Selim Öztürk

Google ve YouTube'dan engelliler için önemli işbirliği

7 Ağustos 2021
Genç girişimcilerin teknolojinin desteği ile hayalden gerçeğe dönüşen fikirleri her geçen gün günlük yaşama daha çok artı değer katıyor. Bu girişimlerden biri de BlindLook.

“Sosyalleşmek için kimsenin kimseye muhtaç olmadığı bir dünya” hayaliyle ortaya çıkan BlindLook uygulaması, görme engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Bu özel girişimin Google ve Youtube ile olan işbirliği de önemli bir nokta. Google Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Sırma Süren'le bu işbirliğinin detaylarını konuştuk. 

Google ve YouTube, erişilebilirliğe ilişkin nasıl bir yaklaşım benimsiyor? 

Erişilebilirlik kavramı temelde bizi çevreleyen dünyayla “olduğumuz şekilde” bağlantı kurabilmemizi ifade ediyor. Ancak engelli bireyler, günümüzde erişilebilirlik açısından yeterli ve eşit fırsatlara sahip değiller ve bu nedenle milyonlarca insan her gün birçoğumuz için akla gelmesi bile güç olan zorluklarla karşı karşıya.  

Google olarak herkesin online imkanlardan özgürce faydalanabilmesi gerektiğine inanıyoruz. Erişilebilirliği herkes için mümkün hale getirmek temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Google CEO’su Sundar Pichai’nin şu sözleri de erişilebilirliğe ilişkin yaklaşımımızı çok net özetliyor: “Herkes için ürün ve hizmet geliştirmek istediğimizi söylediğimizde bunu öylesine söylemiyoruz. Erişilebilirlik, hem misyon beyanımızda hem de şirket değerlerimizin özünde yer alıyor. Bize göre bir sorun herkes için çözülene kadar çözülmüş sayılmaz. Teknolojinin büyük vaadi herkese hedeflerine ulaşmak için aynı gücü vermektir. Birilerinin önünde engeller olduğu sürece yapılması gereken işler var demektir.” 

Bu bağlamda Google olarak her bir ürün tasarımının daha ilk aşamalarından ürünün yayınlanmasına kadar geçen tüm süreçlerde erişilebilirliği temel unsur yapmaya önem veriyoruz. Ayrıca dünyanın her yanında geliştiricileri ve yayıncıları ürün ve uygulamalarını erişilebilirliğe öncelik vererek tasarlamaları ve oluşturmaları konusunda teşvik ediyoruz. Uygulamaların erişilebilir olması yalnızca dünya üzerindeki yaklaşık 1 milyar engelliye eşit erişim imkanı sunuyor. Ayrıca herhangi bir engeli bulunmayan kişilerin de deneyimlerini özelleştirerek bunlardan yararlanmalarına olanak veriyor.  

Yazının Devamını Oku

Instagram'dan yeni gizlilik ve güvenlik adımı

27 Temmuz 2021
Dünyanın önde gelen sosyal medya platformlarından Instagram, Facebook çatısı altında büyümeye devam ediyor. Son olarak kullanıcıların gizliliği ve güvenliğiyle ilgili yeni çözümlerini masaya yatıran şirket, önemli bilgiler paylaştı.

Kullanıcı kitlesi hayli geniş olan Instagram'ın güvenlik ve gizlilik söz konusu olduğunda da üzerinde büyük bir sorumluluk var. Bu açıdan atılan yeni adımlar da kesinlikle önemli. Peki Instagram, yeni neler sunuyor? Yakından bakalım:

18 yaş altı kullanıcıların hesaplarının varsayılan ayarı gizli hesap olacak
Instagram, gençlerin tanımadığı veya iletişime geçmek istemediği yetişkinlerin kendileriyle iletişime geçmelerini engellemek için en iyi yolun gizli hesap olduğuna inanıyor. Bu yüzden, bu haftadan itibaren 18 yaş altı (AB için 16 yaş altı) gençler yeni bir Instagram hesabı açtığında hesabın varsayılan ayarı gizli hesap olacak.

Gizli hesaplar sayesinde insanlar içeriklerini kimlerin görebileceğini ve etkileşime girebileceğini kontrol edebiliyor. Hesabınız gizliyse gönderilerinizi, hikayelerinizi ve Reels videolarınızı görebilmek ve onlara yorum yapabilmek için insanların sizi takip etmesi gerekiyor. Ayrıca, sizi takip etmeyen insanlar Keşif veya etiketler (hashtag) altında içeriklerinizi göremiyor.

