Şale Kutsal Yılmaz

Kışın Cilt Bakımı Nasıl Olmalı?

20 Kasım 2020
Cildimiz bir yandan bizi korurken, bir yandan da dış dünyayla bağlantımızı sağlar. Kışın değişen hava şartlarıyla cildin ihtiyaçları da değişir.

Soğuk hava, kimyasallar, hava kirliliği cildi daha kırılgan hale getirir. En sık yaşanan sorunlar ciltteki aşırı kurumanın yarattığı hassasiyet, kaşıntı ve buna paralel bazı cilt sorunlarında artıştır. Kısaca söylemek gerekirse cildiniz özen bekler.

Ciltteki değişimleri takip etmek, buna yönelik önlemler almak bize sağlıklı bir cilt kazandırır.

Bu konuda bize faydası olacak destekler neler olmalıdır?

Soğuk hava ve kapalı ortamlardaki ısıtıcıların etkisiyle cildimiz daha çok kurur. Ayrıca vücudumuz da su kaybeder. Bu nedenle sıvı tüketimine ve cildi bol bol nemlendirmeye özen göstermeliyiz.  Sıcak suyla yapılan duşlar soğuk kış günlerinde daha cazip görünse de ciltteki kuruluğu arttırma açısından tercih edilmemelidir. 10 dakikayı geçmeyen kısa duşlarda, ılık su ve yumuşak temizleyiciler tercih edilmelidir.

Günlük cilt bakım rutininizi ihmal etmeyin.  Günde iki kez cilt temizliği, sonrasında nemlendirici kullanmak çok faydalıdır.

Kış döneminde cildiniz kuruyacağı için daha fazla nem desteği sağlanmalıdır.  Seramid ve hyalüronik asit içeren ürünler tercih edilebilir. Alkol içeren ürün kullanımı, cildin kuruluğunu arttırabilir. Bu konuda dikkat etmek faydalıdır.

Ayrıca dudaklardaki kuruma ve çatlamalar için nemlendirici ürünler kullanılmalıdır.

Haftalık peeling işlemleri ölü hücrelerin atılmasını, gözeneklerin daha derinden temizlenmesini ve dolaşımın hızlanmasını sağlar. Kış aylarında yoğun, tahriş eden peeling işlemlerinden uzak durun daha hafif ürünlerle cildi tahriş etmeden haftada bir kez bu uygulamayı yapabilirsiniz. Daha sonra nem veren serum ve maskeler kullanın. 

Yazının Devamını Oku

Yanlış Lazer Epilasyon Uygulamalarına Dikkat!

6 Kasım 2020
Yaşam kalitesi, sağlığa ve estetiğe verilen önem arttıkça, lazer epilasyona gelen talep artmıştır. Aşırı tüylenme estetik bir sorun olduğu kadar, tıbbi bir sorundur. Fazla tüyün varlığı terleme, koku oluşumu ve enfeksiyona neden olabilir. Tıbbın pek çok alanında olduğu gibi, lazer sistemleri de çok hızlı gelişmiştir. Eski cihazlara oranla yeni geliştirilen lazer sistemleri başarılı, hızlı ve güvenlidir.

Lazerlerle ilgili en çok merak edilen konulardan biri yöntemin güvenliğidir. İlk lazer sistemleri yaklaşık 40 yıl önce kullanılmaya başlanmıştır. Bugüne kadar çok sayıda uygulama yapıldığı için güvenliğiyle ilgili soru işareti kalmamıştır. Tabi ki bu tedavinin uzman kişilerce ve doğru şekilde uygulanması şartıyla olacaktır. Yanlış uygulamalarda lekeden, ize pek çok sorun yaşanabilir. 

Bireyin sağlık durumu, ağızdan ve dıştan kullandığı ilaçların bilinmesi tedavi planlanırken önemlidir. Gebelik ve bazı cilt hastalıklarının varlığı tedavinin yapılmasını kısıtlayabilir. Hormon bozukluklarının gözden kaçması tedavi çok doğru uygulansa bile, başarısız sonuçlara neden olabilir.

Lazer epilasyon yapma yetkisi olan uzmanlar tarafından planlanmalıdır. Hastanın kıl yapısı, cilt tipi, ağızdan veya dıştan kullandığı ilaçlar, hastalıklar, güneş hassasiyeti sorgulanmalı tıbbi durumda bir değişiklik olduğunda doktor bilgilendirilmelidir.

