GeriAhmet HAKAN Bekârlığa veda partisi yok insanlığa veda partisi var
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bekârlığa veda partisi yok insanlığa veda partisi var

GELENEĞİMİZDE, göreneğimizde, örfümüzde...

“Bekârlığa Veda Partisi” diye bir şey yokmuş.

*

Sırf bu gerekçeyle...

Feci bir uçak kazasında can vermiş genç kadınların ardından...

Saydırıyorlar da saydırıyorlar.

*

Küfürler, müptezellikler, iğrençlikler, şerefsizlikler...

Gırla.

Okudum.

Midem bulandı.

*

Bu mide bulandıran müptezellere buradan soruyorum:

*

Geleneğimizde, göreneğimizde bekârlığa veda partisi yok da...

- İnsanlığa veda partisi var mı?

- Bir kazaya kurban gitmiş insanların ardından kin ve nefret kusma partisi var mı?

- Ölmüş insanların ardından küfür kıyamet sövme partisi var mı?

- Müptezelliğe merhaba partisi var mı?

*

Bekârlığa veda partisini benimsememek için...

İlle de insanlığa veda partisi yapmak mı gerekiyor?

Anlamadım ki?

 

SARI TAKSİNİN ZİHNİYETİ BUYSA

UBER niye tercih ediliyor?

Sarı taksi niye itici bulunuyor?

*

Bunun cevabı, İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı’nın yaptığı açıklamalarda gizli.

*

Bakınız ne diyor İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı:

“Avrupa’daki taksiciler gibi sağı solu yakıp yıkarak eylem yapmak istemiyoruz. Eğer Meclis Uber konusunda bir şey yapmazsa sabrımız taşar. Taksici esnafı ekmeği için her şeyi yapar.”

*

Bakar mısınız şu dile, yaklaşıma, üsluba, zihniyete?

Devlet, istediklerini yapmazsa... Yakıp yıkacaklarmış.

Ekmekleri için her şeyi yaparlarmış.

*

Taksici esnafını bu zihniyet temsil ediyorsa...

Vatandaşın önemli bölümü tabii ki Uber’i tercih eder.

*

Çünkü bu zihniyet...

- Levyeyi kapıp fırlama zihniyetidir.

- Mesafe beğenmeme zihniyetidir.

- Hizmette kaliteye yönelmeme zihniyetidir.

- Müşteriye kabalık yapma zihniyetidir.

 

UBER’Cİ PARTİ BAYAĞI İŞ YAPAR

AK Parti’ye bakıyoruz:

Sarı taksici.

*

CHP’ye bakıyoruz:

Sarı taksici.

*

Şu sıralar...

Herhangi bir parti...

Olaya taksici esnafı odaklı yaklaşmak yerine...

Uber tercih eden vatandaş odaklı yaklaşmayı denese...

Ve tartışmasız Uber’cilik yapsa...

Bayağı iş yapar.

*

Mesela Saadet Partisi böyle bir şeye cesaret edebilir mi acaba?

 

HER MÜFTÜLÜĞE BİR KADIN

TÜRKİYE’de dinin erkek egemen bir anlayışa teslim olup olmadığını anlamak için müftülüklere bakmanız yeterlidir.

*

Müftülüklerde...

Kadın müftü yoktur, kadın müftü yardımcısı yoktur, kadın görevli bile pek yoktur.

*

İşte bu uygulamaya son veriyormuş Diyanet.

Her ile bir müftü kadın yardımcısı atanacakmış.

*

Güzel, çok güzel bir başlangıç.

Bu yola devam.

 

BANA ÖYLE GELİYOR Kİ

- Bana öyle geliyor ki... Sadece ama sadece estetik açıdan bakıldığında dünyadaki en güzel bayrak, Türk bayrağı...

*

- Bana öyle geliyor ki... Türk kadın subayları, FETÖ kalleşliğinin bir numaralı hedefi haline gelmişler.

*

- Bana öyle geliyor ki... Hülya Koçyiğit, çok yakında tarihi bir dizide bir padişah anasını falan canlandıracak.

