Sofrada da memleket vardı

Yıl 1938. Ağır hasta Atatürk. Zanmanını yarı uyur yarı uyanık geçiriyor.

Uyandığında yulaf unundan yapılan bir yemek olan poliç yiyip süt ve pirinç suyu içiyor. Son günlerini yaşıyor artık Mustafa Kemal. Genellikle yemek seçmeyen ve ne pişirildiyse onu yiyen Atatürk bu son günlerinde enginar yemek istiyor. O günlerde İstanbul’da enginar bulunmadığı için Hatay’a acilen enginar sipariş ediliyor. Ancak Atatürk Hatay’dan gelen enginarı yiyemeden hayata ve Türk insanına veda ediyor.

Bu acıklı hikaye, dünya tarihini değiştirmiş, bir halkın kaderinin belirlenmesinde büyük rol oynamış ve ölümünden yüzyıllarca sonra bile saygıyla anılacak olan bir adamın, bir devlet adamının sıradan bir yemeği ne kadar isteyebileceğini anlatır.

Aslında yemeğe o kadar da düşkün değildi Atatürk. Dediğimiz gibi ne bulsa yerdi. Ancak, sofraya ve sofra düzenine çok önem verirdi ve sofrada gördüğü aksaklıkları kendi elleriyle düzeltirdi.

Onun akşam yemekleri çok uzun sürerdi. Sanılmasın ki bu sofralarda sefa yapılır ya da eğlenilirdi. Asla. Atatürk akşam sofralarını memleket meselelerini konuşmak ve çözüme kavuşturmak için bir arena olarak kullanırdı. "Beyin takımı"nı akşamları yemeğe çağırır ve sofrada bir yandan yemek yerken bir yandan da o gün konuşulacak meseleler hakkında fikir alışverişinde bulunurdu.

Masanın daimi üyeleri vardı. Bunlar hemen her gün o sofrada bulunan yakın çalışma arkadaşlarıydı.

Memleketin çeşitli yerlerinde pek çok yemek yemiş ve bu yemekler ile ilgili düşüncelerini söylemeyi hiç ihmal etmemişti Atatürk.

Elbette, Türk mutfağının vazgeçilmezi kuru fasulye pilav, annesinin Selanik’te yaptığı ıspanaklı börek gibi düşkün olduğu yemekler de vardı onun.

"Atatürk" dendiğinde belki de en son aklımıza gelen şeydir yemek. Ama bu Atatürk ve yemek konusunu araştırmaya başladığımdan beri aklımda tek bir düşünce var. "Keşke" diyorum kendi kendime, "Keşke o dönemde yaşasaydım ve sevdiği yemeklerden birini ona kendi ellerimle yapma şerefini tadabilseydim."

Kıymalı Adana makarnası

6 kişilik

Hazırlama süresi 15 dakika

Pişirme süresi

25 dakika


Malzeme listesi

á 1 paket erişte makarna

(Boru şeklindeki makarnayı da kullanabilirsiniz.)

á 6 yemek kaşığı zeytinyağı

á 200 gr orta yağlı kıyma

á 3 adet orta boy kuru soğan

á 2 tatlı kaşığı biber salçası

á 2 çay kaşığı tuz, karabiber

á 2 çay kaşığı kırmızı pul biber

á 1 demet maydanoz

Zeytinyağı ve kıymayı orta boy bir tencereye aktarıp orta ısılı ateşte sık sık karıştırarak kıymanın rengi hafif kahverengiye dönüşünceye kadar, 5-6 dakika kavurun. Üzerine incecik doğradığınız soğanları ekleyip 7-8 dakika daha kavurduktan sonra, biber salçası, tuz, karabiber ve kırmızı pul biberi katın.

Sık sık karıştırarak 10 dakika daha pişirip ocaktan alın. Henüz sıcak haldeyken, incecik kıydığınız maydanozu ilave edip tekrar karıştırdıktan sonra bir kenarda bekletin. Diğer taraftan, erişte makarnayı ya da boru şeklindeki makarnayı kaynayan bol tuzlu suda 10-12 dakika haşlayıp süzün. Ancak makarnanın biraz sulu kalmasına dikkat edin. Makarnayı tekrar aynı tencereye aktarıp, üzerine hazırladığınız kıymalı sosu gezdirin. Tekrar karıştırdıktan sonra sıcak sıcak servise sunun. İsterseniz bu makarnayı sarmısaklı yoğurtla karıştırarak da ikram edebilirsiniz.

Portakallı sütlü irmik helvası

8 kişilik

Hazırlama süresi 10 dakika

Pişirme süresi

25 dakika


Malzeme listesi

á 150 gr. bitkisel margarin (50 gr. tereyağı + 5 yemek kaşığı zeytinyağı da kullanabilirsiniz.)

á 3 yemek kaşığı dolusu dolmalık fıstık

á 2 su bardağı soğuk süt

á 1.5 su bardağı tozşeker

á 1-2 adet portakal kabuğunun rendesi

Yağı orta boy teflon tencerede kızdırıp dolmalık fıstıkları ekleyin ve karıştırarak, fıstıklar altın sarısı renk alıncaya kadar, 1-2 dakika kavurun. Üzerine hemen irmiği aktarıp tahta bir kaşlıkla sürekli karıştırarak, kısık ateşte yaklaşık 12-15 dakika, irmiğin rengi iyice sararmaya başlayıncaya kadar kavurmaya devam edin.

Diğer taraftan, soğuk süt ve toz şekeri derin bir kapta karıştırın. Şeker iyice eriyinceye kadar ara sıra karıştırın. Rengi iyice sararan ve annelerimizin deyimiyle "miyanesi gelen" irmiğin üzerine, şekerli soğuk sütü ekleyin. Tekrar karıştırıp tencerenin kapağını hemen kapatarak çok kısık ateşte sütünü çekmesi için 7-8 dakika daha pişirin. Ocaktan alıp, sıcakken üzerine rendelenmiş portakal kabuğunu serpiştirdikten sonra servis tabağına aktarın. Ilık olarak servise sunun. İrmik helvasının yanında isterseniz dondurma da ikram edebilirsiniz. Dondurmanın irmiğe çok yakıştığını göreceksiniz.
Yazarın Tüm Yazıları