Bugüne kadar Instagram, yeni bir hesap açtıklarında gençlerden herkese açık ve gizli hesap arasında seçim yapmalarını istiyordu. Fakat Instagram’ın yakın zamanda yaptığı araştırmaya göre gençler daha gizli bir deneyimi tercih ediyor. Öyle ki, test sürecinde yeni bir hesap açan her 10 gençten 8’i varsayılan gizli hesap ayarını tercih etmiş.

Yazının Devamını Oku

WWDC 2021'de akılda kalanlar

7 Haziran 2021
Bu akşam Apple, yazılım dünyasının bugününü ve geleceğini şekillendiren yeni çözümlerini ilk kez WWDC 2021'de sahneye çıkardı. Geçen yıl olduğu gibi WWDC 2021 de internet üzerinden gerçekleştirildi ve katılım herkese ücretsiz oldu. Peki bu etkinlikte neler öne çıktı?

Beklendiği gibi iOS 15 ilk kez bu etkinlikte duyuruldu. iOS 15 ile birlikte değişecek pek çok özellik ve gelecek yeni özellikler de yine bu etkinlikte kendine yer buldu. FaceTime ise bu geceye damga vuran uygulama oldu. Apple'ın özellikle pandemi döneminde kitlesini hızla büyüten Zoom, Microsoft Teams ve Google Meet gibi platformlara ciddi bir rakip yarattığı dikkat çekiyor.

Bu nedenle öncelikle FaceTime'daki yenilikleri anlatarak başlayayım. FaceTime aramalarının daha doğal ve gerçekçi olması için uygulamaya uzamsal ses özelliği eklenmiş. Bu sayede aynı odada ya da ortamdaymış gibi bir görüşme imkanı mümkün oluyor. Ayrıca makine öğrenimi destekli gürültü engelleme özelliği de ortamdaki istenmeyen seslerin karşı tarafa iletilmesini engelliyor.

FaceTime görüşmelerini Android ve Windows cihazlardan da yapabilmek artık mümkün. Ekran paylaşma ve görüşmedeki kişilerle birlikte müzik dinleyip film izleyebilme ve arka planı bulanıklaştırma gibi özelliklerin yanı sıra FaceLink kullanarak toplantı adreslerini oluşturabilir ve arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Tüm bu özelliklerle birlikte gelen FaceTime; Zoom, Microsoft Teams ve Google Meet gibi platformları oldukça terleteceğe benziyor.

iOS 15'teki yenilikler elbette FaceTime ile sınırlı kalmadı. iMessage'a gelen 'Shared With You' isimli özellik, mesajlaştığınız kişiyle paylaştığınız bağlantı ve fotoğrafların otomatik olarak Apple News ve fotoğraflar uygulamasına eklenmesine imkan veriyor. Dahası, 'Rahatsız Etmeyin' modu aktif edildiğinde artık iMessage üzerinden rahatsız edilmek istemediğinizi herkes görebilecek. Bu sayede telefonunu rahatsız etmeyin moduna alan birisine mesaj gönderilirse mesaj gönderen kişi uyarılıyor.

Bildirimler, büyük uygulama simgeleri ve avatarlar sayesinde daha anlaşılabilir hale gelirken bildirim özetleri için zamanlama seçeneği sunulması da dikkatlerden kaçmıyor. iPhone kullanıcıları belirledikleri herhangi bir zamanda bildirim özetlerini toplu olarak alabiliyor. Kesinlikle zaman kazandıran bir özellik.

Bildirimler artık daha da kişiselleştirilmiş durumda. Öyle ki; çalışırken, uyurken, araç kullanırken gibi farklı durumlarda bildirimlerin kimlerden geleceğini belirleme şansınız olacak. Örneğin çalışırken sadece iş arkadaşlarınızın size ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

Yazının Devamını Oku

Instagram hesabınızı güvende tutmanın yolları

3 Haziran 2021
Son günlerde Instagram hesaplarıyla ilgili sürekli bir 'hack'lenme haberi alıyorum. Yakından tanıdığım arkadaşlarımın bazıları da bu siber saldırganların hedefi olmaktan kurtulamadı. Kurbanların hesaplarını çalmanın yöntemi de genelde aynı ve dikkatli davranmadığımız durumlarda hesabımızı saniyeler içinde başka birine kaptırmamız işten bile değil.

Instagram, Facebook çatısı altında uzun yıllardır varlığını sürdüren ve gün geçtikçe büyüyen bir platform. Güvenlik cephesinde de pek çok özellik sunan şirket, buna karşın kullanıcıların hesaplarını çaldırmasını bir noktaya kadar önleyebiliyor.