Tedavi uygulandıktan sonra cildin tahriş edilmemesi, yumuşak temizleyicilerle temizlenmesi, nemlendirilmesi, güneşten korunması gerekirse yatıştırıcı bazı kremlerin kullanılması önerilir. Uygulama süresi tedavi edilecek alanın genişliğine bağlıdır. Örneğin yüz bölgesi 5 dakika sürerken, bacaklar 30 dakikayı bulabilir.

Lazer epilasyon kaç yaşından itibaren uygulanabilir?

Lazer epilasyona başlama yaşı çeşitli yerlerde daha erken olarak belirtilebilir. Ancak 18 yaşından sonra başlanması yeterli hormon dengesi sağlandığı için daha başarılı sonuçlar verecektir.

Lazer epilasyonda cilt rengi önemli midir?

Yazının Devamını Oku

Peptitli Cilt Bakım Kremleri Faydalı mı?

27 Ekim 2020
Cilt bakım ürünleri, her gün yeni markalar, yeni içeriklerle bize genç ve sağlıklı bir cilt vaat eder. Bazıları gereğinden fazla abartılırken, diğerleri gerçekten faydalıdır.

Peptitler son yıllarda cilt bakım ürünlerinde sıkça karşılaştığımız içerikler, bunlarla ilgili söylenenler ne kadar doğru? Cilt bakım rutinimizde peptitler olmalı mı?

Peptitler, amino asitlerden oluşur ve cilde topikal uygulandığında kolayca emilir. Bu özellik, cilt bakımında kolaylık sağlar, çünkü cilt güçlü bir bariyerdir ve pek çok içerik yeterli olarak ciltten emilemez.

Peptitler, kollajen, elastin gibi proteinlerin yapı taşları görevi gören kısa amino asit zincirleridir. Ciltte kolajen ve elastin üretimini uyararak etki eder. Kolajen artışı daha dolgun, nemli cilt görünümü sağlar, ince çizgi ve kırışıklıları azaltır. Elastin artışı daha sıkı ve gergin cilt yapısı kazandırır. Kısaca söylemek gerekirse, bu proteinler cildinizin temelleridir. Sağlıklı, güçlü ve genç cilt yapısı için önemlidir.

Peptitler, cilt bariyerini güçlendirir. Güçlü cilt bariyeri ultraviyole, bakteri, toksin ve çevresel kirliliğe karşı cildin dayanıklılığını arttırır.

Antiinflamatuvar, antioksidan ve antimikrobiyal etkileriyle cildi onarır ve yatıştırır. Renk tonunu düzenler. Daha ışıltılı, pürüzsüz bir cilt görünümü sağlar.

Ayrıca peptitli cilt bakım ürünleri hassasiyet yaratmadan, yaşlanma karşıtı etki oluşturabildiği için her mevsimde kullanımı kolaydır.

Sonuç olarak, peptitler son derece etkili bileşenlerdir.  Bu grup ürünler cilt yaşlanmasının bütün sorunlarını çözemez, ancak özellikle 35 yaş üzerinde, her cilt tipinde antiaging etkileri nedeniyle güzel bir seçenek olacaktır. Bu tarz içerikler antioksidan, nemlendirici ve diğer onarıcı içeriklerle bir araya getirilirse daha güzel sonuçlar verir.

INSTAGRAM

Yazının Devamını Oku

Sağlıklı Cilt İçin Kolajen

8 Ekim 2020
Kolajen vücudumuzda yoğun olarak bulunan çok değerli bir proteindir.

Yalnız cilt değil, kemik, kas, eklem ve damar sağlığı için vazgeçilmezdir.

Ciltteki kolajenin azalması sarkma, kırışıklık ve kuruluk oluşturur.

Kolajen üretimi 20’li yaşlardan sonra azalmaya başlar böylece cilt dolgunluğunu kaybederek sarkar. Daha ince ve kırılgan hale gelir.

Kolajen düzeyi, yaşlanma, stres, kötü beslenme ve güneş ışınları gibi faktörlerle daha hızlı azalır. Bu tarz önlemlere dikkat etmek kolajeni korumak açısından faydalıdır. 

