Hayalim Akdeniz’in divası olmak

Ziynet Sali ile doğduğu yerde, Kıbrıs’ta bir ödül töreni öncesinde buluştuk.

Haberin Devamı

“Aşk adası” dediği Kıbrıs’ta müzik dünyasında yaşadığı zorluklardan başlayıp Akdeniz’in divası olma hayallerine kadar konuştuk. Ayrıca şubat ayında çıkacağı Türkiye turnesi öncesinde Sıla ile çalıştığı son albümünde kendini ne kadar iyi hissettiğini anlatan Sali, evlilik ve çocukla ilgili düşüncelerini de paylaştı. 

*Ziynet’ciğim, 2016’da evleniyormuşsun, yılbaşı konserinde öyle bir sinyal verdin...
- Benim hep dilimde. Öyle sinyal veriyorum da bir türlü ulaşamıyor evrene. 
*Gerçekten istiyorsun artık galiba?
- Çok sihirli bir kelime kullandın. Evet, istiyorum. Yıllar geçtikçe çok daha netim bu duygumda artık.
*Yıllar nasıl geçiyor sende? Kaç yaşında hissediyorsun kendini?
- Vallahi 29’u seviyorum ben. 29’da kalmak istiyordum çünkü 30’lar beni hep korkutuyordu. 29 Nisan doğumluyum. 29 yaşımda “Aman Kuzum” albümüm çıktı. Çok uzun yıllar sahnedeydim ama albümle sektöre 29 yaşında ‘merhaba’ dedim. 30’lar bana büyük geliyordu. Ama 35’i de çok sevdim. 
*“Yaş 35, yolun yarısı” derler. 
- Evet ama ben katılmıyorum ona. Yolun yarısı değil de belki çeyreği olabilir. O yaş kadın için olgunluk dönemi. 

ERKEK FATMA DEĞİLİM AMA GÜÇLÜ KADINIM

*Biraz da çocukluğundan bahsedelim. Uçakla Kıbrıs’a inerken sizin köyün üzerinden geçiyormuşuz.
- Evet, uçaklar bizim evin üstünden geçiyor. Hâlâ annemle babam orada oturuyor. Çünkü bizim taa dededen kalma eski köy meyhanemiz, kahvemiz var orada.
*Hangi köy?
- Dilekkaya. Hatta savaş zamanında içine Rumlar’ın girmediği tek köy diye bilinir. Yediğiniz o en güzel hellimler bizim köyden çıkıyor. Tam Maserya’nın göbeği. Çiftlik gibi bir yer. Çocukluğumda bostanlarımız vardı.
*Sen Kıbrıs’ta doğdun ama hemen sonrasında İngiltere’ye gittin, öyle değil mi?
- Kıbrıs’ta doğdum, savaş sonrası. Ben bebekken İngiltere’ye gitmişiz. 6, 7 yaşlarındayken tekrar geldikb
*Erkeklerle mi oynardın çocukken daha çok? 
- Erkek Fatma değildim. Ama güçlü bir yapım vardır. Babasının kızıyım ben. 
*Kaç kardeşsiniz?
- Üç kardeşiz. Tek kız benim. 
*Hiç yaramazlık var mı çocukluğundan hatırladığın?
- Çocukken sakız çalmışlığım ve babamdan dayak yemişliğim var. Yalan söylememeyi o zamandan öğrendim. 
*Kıbrıs’tan ne zaman ve neden ayrıldın?
- 1994 yılında lise bitti. Ben turizm okumayı çok istiyordum. Ama istediğim okulları kazanamadım çünkü tercihlerim İstanbul ve İzmir’di. 
*Kaç yaşında başladın şarkı söylemeye?
- Askeriyenin çay günlerine giderdim hep. Küçücüktüm, şarkı söyletirlerdi bana. 
*Kaç yaşındaydın? Neler söylerdin?
- 16, 17 yaşlarındaydım. Yerel şarkılar söylerdim. Ama hatırlıyorum, Zeki Müren de söylerdim. 
*Annenle baban müzikle ilgilenmeni, İstanbul’a bunun için gitmeni nasıl karşıladılar?
- Çok destek oldular. Hatta iki yıl kazanamadım ben konservatuvarı. Çünkü sınavlarla ilgili hiçbir bilgim fikrim yoktu. Geldim buraya, Türk Musikisi Korosu’na girdim. Türk müziği eğitimi aldım. Bir yıl çalıştım, en genç solist oldum. Sonra tekrar sınava girdim. Çok istedim ve oldu şükürler olsun. Ama konservatuvara şarkıcı olacağım gibi duygularla girmedim. 
*Ama sahneye çıkmaya başladın!
- Okuldayken sahneye çıkmaya başlamıştık arkadaşlarla. Harçlığımız çıksın, eğlenelim diye.
*Zorlanıyor muydun ki?
- Burslu okuyordum, babam da destek oluyordu tabii. Teyzemin evinde kalıyordum, uzak olduğu için çok zorlanmıştım. Bir dönem o nedenle yurtta kaldım. Çevre yok, tanıdık yok. Yurda yerleştirdiler. İki ay bunalıma girdim, zaten o iki ayda 80 kiloya kadar çıktım. 
*Yurtta neden bunalıma girdin ki?
-O iki ay hayatımın en zor dönemiydi. Yurtta 1200 tane kızı var. Herkes tıp, matematik okuyor. Etütler sessiz. Ve ben müzik yapmak zorundayım. İlk yıl sınıfta kalırsam atılacaktım okuldan. Bu yüzden kulaklıkla çalışıyordum. Babamın bana aldığı ilk şey walkman’di.

