Türkiye, turizmde İspanya ve Yunanistan'ı vurdu

ANTALYA'daki Tur Operatörleri Derneği (TOD) Genel Sekreteri Hüseyin Baraner, Tayland'dan arıyor; turizm acenteleriyle toplantılar yaptıklarını, turizmde Türkiye'yi anlattıklarını söylüyor. 1 Kasım'dan itibaren Taylandlıları da Türkiye'de ağırlayacaklarını söylüyor.

Dün köşemizde yer alan 5 yıldızlı otel ve tatil köylerinin dışındaki mekánlar niye dolu değil sorusunu yöneltiyoruz.

‘‘Artık kimse geniş sahası, eğlence alanı olmayan, çocuk bahçe ve yüzme havuzu bulunmayan yerleri tercih etmiyor. Yeni bir konsepte göre sağlık ve güzelleştirme merkezi, hamamı, spor mekánları, alakart olmayan çeşitli yemek büfeleri zengin olan yerleri tercih ediyor. Kemer ve Belek'teki bu hizmetleri sunan oteller dolu. Bazı Avrupalı, bedava versen üç yıldızlı ve apart otellere gitmiyor’’ diyor.

Bu günlerde Avrupa'da turizm hareketi nasıl gidiyor?

- Avrupa turizmi her yıl en azından %7-8 gelişen bir piyasaydı. Fakat II. Dünya Savaşı'ndan sonra Euro krizinden dolayı ilk defa geriye gidiyor. Bu geriye gidiş içerisinde de iftiharla söyleyebilirim, bir tek Türkiye satıyor. İspanya'da % 30 düşüş var; ülke yöneticileri birbirine girdi; 'Turistleri Türkiye'ye kaptırdık' diye... Nereden bakılsa yaklaşık 10 milyon insanı kaybedecekleri görülüyor. Bu da yaklaşık 10-12 milyar Euro'yu bulur ki önemli bir kayıptır. Yunanistan ve Tunus'ta da aynı şekilde birçok otelci zor durumda; Türkiye ise dimdik ayakta. Türkiye'nin darbesi karşısında damping yapıyorlar; 200 Euro'ya Kanarya Adaları, 300 Euro'ya da Florida turları düzenliyorlar.

Türkiye ne yapar?

-
Buna rağmen geçen yılın rakamlarını korur. Son andaki rezervasyonlar da Türkiye'ye yöneldi. Euro, suni pahalılık nedeniyle Avrupa insanını fakirleştirdi; 'Aman bu yıl tatile gitmeyelim, ölmeyiz' dediler.

Kanada'dan gelen öğrenciÖzgür Gürtuna adlı genç, Kanada'da dahi Türkiye için büyük bir tanıtım yapıldığını söylüyor.

- İnanın her taşın altından Türkiye çıkıyor. 37 ülkede hangi gazeteyi, dergiyi alırsanız, hangi TV ve radyoyu açarsanız Türkiye'nin tanıtımı var. Alman Frankfurter Rundschau, tur operatörlerine yönelik olarak 'Boynunuzu eğdiniz krize teslim oldunuz' diye eleştiri getirdi; açıkça 'Ciddi kriz çıkınca hiçbiriniz kıçınızı kıpırdatmadı' diye yazdı. Frankfurter Allgemeine ise ‘Türkiye turizm sektörüne tek moral veren ülke oldu. Kafalarını eğmediler çalıştılar, neşe ve moralle turist avına çıktılar’ dedi. Alman Focus dergisi, turizm alanında yılın en iyi şirketi olarak Öger Tur'u gösterdi. Bunlar bu krizde önemli şeyler. Nedeni de, özellikle Alman firmaları Euro'da kriz var diyerek uçaklarını sattılar, personel çıkarttılar ve reklamların dörtte üçünü iptal ettiler. Turizm sektörünü depresyona soktular. Öger, Almanya'da 18 büyük şehirde 1000'er kişiye müzikli yemekler verdi; acentelere 'Turizm büyüyecek, Türkiye'ye bir şey olmayacak' mesajını verdi ve krizde başını eğmeyen tek ülke oldu. Aksine Öger, Almanya'daki reklam bütçesini 10 milyon Euro'dan 14 milyon Euro'ya çıkarttı. Turizm Bakanlığı'nın da 50 milyon dolarlık dev tanıtım bütçesinin bunda büyük etken olduğunu da özellikle vurgulamak gerekiyor. Amerika'dan Brezilya'ya, Güney Afrika'dan Arap ülkelerine kadar...

