Nedim Şener

Çamurdan ’kahraman’ olmaz

16 Mayıs 2022
Çamurdan  “kahraman” olmaz, olursa da “çamurdan kahraman” olur.

Takip eden okurlar kimden bahsettiğimi hatırlayacaktır; Canan Kaftancıoğlu’nun, 17 Ocak 2018 günü CHP İstanbul İl Başkanı olur olmaz yaptığı ilk işlerden birisi, avukatına talimat vererek hakkımda Büyükçekmece Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmak oldu.

ALTI SUÇTAN CEZA İSTEDİ

9 Şubat 2018 tarihli dilekçede, benim Twitter hesabımın kapatılmasını isterken, hakkımda “hakaret”, “iftira”, “kişilik haklarına saldırı”, “tehdit”, “bilişim teknolojileri vasıtasıyla herkesin gözünde küçük düşürme” ve “kişilerin huzurunu bozmak” olmak üzere toplam altı suçtan dava açılmasını istedi.

Twitter hesabımın kapatılmasının yanında yıllarca hapis talep edilen altı suçlamaya konu olan tweet’imde ne yazmıştım anlatayım...

Kaftancıoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı olmadan önce Twitter üzerinden durup dururken bana saldırmıştı. Amacı belliydi. Siyasi hırsı yaptırıyordu bunu ona. Paçalarıma yapışan çamur gibi olmuştu. Daha ileri gitmesin diye çareyi onu Twitter’da engellemekte buldum.

16 Ocak 2018 günü, yani henüz CHP İl Başkanı seçilmeden hemen önce Twitter’da bir kullanıcı “Nedim Şener’i tebrik ediyorum, senin nasıl bir pislik olduğunu çok önceden tespit etmiş ve engellemiş” deyince, o kişiye, “Çamurdur, bulaşmasın diye... cevabını verdim.

Ama CHP İstanbul İl Başkanı olur olmaz bulaştı ve

Yazının Devamını Oku

Demet Akalın’a FETÖ ‘sarması’...

13 Mayıs 2022
Fetullahçı Terör Örgütü elebaşı Gülen önce kutsal dinimiz İslam’ı kullandı. Sonra, şeytanın insan şeklinde vücut bulmuş hali olan Fetullah Gülen’e ruhunu satan her bir örgüt üyesi “Müslüman” taklidi yaparak “Cemaat” adıyla örgütlendi.

Ortada “Cemaat” değil, kumpas, yalan, iftira ve ihanete dayalı bir istihbarat örgütü vardı.

Oysa insanlar yıllarca onları “Gülen Cemaati” olarak bildi. Gerçekte ise her birine “kod adı” verilmesine rağmen, toplum arasında “abi” ya da “abla” diye kendilerini tanıtan FETÖ mensuplarından oluşan bir örgüttü.

DİNİ VE TOPLUMSAL DEĞERLERİ KULLANDILAR

Sadece dini değil toplumun en değer verdiği “abilik”, “ablalık” kavramlarını hain amaçlarını perdelemek için kullandılar.

Örgüt hiyerarşisinde yer alan yöneticiler için herkesin saygı duyduğu “Öğretmen” gibi bir ifadeyi kullandılar. “Öğretmen” adı verilen yöneticinin altındaki örgüt üyesi ise “Öğrenci” diye anıldı.



Yazının Devamını Oku

Sığınmacılar için üçüncü yol

11 Mayıs 2022
İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, rakamlarla Türkiye’deki sığınmacı ve göçmen sorununu gözler önüne serdi. Türkiye’de şu an toplam 5 milyon 500 bin 690 yabancı var.

Buna yabancı öğrenciler, Antalya’daki yerleşik İngiliz, Alman ve Ruslar, eğitim alan polisler gibi yabancılar da dahil. Toplam sığınmacı sayısı ise 4 milyon 82 bin 693.

Sığınmacıların içindeki geçici koruma altındaki Suriyeli sayısı ise 3 milyon 762 bin 686.

2011’den bu yana Türk vatandaşlığı verilen Suriyeli sayısı ise 200 bin 950. Bunların 47 bini Türkmen, 17 bini Afganistan Türkü, 101 bin 995’i Ahıskalı ve 6 bin 787’si Uygur Türkü.

