GeriAbdulkadir SELVİ Partiler seçmenlerinin yüzde kaçına sahip
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Partiler seçmenlerinin yüzde kaçına sahip

TÜRKİYE’nin önemli araştırma kuruluşlarından GENAR, partilerin oyunun ne kadarını koruduğunu belirlemek üzere bir araştırma yaptı.

16 Nisan referandumundan sonra bu araştırmanın yapılması önemliydi. Çünkü AK Parti seçmeninin yüzde 10’u, oy vermeye gitmedi. Ama bir seçim olsa aynı seçmen AK Parti’ye oy verecek mi, vermeyecek mi? Bunun tespit edilmesi gerekiyordu.

GENAR Başkanı İhsan Aktaş’la konuştum.

Oranları vereceğim ama ondan önce GENAR Başkanı’nın iki tespitini yansıtmak istiyorum.

1- Referandumda oy verme davranışları ile seçimlerde oy verme davranışı aynı değil. Siyasette birebir yansıtmıyor.

2- 16 Nisan’da AK Parti seçmeninin yüzde 10’u oy vermedi. Bu, yüzde 5 seçmene denk geliyor. Bu grubu araştırdığımızda; Atatürkçü, milliyetçi, muhafazakâr ve demokratlar. Ayrıca bunlar orta sınıfı temsil ediyor. AK Parti’ye istikrar için oy veriyorlar. Ülkede istikrar olsun, işler iyi gitsin diyen bir kesim. Ancak parlamenter sistemi de önemsiyorlar. Ülkenin parlamenter sistemle yönetilmesini istedikleri için referandumda oy vermediler.

Bu tespitler önemli. ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu ise bu kesimi kentli, eğitimli, gelir seviyesi yükselen, “beyaz yakalı muhafazakârlar” olarak nitelendirdi. İhsan Aktaş ise farklı bir profil çizdi. Ancak ben o tartışmaya girme düşüncesinde değilim. Çünkü bu tartışmayı ancak kamuoyu araştırmaları konusunda uzman olan isimler yapmalı. Ben daha çok sonuçla ilgiliyim. Peki bu kesim, seçim olduğunda AK Parti’ye oy verecek mi?

İhsan Aktaş, “Bunlar AK Parti’ye oy veriyorlar” diyor. Yapılacak ilk seçimde de AK Parti’ye oy verecekleri kanaatinde. O nedenle referandum sonuçlarına göre siyasi çıkış yapılamayacağı görüşünde.

İŞTE ORANLAR

Dikkat çekmek istediğim bir nokta var. AK Parti siyaset yaparken 1 Kasım’ı değil, 7 Haziran sonuçlarını esas almalı.

Partilerin kendi oylarını koruma oranları ise çarpıcı sonuçlar veriyor.

AK Parti yüzde 97.5 oranında kendi oyunu koruyor.

CHP yüzde 97 oranında kendi oyunu koruyor.

HDP yüzde 98 oranında kendi oyunu koruyor.

Burada bir tek MHP’de farklı bir durum söz konusu. MHP yüzde 85-86 oranında kendi oyunu koruyor.

1 Kasım seçimlerinden sonra yaşanan kopuşu dikkate aldığımızda MHP’deki oranın daha yüksek çıkması sürpriz olmazdı. Ama yüzde 85-86 oranı da önemli. Demek ki MHP yaşanan tartışmalar ve Meral Akşener hareketi nedeniyle seçmeninin yüzde 15’ini koruyamamış.

