GeriAhmet HAKAN Erdoğan: Maltepe Meydanı iki milyon insan alabiliyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Erdoğan: Maltepe Meydanı iki milyon insan alabiliyor

TARİH: 2 Mayıs 2015.

*

O tarihte başbakanlık koltuğunda oturan Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nda miting yapmak için ısrar edenlere şöyle sesleniyor:

- Bir Yenikapı var. 1.5 milyon insan alıyor.

- Bir Maltepe var. 2 milyon insan alabiliyor.

- Eğer kendine güveniyorsan git o meydanlarda yap mitingini.

*

Erdoğan böyle diyor.

Peki İstanbul Valiliği ne diyor?

Valilik diyor ki:

“Maltepe’deki Adalet Mitingi’ne 175 bin kişi katıldı.”

*

Eğer hem Tayyip Erdoğan’ın verdiği rakam hem de İstanbul Valiliği’nin verdiği rakam doğruysa...

“Adalet Mitingi”nde...

Maltepe Meydanı’nın neredeyse 10’da 9’unun boş olması gerekirdi.

*

Miting sırasında Maltepe Meydanı’nda böyle devasa bir boşluk oluşmadığına göre...

Ya Erdoğan’ın verdiği rakam doğru değil ya da İstanbul Valiliği’nin verdiği rakam doğru değil.

*

Bu durumda...

İstanbul Valiliği, yeni bir açıklama yapmalı.

*

Hadi bakalım Sayın Valilik!

“Tayyip Erdoğan’ın verdiği rakam doğru değil” falan diye bir açıklama yapın.

Bekliyoruz.

 

BİR AK PARTİLİ KAÇ NORMAL VATANDAŞA BEDELDİR?

Erdoğan: Maltepe Meydanı iki milyon insan alabiliyor

4 Ağustos 2014’te...

Sabah gazetesi manşet atmış:

“2.5 milyon kişi” diye...

*

Durum şu yani:

- Yer: Adalet Mitingi’nin yapıldığı Maltepe Meydanı...

- Miting: Erdoğan’ın mitingi...

- Katılımcı sayısı: 2.5 milyon.

*

Erdoğan’ın mitinginin fotoğrafına bakıyoruz:

Adalet Mitingi fotoğrafından pek de farklı değil gibi.

*

Bu durumda soralım:

Erdoğan’ın mitingine katılan sayısı 2.5 milyonken... Adalet Mitingi’ne katılan sayısı 175
bin
ise...

Bir AK Partili, kaç normal vatandaşa bedel oluyor?

*

Çok pardon.

İmam hatipte benim matematiğim iyi değildi de...

O yüzden böyle soru formatına yaslanarak kolaycılığa kaçtım.

 

‘YOK ARTIK’ DEDİRTEN SKANDAL PAYLAŞIM

Erdoğan: Maltepe Meydanı iki milyon insan alabiliyor

AYKUT Erdoğdu...

Veli Ağbaba...

Kamil Okyay Sındır...

Eren Erdem...

*

Bu dört CHP’li...

Sosyal medyada...

“Adalet Mitingi”nin fotoğrafları diye...

AK Parti’nin Yenikapı Mitingi’nin fotoğraflarını paylaştılar.

*

- Sen onca yolu büyük bir azimle yürü...

- Sen bunca zorlu işi hatasız tamamla...

- Sen parti tarihinin en önemli etkinliğini eline yüzüne bulaştırmadan bitir.

Ve en sonunda...

Yapılabilecek en sersem hatayı yap.

*

Vallahi olacak iş değil, billahi olacak iş değil.

 

MADEM ARTIK KILIÇDAROĞLU

Erdoğan: Maltepe Meydanı iki milyon insan alabiliyor

- MADEM artık iyi konuşuyor... İnadı bırakmalı, “prompter” kullanmalı ve çok daha bütünlüklü konuşmalı.

*

- Madem artık halka dokunuyor... Bürokrat edasını üzerinden atmalı, kalabalığa bakıp “Maşallah, maşallah” diyebilmeli.