Son günlerde hesabı çalınanların sayısında ciddi bir artış yaşanıyor. Öyle ki, hesaplar çalındıktan sonra da bu çalıntı hesaplar üzerinden yeni bir vurgun için siber saldırganlar başka kurbanlarına yöneliyor. Peki bu saldırılardan korunmak için ne yapmak gerekiyor?

Instagram'ın bu konuda kullanıcılarına bir dizi önerisi var ve bu platformda bir hesabı olan herkesin bu noktalara çok dikkat etmesi gerekiyor.

Instagram'dan konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada şu satırlara yer verilmiş:

"Bazı kullanıcılarımız, kendini Instagram gibi gösteren hesapların direkt mesaj üzerinden hesap ve şifre bilgilerini paylaşmalarını istediğini bildirdi. Bu durum bir şifre tuzağı (phishing) örneği ve kötü aktörlerin, insanların e-posta ve sosyal medya gibi hesaplarına erişim sağlamak için sıkça kullandıkları bir yöntem. Bu kötü aktörler, insanları mesajlara yanıt vermeye veya zararlı bağlantılara tıklamaya teşvik etmek adına taktiklerini devamlı değiştiriyor ve geliştiriyor. Kötü aktörleri platformumuzdan uzak tutmak adına teknolojimizi sürekli geliştiriyoruz ve insanları şüpheli bağlantılara tıklama konusunda dikkatli olmaya ve uygun aksiyonu alabilmemiz adına şüpheli mesajları bildirmeye teşvik ediyoruz."

Instagram'ın açıklamalarına bakıldığında kurbanların daha çok 'phishing' denilen şifre tuzağına düştüğü dikkat çekiyor. Bu noktada Instagram kendi önlemlerini alsa dahi kullanıcı olarak güvenilir olmayan hiçbir link'e tıklamamak gerekiyor.

Yazının Devamını Oku

Google I/O etkinliğinde öne çıkanlar

19 Mayıs 2021
Google'ın uzun bir süredir beklenen etkinliği nihayet başladı. İlk gün ise oldukça hareketli geçti. İşte etkinlikte öne çıkan ve milyonlarca kullanıcıyı yakından ilgilendiren yeni Google ürün ve servisleri...

Google, pandemi şartları nedeniyle Google i/o etkinliğini bu yıl internet üzerinden gerçekleştirdi. Etkinliğin internetten yapılması ile birlikte etkinliği canlı takip etmek isteyenler de ücretsiz olarak Google i/o etkinliğini izleme şansı yakaladı. 

Öncelikle Android 12 ile başlayalım. Google'ın mobil işletim sistemi Android, yeni yüzüyle karşımıza ilk kez çıkmış durumda. 

Android 12, görsel açıdan neredeyse baştan aşağı yenilendi. Artık kişiselleştirilebilir  bir deneyim sunmayı amaçlayan Google, özel bir renk paleti ve yeniden tasarlanmış widget’larla telefonunuzu tarzınıza uygun şekilde özelleştirmenize izin verecek. 

Duvar kağıdınızı tarayarak hangi renklerin daha baskın olduğunu görebilecek olan Android 12, bu renkleri uyumlu bir şekilde işletim sistemine uygulayacak. böylelikle duvar kağıdı, kilit ekranı, ses kontrolleri, ve bildirim çubuğu bir arada çok daha iyi gözükecek. 

Bir Android 12 cihazı alıp aldığınızdan itibaren uyguladığınız  dokunma ve kaydırma işlemleri, sistemi daha canlı hissetmenize olanak sağlayacak. Şirket uygulanılan animasyonlar sayesinde çok daha canlı bir deneyim sunacak. 

Android ile çalışan cihaz sayısı 3 milyarı aştı 

Google i/o etkinliğinde Android cihazların ne kadar büyük bir kitleye ulaştığı da vurgulandı. Yapılan açıklamada bugün itibariyle Android yüklü cihazların sayısının 3 milyarı aştığı kaydedildi. Müthiş bir rakam. 2017 yılında bu rakam 2 milyar seviyelerindeydi ve 4 yıl gibi kısa bir sürede Google, bu sayıyı 1 milyar daha artırmayı başarmış. 

Yazının Devamını Oku

Siber dolandırıcıların gözü App Store'da

11 Mayıs 2021
Günümüzün en büyük sorunlarından biri olan siber güvenlik, teknoloji devlerini de hayli zorluyor. Apple ise yaptığı son açıklamada dolandırıcılığın boyutunu gözler önüne sererken, dünyanın en büyük uygulama mağazası olan App Store'u dolandırıcılardan uzak tutmak için neler yapıldığını anlattı.

