GeriAhmet HAKAN Ne Gezi'si be, ne Gezi'si!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ne Gezi'si be, ne Gezi'si!

 “YENİ Gezi Hayali” diye başlık atmış hükümet yanlısı gazete.

Gezi’yi öyle yanlış, öyle sağlıksız, öyle hatalı, öyle sorunlu yorumladılar ki...

Ne zaman üç-beş kişinin sokağa çıktığını görseler, hemen “Eyvah Gezi” demeye başlıyorlar.

Bir anlayabilselerdi “Gezi” denilen olayın...

Kötü adamların dürtüklemesiyle oluşmadığını, dış güçlerin planı olmadığını, kendiliğinden olduğunu, bir daha aynısının tekrarlanma ihtimalinin sıfır olduğunu falan...

Asla böyle başlıklar atmazlardı.

Sonuç şudur:

Gezi’den kendilerine bir öcü masalı çıkardılar.

Şimdi hep birlikte o masala inanıyorlar. 


KEMAL KILIÇDAROĞLU'NUN YERİNDE BAŞKASI OLSAYDI
“HAYIR’ın benden başka lideri yoktu... Tek ben vardım ortada... Aha bakın! Yüzde 49 aldım” derdi.

“Hepiniz bir oldunuz, ben tek... Ne oldu? Yüzde 49’u kapmadım mı?” derdi.

“Sanki oylama benimle ilgiliymiş gibi alayınız benim üzerime geldiniz. Alın işte yüzde 49” derdi.

“Miting bile yapmadım miting... Buna rağmen yüzde 49 aldım kardeşim” derdi.

“Devlet uçağına binmedim, valim yoktu, kaymakamım yoktu, bakanım yoktu... Yüzde 49’u ben aldım” derdi.

“Dağa taşa hayır yazacak imkânım yoktu... Sonuçta yüzde 49 aldım” derdi.

“Devlet gücünün yanına Devlet Bahçeli’nin gücünü ekleyen ben değildim... Ama yüzde 49’u ben aldım” derdi.

Kısacası...
Derdi de derdi.

Kemal Kılıçdaroğlu bunların hiçbirini demedi.
Neden acaba?

Bunun iki nedeni olabilir:

BİR: Ya Kılıçdaroğlu gerçekten çok ama çok mütevazı biri...
İKİ: Ya da Kılıçdaroğlu siyasetten hiç ama hiç çakmayan biri...


NASIL BİR PARTİ İŞ YAPAR
ANKARA, İstanbul, İzmir, Adana, Antalya falan...
Referandum sonuçları gösteriyor ki...

Hamasete yüklenmek yerine... İhracata önem veren...

“Ver mehteri” demek yerine... “Başlat reformu” diyen...

Geçmişe bakmak yerine... Geleceğe bakan...

“Yedi düvel bize karşı” demek yerine... “Dünyayla işbirliği” diyen...

“Liderlik de liderlik” demek yerine... “Demokrasi de demokrasi” diyen.

Sadece kendi tabanına millet demek yerine... Millete millet diyen.

“Üst akıl” demek yerine... “Hukuk” diyen...

“Algı operasyonu” demek yerine... “Özgürlük” diyen...

Bir parti iş yapar.


HEM EVET DERİM HEM HOLLANDA'DA YAŞARIM
HEM evet deyip hem de Hollanda’da yaşamayı sorguluyorlar bazıları...

“Hollanda’da keyfin keka ama tutmuşsun Türkiye’de Hollanda’dan farklı bir yönetim istiyorsun” falan diye gurbetçilerimizi sıkıştırmaya çalışıyorlar.

Ben bu işte gurbetçimizden yanayım.

Gurbetçim öğrenmiş keyfine göre hareket etmeyi, almış özgürlüğün tadını...

Bu yüzden keyfine göre özgürce takılıyor. Size ne kardeşim size ne?


TARAFSIZ GÖZLEMCİYE BAK HELE
PKK ile fotoğraf çektirmiş...

PKK’yı öven paylaşımlar yapmış...

PKK’ya yakın durmuş...

Ne kadar tip varsa...

Referandum için AGİT adına, Avrupa Konseyi adına gözlem yapmaya gelmiş.

Bu Avrupa’nın da yatacak yeri yok hani.


GÖNDERSENE BENİM TAKIM ELBİSEYİ MELİH GÖKÇEK
Ne Gezisi be, ne Gezisi


MEYDAN okuyan sendin Melih Gökçek.

Ne Gezisi be, ne GezisiDedin ki:

“Evet yüzde 54’ün üzerinde çıkacak. Var mısın iddiaya?”