*

- Madem artık polemik yapabiliyor... Kibarlığı bırakıp, “TRT ey TRT! Çekiyor musun? Çek oğlum bakayım” diye laf sokmalı.

- Madem artık işin içine azıcık eğlence katabiliyor... “Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir şey olabilir mi? Aman Allah’ım” diye espriler patlatmalı.

*

- Madem artık Hz. İbrahim’den ve Hz. Musa’dan söz ediyor... Sağına soluna bakmadan “Allahu ekber” diye haykırabilmeli.

*

- Madem artık Kemal Bey ezber bozucu ve barışçıl eylemsellik içine girdi... Dünyanın en barışçı ama etkili eylem biçimini bulmalı.

 

ŞU İKİ GAZETECİ TİPİ DE AYNIDIR BENİM GÖZÜMDE

- YENİKAPI Meydanı’nda AK Parti olarak destan yazdık” diyen gazeteci de...

-“Maltepe Meydanı’nda coştuk ki ama ne coşma” diyen gazeteci de...

Benim gözümde aynıdır.

*

Pek gazeteci değildir yani.

 

E HANİ?

- E hani olaylar çıkacaktı?

- E hani Kılıçdaroğlu, kaos planını devreye sokmuştu?

- E hani terör örgütleri araya karışacaktı?

- E hani bunların esas dertleri sokağı karıştırmaktı?

- E hani karanlık eller devredeydi?

 

BARİ KÜSURATLI SAYI VERSEYDİN

“175 bin kişi vardı” demiş İstanbul Valiliği...

*

- Hadi üzerine vazife olmayan bir işi yaptın.

- Hadi açıklamayı gecenin bir yarısı yaptın.

- Hadi kurumsal kimliğini siyasi tartışmanın göbeğine bırakacak bir iş yaptın.

Bari “173 bin 839 kişi vardı” falan diye küsuratlı bir sayı verseydin a be mübarek valilik.

*

Sana hiç kimse...

“Atmasyon yaparken, sallarken küsuratlı sayı ver ki inandırıcı olasın” demedi mi?

 

KALABALIK VE TEKÂSÜR

- NE zaman “Seninki daha az kalabalık, benimki daha kalabalık” diyen olursa...

- Ne zaman “Benim kalabalık, senin kalabalığı döver” diyen olursa...

- Ne zaman “Sen benim topladığım kalabalığın kıyısına bile yaklaşamazsın” diyen olursa...

Ben hemen...

Kalabalıkla övünmenin bir cahiliye âdeti olduğunu anlatan...

Ve kalabalıkla övünmeyi yerden yere vuran...

Tekâsür suresini okurum.

 

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

 

X

O saçmalık ancak çöp kutusuna basket yapılır

Ekrem İmamoğlu’nun Fatih Sultan Mehmet türbesinde elinin arkasında olmasından yola çıkılarak başlatılan incelemenin tüm detaylarına baktım.

Şöyle bir macera:

Vatandaşın biri, CİMER’e şikâyet ediyor.

Oradan rutin bir işlemle Cumhuriyet Savcılığı’na gidiyor.

Savcılık, İçişleri Bakanlığı’na gönderiyor.

Bakanlık, rutin incelemeye alıyor.

Müfettişler, İmamoğlu’nun savunmasını alıyor.

Falan...

Yazının Devamını Oku

İsraf var demek yoksulluk yok demek midir?

Dünkü Hürriyet’in manşeti şuydu:

“ÇÖP TOPLADIM, İSRAFI GÖRDÜM”

*

Nereden çıktı bu manşet?

*

Anlatayım:

*

Hürriyet Ekonomi Servisi’nden arkadaşımız Emre Eser, her hafta “İşin Peşinde” diye bir köşe hazırlıyor.

Emre

Yazının Devamını Oku

İşte Ayasofya’ya imam olacak imam

Bugün size bir imamımızın öyküsünü anlatacağım.