*

- Bana öyle geliyor ki... Şu son gelişmelerin ardından telefonuna “Uber” uygulaması indirenlerin sayısı artacak gibi...

*

- Bana öyle geliyor ki... Milletimiz ayrı yazılması gereken de’leri ayrı yazmayı, bir de kadına bayan dememeyi öğrenemeyecek.

*

- Bana öyle geliyor ki... Ben ölünceye kadar otokontrolü bir türlü elden bırakamayacağım.

*

- Bana öyle geliyor ki... Uber kullanıcılarının yüzde 90’ı CHP’ye oy veriyordur.

*

- Bana öyle geliyor ki... Arda Turan ile Aslıhan Doğan’ın evliliği çok ama çok mutlu geçecek.

*

- Bana öyle geliyor ki... ‘Reis’ her an ‘Uber’ karşıtı bir çıkış yapıp sarı taksiden yana tavır alabilir.

 

KÜRT OYLARI

İTTİFAKLAR mittifaklar falan tamam da...

Neden hiç kimse...

‘Kürt oyları’ diye bir şeyi merak etmiyor.

*

Bir tane bile haber, bir tane bile araştırma, bir tane bile analiz, bir tane bile yorum neden yok?

*

Oysa yakın zamana kadar...

Seçim tartışmalarının en vazgeçilmez konusu değil miydi ‘Kürt oyları’?

Ne iş?

 

YÜKSEK SESLİ MÜZİK DİNLENEN MEKÂNLARIN MÜDAVİMLERİNE SORUYORUM

DANS yok.

Kıpırtı yok.

Ses sonuna kadar açık.

Ve siz sonuna kadar açık müzik eşliğinde birbirinizle sohbet etmeye çalışıyorsunuz?

*

Maksat sohbet muhabbet ise...

Neden sakin yerleri tercih etmiyorsunuz?

*

Ya da neden, “Abi şunun sesini biraz kıssana” falan demiyorsunuz?

*

Alemlerin acemisi olarak...

Ciddiyetle merak ediyorum bu konuyu.

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 saatte ne oldu? (12.03.2018-2)İşte 'Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeler, son 24 saatte yaşanan olaylar..
X

Ne yaptınız İlhan Bey

CHP, ne güzel bir şey tutturmuştu!

“128 milyar dolar nerede” diye...

*

128 milyar doların hortumlandığı algısı yaratılıyordu.

Ve bu algı, zihinlere kazınıyordu.

*

İşgüzar kamu görevlileri, asılan pankartları polis ve zabıta marifetiyle anında engelleyerek...

Yazının Devamını Oku

Danimarka çok medeni ülke şekerim

Hop şöyle cümleler yükselir sağımızdan, solumuzdan:

 

- Norveç çok medeni ülke şekerim... Başbakan’a ceza kesiliyor.

*

- Danimarka acayip modern bir ülke şekerim... Başbakanı cam siliyor.

*

- İsviçre çok uygar şekerim. Cumhurbaşkanı bisikletle işe gidiyor.

*

Hep özeniriz, hep gıpta ederiz bu ülkelere.

Yazının Devamını Oku

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

“Kanal İstanbul, Montrö’yü etkiler mi?” diye soru var ortada.

Geçen akşam Tarafsız Bölge’de işte bu soruyu sordum uluslararası hukuk alanında uzman bir isim olan Prof. Dr. Selami Kuran’a.

Selami Hoca...

Canlı yayında... Kalktı ayağa... Eline bir çubuk aldı... Ve başladı harita üzerinden anlatmaya.

“Yeni başlayanlar için 10 dakikalık bir Montrö dersi” gibi bir şeydi yaptığı.

Net, sarih, anlaşılır ve basit bir şekilde anlattı mevzuyu.

*

Sonucu açıklıyorum:

Yazının Devamını Oku

Erkan Oğur’a yapılan yobazlığın ta kendisidir

İflah olmaz bir türkü severim ben.