O kadar ısrar ettin ki...

Bir an önce işime gücüme dönmek için “Tamam kardeşim tamam, varım” demek zorunda kaldım.

Ben kazandım ama senin benim takım elbisenin üzerine yatacak gibi bir halin var.

Sözünde dursana kardeşim. Göndersene takım elbiseyi.


BAKIN BU ÇOK YANLIŞ
KEMAL Bey’in iki klasik tepkisi var.

Ya “Bakın, bu çok yanlış” diyor ya da “Doğru bulmuyorum” diyor.

Bence çeşitlendirmeye ihtiyacı var.


HAYRETTİN HOCA'YA TEK SORU
YSK’ya itaat farz mıdır ey hocam?


REFERANDUM SONRASI TAVSİYELERİ
ZÜLFÜ Livaneli’den “Umudu Kesme Yurdundan” şarkısını dinleyin.

“Gidip İzmir’e yerleşeceğim” demek yerine... “İstanbul, Ankara güzel... İstanbul, Ankara’da kalacağım” deyin.

Adil Gür’ün posterinden dart kadranı yapıp stres atın.


SONER OLGUN'A ÖVGÜ
SONER Olgun’un “Efsane Türküler” adlı albümünü dinliyorum birkaç gündür.

Ne Gezisi be, ne GezisiSöyleyeceklerim şunlardır:

Öyle bir “Ela Gözlüm” söylüyor ki... Sanki Karacaoğlan söylüyor sanırsın.

Öyle bir “Nazende Sevgilim” diyor ki... Naz ve işveyi anında geçersiz kılıyor.

Öyle bir “Ey güzel Kırım” söylüyor ki... Kırım’a ağlarsın.

Öyle bir “Bir Of Çeksem” diyor ki... Karşıki dağlar resmen yıkılıyor.

Öyle bir “Gerizler Başı” söylüyor ki... Efe olup dağa çıkasın gelir.



X

Selçuk Bayraktar nasıl oluyor da kutuplaşma belasını yıkıp geçiyor

Geçenlerde Tarafsız Bölge’de konuğumuz oldu Selçuk Bayraktar. Çok izlendi, çok ilgi gördü, çok dikkat çekti program.

Alışılmışın dışına çıkan bir yönü de şu oldu: Türkiye’deki bütün dünyalara seslendi. Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçti. Peki ama Selçuk Bayraktar, neden birbiriyle taban tabana zıt kutupların ortak bileşkesi haline gelebiliyor? Hangi yönleriyle Türkiye’deki mevcut kutuplaşma bloklarını yıkıp geçebiliyor? Bu sorulara benim verebildiğim cevaplar şunlar:



*

Çünkü Selçuk Bayraktar...

Neredeyse iki yüz yıldır genlerimize işlemiş olan “Biz yapamayız” algısını darmadağın ediyor.

Yazının Devamını Oku

Ali Erbaş’tan mesaj var: Ben de günaydın derim

Telefonuma bir mesaj geldi.

Baktım:

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’tan gelen bir mesaj...

*

Mesajı noktasına, virgülüne dokunmadan aynen yayınlıyorum:



Yazının Devamını Oku

Sabah-ı şerifleriniz hayırlı olsun Ali Erbaş Bey

“Günaydın” demeyecekmişiz.

Çünkü...

“Cahiliye dönemi”nde “Sabahınız hayat olsun” diye selamlama yapılırmış.

“Günaydın” da biraz buna benziyormuş.

*

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın iki yıl önce yazdığı kitapta geçiyormuş bu ifadeler.

*

Rahmetli babam, öfkelendiğinde ve ne diyeceğini bilemediği durumlarda hep şöyle derdi:

“Allahumme meassabirin!”

Yazının Devamını Oku

Resul Tosun’un çıkardığı yapay laiklik tartışması

1990’larda “Laiklik elden gidiyor” denilerek...

Yapay bir laiklik tartışması başlatıldı.

*

Amaç:

Refah Partisi’ni köşeye sıkıştırmaktı.

2021 yılının eylül ayındayız.

Ve yine “laiklik tartışması” yapıyoruz.

*

Yazının Devamını Oku

Önceki Ziya Selçuk... Sonraki Ziya Selçuk...

Ziya Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı görevini bıraktıktan sonra yeni bir imaj yapmış.

Önceki hali ile sonraki hali arasında bir mukayese çalışması yaptım:

*

- Öncesinde aşırı resmiyet var, sonrasında jantilik.

*

- Öncesinde omuzlarda okul yükü var, sonrasında yük atılmış.

*

- Öncesinde intizam var, sonrasında ihmal edilmiş şıklık.