Balat’ta imamlık yapan Emin Kır Hocamızın öyküsünü...

*

Emin Kır Hoca’nın serüveni, tayini Eyüpsultan’ın Balat semtindeki Hazreti Kaab Camisi’ne çıkınca başlamış.

Yıl: 2006.



Yazının Devamını Oku

E hani öldürmeye gelen dirilecekti?

Sezai Karakoç’un ünlü sözü aynen şöyledir:

“İslam’ı öyle bir yaşa ki... Seni öldürmeye gelen sende dirilsin”.

*

Ayasofya’nın eski imamı, sosyal medyada İslam davasını öyle savunuyor ki...

Sosyal medyada onu madara etmek isteyenler, onun artık gitgide çirkinleşen polemikçi üslubu nedeniyle bırakın onda dirilmeyi...

Ona bakıp İslam’dan uzaklaşıyorlar.

*

“Seni öldürmeye gelen sende dirilsin” yaklaşımı nerede?

Yazının Devamını Oku

Bu nasıl kapanma ki...

Büyük kapanmanın ilk gününde İstanbul’un dört bir yanından gelen fotoğraflara bakıyorum:

Trafik yoğun. Otobüslere ek sefer konmuş.

Bunun nedenini anlamaya çalıştık arkadaşlarla.

Ve şöyle bir izah getirdik kendi kendimize:

*

Türkiye genelinde 16 milyon kişi, kapanmadan muaf.

Kim bu muaf tutulanlar?

Çeşitli sektörlerde çalışanlar... Sağlıkçılar... Güvenlikçiler... Adliye çalışanları... Kamu çalışanları... Özel sektör çalışanları...

Yazının Devamını Oku

Bir göç karşıtı ile bir göç yanlısının ateşli münakaşası

Göç karşıtı şöyle dedi:

“Eyvah! Perişan olduk! Şimdi virüs kıyılara ve Anadolu’ya yayılacak.”

*

Göç yanlısı cevap verdi:

*

“Ne alakası var? Arabasına atlayıp dağa, bağa, yazlığa gittiler. Bu yolculukla virüs nasıl yayılsın?”

*

Göç karşıtı sinirlenerek atağa geçti:

*

Yazının Devamını Oku

Liyakatsiz dış politika işte buna yol açar

Biden, henüz ABD’ye başkan seçilmeden önce meşhur bir açıklama yapmıştı. “Dur, bir daha bakayım o konuşmaya” dedim.

Açtım, baktım.

*

Açıklamanın sonuna gelince...

Birden irkildim.

Şöyle diyordu Biden:

*

“Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerini nasıl tecrit edeceğimizle ilgilenmek bizim için önemli bir iş olacak. Özellikle Doğu Akdeniz’deki petrol faaliyetleri... Ve birçok farklı şey.”

*

Yazının Devamını Oku

Teşekkürler Biden Bey! İç cepheyi birleştirdin

Dün itibarıyla...

Manzara-i umumiye aşağı yukarı şöyle:

*

Fazıl Say ile AK Parti Bağcılar İlçe Teşkilatı...



Aynı duyguda birleşmiş durumda.

Yazının Devamını Oku

Terörle yüzleşmeyen HDP, bize ‘Soykırımla yüzleşin’ diyor

HDP’ye yıllardır söylenen bir söz var:

“PKK’nın terörist olduğunu söyleyin”.

*

- Hık derler.

- Mık derler.

- Öyle derler.

- Böyle derler.

Ama bir türlü sadede gelmezler, gelemezler.

*

Yazının Devamını Oku

90’ların fırtınası: Selahattin Duman

Selahattin Duman 90’ların köşe yazarıydı.

Yepyeni bir üslupla, müthiş bir espri duygusuyla öyle bir daldı ki Babıali’ye...

Çok kısa süre içinde müthiş tiryakilik yarattı.

*

- Kadın erkek ilişkilerine bodoslama girerdi...

