Terk edilmem, ederim

O, 13 yaşında ünlü oldu. Kendini bildi bileli ünlü.

Haberin Devamı

Müzik yolculuğuna Selami Şahin’in “Sana Merhaba Dedim” şarkısıyla başladı. Barış Manço bestesi “Hal Hal”, onu 7’den 70’e herkese tanıttı. “Ayağına şarkı yapılan ilk kadın oldum” diyen Nazan Şoray’la yeni maxi single’ı “Olay Bu” için buluştuk ve aşktan işe, ablası Türkan Şoray’la ilişkisinden sevgililerine kadar hakkında merak edilen her şeyi konuştuk.

Yeni albümünüzün adı “Olay Bu”... Olay ne?
- Olay şarkılar. Çok kullanırız bu lafı, slogan gibi oldu artık hatta. Hani bir şey anlatıp anlatıp “Olay bu kardeşim!” falan deriz ya, onun gibi.
“Olay bu” diyeceğiniz bir şey var mı şu sıralar hayatınızda?
- Güzel ama zor bir soru... Aslında “olay bu” diyebileceğim hiçbir şey yok. Tek olay, şimdilik şarkılar.
Bir önceki albümle bu yeni çalışma arasında ne kadar zaman var?
- İki yıl...
Neler yaptınız o iki yıllık arada?
- Hep beste aradım. Ben kendime “beste avcısı” diyorum. Çünkü seçtiğim bütün besteleri çok beğeniyorum.
Sesinizi beğeniyor musunuz?
- Önceleri beğenmiyordum. Uzun seneler beğenmedim.
Neden?
- Bilmem, bana çok ince geliyordu. Ama sürekli şan dersleri aldım. Öğrenememişimdir belki diye aynı gün iki ayrı şan dersine gittiğimi bilirim.

YOKSULDUK AMA MUTSUZ DEĞİLDİM
Çocukluğunuza dönmek istiyorum, gerçekten zor bir çocuklukmuş sizinki. Anneniz sizi yokluklar içinde tek başına büyütmüş. “Bebeğim bile yoktu” cümlenizi okudum bir yerde...
- Evet, yoktu...
Büyüyünce ve imkanınız olunca evinizi oyuncak bebeklerle donattınız mı?
- Yok, böyle olmayı sevmiyorum. Çocukluğunda çok oyuncağı olmaması, birinin sonradan o bebeklere merak salmasını gerektirmez.
Peki o yıllar size ne kazandırdı? Yaşadığınız zorluklar sizi daha mı mücadeleci yaptı, daha mı tutundunuz hayata?
- Ne kazandırdı bilmiyorum ama ben çok da mutsuz değildim. Belki biraz yoksulluk vardı ama dediğim gibi mutsuz değildim. İçe dönük, yalnız ama kendi kendine yetebilen bir çocuktum.
Burcunuz ne?
- Oğlak.
Oğlaklar kendi kendilerine yeterler ve çok da çalışkan olurlar.
- Çok çalışkanım, evet. Mesela bana soruyorlar “Bu sene tatile nereye gideceksin?” diye, “Tatil yapmayacağım” diyorum ve bu beni hiç rahatsız etmiyor. Çünkü tatile gidersem aklım burada kalacak “Acaba işimi eksik mi yapıyorum, atladığım bir şey var mı?” diye...
Çalışırken hayatı kaçırdığınızı düşünmüyor musunuz?
- Yoo, bence hayatın anlamı çalışmak. Ama bazen bir ilişki yaşarken onun ailesine gelin olma ya da kalabalık bir aile kurma isteği ve özlemi duymuyor değilim...

BİR LAFINA ALINDIM EVLİLİKTEN DÖNDÜM
Çocukken ne olmak istiyordunuz?
- İç mimar. Bir de evlenmek istiyordum.
Nasıl yani, çocukken evlenmek mi istiyordunuz?
- Evet, bir de utanmadan söylüyordum “Ben evlenmek istiyorum” diye! (Gülüyor) “Evlenmek istiyorum” deyip deyip hiç evlenmemiş bir kadın oldum. Evrene iyi duyuramamışım demek ki...
Yurtdışında yaptığınız, burada geçerli olmayan evlilikleriniz var. Bir kez de evliliğin eşinden dönmüşsünüz. Neden olamadı bir türlü?
- Nüfus kağıtlarımız bile gönderilmişti aslında ama sonra ben onun bir lafına alındım.
Bir lafla evlilikten dönülür mü? Çok mu alıngansınız?
- Alınganım. Ama ben alınganlıklarımda haklı olduğumu düşünüyorum. Hiç kimse durup dururken alınmaz, illa ki bir şey vardır.
Eskiden “sanatçı evli olmaz” mantığı vardı. Sizi evlilikten uzak tutan nedenlerden biri de bu olabilir mi?
- Eskiden öyleydi ama şimdi durum değişti. Sevgilinle kol kola yürüyebiliyorsun ve halk seni böyle kabul ediyor. Ama ben hâlâ bazı sanatçıların sırf bu düşünceyle evlilikten uzak durduğunu düşünüyorum. Ben de bunun etkisinde kalmış olabilirim.
Peki çocuk yapmadığınız için pişman mısınız?
- Hayır, değilim. Koşturmaktan dokuz aylık hamilelik dönemine vakit kalmadı. Denk düşmedi.