*

Yazının Devamını Oku

“12 Eylül İslamcılığa yol verdi” diye bir balon

Dün 12 Eylül’ün yıldönümüydü ya...

Şöyle bir baktım ve gördüm ki...

O meşhur “Türkiye’de İslamcılığın yükselişi, 12 Eylül sayesinde gerçekleşti” balonu yine havalandırılıyor.

*

Gelin, bu balona iğne batırmayı deneyelim:

*

Evet, doğrudur.

12 Eylül, “biraz Müslümanlık” istemiştir.

*

Yazının Devamını Oku

Yılmaz Güney denince hangisi aklımıza gelecek?

Yılmaz Güney’in iki yönü var.

 

Bir yönünde...

Bir hâkimi öldürmüş, sevdiği kadının kafasının üstüne bardak koyup nişan almış, alkollü araç kullanarak bir çocuğun ölümüne neden olmuş... Kısacası şiddete meyyal maço bir adam var.

*

Bir yönünde ise...

Türk sinemasının yüz akı sayılabilecek filmler çekmiş, uluslararası alanda büyük başarılar elde etmiş, sinemanın yıldızı bir sanatçı var.

*

Bu

Yazının Devamını Oku

Bırakın artık şu tatsız ve kibirli müsamereleri

Edremit’in düşman işgalinden kurtuluş törenlerinde, “Kara çarşaftan kurtulup özgürlüğüne kavuşmuş kadın” müsameresi yapılmış.

Çok saçma! Çok komik!

Çok kibirli! Çok tatsız!



Çok anlamsız! Çok ilkel!

Çok gereksiz! Çok bayat!

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun açıklaması ne anlama geliyor

İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cumhurbaşkanlığı adaylığı için şu açıklamayı yaptı:

“Ben şu anda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yım. Bu durumda bana düşen belediye başkanlığını en iyi şekilde yapmak. Şu an benim aklımdan geçen ve amacım, İstanbul’da görevini en iyi yapan bir belediye başkanı olmaktır. Dahası hedefim, İstanbul’da tarihin en başarılı belediye başkanı olmaktır, daha ötesi yok.”

Bu açıklamadan ben şu dört sonucu çıkardım:

*

BİR: Meral Akşener, İmamoğlu’nu övünce, “Akşener, İmamoğlu kartını masaya sürdü” yorumları yapılmıştı. İmamoğlu, bu kıskaçtan kendini kurtarmak istiyor.

*

İKİ: İmamoğlu, bu açıklamayla Kemal Kılıçdaroğlu’na “Ben senin önünde engel olmam, sen adaysan benim bir çıkışım olmaz” mesajı veriyor.

*

Yazının Devamını Oku

Şenol Güneş’in takdir kazanmasının tek yolu: Para mara düşünmeden istifayı basmasıdır

Şenol Güneş’in son hezimetten sonra “İstifa ediyorum” dememesinin, diyememesinin nedeni şu:

Gönderilirse... Kendisine yüklü miktarda tazminat ödenecek.

*

İstifa ederse... Yüklü miktardaki tazminatını alamadan gitmiş olacak.

İşte tam da bu nedenle “Başarısızlık bana aittir” demesine rağmen...

Bırakıp gitmiyor, gidemiyor.

*

Şenol Güneş

Yazının Devamını Oku

En etkili muhalefet partisi: Pahalılık

İktidara yakın gazeteciler, günlerdir uyarıyorlar:

“Hayat pahalılığına bir çözüm bulunmalı. Marketler ateş pahası. Fiyatlar katlanarak artıyor. Vatandaşın tek derdi bu. Büyüme rakamları güzel ama kimse büyümeye bakmaz. Önümüzdeki seçimi kazanmak için bu soruna acil çözüm bulunmalı.”

*

Çok doğru, çok haklı, çok önemli uyarılar bunlar.



*

Yazının Devamını Oku

Taliban’ı işte bu cesur kadınlar yenecek

Hürriyet’ten Fevzi ile Selçuk, Kabil’de bir gösteriye denk geldi.

Fevzi notları geçti:

*

50’ye yakın kadın, Taliban karşıtı gösteri yapıyor. Silahlı Taliban milisleri, durumdan hoşnut değil. Göstericileri dağıtmaya çalışıyorlar. Fakat kadınlar, milim kıpırdamadan gösterilerine devam ediyor. Ta ki Taliban şiddeti ortaya çıkıncaya kadar.

*



Yazının Devamını Oku

Aşı karşıtlarının mitinginde açılması gereken pankart

11 Eylül’te Maltepe’de miting var.

Mitingi aşı karşıtları düzenliyor.

