Paylaş
İYİ BİLGİ 1
HARVARD ÇALIŞMASI NE DİYOR
Harvard’lı Dr. Robert Waldinger’e göre “hayattan ne istedikleri” sorulduklarında birçok insanın söylediği tek ve ilk şey “mutlu olmak” istedikleridir. Peki ama mutluluk ne anlama geliyor? Size göre mutluluğun tarifi ne? Daha doğrusu kendinizi ne zaman, hangi koşullar gerçekleştiğinde daha mutlu, keyifli, huzurlu ve güvende hissediyorsunuz? Dr. Waldinger’e göre bu soruya doğruya yakın yanıtlar bulmanın en kısa yolu, insanlara “onları neyin mutlu edeceğini” sormak olabilir. Ve yine Dr. Waldinger’e göre burada da en acı gerçek “insanların kendileri için neyin daha iyi olduğunu bilmek konusunda” berbat oluşlarıdır. Dr. Waldinger’in söyledikleri, düşünceleri tabii ki çok önemli. Zira elinde neredeyse bir asra yaklaşan ve halen de devam eden “HARVARD İYİ HAYAT ÇALIŞMASI”nın verileri var.
Hatırlayalım, Harvard çalışması 100 yıla yaklaşan bir süredir, aynı kişileri dikkatle takip edip binlerce soruyla yaşamlarını adeta didik didik eden ve o insanları gerçekten neyin/nelerin daha sağlıklı ve mutlu tuttuğuna dair yüzlerce, binlerce ölçümler yapan muazzam bir araştırma. Peki bu araştırmanın elimizdeki net sonucu ne?
İYİ BİLGİ 2
İYİ HAYAT = İLİŞKİ, İLİŞKİ, İLİŞKİ
Dr. Waldinger’e göre Harvard çalışmasının net ve açık neticesi şudur: İnsanları fiziksel ve ruhsal sağlık, mutluluk ve huzur açısından en çok etkileyen faktör birçoğumuzun düşündüğünün aksine ne kariyer başarısıdır ne sağlıklı beslenmedir ne egzersizdir ne de kaliteli uykudur. Tabii ki bunlar da önemli ve vazgeçilmezdir. Ancak bir şey var ki o her yaşta, her meslekte, her cinste, her gelir grubunda, herkes için sürekli olarak değişmez bir şekilde bir numaradaki yerini inatla korumaktadır: İYİ İLİŞKİLER!
ÖZETİ ŞUDUR
İLİŞKİLERİMİZ NEDEN ÖNEMLİ
Dr. Waldinger’e göre -ki bende onunla aynı görüşteyim- “Eğer sağlığınızı ve mutluluğunuzu en iyi şekilde güvence altına alabilecek tek bir seçim yapacaksanız, bilim bize öncelikli seçimimizin ‘SICAK İLİŞKİLER GELİŞTİRMEK’ olması gerektiğini söylüyor. Üstelik bu ilişkileri mümkün olduğu kadar da geliştirmeniz gerektiğini söylüyor”.
Diğer taraftan yine Dr. Waldinger’e göre bu sadece bir kez yapacağımız geçici bir seçim de olmamalıdır. O, tekrar tekrar her saniye, her dakika, her saat, her gün, her hafta, her ay ve her yıl bıkıp usanmadan üzerinde ısrarla duracağımız dikkat ve nezaketle yapacağımız vazgeçilmez bir seçimdir.
