GeriAhmet HAKAN HSYK uyuma, savcına sahip çık!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

HSYK uyuma, savcına sahip çık!

BURASINI dağ başı sanan tetikçinin teki, “köşe yazısı” adı altında önüne gelene pervasız bir şekilde hakaretler ve tehditler savurmaktaydı uzun bir süredir.

*

 

Burası o kadar da dağ başı değilmiş ki...
Bir savcı çıktı ve bu tetikçi hakkında kamu davası açtı.
Tetikçi, yüce Türk adaleti önünde hem ettiği hakaretlerin hesabını verecek, hem de savurduğu tehditlerin.


*


Ancak bu tetikçi, hakkında açılan davaya rağmen burasını “dağ başı” sanmaya devam ediyor olacak ki...
Bu sefer de hakkında dava açan savcıya yüklenmeye başladı.


*


Tetikçi diyor ki:
“Hakkımda dava açan savcı, Fethullah’ın adamıdır”.


*


Buradan HSYK’ya sesleniyorum:


Görevini yapan savcınıza karşı yürütülen bu kara çalma propagandasına bir şey demeyecek misiniz?


Bu tetikçinin “Hangi yargıç ve savcı benim aleyhimde karar verirse onu FETÖ’cü ilan ederim” tavrına karşı savcı ve yargıçlarınıza sahip çıkmayacak mısınız?


Attığı iftiralarla yargı üzerinde alenen baskı kuran bu tetikçi hakkında suç duyurunuz falan olacak mı?

 

 


Hayri İnönü ile muhabbet

 


ŞİŞLİ Belediye Başkanı Hayri İnönü ile buluşup yemek yedik. İlk kez. Uzun uzun konuştuk.


İzlenimlerimi aktarıyorum:

Öyle “Benim dedem İsmet İnönü” falan diye hiç kasmıyor. Sormazsanız konuya girmiyor. Sorarsanız kısa yanıtlarla geçiştiriyor. Dedesinin İsmet Paşa olmasının tadını çıkarmaya çalışmıyor.


İlk bakışta asosyal... Mahcup... Çekingen. Fakat ortak bir dil tutturunca... Fena halde cana yakın. Kalendermeşrep.


Özeleştiri yapmasını biliyor. Bana “dövmeli fotoğrafları eleştirmiştiniz, gerçekten de o fotoğraflar biraz yanlış oldu galiba” dedi.


Sarıgül meselesini büyük dert etmemişe benziyor. Gülümseyerek söz ediyor Sarıgül’den.


Eşine ve çocuklarına çok düşkün... Siyaset adamlarının evlatları üzerinden eleştirilmesine çok karşı...


Yılbaşı süslemesi için “çok pahalı” diyor. “Esnaf çok istiyorsa kendi süslesin” diyor. Zerre geri adım atmıyor.


İsmet Paşa’ya “büyükbaba” dermiş. Diğer torunlar ise “paşa dede” dermiş. İsmet Paşa ile briç oynarmış.


“Hasan Hayri” adını annesi Engin Hanım koymuş... Engin Hanım’ın babasının adıymış. Kendisi dışındaki bütün torunların isimlerini ise İsmet Paşa koymuş.


“Her savaş, mutlaka ekonomik nedenlerden çıkar” dermiş İsmet Paşa... Bir de “kimseye kefil olmayın” dermiş sık sık.

 

 


Bu İsmet Paşa fotoğrafları ilk kez yayınlanıyor

 

 

HAYRİ İnönü sohbetimiz sırasında “Babamın çektiği dialar vardı, dün akşam onları düzenliyordum, şu iki fotoğraf çok hoşuma gitti” diyerek cep telefonundaki fotoğrafları gösterdi. Dedim “Ne kadar şahane! Bunları yayınlayabilir miyim?”
25 saniye kadar düşündü. Sonra da “yayınlayın tabii, ne var canım” dedi.

 

HSYK uyuma, savcına sahip çık


MEVHİBE HANIM’LA

 

İsmet Paşa’nın, eşi Mehvibe Hanım’ın yanağına bir buse kondurduğu anı yakalamış Ömer İnönü. Muhtemelen 1972 yılı... “Burasının Kartal’daki ev olması lazım” diyor Hayri İnönü.

