Tehlikeli bir girişim

DİYANET Denetim Elemanları ve Uzmanları Derneği Genel Başkanı Dr. Abdülkadir Sezgin’in ciddi bir endişesi var. Bunu ‘yumuşak’ bir dille anlatıyor.

Haberin Devamı

Diyanet, cami denetimlerini 'halka' mı bırakıyor

‘Uyarısı’nı özetliyoruz: “633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde TBMM Plan Bütçe Alt Komisyonu’ndaki çalışmalarda, AK Parti, CHP, MHP ve BTP’li üyelerin çoğunluğu ile sivil toplum örgütleri olarak toplantıya katılan Diyanet-Sen (Memur-Sen), Türk Diyanet Vakıf-Sen (Kamu-Sen) Genel Merkez yöneticileri ile Diyanet Denetim Elemanları ve Uzmanları Derneği Genel Başkanı (A. Sezgin) olarak ben ‘halen il ve ilçede görev yapan murakıpların il müfettişi olarak atanması, yahut murakıplığın kariyer denetim elemanlığına dönüştürülmesi’ konularında beyan ve taleplerde bulunmuşlardır. Alt Komisyon çalışmalarına katılan Diyanet Üst Yönetimi ve Diyanet’ten Sorumlu Devlet Bakanı Sayın Faruk Çelik ise murakıplığın fonksiyonunu yitirdiğini ve il denetimi düşünmediklerini ısrarla tekrarladılar. Toplantının sonuna doğru, il denetimi olmayacak olursa Kuran kursu ve 90 bine yakın caminin nasıl denetleneceği şeklindeki sorumuza, Sayın Alt Komisyon Başkanı ‘Halk denetleyecek’ şeklinde kısa bir cevap vermiştir.

CİDDİ SORUNLAR ÇIKAR

Bu cevap din işlerinde anılan hizmet mahallerinde ciddi problemlerin çıkacağı, cami ve Kuran kurslarını ele geçirmek isteyen (Hizbüttahrir ve Hizbullah gibi) bazı illegal örgütlerin harekete geçeceği ve cami görevlileri ile Kuran kursu öğreticilerinin görevlerini yerine getiremeyecekleri anlaşılmaktadır.

İl denetimlerinde kargaşa, tartışma, kavga dönemi anlamına gelen ‘halk denetimi’ cami ve Kuran kurslarındaki huzursuzlukla kalmayacak toplumu doğrudan etkileyecektir.

Daha açık bir ifade ile camiler ve Kuran kursları, müftülerin denetim alanı dışına çıkmak durumunda kalabilecektir.

CAMİLERDE BAŞIBOŞLUK


Camiye bomba koymakla eşdeğer bu başıboşluk tahmin edilemeyen sosyal çalkantılara, karışıklıklara ve sosyal çatışmalara sebep olacaktır. Binlerce yıllık devlet geleneği olan T.C. devletinin ve TBMM’nin bu tehlikeyi önleyeceği, Diyanet il denetimini, bir boşboğazlıkla söylendiğini sandığımız, ‘Halk denetleyecek’ türü ilkelliklere izin vermeyeceğine inanıyoruz.

İmam hatip okulundan itibaren tanıdığımız ve cami görevlilerinin, görevlerini yerine getirirken ‘dernek ve vakıf yöneticilerinden çektikleri sıkıntı’ dahil, denetimsizliğin nelere sebep olacağını bilen Sayın Başbakanımızın bu eksikliğin giderilmesine müdahale ederek durumu düzelteceğine olan inancımızı muhafaza ediyoruz.

Muhtelif bakanlıklarda ve Diyanet’e en yakın örnek olarak Milli Eğitim İl Müfettişleri türü bir il denetimi kurulmalı, mevcut murakıplar bu kadrolara atanmış sayılarak, yönetmelikle eğitimleri Başkanlık Teftiş Kurulu tarafından yapılarak, Anayasa’nın 136. maddesinde belirtilen amaçlar doğrultusunda ‘milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinen’ Diyanet hizmeti aksatılmadan yürütülmelidir.”