- Hasan Cemal’le kafa buluşları efsaneydi...


Yazının Devamını Oku

Bir zamanlar ben de 23 Nisan çocuğuydum

Her 23 Nisan’da şiir okuma işi bana düşerdi.

“Atatürk Çocuğu” diye bir şiiri, avazım çıktığı kadar bağırarak okuduğumu hatırlıyorum.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirini de hakkını vererek okumuşluğum vardır.

*

Bu fotoğraf Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde çekildi.

Rahmetli babamın memuriyeti dolayısıyla Doğubayazıt’taydık.

*

Sene 1976 olmalı.

Yazının Devamını Oku

‘Menderes’in sonu’ demeden konuşmayı öğrenemediler

CHP’li Engin Altay, tam bir çelişkiler yumağıdır benim için.

Bazen acayip demokratik, acayip şaşırtıcı, acayip alkışlanacak açıklamalar yapar.

Mesela...

“Ey ABD! Senin bize verecek hukuk ve demokrasi dersine ihtiyacımız yok” diyerek ABD’ye rest çeker. Amerika’nın Türkiye’den Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs, Suriye’de taviz istediğini söyleyip... “Asla taviz verilmemeli” der.

*

Bütün bunlara bakıp...

“Hah işte! Milli muhalefet budur” falan diye umutlanırım.

*

Yazının Devamını Oku

Bütün kadınlar KADES'i indirsin

Dün Hürriyet’in manşetinde Fevzi Kızılkoyun’un bir haberi vardı.

Haberde kadına şiddetle mücadelede elektronik kelepçe takılan kişilerin izlendiği merkez anlatılıyordu.

*

Haberin ayrıntılarını okuyunca...



Bu merkeze güvenim arttı. Umutlandım.

Yazının Devamını Oku

Cenap Şahabettin, Ali Edizer’i tanısaydı

Ali Edizer diye bir doktor var.

Daha önce yaptığı çeşitli densizlikler ve izansızlıklar yüzünden “olay adam” haline gelmiş, hatta GATA’daki görevine son verilmişti.

*

Fakat adam rahat durmuyor abi!

Densizliğe, izansızlığa, abuk sabukluğa devam ediyor.

*

Ne dediğini yazmaya bile tenezzül etmiyorum.

Yazının Devamını Oku

Ne yaptınız İlhan Bey

CHP, ne güzel bir şey tutturmuştu!

“128 milyar dolar nerede” diye...

*

128 milyar doların hortumlandığı algısı yaratılıyordu.

Ve bu algı, zihinlere kazınıyordu.

*

İşgüzar kamu görevlileri, asılan pankartları polis ve zabıta marifetiyle anında engelleyerek...

Yazının Devamını Oku

Danimarka çok medeni ülke şekerim

Hop şöyle cümleler yükselir sağımızdan, solumuzdan:

 

- Norveç çok medeni ülke şekerim... Başbakan’a ceza kesiliyor.

*

- Danimarka acayip modern bir ülke şekerim... Başbakanı cam siliyor.

*

- İsviçre çok uygar şekerim. Cumhurbaşkanı bisikletle işe gidiyor.

*

Hep özeniriz, hep gıpta ederiz bu ülkelere.

Yazının Devamını Oku

Kanal İstanbul’un Montrö ile alakası

“Kanal İstanbul, Montrö’yü etkiler mi?” diye soru var ortada.

Geçen akşam Tarafsız Bölge’de işte bu soruyu sordum uluslararası hukuk alanında uzman bir isim olan Prof. Dr. Selami Kuran’a.

Selami Hoca...

Canlı yayında... Kalktı ayağa... Eline bir çubuk aldı... Ve başladı harita üzerinden anlatmaya.

“Yeni başlayanlar için 10 dakikalık bir Montrö dersi” gibi bir şeydi yaptığı.

Net, sarih, anlaşılır ve basit bir şekilde anlattı mevzuyu.

*

Sonucu açıklıyorum:

Yazının Devamını Oku