Öymen’i delege yapma diyenler kimse, onlar da beni delege yaptırmadı

"BEN kimseyi şikáyet etme noktasında değilim, mücadele etme noktasındayım.

Her zaman örgüte güvenirim; çünkü milletvekilliği il başkanlığı (İstanbul), belediye başkanlığı (Ümraniye), ilçe başkanlığından öte mahalle delegeliğinden gelen nadir siyasetçilerden biriyim. İstanbul ilçe kongrelerinde seçilenlerin çoğu birlikte çalıştığımız, inandığım arkadaşlarımızdır. Öyle iddia edildiği gibi değil, 5 yıllık görevimde sadece iki-üç ilçe başkanını görevden aldım. Kimse karanlıkta karagözcülük oynamasın."

CHP İstanbul eski İl Başkanı ve İstanbul Milletvekili Şinasi Öktem, dünkü ’CHP’de İstanbul Kongre kulisleri’ yazısı üzerine aradığında böyle konuşuyor. Bir ’kavga’ adamı olarak bilinen Öktem’in seveni olduğu kadar karşıtları da var.

İstanbul’daki kongreler nedeniyle eleştirileri var:

"İstedikleri isimleri delege yazıp sonra bir araya geliyorlar ve sonra da kongre yaptık diyorlar. Ne yazık ki delege yazılanların %10-15’i CHP’nin üyesi değildir. Kurucu ilçe başkanı olduğum Ümraniye’de, parti üyesi olmayanlarla beni delege yapmadılar. Çünkü bunlardan 79 kişi parti üyesi değildi. Seçim kurullarına itiraz ettik, yargı beni ilgilendirmez dedi. Seçim Kanunları ve seçim kurulları sıkıntı yaratıyor. İtiraz edemiyor, hak arayamıyorsunuz."

- Milletvekili olarak sizi kim delege yapmadı?

- Geçmişte kim, eski genel başkan Altan Öymen’in delege olmaması yolunda talimat verdilerse, bugün de Şinasi’ye (istanbul) delege yapmayın diyenler aynısıdır.

ÖNSEÇİM İSTEDİM KAKA OLDUM

- Geçen dönem siz de Genel Merkez yanlısıydınız.


- 2007 genel seçimlerinden önce Cornard Oteli’nde CHP genel merkez yöneticilerinin de bulunduğu büyük toplantıda, örgüt kendi adaylarını kendi seçmelidir dedik. Yani önseçim istedik.

Bunun için örgüt beni 20 dakika alkışladı. Ayrılık noktası böyle başladı, aramızda sorunlar başladı.

- Mustafa Sarıgül aday olduğu zaman kongre başkanıydınız. Genel Merkez’in ’sadıkası’ olarak Sarıgül’ü engellediğiniz konuşuldu hep.

-
Bunlar birbirinden ayrı şeyler. Ben Sarıgül’e ’evet’ demek durumunda değilim. O kendisini parçaladı, kurultay salonunu bastı, kapı-çerçeveyi kırdı, belediye başkanı dövdü. İzin almadan kürsüye çıktı. Ben o zaman ne yaptığımı biliyorum. Şunu da söyleyeyim; hiçbir zaman kimseye ’sadıka’ olmadım. Esas bugün sadıka kullar yaratılıyor.

- CHP adam olacak mı?

- Bu partinin adam olmaktan başka çaresi yoktur. Biz olsak da olmasak da nihayetinde bir gün patlayarak ortaya çıkacak; önce kendisini, sonra da ülkeyi kurtaracaktır. Parti adam olmazsa o zaman Türkiye’nin halini düşünemiyorum.

İl başkanlığı seçimindeki gücünü soruyoruz; "Şimdiden kimseye doğmayana don biçilmez" diyor Şinasi Öktem.... Bugün Prof. Haluk Koç’la birlikte hareket ettiğini, bir başka muhalif Eşref Erdem’in ise kendisine bir çizgi aradığını, ancak ideolojik tespitlerde aralarında bir farklılık olmadığını söylüyor.