Yalnızca siyasetin tepesinde değil, hemen hemen tüm parti seçmenleri arasında tartışmaya neden olan Türkiye’de yaşanan “sığınmacı ve göçmen sorunu” tablosu bu.

Sorunun çözümüne ilişkin öneriler ise iki başlıkla toplanıyor: Birincisi, “Kalsın” diyenler, diğeri “Geri gönderelim” diyenler...

AVRUPA’YA GİTMEK İSTİYORLAR

Peki sığınmacılar ya da göçmenler için üçüncü bir yol yok mu?

Yazının Devamını Oku

Kampanyanın sonu

9 Mayıs 2022
İslam halifesi Hazreti Ömer, İslamiyet öncesi dönemi anlatırken şunu aktarmıştır:

Tanrı diye helvadan put yapar, onlara tapardık. Uzun bir yolculuğa çıktığımızda karnımız acıkınca, yaptığımız putları yerdik. Bunları hatırladıkça gülerim.

“Teşbihte hata olmaz” sözüne sığınarak böyle bir benzetme yapmak istiyorum...

Kemal Kılıçdaroğlu’nun 31 Mart 2019’da yapılacak seçimlere üç ay kala Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday göstermesi ve seçimde aldığı sonuç ile bugün gelinen nokta bana Hazreti Ömer’in bu sözünü hatırlattı.

Birileri Ekrem İmamoğlu’ndan “kahraman” yaratmayı hayal etti. Ama hayallerle gerçekler arasındaki farkı gördükçe de onu linç edip yok etmeye giriştiler; tıpkı kendisine tapmak için helvadan tanrı yapan sonra da onu yiyen putperestler gibi...

İNCE ’UMUT’ İKEN ’SARAYIN ADAMI’ OLDU

24 Haziran 2018 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin adayı olan Muharrem İnce için yollara dökülen milyonlar, bir süre sonra onu “Sarayın Adamı” ilan edip gözden çıkarmışken, Ekrem İmamoğlu adlı bir “kurtarıcı”nın peşinden gidiyorlardı.

Daha belediye başkanlığı adaylığı sürecinde

Yazının Devamını Oku

Sosyal medya yasası Elon Musk’ın keyfini beklemez

4 Mayıs 2022
Elon Musk, sosyal medyanın yalan, hakaret, algı operasyonu, iftira, karalama, linç odağı olan Twitter’ı 44 milyar dolar verip satın aldıktan sonra şu mesajı attı: “Herkes istediğini yazabilecek. Botlar son bulacak. Herkes artık kişi olarak tanımlı olacak yani takma isimliler veya troller platformda yer almayacak.”

Twitter başta, sosyal medyanın ABD Başkanlık seçimlerinde bile Biden-Trump arasında nasıl taraf tuttuğunu hep beraber gördük. Özellikle Twitter’ın Amerika’nın emperyalist çıkarları için dünya üzerinde siyasi iktidarlara karşı nasıl kullanıldığının örnekleri de ortada.

BAŞLIKLARIN YARISI SAHTE

1.3 milyardan fazla Twitter hesabının dörtte birinden daha az kısmı aktif. Bu kesim içinde aralarında terör örgütlerinin bulunduğu organize gruplar, bir yandan kendi propagandalarını yürütüyor, diğer yandan istediği yalanı istediği kadar büyütüp dezenformasyonla her ülkede kaos yaratabiliyorlar. İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü (EPFL) 2015-2020 dönemi Twitter araştırmasını hatırlıyorsunuz; Twitter’da küresel trendlerin yüzde 20’si, Türkiye’de Twitter’da gördüğünüz başlıkların yüzde 47’si sahte. Yani BOT hesaplar tarafından oluşturuluyor.

Ayrıca, bazı başlıklar istenildiği anda yukarılara çıkarılıyor, bazıları ise listeye bile giremiyor. Twitter böylesine operasyonel bir alan işte.

MEDYA SALDIRISI BAŞLIYOR

Elon Musk, patron olarak sahte hesapları engelleyeceğini söylese de bunu kolay kolay yapamaz. Herkesin gerçek kimliği ile kullanıcı olduğu Twitter’ın küresel sistem açısından siyasi, operasyonel rolü ortadan kalkar.