AKŞENER ETKİSİ

Dikkatinizi çekti mi bilmem ama Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ana kadar Meral Akşener’i muhatap almadı. Bu bir stratejinin gereği; AK Parti Akşener’i gündemde tutmak istemiyor. Bu değerlendirmelerin bir köşesine Meral Akşener’i koyduğumun farkına varmışsınızdır. Elimde bir kamuoyu araştırması var. Ama Akşener’in partisinin kuruluşundan sonra yapılmadığı için, mevcut tabloyu tam yansıtmıyor. O nedenle paylaşmıyorum. Akşener’in, kararsız seçmenler ile MHP ve CHP’den kopanlarla bir dalga oluşturduğu anlaşılıyor. Akşener’in kaderini Akşener’in performansı belirleyecek. Siyasette Akşener etkisini 2019 seçimlerinde göreceğiz. Merkez parti hedefiyle yola çıkan Akşener, MHP muhalifi bir kadroyla ortaya çıktı. Topluma merkez parti olmak gibi bir görüntü veremedi. Kürt’ü ve Alevi’si olmayan merkez parti olabilir mi? Ayrıca yukarıda verdiğim sonuçlardan da anlaşılacağı üzere Erdoğan merkezde bir boşluk bırakmıyor. Akşener belli ki küçük bir dalga boyu oluşturacak ama Erdoğan’ın 2019’a damgasını vuracağı görülüyor.

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

X

Sedat Peker’i kim kullanıyor

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ulaştığımda, “İdlib’deydim. O yüzden irtibat kurmakta zorluk yaşadık. Şimdi indim” dedi.

Soylu, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddialarına ilişkin açıklamasını yapmıştı. Açıklama değil de ona meydan okuma denilebilir.

Peker hakkında suç duyurusunda bulunan Soylu, “Hayatının bir noktasında benimle temasın var ve bu ispatlanırsa aziz milletimizin gözü önünde idam dahil her türlü cezaya, aşağılanmaya razıyım” dedi.

90’LI YILLAR SENARYOSU

İçişleri Bakanı Soylu ile hafta başında görüştüğümüzde Sedat Peker’in kasetleri üzerinden ülkenin 90’lı yıllara döndürülmek istendiğini konuşmuştuk. Hatırlarsanız o zaman Alaattin Çakıcı - Korkmaz Yiğit kasetleri üzerinden siyaset dizayn edilmeye çalışılmıştı.

90’lı yıllarda Meclis’te Çeteleri Araştırma Komisyonu kurulmuştu. Sadece Hakkâri’de 33 ayrı çete türü organize suç örgütü tespit edilmişti.

AK Parti iktidarında ülke çetelerden temizlendi. Süleyman Soylu, sadece PKK’ya karşı değil, çetelere karşı da yürekli bir mücadele verdi.

Sedat Peker’i yurtdışına kaçıran güç, onu konuşturarak iklimi değiştirmek istiyor.

KAOS PLANI

Yazının Devamını Oku

Siyasi ikiyüzlülüğün belgesi

2018 seçimlerinde muhalefet eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ortak aday yapmak istemişti.

Amaç, Abdullah Gül’ü kullanarak Erdoğan’ı tasfiye etmekti.

O dönemde AK Parti milletvekili olan Ali Babacan ise o kumpasın tam göbeğinde yer aldığını açıkladı.

Bunun tek bir adı vardır.

O da siyasi iki yüzlülüktür.

İŞTE O SORU-CEVAP

Şimdi sizi önce 3 yıl sonra gelen itirafa götürmek istiyorum. Ali Babacan, CHP’ye yakın bir kanal olan Halk TV’de gazetecilerin sorularını yanıtlıyor:

Ali Babacan: 2018’de ortak adaylık teşebbüsü vardı ama olmadı, ülke tam 5 yıl kaybetti.

İsmail Saymaz:

Yazının Devamını Oku

AK Parti’nin yeni anayasa çalışmasında ne var?

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin açıkladığı yeni anayasa önerisinin yeterince tartışıldığını düşünmüyorum. Kılıçdaroğlu ile Akşener bunu gündemi değiştirme hamlesi olarak yorumladılar.

Oysa bayramdan sonra kendileri de güçlendirilmiş parlamenter sistemi esas alan anayasa önerilerini açıklayacaklar. İktidar ve muhalefetin birbirinin yeni anayasa önerisine burun kıvırmaya hakları yok. Çünkü ne muhalefetin ne de iktidarın tek başına anayasa yapacak sayıları yok. 

Yeni anayasa yapılacaksa uzlaşmak zorundalar. Ama baştan reddederek uzlaşma nasıl sağlanacak?