 

 

HSYK uyuma, savcına sahip çık


TEKNE TURU

 

Yıl 1959. İsmet Paşa iktidarda ve “Milli Şef”... Boğaz’da bir tekne turuna çıkılmış. Ufaklıklardan biri Hayri İnönü, diğeri ise kardeşi Eren İnönü... İsmet Paşa’nın yanında eşi Mevhibe İnönü var. Havalı genç kadın ise Hayri ve Eren’in anneleri Engin İnönü... Baba Ömer İnönü ise fotoğrafı çekiyor. “Bugünü hatırlıyor musunuz” diye soruyorum Hayri İnönü’ye... “Beş yaşında olmalıyım. Pek hatırlamıyorum” diyor.

 

 

 

Yeni başlayacaklar için Star Wars meselesi

 

 

DÜNKÜ yazımda “Ben hayatımda hiç Star Wars izlemedim, çok şey kaçırmış sayılır mıyım ve bu işe neresinden başlayabilirim” diye sorular sormuştum.


Bu sorulara okurlardan gelen yanıtları derledim.


Buyurunuz:


*


İzlemeyerek çok şey değil ama güzel bir hikâyeyi kaçırmış oluyorsunuz. (Erdem Acır)


*


Hikâye dördüncü film ile başlıyor. Ama siz ilk üçle başlayın. Sırayı bozmayın yani. (Tolga Ayaz)


*


Tabii ki yayınlandığı dönemdeki keyfi alamayacaksın ama dördüncü bölümden başlayıp bitirirsen yedinci senindir. (İlker Heybetli)


*


Star Wars bir bilimkurgu filmi olmanın yanı sıra bir cumhuriyetin nasıl imparatorluğa dönüştüğünü anlatır ve imparatorluk ile cumhuriyet arasındaki anlayış farkını yansıtır. (Tolga Karakaya)


*


İzleyin ve binlerce gezegenin “Jedi” denilen korucular sayesinde demokratik bir sistemde yaşarken nasıl da sinsice bir diktatörlüğe kaydığını görün ve günümüzle bağlantılarını kurun. (Arvin Andreal)


*


Direkt başla hacı! Hiçbir şey kaçırmış sayılmazsın. (Egehan Öktem)


*


Sen boşuna Star Wars’a falan başlama. Hurafe ve masal kültüründen geldiğin için anlamaz, sıkılırsın. Şeklen olsan bile ruhen modern dünyaya ait değilsin. (Abdullah Noğay)


*


İlkini seyretmiştim. İkinci serinin ilk bölümüne de biraz baktım. Pek matah bir şey değil. (Sema Çelebi)


*


Aşağı yukarı aynı yaşlarda sayılırız. Sen treni yıllar önce kaçırmışsın. O nedenle Star Wars’ın bizim kuşakta yarattığı sarsıntıyı bugünden anlamaya çalışmak nafile! Bırak dağınık kalsın. (Mustafa Özmen)

X

Ne yaptınız İlhan Bey

CHP, ne güzel bir şey tutturmuştu!

“128 milyar dolar nerede” diye...

*

128 milyar doların hortumlandığı algısı yaratılıyordu.

Ve bu algı, zihinlere kazınıyordu.

*

İşgüzar kamu görevlileri, asılan pankartları polis ve zabıta marifetiyle anında engelleyerek...

Yazının Devamını Oku

Danimarka çok medeni ülke şekerim

Hop şöyle cümleler yükselir sağımızdan, solumuzdan:

 

- Norveç çok medeni ülke şekerim... Başbakan’a ceza kesiliyor.

*

- Danimarka acayip modern bir ülke şekerim... Başbakanı cam siliyor.

*

- İsviçre çok uygar şekerim. Cumhurbaşkanı bisikletle işe gidiyor.

*

Hep özeniriz, hep gıpta ederiz bu ülkelere.

Yazının Devamını Oku

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

“Kanal İstanbul, Montrö’yü etkiler mi?” diye soru var ortada.

Geçen akşam Tarafsız Bölge’de işte bu soruyu sordum uluslararası hukuk alanında uzman bir isim olan Prof. Dr. Selami Kuran’a.

Selami Hoca...

Canlı yayında... Kalktı ayağa... Eline bir çubuk aldı... Ve başladı harita üzerinden anlatmaya.

“Yeni başlayanlar için 10 dakikalık bir Montrö dersi” gibi bir şeydi yaptığı.

Net, sarih, anlaşılır ve basit bir şekilde anlattı mevzuyu.

*

Sonucu açıklıyorum:

Yazının Devamını Oku

Erkan Oğur’a yapılan yobazlığın ta kendisidir

İflah olmaz bir türkü severim ben.