Haberin Devamı

Hayalim Akdeniz’in divası olmak


JOHN TRAVOLTA VE KÜÇÜK EMRAH HAYRANIYDIM

*Aşk hayatın nasıldı o zamanlar?
- Aşk yoktu. İstanbul’a, okula alışmaya çalışıyordun. 
*Kıbrıs’ta var mıydı aşkın?
- Olmaz mı! Lise aşkları, ortaokul aşkları... Ben beş yaşından beri hep aşıktım. (Gülüyor) 
*Şıpsevdi misin? Ben çok şıpsevdiydim. Çizgi film Tarzan’a bile aşık olmuştum bir dönem. 
- Uzunca bir dönem ben de John Travolta’ya aşıktım. 10 yaşındaydım. Sonra küçük Emrah’a doğru evrildim. 80’li yıllarda ben ortaokuldayken Küçük Emrah furyası Kıbrıs’ı da sarmıştı. Duvarlarımda onun resimleri vardı. 
*Sen biraz ondan biraz bundan gittin demek ki!
-Tabii. Michael Jackson, Madonna dinliyoruz ama bir yandan da Ferdi Tayfur ve Emrah dinliyorum. 
*Belki de sahnenin şu anda bu kadar zengin olmasının nedeni o zamanlarda dinlediğin müziğin çeşitliliğindendir. 
- Kesinlikle öyle. Çok zengin bir kültür. Onun için memnunum adalı olmaktan.
*Konserlerinin eğlenceli geçtiği konuşuluyor. Ziynet Sali sahnesinin sırrı ne?
- Sahnede eğleniyorum. Sen eğlendikçe dinleyici eğleniyor, dinleyici eğlendikçe sen eğleniyorsun, kendini güzel hissediyorsun. Ve hiçbir zaman tek tarzın şarkıcısı olmak istemedim. Hep Akdeniz’in divası olma hayallerim vardı. 
*Güzel bir hayal...
- Evet. Sophia Loren’in Maraş’ta evi var diye ben heyecan yapıyordum. Elizabeth Taylor’ın Kıbrıs’ta yazlığı var diye de... Sophia Loren’i kendime çok yakın buluyorum. Akdenizli kadınlarız. Biliyorsun mitolojide de Afrodit burada doğdu diye geçer. Kıbrıs Adası Akdeniz’in köpüklerinden Venüs ve Afrodit’in adasıdır. Aşk ve sevgi adasıdır. 

KAMERADA GÜZEL GÖRÜNEN BİR KADINIM

*Sinema ve müzik iyice iç içe geçti. Sen de sinemaya sıcak bakıyor musun? 
- Uzun zamandır hep sinema filmi teklifleri alıyorum. Oyuncu değilim, insan hangi işi en iyi yapıyorsa onu yapsın kafasındaydım. Ama film, müzik, sahne hep çok iç içe. Fotojenik bir kadın olduğumu hep söyler yönetmenler. Çok güzel değilim ama kamerada güzel görünen bir kadınım. 
*Daha önce ufak denemelerin var ama öyle değil mi?
- Kenan İmirzalıoğlu ile “Son Osmanlı Yandım Ali” filminde beş dakikalık bir rolüm vardı. Film benim şarkı söylediğim sahne ile açılıyordu. Beş dakikaydı ama hayatımda çok uzun bir efekti olan bir olay o. Senaryo ve proje öyle iyi gelir ki hayır diyemezsin. İngiltere’den geldi yeni teklif. 
*Teklifi yapan kim?
- Tamer Hassan Kıbrıs’ta doğup büyümüş, Londralı bir oyuncu. Şu an İsviçre’de film çekiyor, Daniel Craig ile. Londra’da tanıştık. 
*Bir sinema yıldızı olmak ister misin?
- Bilmem. Bu proje heyecanlandırdı beni.