KENDİMİ BİLDİM BİLELİ ÜNLÜYÜM
İlk filminizi 13 yaşında çevirmişsiniz ve daha o yaşta size “Nazan Hanım” demeye başlamışlar. Büyükler baş edemezken bir çocuk o yaşta nasıl kaldırır şöhreti?
- Kendimi bildim bileli ünlüyüm. Ben de bazen düşünüyorum o genç kızlığa geçiş dönemini nasıl sağlıklı bir ruh haliyle geçirdim diye. Aklım almıyor, şaşırıyorum.
Ünlü olmak size neler sağladı yıllar boyunca? Bunu Woody Allen’a sormuşlar, “Gittiğim restoranda en iyi yeri bana veriyorlar, pazar günleri evime doktor bile gelebiliyor” demiş. Sizde nasıldı durum?
- Ben ünlüyüm diye ayrıcalıklı olduğumu hiç düşünmedim. Ünlü olmanın getirdiği güzel şeyler kadar zorlukları da var.
Ne gibi?
- Medyanın ünlülere dayattığı şeyler var. Örneğin ünlü olmayan biri, bir kıyafetini defalarca giyebiliyorken biz sürekli yeni kostüm ve elbiseler giymek zorunda kalıyoruz. Bu ek masraf getirebilir, zorlayabilir. Sadece maddi olarak değil, ruhen de zorlayabilir.

HAVAYA ŞARKI SÖYLEMEM SEYİRCİNİN GÖZÜNE BAKARIM
Sinemadan sonra aniden müziğe geçmişsiniz. Sinemayı daha mı az sevdiniz?
- Daha mı az sevdim, ona ben de karar veremiyorum. Ama müziği çok sevdiğim doğru.
Başka bir kulvara geçme kararınızda Türkan Şoray’ın sinemada büyük bir isim olmasının da etkisi var mıydı?
- Aynı işleri yapmıyor olmamız daha doğruydu. Böyle olması iyi oldu.
Peki müzik dünyasında ne gibi zorluklarla karşılaştınız?
- Sinemada meşhur olduğum için sahneye çıkmamı teklif ettiler. O arada da bazıları “Bu sinemadan geldi, müzikte ne kadar başarılı olur ki” diyordu. Önceleri ben de önemsemiyordum sahne işini ama baktım ki para kazanıyorum, hoşuma da gidiyor, bu sefer önemsemeye başladım. İşe daha ciddi asıldım.
“Yalnız, içe dönük bir çocuktum” diyorsunuz, sahne de tam tersi bir enerji gerektiriyor. Orada başka bir Nazan Şoray mı oldunuz?
- Evet, hatta bana bunu söylediler, “Sahnede değişiyorsun, acayip bir şey oluyorsun” dediler. Ben de farkında değildim.
Nedir bunun sırrı?
- Biliyorsun, iyi bir aşçı yemeğe neler koyduğunu söylemez. (Gülüyor)
Biraz bahsedin hiç olmazsa...
- Seyirciyle göz göze geliyorum ben, bu çok önemli. Havaya şarkı söylemiyorum. Hitap ediyorum, herkes kendi üstüne alınıyor söylediğim şarkıyı. Yani şu anda belki hit şarkım yok ama çok başarılı bir sahne hayatım var ve bunu da herkes kabul ediyor. Sahne konusunda hiç mütevazı olamam; sahneyi çok iyi biliyorum, repertuvar yapmasını çok iyi biliyorum, elbiseyi taşımasını çok iyi biliyorum.
Sahne de bir çeşit oyunculuk mu?
- E tabii. Şarkının ruhunu yansıtmamız lazım.

AYAĞINA ŞARKI YAPILAN İLK KADINIM
Siz Çerkez güzelisiniz. En çok nerenizi beğeniyorsunuz?
- Ayaklarımı beğeniyorum. Ayağına şarkı yapılan ilk kadınım zaten.
Nasıl yazıldı o şarkı? Hikâyesi nedir?
- “Barış Manço başkalarına şarkı verecek” lafları dolaşıyordu ortada. Sahneden kazanıp albüme yatırdığım dönemlerdi yine. Ben de gidip kapısını çaldım. Bana “Şarkı yok” dedi. Yüzüm öyle bir düştü ki, neredeyse ağlayacağım. “Yok ama yaparım” dedi o halimi görünce. Ben de peşini bırakmadım. Birkaç ay sonra şarkın hazır dedi. Moda’ya nasıl gittiğimi hatırlamıyorum.
İçeri girdiğinizde neler yaşandı?
- Bende isim takıntısı vardır. İlk sorum “Adı ne?” oldu. “Hal Hal” dedi. “O da ne ki?” dedim içimden, sormaya da utandım. O dönem kimse de bilmiyordu zaten. “Ayağa takılan bilezik” dediğinde aklım yerinden çıktı. Bana çok şey kattı o şarkı. Ama şunu da söylemem gerek ki; Barış Manço bu şarkıyı bana verirken “Şarkıyı şöyle tanıtacaksın” demedi. Hepsini ben planladım.
Ayağınızda halhalla söylediniz o şarkıyı, öyle değil mi?
- Evdeki uzun kolyemi iki kere ayağıma doladım. Ve bu şarkıyı TRT’de yalınayak söyledim. Kameramana da halhalı anlatıyorum o arada, şarkıda o kelime geçtiğinde ayağıma zoom yapmasını söylüyorum. Bu şarkıyı topuklu ayakkabılarla söyleseydim, belki de bu kadar çarpıcı olmayacaktı.