DARBELERİN ANAYASASINDAN SİVİL ANAYASAYA 

“Türkiye’nin yeni anayasa yapma vakti gelmiştir” diyerek yeni anayasa sürecini başlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Esasen Türkiye’de sorunların kaynağının 1960’tan beri hep darbeciler tarafından yapılan anayasalar olduğu açıktır. Ne kadar değiştirirsek değiştirelim anayasanın ruhuna dercedilen darbe ve vesayet izini silmek mümkün olmuyor” demişti. Bahçeli de anayasaların darbeler döneminde yapıldığı ayıbının altını çizdi. Cumhuriyetin yüzüncü yılına yeni anayasa yapmanın demokratik görev olduğunu belirtti. Türkiye artık darbeler anayasası ile yönetilme ayıbından kurtulmalı.

ÖN ŞARTSIZ

Gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklerseniz son düğmesi de yanlış olur. Yeni anayasa için yola çıkılırken ön şartsız olmak ve uzlaşmayı esas almak gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasa için ön şartlarının olmadığını açıklamıştı. Partisinin en yetkili karar organı olan MYK’da, “Biz Türkiye’nin yeni ve sivil bir anayasa yapması gerektiğini prensip olarak söylüyoruz. Bunu yapmak için tüm kesimlere çağrı yapıyoruz. Ancak bizim yeni anayasa için belirlenmiş bir ilkemiz, kriterimiz yok” demişti.

Bahçeli’nin ön şartsız uzlaşma çağrısı da Erdoğan’la örtüşüyor. MHP Lideri, “Artık uzlaşmak, yeni anayasa hazırlamak milli bir vecibedir. Bu tarihi göreve MHP ön şartsız hazırdır” demişti.

AK PARTİ’DE 

Yazının Devamını Oku

Anket mi algı yönetimi mi

Kamuoyu araştırmalarını dikkatle takip ederim. Ne yazık ki son dönemde anket firmaları kamuoyunun nabzını tutmaktan ziyade algı operasyonları yapıyorlar. Böylece kendi inandırıcılıklarına darbe vuruyorlar. Anket firmaları artık kamuoyunun nabzını tutan araştırma şirketleri olarak değil, kamuoyunu manipüle eden firmalar olarak görülmeye başlandı.

Kamuoyu araştırma şirketlerinin en büyük sermayesi inandırıcılıklarıdır.

ANKET BORSASI

Her seçime giderken anket borsası açılıyor. Ama bu kez borsa erken açıldı. Sanki ihaleye çıkılmış gibi. AK Parti’yi en düşük gösteren ihaleyi alacak gibi. Şimdilik yüzde 30’un altına indirdiler. Yakında yüzde 20’nin altına çekeceklerinden eminim. Sanıyorum ihale en fazla verenin üstünde kalacak.

Muhalefeti bir motivasyon içinde görüyorum. Ama bunun boyu nedir, Millet İttifakı birbirinden mi oy alıyor, iktidar ve muhalefet arasında geçişkenlik yaşanıyor mu? Sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için bunları görmeliyiz...

AK PARTİ ANKETLER İÇİN NE DİYOR?

Anket firmalarının AK Parti’nin oylarını düşürmek için yarıştıkları bir dönemde AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen’le konuştum. Şen, araştırmaların yapıldığı AR-GE’den sorumlu. Ayrıca GENAR Araştırma Şirketi’yle AK Parti kurulmadan önce de bu işin içinde olan birisi.

Dikkat edin Mustafa Şen’e oy oranlarını sormadım. Netice itibarıyla o da AK Parti Genel Başkan Yardımcısı.

MUSTAFA ŞEN’İN SORUSU

Yazının Devamını Oku

Bize yeni siyaset gerekli

Özal’ın tenkit edilecek yönleri vardı. Körfez Savaşı’ndaki fazla Amerikancı tutumu gibi. ANAP’taki yolsuzluk söylentilerinin üzerine gitmemesi gibi. Ama Özal, 12 Eylül’ün baskıcı ortamından sonra bir zihniyet devrimi gerçekleştirdi. Türkiye’yi dışa açtı. AB’ye tam üyelik başvurusunu yaptı. 141-142 ve 163. maddeleri kaldırdı. Komünizm ve şeriat suçlamasıyla solcuların ve dindarların cezaevlerinde çürümesinin önüne geçti.