Abdurrahman Dilipak da konuşmacılar arasında.

*

Bu mitingde...

Devasa bir pankart açmak lazım.

Üzerine dev harflerle şunlar yazan bir pankart:

*

-

Yazının Devamını Oku

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki

Afgan mültecilerin Türkiye’ye gelme endişesi üzerine...

Bizim memlekette bazıları, “Taliban kafalı tipler geliyor, eyvah bunlar bizi Talibanlaştıracak” diye telaşlanıyorlar.

*

Ben hayatımda bu kadar özgüvensiz bir yaklaşım görmedim.

Taliban korksun, biz niye korkuyoruz ki!

*

Afganistan’dan buraya gelenlerin tümü Taliban zihniyetli olsa bile bir şey olmaz.

*

Olsa olsa şöyle şeyler olur:

Yazının Devamını Oku

Faşist olduğu kadar müptezelmiş de

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, bir anısını paylaşmış.

Tesettürlü bir hanım, Tanju Özcan’a “Başkanım benim bebeğim olmuyor, yardımcı olur musunuz?” demiş. Tanju Özcan da tüp bebekle ilgili bu gayet masum yardım talebini, son derece münasebetsizce yorumlayıp “Hanımefendi, ben size nasıl yardımcı olabilirim?” diye cevaplamış.

Tanju Özcan’ın bu anısını, “Biraz da gülelim eğlenelim” diye anlatması ise işin en mide bulandırıcı tarafı.

*

“Ülkemde mülteci istemiyorum” tavrını, “Mülteciye su bile yok” noktasına kadar taşıyan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’a şöyle seslenmek isterim:

*

“Faşist olduğunuz kadar müptezelmişsiniz de...”

İZMİR MARŞI’NI BİLE KUTUPLAŞMA KONUSU HALİNE GETİRMEK

Yazının Devamını Oku

Bir sonraki 30 Ağustos hutbesi için bir ikaz

Buradan Diyanet İşleri Başkanlığı’na sesleniyorum:

 

Bir sonraki 30 Ağustos’ta...

- Ya 30 Ağustos konulu hutbe okutmayın.

- Ya da okuttuğunuz hutbede Atatürk’e yer verin.

*

Çünkü Atatürksüz 30 Ağustos...

- Alparslansız Malazgirt gibidir.

- Osman Beysiz

Yazının Devamını Oku

Türkiye'nin ruh hali iyi değil, hiç iyi değil

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet partisinin liderine yönelik sergilenen apaçık bir nezaketsizlik karşısında hepimiz ortaklaşıp “Bu bir nezaketsizliktir” diyemiyoruz.

*

Artık Türkiye’de...

Ana muhalefet lideri, bir yalan haber üzerinden iktidarı sıkıştırmaya çalışıyor. Ve o lider, haberin yalan çıkmasını hiç mesele etmiyor.

*

Artık Türkiye’de...

Şeytanlaştırma tek taraflı işleyen bir mekanizma değil. Bütün taraflar, birbirlerini şeytanlaştırıyor.

*

Yazının Devamını Oku

Yıllık iznin bir bölümü

“Yazarımız, yıllık izninin bir bölümünü kullanmak üzere yazılarına ara vermiştir.”

Klasik köşe yazarlığının en klişeleşmiş cümlelerinden biridir bu.

*

Eski üstatlarımız, nedense yıllık izinlerinin tamamını asla kullanmazlardı.

Mutlaka “bir bölümünü” kullanırlardı.

*

“Üstatlara saygı” adına...

Ben de bu klişeyi kullanarak...

Yazılara kısa bir süre ara veriyorum.

Yazının Devamını Oku

Şairi bile nobranlaştıran milletvekilliği koltuğu

Bir arkadaşım vardı.

Şiir yazardı. Şairdi yani.

Siyasete girdi. Milletvekili oldu.

*

Hiç unutmuyorum:

Bir sohbet sırasında bir trafik polisiyle yaşadığı bir olayı anlatmıştı.


Yazının Devamını Oku

Bu fotoğraf hem Taliban’a hem de zalimlere en güzel cevaptır

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Kadınlar sokağa çıkmalı mı, çıkmamalı mı?

- Kadınlar sosyal hayata karışmalı mı, karışmamalı mı?

- Kadınlar iş yapmalı mı, yapmamalı mı?

Türü sorulara yanıt arayan Taliban’a verilmiş en güzel cevaptır.

*

Afganistan’da görev yapan bu Türk askeri...

- Sergilediği şefkatle...

- Ortaya koyduğu insanlıkla...

Yazının Devamını Oku