Türkiye'nin fiyatları yükseliyormuş.

- Tabii... Geçen yıl 1 hafta yarım pansiyon 800 Euro'ya satılan Kanarya Adaları‘nın, şu an Almanya’da 200 Euro'ya düştüğünü söyleyebilirim. Yunanistan'ın bazı adalarında da geçen yıl 1 hafta 700 Euro'ya satılan yarım pansiyon oteller şu an 190 Euro'ya müşteri bulmakta zorlanıyor. Türkiye turları bu yıl geçen yıla oranla %20 daha yüksek fiyattan satılıyor.

'İkinci el' cihaza Bakanlık açıklaması


SAĞLIK Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Tahsin Ecer, ikinci el tıbbi cihazlarla ilgili yazılarımız üzerine bir açıklama gönderdi.

Ecer, ‘‘Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Bakanlığımıza gönderilen 14.1.2002 tarih ve 19545 sayılı yazıda; tıbbi cihaz ithalatı yapan bazı firmalar ve özel hastaneler tarafından tıbbi cihazların ithalatında yolsuzluklar yapıldığı bildirilmiştir’’ dedikten sonra şu bilgileri veriyor:

‘‘Gümrük Müsteşarlığı, Dış Ticaret Müsteşarlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne gönderilen 29.1.2002 tarihli yazımız ile; bahse konu tıbbi cihazların ithalat denetimlerinin Bakanlığımızca yapılmadığı, yeni ruhsatlandırma başvurusunda bulunan bazı özel hastaneler için sektöre verilen Yatırım Teşvik Belgeleri'nde zaman zaman Bakanlığımız görüşüne başvurulmakla birlikte özel hastanelerin tabi olduğu ve halen yürürlükte olan Özel Hastaneler Tüzüğü hükümleri gereğince özel hastaneler tüm personel, tıbbi donanım, araç-gereç eksikliklerini tamamladıktan sonra Bakanlığımıza müracat ettiklerinden ve henüz kuruluş aşamasında olan ve özel hastaneler için aranan kriterleri haiz olup olmadığı belirlenmemiş bu tür taleplerde Bakanlığımız olumlu görüşün bildirilmesi mümkün olmadığından, bu durumun yazılarımız ile belirtildiği ayrıca x-ray cihazları ile ilgili olarak Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun izninin alındığı diğer cihazların ülkeye giriş izin yetkisinin Gümrük Müsteşarlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın yetki alanında bulunduğu bildirilmiştir.

Dış Ticaret Müsteşarlığı'ndan alınan 11.3.2002 tarihli yazı ile Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından isimleri bildirilen tıbbi cihaz ithalat firmalarına ‘Müsteşarlıklarınca herhangi bir ithalat izni verilmediği' bildirilmiştir. Tıbbi cihazların ithalat denetimleri konusunda Bakanlığımızın herhangi bir tasarrufu bulunmadığından Gümrük ve Dış Ticaret Müsteşarlıklarından alınan bilgiler doğrultusunda bahse konu firmaların ve özel hastanelerin bulunduğu İl Valilikleri ile diğer yetkili kurumlara 22.3.2002 tarih ve 5861 sayılı yazımız ile bilgi verilmiştir.’’

Bu konudaki açıklamalara devam edeceğiz.

