bir mektup yazmamı istediler.

Galiba bu çalışmada en zor görev bana düştü...

Çünkü 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, canı pahasına Türkiye’nin, hepimizin kaderini değiştiren kurşunu atan Ömer Halisdemir’di.

Attığı kurşun, yalnız bir haini öldürmeyecek, kendisini de şehadete götürecekti.



Yazının Devamını Oku