Haberin Devamı

Hayalim Akdeniz’in divası olmak


SILA BANA ÇOK ŞEY KATTI

*Sıla ile çalışmanızı eleştirenler de oldu, beğenenler de. Sence sonuç nasıl oldu?
- Benim beklentilerime karşılık verdi arkadaşım. Kendi ışığına güveniyorsan başkasının parlaması seni rahatsız etmez. Çok profesyonel bir iş oldu. 
*Neler kattı sana?
- Sıla bana çok şey kattı. Okumalarım, yorumcu, müzisyen kimliğim ortaya çıktı. 
*Şarkı söyleyişin değişti mi? 
- Değişti. Şarkılar şarkı söylemeyi değiştirir. Belki daha başka yollar, kapılar var bilmiyorsun. Ama şarkılar şarkıcıyı değiştirir elbette. Zorlamak güzel. 
*Biraz evlilik, çoluk çocuktan bahsedelim. Çocuk yapma isteğin geldi mi?
- Geldi. Geçen yıllara kadar bu kadar net değildim ama galiba geldi ki bu kadar net dillendiriyorum.
*Çocuk yapmayan sadece kariyer odaklı yaşayan insanlar var. 
- Öyle yaşlanmak istemiyorum. Ben bir yuva kurmak, çocuk sevgisini tatmak istiyorum. Eskiden çocukla kariyerin devam edeceğine inanmıyordum ve korkuyordum. Artık korkmuyorum. 
*Son olarak turne programın-dan bahsedelim. Şubattan itibaren hangi şehirlerde olacaksın?
- Eskişehir, İzmir, Antalya, İstanbul, onun dışında kapalı devre işler var ama en çok bu turne heyecanlandırıyor.

Haberin Devamı

JENNIFER LOPEZ’LE AYNI ÖLÇÜLERDEYİZ AMA ONUN POPOSU BÜYÜK

*Jennifer Lopez’e benzetilmen seni nasıl hissettiriyor? Açıp bakıyor musun Jennifer Lopez’in fotoğraflarına? 
- Bakıyorum tabii ki. Ben Jennifer Lopez’le tanıştım. Yan yana fotoğraflarımız da var. Tesadüf mü bilemem, aynı elbiseleri giymiştik o gün. İstesem bunun promosyonunu çok rahat yapabilirdim. Orada ben her tarafını inceledim. Bence enerjilerimiz benziyor. Sıcak çünkü o da. Jennifer Lopez’le aynı ölçülerdeyiz ama onun poposu çok büyük.

Hayalim Akdeniz’in divası olmak


BÜTÜN KIZ ARKADAŞLARIM GÜZEL OLSUN İSTİYORUM

*Seksi görünmek hoşuna gider mi?
- Pornolaşmadığı sürece seksapeliteyi seviyorum. Ama seksi olmak için özel bir şey yapmıyorum. Bu bir duruş. Güzelliği seviyorum. Benim hep dostlarım arkadaşlarım güzel olsun isterdim küçüklükten beri. 
*Kadınlar çok fazla istemezler öyle yanlarında güzel kadınlarla gezmeyi!
- Ben tam tersiyim. Bütün kız arkadaşlarım güzel olsun istiyorum.

Haberin Devamı

UZUN ZAMAN BENİ RUM ZANETTİLER

*Sen uzun yıllardır sahnede olan birisin. Sahne işi bir süre sonra monotonlaşıyor mu? O monotonluğu nasıl kırmaya çalışıyorsun? 
- Repertuvarımı zenginleştirerek ve kendimi geliştirerek. Ortaya bir konsept, içerik koymaya çalışıyorum ki sıkıcı olmasın. Son üç yıldır Harbiye’de yaptığımız ‘Akdeniz Rüyası’ gibi. Ne kadar güzel olursan ol, sesin ne kadar iyi olursa olsun kaç saat dinleyebilirler ki. Ne kadar diva durabilirsin. Duranlar var tabii. Mesela Adele var ama o da rap yaptı biliyorsun. Bizler renkli insanlarız. Bu nedenle o zenginliğimizi o çeşitliliğimizi işimize yansıttığımız zaman yürüyor. 
*Tabak kırdıran Ziynet Sali’den Harbiye’de konser veren Ziynet Sali’ye geçiş nasıl oldu?
- Güzel soru. Bilmiyorum desem yalan olmaz. Tabak kırarken de 100 kişiyle sahnede yine aynı kadın vardı. Ben yine divaydım. Beş yıl boyunca Yunanca dersleri aldım, Yunanca şarkılar söyledim. İnsanlar Yunanca repertuvarımı gördüklerinde şaşırıyorlardı. Çok uzun yıllar Rum zannettiler beni. Hem ismimden hem repertuvarımdan.

Yazarın Tüm Yazıları