13 milyar yıl öncesinden gelen o sır

NASA Direktörü Bill Nelson, masanın etrafında büyük bir heyecanla bekleyen ekibe döndü...

Haberin Devamı

1. Gözler ekranda...

Az sonra bilim ve astronomi tarihinin en önemli fotoğrafını göreceklerdi.

Evrenin 13.5 milyar yıl öncesinden gelecek olan o fotoğraf.

13 milyar yıl öncesinden gelen o sır

Büyük patlamadan 400 yıl sonrasının kozmik görüntüsü.

Aslında uzun yıllardır bu anı bekliyorlardı. Hubble teleskobundan çok daha gelişmiş ve kızılötesi görüşü olan James Webb teleskobunu inanılmaz bir başarıyla yörüngesine yerleştirdikten sonra...

Evrenin kozmik izlerini çok daha uzaklarda takip edebileceklerdi.

Evrenin oluşumu. Heyecan buydu...

Ve nihayet...

İşte bu fotoğraf 13.5 milyar yıl öncesinden gelip trilyonlarca kilometreyi aşarak NASA ekranına düşmüştü... Alkışlar...

13 milyar yıl öncesinden gelen o sır

Nelson büyük bir coşkuyla şöyle dedi: “Biliyorsunuz, bundan 100 yıl önce tek bir galaksi olduğuna inanıyorduk, şimdi milyarlarca galaksi ve güneş olduğunu biliyoruz.”

Haberin Devamı

“Dünya yuvarlaktır”dan başlayıp sayısız galaksi ve gezegene ulaşan o muazzam keşif.

Ve hayallerin dekorunda bilimin bir kez daha yükselişi.

Ve tabii yine aynı sorular:

- Yalnız mıyız?

- Başka yaşam formları var mı?

Sonra işte o tarihi cevap:

“13 milyar yıl öncesinin sırlarına ulaşmaya çalışıyoruz. James Webb teleskobunun gezegenler üzerinde yapacağı kimyasal incelemeler ile bu gezegenlerde yaşam olup olmadığını da anlamaya çalışacağız.”

2. DAHA SORMAYI AKIL EDEMEDİĞİMİZ SORULAR

Direktör Nelson’ın şu sözleri...

Aslında nasıl sınırsız bir soru deryasında olduğumuzu göstermiyor mu?

“Evrenimizin şimdiye kadar çekilmiş en derin kızılötesi görüntüsünü içeren bu görüntüler, Webb’in henüz sormayı bile bilmediğimiz soruların yanıtlarını ortaya çıkarmamıza nasıl yardımcı olacağını gösteriyor.”

Sormayı akıl edemediğimiz soruların cevapları...

James Webb teleskobunu anlatan müthiş bir tarif değil mi?

3. TRİLYONLARCA GEZEGEN

Daha ilk fotoğraflar anlatıyor ki...

Sayısız galaksideki trilyonlarca gezegenin içinde bir toz tanesi bile değiliz...

Haberin Devamı

Böyle bir keşifte, toz tanesi bile devasa bir galaksi şeridi olabilir.

Onu da şöyle açıklıyor:

“Yıldızlar doğar, gezegenlerle dolu yeni güneş sistemleri doğurur; galaktik parıltı, ekrana kozmik bir boya fırçasıyla sıçramış gibi serpiştirir. Bu görüntüdeki her bir ışık zerresi, her dönen renk şeridi, çoğu bizimki gibi olan potansiyel olarak trilyonlarca gezegen içerir.”

Doğrusu böylesine devasa bir tanımı okuyunca korktum...

Tanrı’m...

Nasıl bir muazzamlığın içindeyiz...

4. ÇEYREK ASIR 10 MİLYAR DOLAR

James Webb Projesi, yaklaşık çeyrek asra dayanan devasa bir projeydi.

10 milyar dolara mal olmuştu.

Yalnızca uzayda yerleştirildiği yörüngede, devasa aynalarının uzaktan kumandayla açılması bile büyük bir başarıydı.

5. TARİHİ PROJEDE BİR AKTİVİST

İnsanlığın kaderini etkileyecek boyuttaki böyle bir projeyi incelerken aklıma bir soru takıldı:

Haberin Devamı

- Acaba hayallerimizin ötesinde bir kapıyı aralayan bu projeyi kimler geliştirdi? Hangi biliminsanları neye göre seçilmişti...

Dikkatimi çeken bir isim.

13 milyar yıl öncesinden gelen o sır

Astrofizikçi Amaya Moro-Martin...

Cesur ve inatçı bir bilimsel aktivist.

Doktorasını Arizona’da astronomi alanında almış. Sonrasında Princeton’da doktora sonrası ve Almanya’da kısa bir süre kaldıktan sonra İspanya’ya dönmüş. 2013 yılında ilk kızının doğumundan sonra ABD’ye, NASA’ya bağlı bir merkez olan Uzay Teleskobu Bilim Enstitüsü’ne geçiyor.

Ve bir söyleşide neden aktivist olduğunu şöyle açıklıyor:

“2010 yılında, krizin ortasında İspanya’ya yeni döndükten sonra, bazı meslektaşlarım ve ben, Investigación Digna platformunu kurduk. Siyasetçilere, tartıştıkları bilim, teknoloji ve inovasyonla ilgili yeni yasa tasarısında değişiklik taleplerimizi sunduk. Daha sonra, bilimsel topluluklar, genç araştırmacılar, üniversiteler ve birlikler dahil olmak üzere diğer kuruluşlarla bir araya geldik. Yıllardır politikacılarla toplantılar, sokak gösterileri ve Açık Bilim Mektupları ile tepki veriyoruz: Birincisi 2012’de 50.000 imzayla ve ikincisi 2013’te 80.000 ile. Bu yıl 275.000 imzayla üçüncüsünü yayınladık!”

Haberin Devamı

Siyasi otoriteye başkaldıran bilimsel aktivist Amaya başarılı da oluyor.

Yasa değişikliği gerçekleşiyor.

Ve diyor ki: “İnsanlar bilimi kendilerine ait görmüyor, çünkü (o) her zaman ‘tartışmasız’ bilgi olarak sunuldu... Bunu değiştirmeli ve kanıtlara dayalı, eleştirel düşünmenin değerini aktarmalıyız...”

Evet, eleştirel düşünme... Bilimin temel kavramı... Ve ekliyor:

“Bilimden yararlanmak en temel insan hakkıdır...”

Evet arkadaşlar, insanlık tarihinin en büyük projelerinden birisinde “eleştirel aklı ve bilimi” savunan bir aktivist çalışabiliyor.

Galileo’dan bu yana bilimsel devrimler de hep böyle gelmedi mi?

İşte bu yüzden başarılı oluyorlar...

Ve belki de bizler göremeyeceğiz ama...

Haberin Devamı

En azından nasıl muazzam bir evrenin içinde, bir toz parçası gibi görünen devasa galaksilerin, trilyonlarca gezegenin arasında, hiçbir ölçüye sığmayacak derecede küçük olduğumuzu artık biliyoruz...

Yazarın Tüm Yazıları