Sınır ötesinden bakınca sinir ötesi bir görüntü!

O kadar çok dostum aradı ki...

Haberin Devamı

Ve sinirler o kadar bozulmuş ki...
Orantısız bir ruh hali. Orantısız bir acı...
Kendisini orantısız bir baskı altında hissetme bulantısı.
O kadar çok mesaj geldi ki...
Münih’ten Köln’e giderken, istasyondaki dev dijital gazetede, “Gezi Parkı gaz altında” diye yazıyor.
Bütün gazeteler aynı manşetle çıkıyor.
Olay artık Gezi Parkı’nı aşıyor.
Düşünün ki, San Francisco’da bir park için belediye ile tartışan halk, direnmek için parkın ortasına çadır kurup, ”Gezi Bahçesi” diye pankart açıyor.
Benzeri bir direniş Sturttgart’ta yaşanmış.
Ağaçları korumak isteyenleri polis orantısız bir gaz bombardımanıyla dağıtmış...
Yeşiller Partisi böyle büyümüş...
Bunu düşünüyorum Ren Nehri boyunca giderken...
Morali bozulmuş, ruhu daralmış, kızı Eylül gaz yanığı bir kardeşiniz olarak tek satır yazabiliyorum:
“ASYA’DAN AKDENİZ’E BİR KISRAK
BAŞI GİBİ UZANAN BU MEMLEKET”E
DÜN SINIR ÖTESİNDEN BAKINCA
SİNİR ÖTESİ BİR HAL GÖRÜYORUM...
İki ses var...
Birbirini duymayan iki ses...
Birisi hâkim ses... Megafon...
Diğeri yalnızca bir çığlık...
Sade, mazlum, kısık bir çığlık.
Bakın nasıl duyuluyor sınır ötesinden bu sinir ötesi monolog...
UZAK VE HÂKİM SES: Polisin bunu yapacağı belliydi. Gezi Parkı platformu, temsili birkaç çadır bırakarak oradan çıkamaz mıydı?
ÇIĞLIK: Evet bunu denediler. Ama bir türlü organize olamadılar. Bunu neden Valilik önermedi.
MEGAFON: Dünya, Gezi Parkı’ndaki direnişi duydu. Destekledi. Mahkeme yürütmeyi durdurdu. Halk oylaması gündemde. Ankara ağaçlara dokunmayacağına söz verdi. Bu durumda temsili çadır bırakarak oradan ayrılmak makul değil miydi?
ÇIĞLIK: Meydanda olan bir dostum cevap veriyor. Evet ama artık mesele ağaçları çoktan aştı. Ben o meydanda onlarca gençle konuştum. Kimsenin anarşi yaratma isteği yok. Yalnızca aşağılandıklarını söylüyorlar. Buna tepki veriyorlar.
UZAKTAKİ İÇ SES: Ama sanatçılarla sivil toplum kuruluşlarıyla gece yarılarına kadar toplantı yapıldı. Mesajın alındığı cumhurbaşkanı düzeyinde söylendi. Başbakan, “Oraya dokunmayacağız. Ama siz de evinize gidin” artık dedi.
ÇIĞLIK: Gezi Parkı direnişi o derece örgütlü değil. O nedenle bir karar alamadılar. Zaten Ankara’da Başbakanlığa gidenler de döndüklerinde Gezi Parkı’ndakilere bir öneride bulunmadılar. Kameraların karşısında somut olmayan ağdalı açıklamalar yaptılar. Bir öneri getirmediler. Mesela temsili çadır bırakma önerisi onlardan gelebilirdi.
İÇ SES: Polisin oraya biber gazı atacağı belliydi. Neden göz göre göre orada kaldılar. O çocuklara yazık olmadı mı?
ÇIĞLIK: Evet ama kullanılan orantısız güç insanları çileden çıkarıyor. Oradaki insanlara çocuk muamelesi yapılıyor. Sanki zararlı bir haşarat gibi görülüyor. Gaz sıkılıyor...
MEGAFON: Ama Vali hepsiyle görüştü...
ÇIĞLIK: Kimse tatmin olmadı...
MEGAFON: Daha kaç gün, kaç ay orada duracaklardı. Böyle bir meydan ne kadar işgal edilebilirdi.
ÇIĞLIK: Neden Hükümet o insanların gönlünü alabilecek bazı açıklamalar yapmadı?...
MEGAFON: ????...... (...)
ÇIĞLIK: ///// ... (...???..)
MEGA... İÇ SES...
ÇIĞLIK... DIŞ SES...
MEGA-ÇIĞLIK...
ME...GAÇIĞ...FON...LIK...
Kafam bozuk...
İstanbul Müzik Festivali başlamış...
Aya İrini’de konser...
Sokaklarda tencere tava...
Sürekli matine... Suare bile yok...
Babalar Günü, anaları ağlatan...
İÇ SES... DIŞ SES...
İÇ SİS... DIŞ SİS...
İÇİMİZ SES. DIŞIMIZ ÇIĞLIK...

Yazarın Tüm Yazıları