Öktem, Altan Öymen’le yarıştığı il başkanlığı kongre öncesinde her ikisinin biyografilerini yan yana koyduğumuzda bize salonda demediğini bırakmamıştı. Genel merkez muhalifi olarak aynı sıkıntıları bugün kendisi yaşıyor. CHP’ye çıkış yolu aramak istiyor kendince.

Demirel’in "Dün dündür, bugün ise bugündür" sözü ne kadar doğruymuş.

Türkiye’nin koşulları bu, biz buyuz işte.

Yarın bayram

Kurban kesmeyi ne zaman öğreneceğiz

HER Kurban Bayramı’nda kurban satış yerlerine çamurdan, pislikten girilmiyor. Kesim yerleri deseniz içler acısı.

İnsanlarımız kurban mı alıyor, çamur deryasında mı yüzüyor kimse bilmiyor.

"Kurban Allah’a yaklaşmaktır. Paylaşmaktır" diye kocaman kocaman afişler asan belediyelerin kurban satış yerlerine gidiyorum -daha doğrusu gidemiyorum bile- her taraf çamur deryası... Hiç mi insafınız yok. Buraya aylardır besledikleri kurbanlıklarını satmak ve bizlerin bu dini görevlerini yerine getirmemize doğrudan yardımcı olanlara hiç mi acımıyorsunuz. Hayvanların yanında yatıyor, günlerdir yıkanmıyor. Bu insanlar, bizim insanlarımız değil mi?

Ey belediyeler, onlardan yer parası, temizleme parası adı altında aldığınız paralar size haram olmayacak mı? Şu mübarek günde bu hak etmediğiniz paraları almak vicdanınızı sızlatmıyor mu?

Bu memlekette iyi ve doğru yapılan bir işten neden dersler alınmaz ki? Çünkü belediyeler insanlarını adam yerine koymuyor, kurbanlıkları Allah’ın yarattığı olarak görmüyor da ondan.

(Bu sözlerim Bayrampaşa ve Bahçeşehir için değildir.)

Hikmet GÜVEN

Fazıl Say ve tribündekiler

GÜZEL ülkem koşar adım karanlığa doğru giderken en anlamlı ve adam gibi adam çıkışı için Sayın Fazıl Say’ı bir kere daha gönülden kutlamak her ulusalcının en önemli görevi olmalıdır. Bu çıkışını takdirle karşılıyorum. Say’lar çoğalmadıkça, olan biteni seyrettikçe Hitler misali yakın zamanda çevremizde kimse kalmayacak, bu çıkışların çok ve yoğun olmasını sağlamalıyız. Kısacası öyle bir sona doğru gidiyoruz ki bu işin sonu ferdi ve iç çatışmalara gebe görünüyor. Çocuklarımız için, güzel ülkemin geleceği için Say’lar çoğaltılmalıdır. 52 yaşındayım, ülkemin bu vahim tablosunu ilk kez yaşıyorum. Ama üzülerek bir konuyu da gündeme almadan geçemeyeceğim. İşin en vahim ve üzücü kısmı ise, ılımlı İslam’la başladık, maalesef ılımlı TSK’ya doğru gidiyoruz. Senaryo adım adım uygulanıyor ve bizler hálá tribünde olanları seyrediyoruz.

Durun bakalım ne olacak?İ.N.Ç.

Şükür AKP’ye

AKP sayesinde şükretmeyi öğrendik... Allah onlardan razı olsun... 2002 öncesi devamlı girip çıktığımız ’K.Irak’ değil, Kandil dağını taşını bombaladık diye şükretmemizi sağladılar.

Hepimiz bayram ediyoruz... Bize bayram öncesi bayram yaşattılar, varolsunlar.

GÜNÜN SÖZÜ

"Düşmanınızı hata yaparken asla rahatsız etmeyin."

(Napoleon Bonaparte)
Yazarın Tüm Yazıları