ÖZAL, ASKERİ VESAYETİ GERİLETTİ

Askeri vesayetle mücadele etti. Seçilmişleri protokolde hak ettiği yere getirdi. Başbakan’ı 8. sıradan alıp cumhurbaşkanı ve meclis başkanından sonra üçüncü sıraya yerleştirdi. Demirel’in deyimiyle, “70 sente muhtaç olan” Türkiye’de doları yasak olmaktan çıkarıp, Türkiye’ye savunma sanayiyi, ihracatı öğretti.

TÜRK HALKI ÖZAL’I ANLADI

Özal’ın vefat yıldönümünde Semra Özal, “Türk halkının büyük bir bölümü yaşarken de onun kıymetini bildi, gereken değeri verdi” derken haklıydı. Türk milleti kutuplaşmaları ortadan kaldırıp dört eğilimi birleştiren, Türkiye’ye değişimi öğreten, vizyon sahibi Turgut Özal’ı sevdi ve destekledi. Özal’ı en az ailesi ve partisi ANAP anladı. Gereksiz şeylerle Özal’ı yıprattılar.

TÜRKİYE EL DEĞİŞTİRDİ

12 Eylül yönetimi ve statüko Özal’la mücadele edemeyeceğini anlayınca Demirel’in önünü açtı.

Özal’ın vefatından sonra Türkiye adeta el değiştirdi. Değişimci, reformist, Batı’ya açık Türkiye gitti. Yerine statükocu bir Türkiye geldi. O Türkiye bizi 90’lı yılların terör cehennemine ve 28 Şubat’ın başörtüsü yasaklarına sürükledi.

DEMİREL TARZI MUHALEFET

Yazının Devamını Oku

Duygu Delen raporundan çarpıcı tespitler

Siyasi kulislerin hareketli olduğu, siyasi kutuplaşmanın tavan yaptığı bir dönemde kadın cinayetlerini yazmanın zorluğunun farkındayım.

Ancak kadın cinayetleriyle mücadele mevsimlik bir iş değil. Israrla takip edilmesi gerekiyor. Çünkü kadın cinayetleri dur durak bilmiyor. Caniler, genç kızlarımızı vahşice katlediyorlar. Bunun bedelini ağır bir şekilde ödemedikleri sürece bu kadın cinayetleri devam edecek.

Muğla’da Cemal Metin Avcı tarafından yakılarak öldürülen üniversite öğrencisi Pınar Gültekin’le ilgili Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu’nun raporunda, “Kişi yaşıyor iken yakılmasına bağlı da ölümün meydana gelmiş olabileceği” tespitine yer verilmişti. Yani ‘Pınar Gültekin diri diri yakılmış’ deniliyordu.

BİLİRKİŞİLERDEN VAHŞETİN RAPORU

Gaziantep’te Mehmet Kaplan tarafından dördüncü katın balkonundan atılarak öldürüldüğü iddia edilen Duygu Delen’le ilgili resmi bilirkişi raporu mahkemeye ulaştı. Adli Tıp uzmanı Dr. Murat Akbaba, Adli Fizikçi İlknur Bakır Özbilek, olay yeri bilirkişisi Alpaslan Can ile bilişim uzmanı Halis Bozkurt tarafından hazırlanan raporda, “Duygu Delen’in dengesini kaybederek kaza sonucu düşmesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir” denildi.



Yazının Devamını Oku

İstanbul’daki patlamayı iki kademeli planlamışlar

Kanlı bir eylem olduğunda tartışıyoruz. Tartışmalıyız da. Çünkü PKK ve DEAŞ’ın bombalı saldırıları nedeniyle büyük can kayıpları yaşadık. Reyhanlı’yı, Ankara Garı’nı, Güvenpark’ı, Merasim Sokak’ı, Sultanahmet’i, Gaziantep’te kına gecesine yapılan canlı bomba eylemini unutmadık.

Bombalı eylemden sonra Ankara Garı’na ilk giden gazetecilerden biriydim. Bedenleri paramparça olan insanların üzeri henüz örtülmemişti. Merasim Sokak’taki vahşette yanık insan bedenlerinin kokusu duruyordu.