İki soru


MARMARİS’ten 'Kültür Adamı' imzalı bir faksta iki soru yeralıyor:(Muğla Defterdarlığı'na) 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in, Marmaris Karabağlar Yaylası'ndaki yazlığını takas ederek karşılığında tripleks villasını aldığı, 'Marlboro' lakaplı halı tüccarı Hüseyin Güneş'in ticari faaliyetleri için ne kadar vergi ödediğini, ödememişse hakkında inceleme yapılıp yapılmadığını; (Muğla Kültür Müdürlüğü'ne) Hüseyin Güneş'in yöneticiliğini yaptığı Amerikalı Rosenberg ailesine ait 'Güllerdağı Çiftliği'nde birçok tarihi eser bulunduğu halde, bu kişilerin Kültür Bakanlığı'ndan alınmış koleksiyonerlik belgeleri olup olmadığını açıklayabilir misiniz?

Yanıtı var mıdır?

Kimler kalır


‘‘FLORYA Çiftliği’’ (11.6.2002) başlıklı yazıya Büyükşehir Belediyesi Basın Danışmanlığından yapılan açıklamada, 1954'de kurulan Florya tesislerinde yer tahsislerinin Encümen kararıyla yapıldığı bildirildi. 1994'de 1291 olan evlerin 696'sının kaldırılıp yeşil alana dönüştürüldüğü (halen 595 tesis var) belirtilerek özetle şu bilgiler veriliyor:

Depremden etkilenen Marmara Motelleri'ne 2002 sezonunda tahsis yapılmadı. Sadece Güneş Moteller B,C,D,E bloklarından yer tahsisi yapıldı. Bu da zaten sınırlı olan yerlerde yığılmalara yolaçtı; Büyükşehir Belediyesi'nde parti grupları, sandalye sayılarına göre yer dağılımlarını kendileri yaptı; kalacak Meclis üyelerini kendileri belirledi. Meclis üyelerinin ancak % 50'sine ücretli yer tahsisi yapılabildi.

1999'dan bu yana ünitelere depremzedeler yerleştirildiğinden belediyenin üst düzey mensupları ve memurlarına yer tahsisi yapılmıyor. Belediye başkanlarına tahsisli 12 Evler ünitesine, 27 ilçe belediye başkanından 11'i başvuruda bulundu. 196 adet 'halk' tahsisli ünite ise 5'i dışında dolu.

Kağıt üzerinde durum böyledir de, 'halk' ünitelerinde kalan 'yıllanmışlar' kimdir?

GÜNÜN SÖZÜ


‘‘Hasta bir Başbakan, iflas etmiş bir hükümet, ‘alkış kıyamet' her şeyi magazinleştiren bir ülke ile öngörüye tümüyle kapalı, ‘Şark' kalmaya mahkûm bir toplum portresi var önümüzde. AB tartışmalarından benim çıkarttığım tek sonuç bu.’’

(Nilgün Cerrahoğlu)

MESAJ


BOĞAZ Köprüsü geçişlerinde akşamları Avrupa-Asya yönünde 4. şerit uygulaması bir haftadır akşam saat 20.00'de sona ermektedir. Bu uygulama maalesef trafiğin Haliç Köprüsü'ne kadar tıkanmasına sebep olmaktadır. Buna mukabil Asya-Avrupa yönü trafiği son derece rahattır. Gerek zaman, gerekse benzin israfına sebebiyet veren bu uygulamanın gözden geçirilmesini bilgilerinize arz ederim.

Kamil ÖZDEMİR İSTANBUL

ÇEKMEKÖY
Çamlık Mahallesi sakinlerinden: Hemen hergün sular kesik; bizler telefonla şikayetten bıktık; İSKİ ise suları kesmekten... Kurtlandık.

KÜÇÜKÇEKMECE Belediyesi sınırları içinde yeralan zemin özelliği açısından depreme en dayanıklı bölgelerden biri olarak kabul edilen Şamlar ve Kayabaşı köylerini de içine alan Soğucak Formasyonu'nda bulunan çok geniş bölgenin, büyük arsa sahiplerinin güç ve olanaklarını kullanarak villa tipi yapılaşmaya açılacağı doğru mudur? Peki konut bekleyen vatandaşlar için kooperatif yapılaşma daha doğru bir yaklaşım değil midir?
Yazarın Tüm Yazıları