Ama yüzyılların izini taşıyan türküleri severim. Çağlar ötesinden gelip bizi tam kalbimizden yakalayanları... İlk söyleyeni belirsiz anonimleri... Sözleri gayet basit ama bir o kadar da derinlikli olanları...

İşte bu yüzden “Ben bir türkü sözü yazdım, üstelik de besteledim” diye ortaya çıkanlara karşı hep mesafeli olmuşumdur. Çünkü bu tür iddialardan genellikle yapay sonuçlar çıkar.

*

İbrahim Kalın’ın sözü ve müziği kendisine ait olan ‘Hiç Oldum’ adlı bir türküyü seslendirdiğini duyunca...

“Eyvah” dedim.

Ve bin türlü önyargıyla açıp dinledim türküyü.

*

Yazının Devamını Oku

Nalet olsun içindeki magandaya

Mustafa Üstündağ adlı oyuncu, Bodrum’da rallicilerin ödül törenini basmış.

Küfürler, kıyametler, vurmalar, kırmalar, saldırganlıklar, silahlar falan...

*

Ralli bu ya ralli!

Rallideki hangi anlaşmazlık, böylesine kontrolsüz bir öfkeye yol açabilir ki?

Rallideki hangi ihtilaf, böylesine bir sokak çocuğu kavgasını tetikleyebilir ki?


Yazının Devamını Oku

Orhan Pamuk romanında Atatürk’le alay mı ediyor?

Orhan Pamuk’un son romanı “Veba Geceleri” ile ilgili bir tartışma çıkmış durumda.

İddiaya göre:

Orhan Pamuk, romanında Atatürk’le alay ediyor!

*

İnceleme ve araştırmalarımın sonuçlarını aktarıyorum:

*

“Veba Geceleri” romanında bir “Kolağası Kâmil” var.

Yazının Devamını Oku

Kemal Kılıçdaroğlu ve kahkahalar, kahkahalar

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimden önce CNN Türk’te bir programa çıkmıştı.

Program sunucusu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun...

“İstanbul’u kazanacağız, Ankara’yı kazanacağız” türü sözlerini fazla iddialı bulmuş ve kahkahalar atmıştı.

*

Ne olmuştu o günlerde?

Başta Tuncay olmak üzere...

CHP’nin tüm ekâbir takımı...

Öfkeyle, kinle, hınçla...

Yazının Devamını Oku

Amiraller, bildiri, kumpas

Amirallerin bildirisiyle ilgili...

İki gündür...

Kumpas lafları dolaşıma sokulmaya başlandı.

*

Söylenenlere göre...

- Aslında bildiri, gece yarısı yayınlanmayacakmış.

- Bazı eller devreye girmiş, bildiri gece yarısı yayınlanmış.

- Bazı amiraller, bildirinin son halini görememişler.

- Bildiri, amirallerden kaçırılarak yayınlanmış.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya “Bu gidiş nereye?” diye sordum

Vaka sayıları artıyor. Hem de çok fazla artıyor. Halkta bıkkınlık var. Hem de çok fazla bıkkınlık. Tam kapanma dendiğinde akla ekonomi geliyor. Aşı konusunda hız kesildi. Pek bir ilerleme yok gibi.

İşte bu ahval ve şerait altında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

İlk sorum şu oldu:

“Bu gidiş nereye Sayın Bakan?”

Bakan Koca’nın ilk sözleri şu oldu:

*

“Vaka sayılarında ciddi artış var. Bunda mutasyon tabii ki etkili ama sadece mutasyonla açıklayamayız. Önlemleri gevşettik maalesef.”

*

Yazının Devamını Oku

Hürriyet’in yayıncılık anlayışına ters bir haber

İçtenlikle bir gayretimiz var Hürriyet’te.

Herkesin hakkına hukukuna saygı göstermek için çabalıyoruz. Sorumluluğu bulunmayan kişileri sorumluymuş gibi göstermekten kaçınmaya çalışıyoruz. Yargı kararı ortaya çıkmadan yargısal hükümlerde bulunmaktan uzak duruyoruz.