Çok büyük acılar bunlar.

Benim itirazım, bombalı eylemi tartıştığımız kadar; patlama olmadan, insanlar canını kaybetmeden bu eylemlerin engellenmesini yeterince konuşmamamıza.

Önlenemeyen saldırıyı tartıştığımız kadar önlenen eylemi de konuşmalıyız.

Önlenemeyen her patlamadan ders çıkardığımız gibi başarılı her operasyondan da sonuçlar çıkarmayı bilmeliyiz.

İSTANBUL POLİSİNİN BAŞARISI

Tam kapanma nedeniyle Esenler Otogarı’nın en kalabalık günlerini yaşadığı bir sırada, polisin dikkati sayesinde PKK’nın bombalı eylemi önlendi.

İstanbul polisini tebrik ediyorum. Büyük bir vahşetin önüne geçtiler.

Yazının Devamını Oku

Erdoğan 2023 seçimlerini hedef gösterdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan AK Parti’ye hedef olarak 2023 seçimlerini gösteriyor. Erdoğan, kabine değişikliğinin ardından konuştuğu AK Parti grubunda, “Artık, genel merkezimizle, Meclis grubumuzla, kabinemizle, beldesinden iline kadar tüm teşkilatlarımızla 2023’e odaklanmamız gereken bir döneme girdik” demişti. Çünkü Erdoğan, 2023 seçimlerini kader seçimi olarak görüyor.

Salı günü AK Parti’nin MKYK toplantısı vardı. Toplantıya MKYK üyeleriyle birlikte Merkez Disiplin Kurulu, Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu ile Siyasi Erdem ve Etik kurulu üyeleri de katıldı. Yeni dönemde toplantılarda yedek üyeler de yer alıyor. Erdoğan, “Asıl, yedek üye yok. Hepimiz sahada olacağız” demişti.

Erdoğan toplantının açılışında, “Artık yeni bir dönem başladı. Arkadaşlar sahada olacağız. 2023 seçimlerine kadar hepimiz sahaya çıkacağız, sahada çalışacağız. Artık masada oturmak yok” diyor.

‘KANDİL’E NE ZAMAN GİRİLECEK’ SORUSUNA SOYLU NE CEVAP VERDİ

PKK’nın ilkbaharla birlikte Türkiye’ye sızma girişimini önlemek için Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım harekâtları sürdürülüyor. Sadece operasyon yapılmıyor. PKK’nın Türkiye’ye sızmasının önüne kalıcı ve geçici üslerle duvar örülüyor.

Bu arada sahadaki teröristlerle onların sevk ve idaresini yapan sözde komuta merkezleri arasında irtibatı koparmak için Kandil’deki yerleri havadan vuruluyor.

PKK’nın yönetim merkezi olması nedeniyle Kandil’in sembolik önemi var.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti MKYK toplantısında terörle mücadeleye ilişkin kapsamlı bir sunum yapıyor. Süleyman Soylu, PKK ve DEAŞ başta olmak üzere terörle mücadelede çok başarılı bir bakan. Soylu, PKK’ya yönelik operasyonlar hakkında bilgi verirken bir üye, “Kandil’e girer misiniz?” diye soruyor. Soylu, “Mücadelemiz baki, devam ediyor” diye karşılık vermekle yetiniyor.

PKK ile mücadelede bazı soruların yanıtı o anda, bazılarının yanıtı ise sahada verilir.

Yazının Devamını Oku

Adli Tıp ‘Pınar Gültekin canlıyken yakılmış olabilir’ dedi

Bu yazıyı nasıl yazacağımı bilemedim.

Adli Tıp Kurumu’nun Pınar Gültekin hakkında düzenlediği raporu okudukça kanım dondu.

Çünkü Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun raporunda, Pınar Gültekin’in “Boyna basıya bağlı mekanik asfiksi sonucu meydana gelmiş olabileceği gibi boyna bası eylemi sonrası kişi yaşıyor iken yakılmasına bağlı” da ölmüş olabileceği ifade ediliyor. Yani Pınar Gültekin’in ölümünün daha yaşarken yakılmasına bağlı meydana gelebileceği sonucuna varıyor.