Yeterli kolajen düzeyi, cildin pürüzsüz, esnek ve yumuşak olmasını sağlar.  Ayrıca diğer hücreleri destekler ve nem verir.  

Peki bu kadar önemli olan kolajeni nasıl koruruz ve arttırırız?

Kolajen içeren cilt bakım ürünleri, kolaylıkla bulabileceğiniz ürünlerdir.  Özellikle olgun ve kuru ciltler için çok iyi bir nem desteği sağlar. Kolajen büyük moleküllü olduğu için, ciltten emilemez. Ancak cilt yüzeyinde örtü oluşturarak nem sağlar. Böylece kullanıldığı sürece cilde parlaklık ve ışıltı verir.

Kolajeni korumak için neler yapmalıyız?

Yazının Devamını Oku

Cildiniz Sonbahara Hazır mı?

9 Eylül 2020
Sonbaharı karşılarken, yazın izlerini saçımızda ve cildimizde hissediyoruz.

Yaz sonrasında cildimizde kuruluk, tıkanmış gözenekler ve lekeler fark edebiliriz. Saçlarımız daha kuru ve mat olabilir.

Ama moral bozmaya gerek yok. Biraz destekle her şey yoluna girer. 

Cildiniz derin temizliğe ihtiyaç duyar.

Açık hava ve güneş altında geçirilen zamanlarda terle birleşen kir ve makyaj artıkları gözenekleri tıkayarak komedon, hatta sivilce oluşumlarına neden olabilir.

Cilt derin temizliğe ihtiyaç duyar. Profesyonel bakımlar, cildin derin temizlenmesi ve yüzeydeki eskiyen hücrelerin atılması için iyi bir fırsattır. Buna ulaşamadığınız ortamlarda evde yapılacak kil maskeleri hem cildinizdeki toksinlerin atılması ve hem de gözeneklerin temizlenmesi için faydalıdır.

Artan nem ihtiyacı   

Deniz ve havuz sonrası klor, tuzlu su ve UV ışınları cildi kurutur. Bol bol nemlendirici kullanmak, nem maskeleri yapmak cilde destek olur. Ancak cilde uygulanan maske ve kremler bazen yetersiz gelebilir, bu durumda gençlik aşısı (nem aşısı), gibi hem daha etkili hem de uzun süreli fayda sağlayabilecek yöntemler tercih edilebilir.

Bu tedavide minik iğnelerle hyalüronik asit uygulanır. Ciltte nemlenme, canlanma ve sıkılaşma sağlanır.

Yazının Devamını Oku

Yaz Aylarında Cilt Bakımı

25 Ağustos 2020
Şahane yaz mevsiminin tadını çıkarırken cildinizi ihmal etmeyin.

Değişen mevsim şartları cildimizin ihtiyaçlarını, doğal olarak bakım rutinini de değiştirir. Yaz ayları belli konulara özen göstermezsek, cildin en çok yıprandığı mevsim olabilir.

Yazın güneş ışınları ve deniz cildi kurutur ve lekelere neden olabilir.

Peki bu güzel havaların tadını çıkarırken cildimize nasıl destek olalım?

Güneş koruma her zamanki gibi olmazsa olmazımız

Her mevsim olduğu gibi en önemli dostumuz, cildimize uygun güneş koruyucumuz. Doğru seçilmiş, yumuşak yapıda bir güneş koruyucuyu 2-3 saat aralıklara yenileyerek kullanmak, güneş ışınlarının zararlarını azaltır.

Su bazlı, yumuşak yapıda bir nemlendirici yeterli nem desteği sağlarken, gözenekleri tıkamaz ve size kullanım kolaylığı sağlar. Ayrıca kullandığınız ürünlerin antioksidan içermesi yine güneşin cilde verdiği hasarı azaltma anlamında çok faydalıdır.

Sıcağın etkisiyle sıvı kaybı yaşarken bol su tüketmek, karpuz, kavun gibi su içeriği yüksek gıdaları tercih etmek bize destek olur. Ayrıca beslenmemize bol sebze ve meyveyi dahil etmek, artan antioksidan ihtiyacı karşılamak açısından faydalıdır.

Deniz tatillerinde cilt daha fazla özen ister. Denizden sonra mutlaka ılık duş alarak deniz suyunun ve güneş koruyucuların ciltten uzaklaştırılması gerekir. Uzun ve sıcak duşlar, sert temizleyiciler cildi daha çok kurutur. Bu nedenle tercih edilmemelidir.