ABLAMLA FİLM ÇEKMEYE KALKSAK, BİTMESİ UZUN SÜRER
İşinizle ilgili hedefleriniz neler?
- Hit olacak şarkıları hayata geçirmek istiyorum.
Hep müzik konuşuyorsunuz, sinema olmayacak mı? Türkan Şoray’ın yöneteceği bir filmde oynamaz mısınız mesela?
- Yapabilir miyim bilmiyorum. Az önce de söyledim ben Oğlak burcuyum, ablamın da yükseleni Oğlak. İkimiz de çok titiziz. Bir film çekmeye kalksak, bitmesi çok uzun sürebilir.
Bir de sizin karşı karşıya gelince engelleyemediğiniz gülme krizleriniz var. Neye gülüyorsunuz o kadar?
- Gülmememiz gereken her yerde gülüyoruz. Bunu engellemek için de göz göze gelmemeye çalışıyoruz. Hiç konuşmuyoruz, kafamızı çeviriyoruz.
Türkan Şoray da albüm yapıyor şimdi. Dinlediniz mi şarkılarını? Nasıl buluyorsunuz şarkıcı Türkan Şoray’ı?
- Ablamın sesi çok güzel, şarkıları da çok güzel söyler. Biz hep şarkılarla büyüdük. Annem yataktan kalkar, mübalağasız yatana kadar sürekli şarkı söylerdi. Şarkıcı olmak istemiş, babası bırakmamış, içinde kalmış biraz. Annem sayesinde Türk sanat müziğinde bilmediğim şarkı yoktur benim. Kulağımız müzikle çok dolu.

TERK EDİLME KORKUM NEDENİYLE İLİŞKİLERİ BİTİREN BEN OLUYORUM
Aşk var mı hayatınızda?
- Var. Aşk her zaman olmalı. O enerji insanı besliyor. Aşk olmasa hayatımız ot gibi olurdu.
Hayatınızda biri var yani?
- Evet.
Nasıl bir sevgilisiniz?
- Beraber olduğum insanın en iyi olması için uğraşırım ben. Anaç bir tarafım vardır.
Siz karşı taraftan aynı ilgiyi görüyor musunuz?
- Karşı taraftan onu beklemeyeceksiniz, üzülürsünüz yoksa. Her erkek yapmaz çünkü.
İlişkilerinizi tam da zirvedeyken bitiriyormuşsunuz. Haksızlık değil mi bu karşı taraf için? Ben o adamları düşünüp üzüldüm doğrusu.
- Onun altında yatan şey terk edilme korkusu galiba. Kendimi koruyorum.
Üzülmüyor musunuz peki?
- Çok. Belki de karşı taraftan daha fazla üzülüyorum. Fena bir şey. Unutmanız çok zaman alıyor.
Parayla ilişkiniz nasıl? Soğuk? Sıcak? Ara sıcak?
- Para kazanmak çok güzel bir şey. Çok seviyorum. Ama parayı dostlarla harcamayı da seviyorum. Diğer yanda lüzumsuz harcamaları da hiç sevmem.
Aile içinde takma adınız var mı? Nasıl çağırırlar sizi evde?
- Var; Nana. Yağmur taktı. Öyle devam ediyor.

Haberin Devamı


SAHNEYE GELEN PIRLANTAYI GERİ YOLLADIM
Türkan Şoray kanunları var da Nazan Şoray kanunları yok mu?
- Sahneye çıkarken kurallarım var tabii. Ama çok katı kurallar değil...
Hayranlarınızdan pırlantalar gelirmiş size sahnedeyken. Doğru mu?
- Bir kere yaşadım pırlanta olayını, onu da geri yolladım. Bu tip şeyleri kabul etmem mümkün değil.

Haberin Devamı


EN ÇOK INSTAGRAM’I SEVİYORUM
Sosyal medyayla aranız nasıl?
- Aktifim her alanda. En çok da Instagram’ı seviyorum. Çevremden, doğadan, evimden fotoğraflar çekip paylaşmak hoşuma gidiyor.

Yazarın Tüm Yazıları