Güncelleme Tarihi:
Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Deniz Çevirme, venöz yetersizliği ile ilgilil önemli bilgiler verdi.
Venöz yetersizlik nedir?
Vücudumuzdaki kirli kanı ayaklarımızdan kalbe doğru taşıyan toplardamar sistemi venöz dolaşım olarak adlandırılmaktadır. Anatomik yapısı gerektiğinde esneyip genişleyebilme özelliğine sahip olan venöz damarlar özellikle ayakta durduğumuzda yer çekimine karşı kanın yukarıya doğru hareket etmesine yardımcı olmaktadır.
Yine damar içerisinde bir yöne açılabilen; kanın yukarıya doğru hareketine izin veren mini kapakçıklar içerir. Varis denilen hastalıkta bu venöz damarlar genişlemekte, çapları anormal artmakta, bunun sonucu esneme özelliğini kaybetmektedir. Yine damar içerisindeki kapakçıkların deforme olması, damarın genişlemesi sonucu kapakçıkların yeterince açılıp kapanamaması sonucu yerçekimine karşı kanın yukarıya doğru yönlenmesi sekteye uğramakta ve kalbe dönemeyen kan ayaklarda birikmekte ve göllenmektedir (staz). Oluşan staz dokulardan kirli kanın yeterince boşalmasına engel olmaktadır. İleri evredeki staz, dolaşım bozukluğuna neden olur, yeterli beslenemeyen cilt ve cilt altı dokularda yaralara oluşmaya başlar.
Venöz yetersizlik hastalığın şiddetine göre farklı evrelerde hastalarda ağrı, şişlik, uyuşma, huzursuzluk gibi birden fazla bulgu ile kendini gösterebilmektedir.
Çeşitli derecelerdeki venöz yetersizliğinin toplumdaki sıklığının %15-20 oranında olduğu tahmin edilmektedir. Doppler ultrasound kullanımının günümüzde yaygınlaşması hastalığın öneminin ve yaygınlığının anlaşılmasında oldukça yardımcı olmuştur.
Tedavisi yara bakımı ve kompresyon aşamalarını içeren konservatif yöntemler ile birlikte özellikle yüzeysel venöz sistemdeki varisli damarların alınması veya lazer ameliyat uygulanabiliyor.
Cerrahi işlemler sonrasında hastalar operasyon sonrasında hemen taburcu edilmekte ve ayağa kalkıp yürüyebilmekte, birkaç gün içerisinde de işlerine aktif olarak devam edebilmektedirler.