Ama yüzyılların izini taşıyan türküleri severim. Çağlar ötesinden gelip bizi tam kalbimizden yakalayanları... İlk söyleyeni belirsiz anonimleri... Sözleri gayet basit ama bir o kadar da derinlikli olanları...

İşte bu yüzden “Ben bir türkü sözü yazdım, üstelik de besteledim” diye ortaya çıkanlara karşı hep mesafeli olmuşumdur. Çünkü bu tür iddialardan genellikle yapay sonuçlar çıkar.

*

İbrahim Kalın’ın sözü ve müziği kendisine ait olan ‘Hiç Oldum’ adlı bir türküyü seslendirdiğini duyunca...

“Eyvah” dedim.

Ve bin türlü önyargıyla açıp dinledim türküyü.

*

Yazının Devamını Oku

Orhan Pamuk romanında Atatürk’le alay mı ediyor?

Orhan Pamuk’un son romanı “Veba Geceleri” ile ilgili bir tartışma çıkmış durumda.

İddiaya göre:

Orhan Pamuk, romanında Atatürk’le alay ediyor!

*

İnceleme ve araştırmalarımın sonuçlarını aktarıyorum:

*

“Veba Geceleri” romanında bir “Kolağası Kâmil” var.

Yazının Devamını Oku

Kemal Kılıçdaroğlu ve kahkahalar, kahkahalar

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimden önce CNN Türk’te bir programa çıkmıştı.

Program sunucusu, Kemal Kılıçdaroğlu’nun...

“İstanbul’u kazanacağız, Ankara’yı kazanacağız” türü sözlerini fazla iddialı bulmuş ve kahkahalar atmıştı.

*

Ne olmuştu o günlerde?

Başta Tuncay olmak üzere...

CHP’nin tüm ekâbir takımı...

Öfkeyle, kinle, hınçla...

Yazının Devamını Oku

Amiraller, bildiri, kumpas

Amirallerin bildirisiyle ilgili...

İki gündür...

Kumpas lafları dolaşıma sokulmaya başlandı.

*

Söylenenlere göre...

- Aslında bildiri, gece yarısı yayınlanmayacakmış.

- Bazı eller devreye girmiş, bildiri gece yarısı yayınlanmış.

- Bazı amiraller, bildirinin son halini görememişler.

- Bildiri, amirallerden kaçırılarak yayınlanmış.

Yazının Devamını Oku

Bakan Koca’ya “Bu gidiş nereye?” diye sordum

Vaka sayıları artıyor. Hem de çok fazla artıyor. Halkta bıkkınlık var. Hem de çok fazla bıkkınlık. Tam kapanma dendiğinde akla ekonomi geliyor. Aşı konusunda hız kesildi. Pek bir ilerleme yok gibi.

İşte bu ahval ve şerait altında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı aradım.

İlk sorum şu oldu:

“Bu gidiş nereye Sayın Bakan?”

Bakan Koca’nın ilk sözleri şu oldu:

*

“Vaka sayılarında ciddi artış var. Bunda mutasyon tabii ki etkili ama sadece mutasyonla açıklayamayız. Önlemleri gevşettik maalesef.”

*

Yazının Devamını Oku

Hürriyet’in yayıncılık anlayışına ters bir haber

İçtenlikle bir gayretimiz var Hürriyet’te.

Herkesin hakkına hukukuna saygı göstermek için çabalıyoruz. Sorumluluğu bulunmayan kişileri sorumluymuş gibi göstermekten kaçınmaya çalışıyoruz. Yargı kararı ortaya çıkmadan yargısal hükümlerde bulunmaktan uzak duruyoruz.

*

Titizleniyoruz bu konularda. Gayret ediyoruz.

*

Ama yayıncılıkta bazen yol kazaları da oluyor, olabiliyor.

*

Geçen gün sadece ve sadece Hürriyet’in internet sitesinde bir haber çıktı. Çok kısa bir süre yayında kaldı bu haber.

Bildirici amirallerin yakınlarını da konu eden bir haberdi bu.

Yazının Devamını Oku

Soru ve cevaplarla amiral bildirisi

SORU: Ne yani? Emekli amiraller mi darbe yapacak?

- CEVAP: Bizim kısa tarihimiz, “Yüce Türk Milletine” diye başlayan darbe bildirileriyle dopdoludur. Bu yüzden “Yüce Türk Milletine” diye başlayan bir bildiri gördük mü işkilleniyoruz. Hele bildirinin altında “Amiral” imzası görünce daha da işkilleniyoruz. Hele bildiri, gece yarısı gelince... Büsbütün işkilleniyoruz. Şimdi ben soruyorum: İşkillenmeyelim de ne yapalım?