Birçoğumuz farkında olmasak da siber dolandırıcılar bir an olsun boş durmuyor ve kurbanlarına ulaşmak için sınırları zorluyor. App Store da saldırganların ilk hedeflerinden sadece biri. Öyle ki, Apple'dan yapılan açıklamaya göre, sadece 2020 yılında toplam değeri 1.5 milyar doları aşan dolandırıcılık amaçlı çok sayıda potansiyel işlem engellenmiş. Müthiş rakam!

App Store’u kullanıcıların uygulamaları bulmalarını sağlayan güvenli ve güvenilir bir yer olarak tutmayı hedefleyen Apple, bir koruma yöntemi olarak dolandırıcılık amaçlı geliştirici ve kullanıcıları belirleyip bunlarla ilgili gerekli işlemleri gerçekleştiriyor. 

App Store’un iPhone’da kullanıma sunulduğu ilk günden bu yana mevcut olan bu tehditler, yıllar içinde hem daha geniş bir ölçek hem de daha gelişmiş özellikler kazandı. Aynı şekilde Apple da kullanıcılara ve geliştiricilere yönelik bu tehditlerle mücadele etmeyi amaçlayan kararlı adımlar atarak bu tehditlere karşılık vermek için yaptığı çalışmaların kapsamını genişletti. Bu kötü amaçlı aktörlerin, konum verilerinden ödeme ayrıntılarına kadar kullanıcıların en hassas bilgilerini kötüye kullanmalarını engellemek için perde arkasında ciddi bir kaynak yatırımı yapılıyor. 

Şirketin gelişmiş teknolojilerle birlikte insan uzmanların sağladığı katkılardan yararlanması, müşterilerin sadece 2020 yılında değeri 1,5 milyar doları aşan dolandırıcılık amaçlı potansiyel işlemlerden korunmasını sağladı. Bu sayede kullanıcıların paralarını, bilgilerini ve zamanını çalmaya yönelik girişimler engellenirken riskli ve güvenlik açığına sahip yaklaşık bir milyon yeni uygulamanın kullanıcılara ulaşması önlendi.

Yazının Devamını Oku

Resident Evil Village: Korku oyunlarında yeni boyut

11 Mayıs 2021
Resident Evil serisini uzun yıllardır pek çokları gibi takip ediyorum. Son olarak Ethan karakterimizle birlikte eşi Mia'yı kurtarmak için uzun soluklu bir maceraya atılmış, ancak kabus gibi üzerimize çöken bir 'aile'nin üstesinden gelmeye çalışmıştık. Resident Evil: Biohazard'ın ardından bu kez kapımızı Resident Evil Village çaldı. Bunca yıldır korku oyunlarından pek çoğunu deneyimleyen biri olarak, bir oyunu oynarken bu kadar üst seviyede gerildiğimi hatırlamıyorum. Şimdi isterseniz oyunla ilgili dikkatimi çeken notları 'spoiler' vermeden paylaşayım.

Oyunu yavaş yavaş, her yeri kurcalayarak oynamaya çalıştım ve haritadaki her kilidi açarak yaklaşık 12 saatte Resident Evil Village'ı bitirdim. Yüksek fiyatına karşın hayli kısa bir oyun süresinden söz ediyoruz. Ancak oyunun sunduğu atmosfer, müzikler, efektler ve bunun gibi pek çok detay ince ince işlenmiş. Oyun aslında basitçe sizi kurguda ne varsa oraya doğru hızla yönlendiriyor. Yolunuzu kaybetme şansınız pek yok.

Oyunun başında Ethan ile daha hiçbir şeyden haberimiz yokken gece karanlığında ilerlerken duyduğumuz o sesler, adrenalini artıran müzikler... YouTube üzerinden de izlemeyi deneyebilirsiniz, ancak oynarken ben iki ileri bir geri gidebildim ilk anlar. Belki biraz tadını çıkarmak için, belki de gerçekten ışıkları kapatıp kulaklığı takıp oynadığımda beni rahatsız ettiğinden... Ama tüm bunlar bile zaten serinin bu son oyununun doğru bir noktada olduğunu gösteriyor.