*

Titizleniyoruz bu konularda. Gayret ediyoruz.

*

Ama yayıncılıkta bazen yol kazaları da oluyor, olabiliyor.

*

Geçen gün sadece ve sadece Hürriyet’in internet sitesinde bir haber çıktı. Çok kısa bir süre yayında kaldı bu haber.

Bildirici amirallerin yakınlarını da konu eden bir haberdi bu.

Yazının Devamını Oku

Soru ve cevaplarla amiral bildirisi

SORU: Ne yani? Emekli amiraller mi darbe yapacak?

- CEVAP: Bizim kısa tarihimiz, “Yüce Türk Milletine” diye başlayan darbe bildirileriyle dopdoludur. Bu yüzden “Yüce Türk Milletine” diye başlayan bir bildiri gördük mü işkilleniyoruz. Hele bildirinin altında “Amiral” imzası görünce daha da işkilleniyoruz. Hele bildiri, gece yarısı gelince... Büsbütün işkilleniyoruz. Şimdi ben soruyorum: İşkillenmeyelim de ne yapalım?

*

- SORU: Bildiri yayınlamak suç mu?

- CEVAP: Elbette suç değil. Geçen hafta emekli büyükelçiler, benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. Kim çıkıp “Bunlar darbeci” dedi? Bu arada eski milletvekilleri de yine benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. “Darbe” diyen çıktı mı? Demek ki burada başka bir şey var.

*

- SORU: Burada ne var? Emekli amiral, görüş açıklayamaz mı?

- CEVAP: Tabii ki açıklar. Açıklıyorlar da zaten. Televizyonlara çıkıyorlar. Kişisel yaklaşımlarını ortaya koyuyorlar. Sosyal medyada yazıp çiziyorlar. Kimse de onlara bir şey demiyor. Ama siz “Aramıza hiçbir alt rütbeli girmesin, biz amiraller olarak şöyle bir posta koyalım” derseniz, tehditkâr ifadelerle dolu bir bildiriyi gece yarısı gündeme düşürürseniz... Her demokratik ülkede “Ne oluyor yahu” diye sorulur. En azından “Bunlar, bir iklim mi yaratmak istiyor? Bu işin arkasında ne var?” denir.

*

Yazının Devamını Oku

Amiraller bildirisine dair gelişigüzel ON NOT

Not bir- ‘Yüce Türk milletine’ dendi mi işkillenirim

Yüce Türk milletine!” diye başlayan hiçbir bildiriden hoşlanmıyorum.

Çünkü bu seslenişin tınısında...

27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve de 15 Temmuz var!

*

Kaldı ki...

Radyo zamanlarının üslubudur bu.

Siyah beyaz televizyonlarda kalmıştır.

*

Yazının Devamını Oku

Kafe ve lokantalara ramazanda açık olma hakkı tanınmalı

Şu andaki uygulama şöyle:

 

Akşam saat 19.00 itibarıyla tüm kafe ve lokantalar kapanıyor.

*

Ramazan itibarıyla ise uygulama şöyle olacak:

*

Bütün kafe ve lokantalar kapalı.

*

Bu karar, yeniden gözden geçirilirse...

Yazının Devamını Oku

Hayatımın dilemması: Sinovac mı BioNtech mi?

“Geleneksel yöntemden şaşmayacaksın arkadaş” diyorlar.

Hop, başlıyor kalbim Sinovac diye atmaya.

*

“Yeni teknolojileri denemek lazım arkadaş” diyorlar.

Hop, bu sefer kalbim BioNtech diye atmaya başlıyor.

*

Bilmem kaç bin yıllık Çin kültüründen söz ediyorlar.

Hemen Sinovac’a ısınıyorum.

Yazının Devamını Oku

İşimiz aşıya kaldı

Vaka sayısı açısından...

Avrupa birincisiyiz.

Dünyada dördüncüyüz.

40 binleri geçmiş durumdayız.