Yapabilir mi? Evet, yetkisi var ama kolay kolay yaptırmazlar.

Yazının Devamını Oku

2.5 ay ‘şerwan’ eğitiminden sonra kod adı ‘Diren Amara’

2 Mayıs 2022
Cumhuriyet Halk Partisi TBMM Grup Başkan Vekili Engin Altay’ın, 27 Nisan günü gözaltına alınan İstanbul Büyükşehir Belediyesi “sosyal hizmet uzmanı” PKK’lı Şafak Duran ile ilgili açıklaması dikkatimi bir ayrıntıya çekti. Önce açıklamasındaki o cümleyi aktarayım:

Bu kadın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden beş kuruş para almıyor. Bu kadın Uluslararası Çalışma Örgütü ile Almanya’daki bir ajansı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa yürüttüğü bir proje kapsamında bir proje firmasında çalışıyor. Maaşını da ILO’dan alıyor.”

Engin Altay’ın sözlerinin ayrıntısı, elinde Kalaşnikof tüfekle fotoğrafları ortaya çıkan PKK’lı Şafak Duran’ın gözaltına alındığı 27 Nisan günü İBB’den yapılan basın açıklamasında yer alıyordu:

“... habere konu kişi (Şafak Duran), uluslararası işbirlikleri kapsamında proje bazlı ve sınırlı-süreli olarak görev yapan elemandır. Söz konusu kişinin proje boyunca maaş ödemesi ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) ve Almanya Ulusal İşbirliği Teşkilatı (GIZ) tarafından finanse edilmekte ve yapılmaktadır. 1 Haziran 2021 tarihinde başlayıp 31 Aralık 2021 tarihinde tamamlanan ilk proje ‘Mülteci ve Ev Sahibi Topluluklar İçin İnsana Yakışır İşlerin Desteklenmesi’ isimli projedir. 1 Mart 2022’de başlayıp 31 Aralık 2022’de sona erecek proje de ‘Ekonomik Girişimler ve İstihdam İçin Dijital Kapasitenin Geliştirilmesi’ projesidir.”

MAAŞINI VERMİYOR AMA İBB KADROSUNDA

İBB’nin “Maaşını biz vermiyoruz, sınırlı süreli eleman” dediği gibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde “sosyal hizmet uzmanı” kadrosunda görev yapıyor. Konu ne ILO-Almanya Projesi ne de parayı onlardan alması. PKK’lı Şafak Duran, 2021’de işe alınmış bir İBB elemanıydı. Sorumlusu da İBB yetkilileridir.

Konuyu saptırmayı amaçlayan açıklamaları bir daha okuduğunuzda hem bunu hem de aslında tuhaf bir durumu itiraf ettiklerini göreceksiniz.

Tuhaf durumu bir cümlede şöyle özetleyeyim:

Yazının Devamını Oku

‘Adli Sicil Belgesi’ numaranız İBB’deki PKK’lı gerçeğini örtmüyor

29 Nisan 2022
“Dervişin fikri neyse zikri odur” derler. COVID-19 salgınının ilk günlerinde işe gitmek için otobüse binenleri, “İBB önlem almıyor” algısı yaratmakla suçladı, sabahın köründe işe gidenler için “Organize kötülük” tanımlaması yaptı. Kar yolları kapattığında şikâyet edenleri, kayak tatili için gittiği İsviçre’den attığı tweet ile “troller” diye suçladı. Şimdi de bir PKK üyesi İBB çalışanının gözaltına alınması için “Başkan’a kumpas” diyor. Evet, İBB Başkanı İmamoğlu’nun sözcüsü Murat Ongun’dan söz ediyorum.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, İBB’de işe alınanlardan “455’inin PKK/KCK, 80’inin DHKP-C, 20’sinin MLKP, 2’sinin MKP kaydı var” açıklamasından beri bu konuda ortaya çıkan her gerçeği algı operasyonuyla terse çevirmeye çalışıyor.