Oyunun sunduğu hikayeden zevk alabilmek için oyunu dikkatli bir şekilde oynamak, detayları gözden kaçırmamak gerekiyor. Yoksa hikayedeki birçok noktada boşluk olduğunu düşünebilirsiniz. Yani girdiğiniz odalarda tüm notları okuyun, bu sayede hem hikayeyi adım adım kavrayacak hem de neyle yüzleşeceğinizi göreceksiniz. Elbette bu notların arasında düşmanlarınızın zaafını da fark edecek ve saldırırken bu notların faydasını göreceksiniz.

Oyundaki bütün notları bulmak, hazineleri, birleştirilebilen eşyaları ve saklanmış kristalleri fark etmek için oldukça dikkatli ilerlemeniz gerekiyhor.

Biraz oyun hikayesinden bahsedelim. Resident Evil BioHazard'dan da hatırlayacağınız Ethan Winters'ın hikayesi kaldığı yerden devam ediyor. Eşi mia ile 'rosemary' isminde bir kızları olmuş. Ethan her ne kadar Louisiana'da yaşadıklarını unutmak istese de her an orayı, orada yaşanılanları düşünüyor. Mia ise bu olaylardan pek bahsetmek istemiyor. Ethan, Rose'u yatırdıktan sonra Mia ile akşam yemeği yemek için masaya oturduğu esnada elektrikler gidiyor ve olaylar başlıyor.

Yazının Devamını Oku

Apple AirTag ile kayıp eşya kabusu biter mi?

7 Mayıs 2021
Apple'ın geçtiğimiz haftalarda duyurusunu yaptığı yeni ürünlerinden biri hiç şüphesiz AirTag oldu. Üzerine çok şey yazıldı, çizildi. Ancak dünden bu yana deneyimleme şansı bulduğum AirTag üzerine birkaç satır düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

AirTag, prensipte eşyalarınızı bulmanızı sağlayan bir minik alıcı gibi düşünebilir. Siz bu cihazı çantanıza, anahtarınıza veya sizin için değerli olan herhangi bir eşyanızın içine/yanına yerleştiriyorsunuz. Sonrasında ise artık o eşya uzağınızda da olsa bulunabilir bir hale geliyor. Peki ama nasıl?

Bul uygulaması uzun yıllardır Apple'ın en kullanışlı özelliklerinden biri ve aktif olarak pek çok kullanıcı bu özellikten yararlanıyor. AirTag de bu uygulama üzerinden kullanıcıya ulaşıyor.

AirTag'i eşyanızın yanına koyduktan sonra bu uygulamayı kullanarak yerini hızlıca bulabiliyorsunuz. 'Hey Siri, cüzdanımı bul' diye seslendiğinizde sadece sesi takip etmeniz yeterli. Cüzdanınız veya herhangi bir şeyanızı odadınızın bir köşesinde kolayca bulmanız kulağa hoş geliyor.

Sık sık eşyalarını unutan birisi değilsem de insanlık hali elbette anahtarımı, cüzdanımı ve hatta çantamı bir yerde unutabilme ihtimalim her zaman var. Şimdi çantamın içine bir tane AirTag yerleştirdim ve çantamın bulunduğu yeri Bul uygulaması üzerinden görebiliyorum. Tabii bu noktada akıllara şu soru geliyor? Batarya ömrü ne kadar?

O konuda içiniz rahat olabilir, çünkü Apple bir yılı aşkın bir süre dayanan pil ömründen bahsediyor. Kaldı ki içindeki pili değiştirmek ve yıllar boyu bu ürünü kullanabilmek de mümkün. Bu da bence önemli bir avantaj sağlıyor.

AirTag’iniz yakındaysa iPhone’unuz Tam Konum Bulma özelliği ile sizi doğrudan ona yönlendirebiliyor. Ultra Geniş Bant teknolojisi ile birlikte AirTag ile aranızdaki mesafeyi ve hangi yöne gitmeniz gerektiğini görebiliyorsunuz.

Peki AirTag ile kayıp eşyanızı nasıl bulabiliyorsunuz? Hemen her yerde AirTag'e ulaşmak mümkün mü? Bu sorunun yanıtı maalesef hayır. Bu noktada Apple'ın kurduğu ekosistemin altını çizmek gerekiyor: Örneğin bir eşyanızı spor salonu veya bir kafe gibi uzak bir yerde unuttunuz. Dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca iPhone, iPad ve Mac’ten oluşan Bul ağı AirTag’inizi bulmanıza yardımcı oluyor. Yani Apple cihazlarının bulunduğu herhangi bir yere AirTag'inizin yakın olması yeterli. Bu nedenle kayıp eşyanızın birçok farklı senaryoda kolayca bulunabilmesi mümkün.

Yazının Devamını Oku