Pınar Gültekin diri diri yakılmış olabilir, diyor.

DİRİ DİRİ Mİ YAKTI

Yazının Devamını Oku

İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hesabı CHP’yi geriyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na çıktığı her televizyon yayınında mutlaka Cumhurbaşkanlığı sorusu yöneltiliyor.

Çünkü İmamoğlu, biraz gerilemesine rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında en çok oy alacak iki isimden biri çıkıyor. Diğeri Mansur Yavaş. İmamoğlu da şu ana kadar “Cumhurbaşkanı adayı değilim” demedi. Her defasında Cumhurbaşkanı adaylığını istediğine ilişkin yanıtlar veriyor.

CUMHURBAŞKANI ADAYLIĞI SİNYALİ

İmamoğlu’na son çıktığı yayında da Cumhurbaşkanı adaylığı soruldu. İmamoğlu, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tarzıyla yanıt verdi. Kılıçdaroğlu ve Akşener’e “Beni aday gösterin” mesajını verdi. “Ben İstanbul ilçe başkanıydım, ilçe başkanlığına adayım demedim, önerildim. İlçe belediye başkanı adayı olduğumda da yine adayım demedim. Önce seçim yapıldı, ilçe belediye başkanı adayı oldum. Büyükşehir belediye başkanlığı konuşuldu, benden bir şey duydunuz mu?” dedi.

CHP GENEL MERKEZİ’Nİ RAHATSIZ EDİYOR

Ekrem İmamoğlu’nun her defasında Cumhurbaşkanı adaylığı ile gündeme gelmesinin CHP Genel Merkezi’ni rahatsız ettiği söyleniyor. İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığıyla ilgili her açıklamasının Kılıçdaroğlu’nun yakın çevresinde kaşların çatılmasına neden olduğu ifade ediliyor. İmamoğlu’nun sürekli olarak Cumhurbaşkanı adaylığını gündemde tutarak CHP yönetimine bir dayatmada bulunduğu düşünülüyor. Kılıçdaroğlu belediye başkanlarının hizmete odaklanmalarını istemişti. Ama İmamoğlu hizmete değil, Cumhurbaşkanı adaylığına odaklanmış durumda.

CUMHURBAŞKANLIĞI KAVGASI

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığı kavgasının CHP’yi karıştırmasının önünü kesmek için Cumhurbaşkanı adayı olabileceği yönünde mesajlar veriyor. Ta ki parti içinde erken bir Cumhurbaşkanlığı kavgası başlamasın diye.

Özal

Yazının Devamını Oku

Kemal Bey, CHP’yi toparlayın yoksa dağıtıyorlar

Kılıçdaroğlu’nun son dönemlerde çektiği videoları izliyor musunuz?

Kemal Bey bu işi sevdi. Bakıyorsunuz pat diye bir şey mi oldu, küt diye bir Kılıçdaroğlu videosu düşüyor sosyal medya hesaplarına. Ben mutfaktaki videoyu beğendim. Kılıçdaroğlu’na bir sosyal medya ekibi oluşturulmuş. Hem o videolar hem sosyal medya paylaşımları bir ekip tarafından yönetiliyormuş. Biz onu cumhurbaşkanı adayı olarak bekliyoruz ama o karşımıza YouTuber olarak çıkarsa şaşmayın. Kılıçdaroğlu CHP’yi geniş kitlelere açmaya, muhafazakâr seçmenin oylarını almaya çalışırken, CHP yöneticileri bir anda o algıyı yerle bir ediyorlar.

Şimdi size son dönemden bir CHP derlemesi sunmak istiyorum.

YİNE ENGİN ÖZKOÇ

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’a, 104 emekli amiralin bildirisi soruluyor. “Bunlar darbeci değil, bunlar yurtsever” diyor. Hızını alamıyor. “Türkiye Cumhuriyeti’nde bir tek darbeci var. Adı Recep Tayyip Erdoğan’dır” diyor.