İBB’DE ‘SOSYAL ÇALIŞMACI’ PKK’LI

Gelelim konumuza, 2021 yılında İBB’ye Sosyal Hizmet Uzmanı (Sosyal Çalışmacı) olarak işe alınan Şafak Duran, 2016’da Şırnak’ta PKK’lı teröristlerin üzerinden çıkan dokümanlarda, elinde silahla çekilmiş fotoğraf karesinde yer alınca 27 Nisan 2022’de İBB binasında İstanbul Emniyeti TEM Şube Müdürlüğü’nce gözaltına alındı. İBB kaynakları hemen, “Başkan’a kumpas” moduna geri döndüler. PKK’lı Şafak Duran’ın e-Devlet’ten aldığı, işe girerken İBB’ye verdiği “Adli Sicil Belgesi”ni paylaşarak sorumluluktan kurtulacaklarını zannettiler. Hakkında istihbarat raporları ve açılmış soruşturma bulunan Şafak Duran için yapılması gereken, İstanbul Valiliği’ne “Arşiv Taraması” yapılmasıydı. Bunu yapsalar Şafak Duran zaten işe başlayamazdı. Peki neden yapmadılar, neden PKK’lı Şafak Duran’ın internetten aldığı “Adli Sicil Belgesi” çıktısıyla yetindiler?

2020’DE PKK’DAN SORUŞTURMA AÇILMIŞ

İçişleri Bakanlığı’nın dün basına yansıyan açıklaması aslında her şeyi anlatıyor.

1-

Yazının Devamını Oku

‘Covidiot’ Fazilet Durağı yalanı ve organize aptallık

27 Nisan 2022
Covid-19 virüsüyle mücadelemize Sağlık Bakanlığı’nın 14 madde olarak sıraladığı önlemlerle başlamıştık. “Temizlik”, “Maske” ve “Mesafe” kısaca “TMM” en çok duyduğumuz kavramlar oldu. Ön cephede fedakâr sağlık çalışanları vardı. İnsanları sağlığına kavuşturmak için 500 civarında sağlık çalışanı 150 dolayında hekim hayatını kaybetti.

Sosyal medyada, hemen her hafta “Fahrettin Koca İstifa” başlığı ile lince uğrayan Sağlık Bakanı Koca ve ekibi sakin ve birleştirici tutumu ile örnek olurken, söylenen yalan ve atılan iftiralara rağmen ekibiyle süreci başarıyla yönetti. Bilim Kurulu üyeleri uzmanlar ve hekimler ile sağlık çalışanlarının fedakârlığı, sorunları hızla çözme becerileri ile hastalara ve topluma verdikleri umut ışığı, onlara duyulan güvenin boşuna olmadığını gösterdi.

97 BİN KAYBIMIZ VAR

Maalesef, tanıdığımız sevdiğimiz insanları kaybettik. Salgın, 25 Nisan 2022 itibarıyla toplam 97 bin 666 insanımızı bizden ayırdı. Ama sonunda bugünlere geldik, on binlerle ifade edilen vaka sayısı dün itibarıyla 2 bin 600’e kadar indi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dün yapılan açıklamayla, kapalı mekânlarda da maske zorunluluğu kaldırıldı. Tek istisnası, sağlık kuruluşları ve toplu taşıma araçları. Vaka sayısı 1.000’in altına düşünce o da kalkacak. Vakaların bu rakama düşmesi herkesin ortak çabasıyla mümkün. Kişisel önlemlerimize dikkat ederek, aşıları yaptırarak sağlığımızı koruyacak, sağlık ordumuzun verdiği mücadeleye destek olacağız.

SÜRECİ SABOTE EDENLER

Tüm bu süreç, her toplumsal olayda olduğu gibi; siyasi çıkar peşinde koşan, örgütsel amaçları olan ve kötü niyetliler ile bunların kurbanı olan aptallar ordusu üzerinden sabote edilmek istendi. Aşı üretim süreci dahil Türkiye’nin COVID-19 ile mücadelesi yanında bu mücadeleyi sabote etmek isteyenlerin yalanları, algı operasyonları ciltler dolusu kitap olacak nitelikte.

Öyle ki COVID-19 salgını bu anlamda yeni kavramları da hayatımıza soktu. Örneğin, İngilizce

Yazının Devamını Oku