Haberin Devamı

Hastane bahçeleri dumanaltı

Haberin Devamı

GEÇTİĞİMİZ günlerde Çapa’daki İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gittim. Kliniklere yaklaşırken yoğun bir sigara kokusu dikkatimi çekti. Neredeyse tüm kliniklerin kapısında çok sayıda insan sigara içiyor. Buraya gelenlerin çoğu hasta. Kimi astım, kimi kalp, kimi kanser hastası. Bazıları oksijen tüpü ile taşınıyor. Bu hastaların yoğun sigara dumanı içinden gelip geçmeleri bana göre insanlık suçu. Görev edindim, birkaç hastaneyi daha gezdim, aşağı yukarı hemen hepsinde aynı durum var. ‘Dumansız Hava Sahası’ projesini başarıyla hazırlayan ve uygulanmasını sağlayanlardan, Meclis Sağlık Komisyonu Başkanı Sayın Dr. Cevdet Erdöl ve Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Recep Akdağ’dan rica ediyorum, bu konuya da bir el atsınlar ve ‘Dumansız Hastane Kampusu’ gibi bir uygulama ile hastalara karşı işlenen bu insanlık suçuna engel olsunlar.
Dr. Gündüz TEZMEN
Sağlığa Erişim Derneği (SERDE) Başkanı

Haberin Devamı

Muhalefetimiz uyuyor mu?

KAYNAĞI belirsiz kayıt dışı paranın yurtdışından getirilip cüzi bir vergi ile sisteme sokulması (yıkanması) operasyonunun arkasını hiç bırakmamak lazımdır. Dikkati çeken husus, Varlık Barışı Yasası gereğince getirilen bu ne idüğü belirsiz para hakkında muhalefetin ‘dut yemiş bülbül’ gibi olup biteni sadece seyretmesi... Başka bir ülkede olsa, varlık barışı vs. gibi cafcaflı bir nam altında bir yasa çıkarılsa ve belirsiz bir para tek kişi tarafından getirilse ortalık ayağa kalkar, herkes bu işin peşine düşer; kimdir bu muhterem, ne alıp ne satmış da bu kadar kuru parayı yurtdışına atmış/veya kazanmış ve sonra da ülkeye getirmiş diye merak eder? Muhalefetin sorması gereken, varlık barışı denilen bu 5811 sayılı yasa, hangi paranın Türkiye’ye sokulup sterilize edilmesi (yıkanması) için ve kimler lehine olarak çıkarılmıştır? Kimdir bu 5 milyar doların sahibi, bu parayı nereden bulmuştur? Neden ismi açıklanmaz, yurtdışında hangi ticari faaliyette bulunmuştur? Kıl mı, yün mü, kınnap mı satmıştır? Yoksa bazı iddialara göre, Türkiye’de kamu kaynaklarının siyaseten sömürülmesi sonucu elde edilen ve yurtdışına çıkarılan bir ‘karapara’ bu yasadan faydalanıp aklanarak yurda geri mi getirilmiş veya bu yasa sadece bu operasyon için mi çıkarılmıştır? Muhalefet, Anayasa değişikliği tartışmalarının heyamolasında bu büyük hadiseyi gözden kaçırıyor. Eskiden bir TV reklamında kat sakinleri “Yöneticimiz uyuyor mu?” diye bağırırdı. Milyar dolarlar gidiyor geliyor, millet bağırıyor, muhalefet uyuyor.

Haberin Devamı

Bisiklet sporunda bu isimler unutulmasın

ÜRGÜP’ten serbest muhasebeci Bekir Tokat yazıyor: “Pazar günkü bisiklet yazınız için sizi kutlarım. O yazıda, eski Bisiklet Federasyonu Başkanı Ömer Şahin, eski Belediye Başkanı Bekir Ödemiş’in adları da yer almalıydı. Daha önemlisi rahmetli Ayhan Şahenk, Nezih Demirkent ve Sinan Erdem’in de... Kapadokya Uluslararası Dağ Bisiklet Yarışları’nın gerçekleşmesi için yukardaki isimlerle bizler çok emek verdik. 2 yıl önce Bursa’da kaybettiğimiz Rıfat Çalışkan’ı da anmanız çok iyi olmuş. Bu yarışın başarılı geçmesi, Avrupa Uluslararası Bisiklet Yarışı’nın 2006’da Ürgüp’te yapılmasına neden olmuştu. Şimdiki Federasyon Başkanı Emin Müftüoğlu’nun 8 yıllık bu yarışı ciddiyetle düzenlemesi de unutulmaz.”

Yazarın Tüm Yazıları