Riskli gebelik takibi ve merak edilenler

Gebelik, bebeğin anne rahminde 38 hafta kaldığı (adetin ilk gününden hesaplandığı için 40 hafta olarak bilinir ve kullanılır ama aslında gebelik oluşması adetin 14. günü olur ve 38 hafta anne rahminde kalır) normal ve doğal bir süreçtir.

Haberin Devamı

Riskli gebelik takibi ve merak edilenler

Bazı durumlarda ise gebe kalmadan önce anne adayının vücudunda bulunan hastalıklar (annenin mevcut hastalıkları) veya hamilelikten dolayı sonradan gebelik döneminde ortaya çıkan sorunlar çeşitli risklerin ortaya çıkmasına yol açar. Böyle gebeliklere ‘riskli gebelik’ veya ‘yüksek riskli gebelik’ denir.

ERKEN TANI ÖNEMLİ

Riskli ve yüksek riskli gebelikler, bazı durumlarda hem hamile annenin hem de anne karnındaki bebeğin sağlığını ve hatta hayatını tehdit edebilir. Riskli gebelik önceden tanı konursa ve yakın takip edilirse hayati riskler azaltılabilir, önüne geçilebilir bir durumdur.

RİSKİN SEBEPLERİ

Bebekte genetik veya anatomik sakatlık saptanması, gebelik şekeri (gestasyonel diyabet), gebelik hipertansiyonu, gebelik zehirlemesi (preeklampsi, eklampsi), vajinal kanama, çoğul gebelik, bebekte gelişim geriliği olması, bebekte kalp anomalisi durumları, bebeğin suyunun azalması, kan uyuşmazlığının olması gibi sebepler gebeliğin riskli olmasına neden olurlar.

YAKIN TAKİP EDİLMELİ

Riskli ve yüksek riskli gebelikler, mutlaka bir riskli gebelik uzmanı (perinatolog) tarafından, çok daha yakından takip edilmelidir. Riskli gebelik doktorları ile yapılması gereken riskli gebelik takibi, normal gebelik takibine göre çok farklı yönler içermektedir. Riskli gebelik takibinde geleneksel ultrason cihazları yetersiz kalabilir bu nedenle ‘renkli doppler ultrason’ ihtiyaç halinde kullanılır. Bunun yanı sıra NST (nonstres test) cihazları gebeliğin 32. haftasından itibaren kullanılır. Bazen tanıda Fetal MR değerlendirilmesi de yapılmaktadır.

TANI YÖNTEMLERİ

Riskli gebelik takiplerinde anomali şüphesi olduğunda, birçok kez ‘amniosenteze (anne karnından özel iğnelerle girilerek bebeğin amnion suyunu örnek almak)’ ihtiyaç duyulur. Çoğunlukla bebeğin kromozomal anomalisini saptamak için veya gebeliğin son dönemlerinde bebeğin akciğer gelişimini tamamlayıp tamamlamadığının teyidi için de yapılır. Son yıllarda kullanıma başlanan ‘prenatal test’ ise yüzde 96 güvenilirlikle gebeliğin 10. haftasından itibaren, anneden kan almak suretiyle yapıldığı için son derece rahat ve risksiz bir testtir. Prenatal testte anneden alınan kanda fetal DNA taranır ve buna göre sonuç verilir, bu nedenle düşük riski yoktur ancak ‘amniosentez’de bebeğin kesesi içine girildiği için binde 1 oranında düşük riski mevcuttur.
***
Doğum yapılacak hastaneye, riskli gebelik uzmanı karar vermelidir. Tabii ki bu hastanenin ‘yeni doğan ünitesi’ çok iyi olmalı ve cihaz ekipman açısından yeterli olmalıdır. Ayrıca bebeğin durumuna göre, doğuma yakın dönemde yeni doğan doktorlarıyla irtibat kurulmalı ve bebek hakkında bilgi verilmelidir.

Yazarın Tüm Yazıları