*

- SORU: Bildiri yayınlamak suç mu?

- CEVAP: Elbette suç değil. Geçen hafta emekli büyükelçiler, benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. Kim çıkıp “Bunlar darbeci” dedi? Bu arada eski milletvekilleri de yine benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. “Darbe” diyen çıktı mı? Demek ki burada başka bir şey var.

*

- SORU: Burada ne var? Emekli amiral, görüş açıklayamaz mı?

- CEVAP: Tabii ki açıklar. Açıklıyorlar da zaten. Televizyonlara çıkıyorlar. Kişisel yaklaşımlarını ortaya koyuyorlar. Sosyal medyada yazıp çiziyorlar. Kimse de onlara bir şey demiyor. Ama siz “Aramıza hiçbir alt rütbeli girmesin, biz amiraller olarak şöyle bir posta koyalım” derseniz, tehditkâr ifadelerle dolu bir bildiriyi gece yarısı gündeme düşürürseniz... Her demokratik ülkede “Ne oluyor yahu” diye sorulur. En azından “Bunlar, bir iklim mi yaratmak istiyor? Bu işin arkasında ne var?” denir.

*

Yazının Devamını Oku

Amiraller bildirisine dair gelişigüzel ON NOT

Not bir- ‘Yüce Türk milletine’ dendi mi işkillenirim

Yüce Türk milletine!” diye başlayan hiçbir bildiriden hoşlanmıyorum.

Çünkü bu seslenişin tınısında...

27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve de 15 Temmuz var!

*

Kaldı ki...

Radyo zamanlarının üslubudur bu.

Siyah beyaz televizyonlarda kalmıştır.

*

Yazının Devamını Oku

Kafe ve lokantalara ramazanda açık olma hakkı tanınmalı

Şu andaki uygulama şöyle:

 

Akşam saat 19.00 itibarıyla tüm kafe ve lokantalar kapanıyor.

*

Ramazan itibarıyla ise uygulama şöyle olacak:

*

Bütün kafe ve lokantalar kapalı.

*

Bu karar, yeniden gözden geçirilirse...

Yazının Devamını Oku

Hayatımın dilemması: Sinovac mı BioNtech mi?

“Geleneksel yöntemden şaşmayacaksın arkadaş” diyorlar.

Hop, başlıyor kalbim Sinovac diye atmaya.

*

“Yeni teknolojileri denemek lazım arkadaş” diyorlar.

Hop, bu sefer kalbim BioNtech diye atmaya başlıyor.

*

Bilmem kaç bin yıllık Çin kültüründen söz ediyorlar.

Hemen Sinovac’a ısınıyorum.

Yazının Devamını Oku

İşimiz aşıya kaldı

Vaka sayısı açısından...

Avrupa birincisiyiz.

Dünyada dördüncüyüz.

40 binleri geçmiş durumdayız.

Varyantlar kaplamış her bir yanımızı.

En çok da İngiliz varyantı.

*

Durduramıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Selahattin Demirtaş’ın dilinin altındaki bakla

Selahattin Demirtaş, şöyle demiş:

“Eğer muhalefetteki milliyetçi odaklar, demokrasi ittifakına ısrarla engel olmaya devam edeceklerse... Bu durumda HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak, demokrasi ittifakı ilan edilebilir.”

*

Ne demek bu?

Hadi biraz anlamaya çalışalım.

“Muhalefetteki milliyetçi odaklar” derken kastettiği İYİ Parti mi acaba? “Bu iş İYİ Parti’yle gitmez” mi demek istiyor Demirtaş?

*

Önerdiği yol şu: HDP öncülüğünde üçüncü bir ittifak. Ne yani? Millet ittifakı ve cumhur ittifakının dışında bir de

Yazının Devamını Oku

Hayatın hepimize öğrettiği ilke: Suç şahsidir

Hangi olay olursa olsun... Hangi parti söz konusu edilirse edilsin... Hangi siyasi grup işin içine girerse girsin...

Ben her zaman ve her durumda...

“Suçun şahsiliği” prensibinden zerre kadar ödün vermedim.

*

Ensar olayında böyle davrandım.

Milyonlarca dayak yemeyi göze alarak...

*

CHP’de ortaya çıkan taciz ve tecavüz olaylarında...

Yine aynı prensibe göre hareket ettim.

Yazının Devamını Oku