Varyantlar kaplamış her bir yanımızı.

En çok da İngiliz varyantı.

*

Durduramıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Selahattin Demirtaş’ın dilinin altındaki bakla

Selahattin Demirtaş, şöyle demiş:

“Eğer muhalefetteki milliyetçi odaklar, demokrasi ittifakına ısrarla engel olmaya devam edeceklerse... Bu durumda HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak, demokrasi ittifakı ilan edilebilir.”

*

Ne demek bu?

Hadi biraz anlamaya çalışalım.

“Muhalefetteki milliyetçi odaklar” derken kastettiği İYİ Parti mi acaba? “Bu iş İYİ Parti’yle gitmez” mi demek istiyor Demirtaş?

*

Önerdiği yol şu: HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak. Ne yani? Millet ittifakı ve cumhur ittifakının dışında bir de

Yazının Devamını Oku

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

Hangi olay olursa olsun... Hangi parti söz konusu edilirse edilsin... Hangi siyasi grup işin içine girerse girsin...

Ben her zaman ve her durumda...

“Suçun şahsiliği” prensibinden zerre kadar ödün vermedim.

*

Ensar olayında böyle davrandım.

Milyonlarca dayak yemeyi göze alarak...

*

CHP’de ortaya çıkan taciz ve tecavüz olaylarında...

Yine aynı prensibe göre hareket ettim.

Yazının Devamını Oku

Kokainci elemanla ilgili AK Parti’nin atması gereken beş adım

AK Parti Genel Merkezi’nde büro görevlisi olarak çalışan Kürşat Ayvatoğlu adlı elemanla ilgili son durum şudur:

 

Uyuşturucu temin ettiği için Emniyet güçleri tarafından yeniden gözaltına alındı. Yani bu kez uyuşturucuyu temin etmekle suçlanıyor.

*

Tabii ki suç şahsidir, partiye mal edilemez ama bu elemanın bir de şu durumu var:

*

Lüks ve şatafat içinde yaşadığı fotoğraflara yansıyor.

*

Kokaindi, pudraydı, şekerdi falan... Gülündü eğlenildi...

Yazının Devamını Oku

Alerjiyi azdıralım Atatürk kabartmalı nişan verelim

28 Şubat sürecinde gazetelerde yapılan haberlere genelde şöyle başlanırdı:

 

“Adını açıklamak istemeyen üst düzey bir askeri yetkili dedi ki...”

*

Saygı Öztürk’ün dünkü köşesinde gördüm ki...

O kalıp, şuna dönüşmüş:

*

“Adını açıklamayan bir yargı mensubu dedi ki...”

*

Yazının Devamını Oku

Şu üç şey sorulduğunda hep şunları söylüyorum

1- ERKEN SEÇİM

VALLA abi şöyle söyleyeyim: Sonbaharda olabilir. Olmadı, ilkbaharda... Ama bir de bakmışsın, seküler kesimin tatile gitmesini fırsat bilip Ağustos’un tam göbeğinde de yapabilirler. Bu arada seneye kalma ihtimali de var... Ama Reis sürpriz sever. Bir de bakmışsın seçim vaktinde yapılmış...

*

2- KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ

Siz bu yazıyı okurken, değişim gerçekleşmiş olabilir. Böyle bir ihtimal var... Bir bakmışsınız, bir hafta sonra olmuş. Bu da ihtimaller arasında... Bakanlıklar ikiye, üçe, dörde bölünebilir... Ama bölünmeyebilir de! Şu da var: Belki her şey aynı kalır, sıfır değişim olur.

*

3- TAM KAPANMA

Bir tam kapanma kararı gelebilir... Ama gelmeyebilir de... Belki yarı kapanmanın dozu biraz artar... Mesela: Cumartesi öğleye kadar açık, öğleden sonra kapalı gibi... Mesela: Lokantalardaki masa sayısının biraz daha azaltılması gibi... Ha şu da var: Yarı kapanmaya tam gaz devam da edilebilir.

Yazının Devamını Oku