UNUTMAYIN
İLİŞKİ, DEĞİŞTİRİR VE GELİŞTİRİR
İyi bir hayat için gelişme, büyüme ve değişim vazgeçilmezdir. Üstelik bu değişimler biz yaşlandıkça ortaya çıkan ve kendiliğinden gelişen sıradan süreçler de değildir. Yaşadıklarımız, katlandıklarımız, yaptıklarımız ve daha pek çok şey o değişimlerin ve gelişimlerin, büyümelerin yörüngesini derinden etkiler. Ama “İLİŞKİLERİMİZ” her ne olursa olsun gelişme, değişme ve büyüme süreçlerimizde merkezi bir rol oynar. Bazı ilişkilerimiz bizi üzerken bazıları mutlu kılar. Bazı ilişkilerimiz bizi yıpratırken diğerleri inanılmaz zenginliklere boğar. Bu nedenle yeni ilişkilerden de yaşadıklarımızdan da asla çekinmemeli, korkmamalıyız.
Peki ya mutluluk meselesi? Orada ölçü ya da ölçüler neler?
MUTLULUK 1
SÖZ DR. TOKSÖZ B. KARASU HOCA’NIN
Eğer siz de benim gibi mutluluk meselesine kafa patlatan fanilerden biriyseniz iyi hayat mentörlerimden biri saydığım Prof. Dr. Toksöz B. Karasu Hoca’nın şu sözlerini bir kenara ve asla kaybetmeyecek bir şekilde saklayarak not ediniz: “Bizler, belki manevi bir yolda yolculuk eden insanlar olmaktan ziyade, insani bir yolda yolculuk eden manevi varlıklarız... Hayat yalnızca bir yolculuk değil bir hacdır... Bir anlam, ergi ve bütünlük arayışıdır... Varış vakti ve yeri olmayan bir yolculuktur... Bu inançlı yolculuk zorlu ve çetindir. Mutlu bir hayatın kestirme bir yolu da yoktur.”
Toksöz Hoca haklı peki ama “iyi ve huzurlu bir hayata ulaşmak için” ne veya neler yapmalı, yapılmalı?
MUTLULUK 2
İYİ VE HUZURLU BİR HAYAT İÇİN...
Dr. Karasu’ya göre: “İnsanlar genellikle mutluluğu hiç olmadık yerlerde ararlar. Mal, mülk, para ve iktidar elde ederek içlerindeki çatışmayı çözmeye çalışırlar ama sonunda elde ettikleri şey tatminsizlik ve eksiklik hissidir... Evlenir, boşanır, aşk maceraları yaşar, yaptıkları işleri, yaşadıkları kentleri değiştirirler. Ama her değişiklikle birlikte mutsuzluğun ve huzursuzluğun yalnızca geçici olarak azaldığını, iç kemiren bir hoşnutsuzluğunsa geri geldiğini görürler.”
Peki ne yapmalılar? Yanıtı yine Dr. Karasu veriyor: “Mutluluğa ya da huzura giden yolun bir sonu ya da bitiş çizgisi yoktur. Yalnızca başlama noktası vardır. Şu anda bulunduğumuz yer ise başlamak için en uygun noktadır... Herkesin arzulamakta olduğu o ‘ŞEY’, olağan ve geçici mutluluktan ziyade olağanüstü ve kalıcı keyifli bir huzurdur. Psikolojik bir ifadeyle, ruhlu ve manevi bir varlığa demir atmış tam bir yetişkinlik halidir ve bu ruh halinin kapısını ancak hem ruhu hem de maneviyatı içeren birleşik bir anahtar açabilir. Bu anahtar ruhu sevgi vasıtasıyla içerir: Başkalarını sevmek, çalışmayı sevmek ve ait olmayı sevmek. Maneviyatı ise inanç vasıtasıyla içerir: Kutsala inanmak, birliğe inanmak ve dönüşüme inanmak...”
Eğer yaşadığımız günlerin acılarını bir nebze olsun daha iyi değerlendirmek istiyorsanız size de tavsiyem -benim gibi- Dr. Waldinger ve Dr. Karasu’ya daha çok kulak vermenizdir.
NOT: Yazının hazırlanmasında Dr. Robert Waldinger’in “The Good Life” ve Dr. Toksöz B. Karasu’nun “Huzurlu Yaşama Sanatı” kitaplarından yararlanılmıştır.
Paylaş