15 Temmuz’da darbeyi püskürten Erdoğan’ı darbeci ilan ediyor.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ise “Umarım Erdoğan’ın da sonu benzemesin Menderes’e” sözüyle 27 Mayıs’ı, darbeyi, Menderes’in idamını hatırlattı.

AYLAN BEBEK

Aylan bebeğin cansız bedeninin fotoğrafının altına yaptığı

Yazının Devamını Oku

Kabine değişikliği nasıl karşılandı?

Dün Meclis’te gece yarısı yaşanan kabine değişikliği nedeniyle gözler yeni bakanların üzerindeydi. Ticaret Bakanlığı görevini üstlenen Mehmet Muş, uzun süre AK Parti Grup Başkanvekilliği yaptığı için grup toplantısına önceden gelmişti. Tebrik ettik. Başarılar diledik.

Meclis açıldığında üç bakan yemin ederek göreve başladılar.

ÖNCEDEN MESAJI VERMİŞ

Üç bakana yeni görevleri bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından aranarak önceden bildirilmiş. Yeni bakanlar, “Önceden haberimiz vardı” dediler. Erdoğan 13 Nisan tarihinde yapılan kabine toplantısında, bakanlara değişiklik olacağı yönünde mesaj vermiş. Ayrıca hafta başında yapılan AK Parti MYK toplantısında da, “Vatandaşların beklentisi doğrultusunda kabine değişikliğini gerçekleştireceğiz” demiş.

YENİ DEĞİŞİKLİK OLACAK MI?

Mini revizyon nedeniyle kulislerde “ikinci bir değişim olur mu” sorusunun yanıtı aranıyordu. Erdoğan, grup toplantısındaki konuşmasında bu tartışmaya son noktayı koydu.

AK Parti’de gerekli değişiklikleri yaptıklarını, kabine değişikliğini gerçekleştirdiklerini belirttikten sonra, “Artık, genel merkezimizle, meclis grubumuzla, kabinemizle, beldesinden iline kadar tüm teşkilatlarımızla 2023’e odaklanmamız gereken bir döneme girdik” dedi.

Böylece AK Parti’de değişim sürecinin tamamlandığını ifade etti. 2023 hedefini gösterdi. Kabine değişikliği AK Parti milletvekilleri arasında çok büyük bir gündem maddesi olmadı.

Yeni bakanlar mutluydu ama kabine değişikliğinin yapılmasıyla en çok mevcut bakanlar rahatladı.

Yazının Devamını Oku

Erdoğan hangi konuda ‘Çıkın, anlatın, konuşun’ dedi?

Meclis’te dün grup toplantıları vardı. Bahçeli, Kılıçdaroğlu ve Mithat Sancar’ın gündeminde de 128 milyar dolar konusu vardı.

BAHÇELİ’NİN ÇIKIŞI

Bahçeli, “Bre utanmazlar, 128 milyar doları bırakın da, 104 emekli amiralin 4 Nisan bildirisinin hesabını verin. Çünkü alayınız işin içindesiniz. Aradığınız para devletin kasasında, peki siz neredesiniz?” çıkışını yaptı.

KILIÇDAROĞLU’NUN İDDİASI

Kılıçdaroğlu ise 128 milyar dolar üzerinden iktidara yüklenmeye devam etti. “128 milyar doları arka kapıdan kodamanlara sattılar” dedi.

Muhalefet, bu işi sürdürme kararında.

ERDOĞAN: MUHALEFETİN YALANLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce bu konuya değinmişti. Kılıçdaroğlu’nun, “128 milyar dolar nerede” sorusuna, “Bir süredir maruz kaldığımız ekonomik tuzaklarla mücadele ederken, salgın bahanesiyle yeni bir finansal dalgalanma oluşturmak isteyenlere, elimizdeki tüm araçları kullanarak fırsat vermedik. Kılıçdaroğlu’nun sürekli sorduğu dövizlerin önemli bir bölümü işte bu mücadelede kullanılmıştır. Bu sayede, kuru ve faizi çok yükseklere taşıyarak toplumsal kargaşa peşinde olanların oyunlarını da bozduk” yanıtını vermişti.

95 MİLYAR DOLAR KASADA

Yazının Devamını Oku