Yazının Devamını Oku

COVİD-19 Sonrası Moda Dünyası Nasıl Değişecek?

5 Haziran 2020
Çok hızlı bir şekilde değişim yaşadığımız şu günlerde hayatımızın her alanında olduğu gibi moda sektöründe de değişim kaçınılmaz olacak. Peki Covid-19 bu konuda hayatımızda ne gibi değişimler yaratacak? Bu konuyu hiç düşündünüz mü?

Son yıllarda moda dünyasında çok fazla tüketim ve bunu karşılayabilmek için de çok fazla üretimin olduğu bir dönem yaşadık. Her şeyin hızlı tüketilmesi tasarımcıları, ihtiyacı karşılayabilmek için çok sayıda koleksiyon ve model hazırlamaya itti.

Covid-19 öncesi yeni aldığınız kıyafetimizi 1-2 kez giydikten sonra, sıkılıp vitrinlerde yeni modeller arıyorduk.

Peki evde kaldığımız bu süreçte neler oldu? Bir grup hiç alışveriş yapmadı, diğer grup online alışverişlerle ihtiyaçlarını karşıladı.

Bu süreç bize tüketim alışkanlıklarımızın ihtiyacımızın ne kadar ötesinde olduğunu gösterdi. Ayrıca bu hızlı üretim ve tüketim süreciyle doğaya verdiğimiz zararın farkına vardık.

Peki bundan sonra modayı neler bekliyor?

Ekonomilerdeki küçülmeye paralel olarak, harcamalarda kısıtlamalar olacak. Daha az koleksiyon tasarlanacak ve daha az model üretilecek.

Büyük bütçeli moda haftaları ve defileler digital platformlara taşınacak, böylece hem daha ekonomik hem de virüs açısından daha güvenli olacak.

Aldığımız ürünlerin, daha uzun kullanabileceğimiz, kaliteli ve stilimizi yansıtan zamansız parçalardan olmasına özen göstereceğiz. Daha çok kombin yapabileceğimiz. Daha çok kullanabileceğimiz parçaları almayı tercih edeceğiz. Kısacası az ve öz alacağız.

Yazının Devamını Oku

Selülit İçin Evde Neler Yapılabiliriz?

28 Mayıs 2020
Selülit kadınlarda %80-%90 oranında görülen oldukça yaygın bir sorun. Tabii konu böyle popüler olunca, birçok çözüm yöntemiyle de karşılaşıyorsunuz.

Selülit başta karın, kalça ve bacaklar olmak üzere, vücudumuzun bazı bölgelerinde yağ birikimi sonucunda başlayan sürecin, zamanla dokuları etkilemesiyle "portakal kabuğu" görünümü alması durumu. 

Erkeklerde nadir görülen bu sorun, kadınları daha çok etkiliyor. Her yıl selüliti çözebilmek için yeni ürünler ve yeni cihazlar üretiliyor. Ne yazık ki bazılarında etkili sonuçlar alınamayabiliyor.

Selülit oluşumu, genetik faktörler, beslenme hataları, fiziksel aktivite azlığı, metabolizmanın yavaş olması, hormon değişimleri, kilo fazlalığı ve cilt yapısının yatkınlığı gibi pek çok sebeple ilişkilendirilebilir.

Ayrıca dolaşım sorunları, postür bozuklukları, gebelik ve bazı ilaçlar yine selüliti arttırabilecek diğer sebeplerdir. Obeziteden farklıdır. Obezitede yalnızca yağ dokuda artış vardır. Selülitte ise yağ doku artışı ve dolaşım bozuklukları eşlik eder. Bu nedenle yalnızca kilo vermek problemi çözmeye yetmez. Dolaşımı, kas yapısını ve hatta cilt kalitesini güçlendirmek selüliti azaltır.

Selülit, ilk bakışta yalnızca kozmetik bir sorun gibi görünse de ileri durumlarda farklı sorunlar eklenebilir.  Dokulardaki yağ birikimi, zamanla dolaşım ve beslenme bozukluklarına, su tutulmasına ve deformasyonlara neden olabilir. Varis, çabuk yorulma, ciltte sarkma ve çatlamalar oluşabilir.

Yazının Devamını Oku