Öpüşmeden tartışmayalım

Çarşamba günü iki tarafın görüşleriyle beraber Maria’nın Bahçesi’nde yaşanan öpücüklü olayı aktardım.

Haberin Devamı

hurriyet.com.tr’de o gün olay hararetli bir şekilde tartışıldı, yüzlerce yorum vardı.
Bana gelen mailleri ise kategorilere ayırdım.
Aşağıda farklı görüşleri okuyacaksınız. Ve eminim en az iki farklı görüşe birden hak vereceksiniz.
Bende biraz öyle oldu da...
Görüşleri okurken zamanında dinlenmeye doyulamamış, şu an çalınsa yine iç kıpırdatmaya her daim müsait Tarkan’ın yakalarsam muck muck’lu şarkısını son ses açın derim.
Sinir gevşetiyor, neşelendiriyor, birilerini öpme isteği uyandırıyor ve gayri ihtiyari dudak büzdürüyor.
Son olarak, Sıla’nın şarkısını da alabora edip slogan yaparsam eğer: Öpüşmeden tartışmayalım arkadaşlar...
Hepinizi (yanlış anlamazsanız eğer) öpüyorum.

- “MEKAN HAKLI” DİYEN
Muhafazakar değilim, ama buna rağmen mekanı haklı buluyorum. Bazen özgür, modern ve demokratik olmak adına bazı şeyleri abartabiliyoruz.
Amerika’da bu yapılsaydı emin olun sadece garsonların uyarısıyla değil, etraftaki masaların ‘Get a room!’ aşağılamasıyla karşılaşılırdı.
Bence son yaşadıklarımız bizi öyle bir hale getirdi ki, insanlar yaptıkları her şeyde özgürlüklerinin kısıtlandığını iddia edip olayı politikleştirmeye başladı. (Esra)

Haberin Devamı

- “ÖPÜŞEN ÇİFT HAKLI” DİYEN
Nasıl ifade özgürlüğünden bahsederken ‘Amerika’da değiliz’ denilerek kısıtlamalara gerekçe bulunursa, bir gencin diğerine duyduğu aşkı yaşarken nasıl davranacağına dair talimatnameye neden gerek olduğu da ‘Malum Paris değiliz’ ile açıklanabilir olmaya başlar!
Bu ülkedeki sorunlarımıza daha fazla sevgi ve aşk olmadan çözüm üretmemiz imkansız.
Sevgi ve aşk ise önüne gelenin ayar verip doğrusunu öğrettiği bir iklimde asla yayılmaz... (Gönenç)

- “BENİM DE BAŞIMA GELDİ” DİYEN
28 yaşındayım. Üç senedir birlikte olduğum Rus kız arkadaşım var. Birbirimizi az görebiliyoruz. Bu yaz Bodrum’da buluştuk.
Dönüşte onu yolcu etmek için feribota gittim. Pasaport kontrol için sıra beklerken öpüşüp sarılıyorduk.
Çok geçmeden güvenlik görevlisinin anlamsız ve saygısız tepkisiyle karşı karşıya kaldım.
Sıra bekleyen o kadar insanın içinde sanki ayıp bir şey yapıyormuşum gibi yargılaması beni gerçekten çok sinirlendirdi.
O güvenlik görevlisi hayatında bir kez aşkı tatmış olsaydı, sanırım yaptığının ne kadar saçma olduğunu anlardı. (Kaan)

Haberin Devamı

- “ASIL HAKSIZ SİYASETÇİLER” DİYEN
Bu öpüşme olayında kim haklı bilmiyorum, ama kim haksız belli: Siyasetçiler! Öyle bölündük ki, normalde üzerinde durmama ihtimalimiz olan konular hepimizi geriyor. Hemen ‘Şerbet satın’ gibi yaşam tarzı sorununa dönüşüyor. Bir gün gazete bayindeydim.
Cumhuriyet kalmadığı için bir bayan ortalığı birbirine kattı. ‘Sizin de renginiz belli oldu’ deyip gitti. Normalde kızılmayacak şeylere deliriyoruz, ne kadar kısıtlanacak hayatımız diye korktuğumuz için. (İpek)

- “HER YERDE BU OLUR, NORMALDİR” DİYEN
İki çift akşam yemeğine çıkmıştık. Biz evliydik, arkadaşlarımız ise evlenmek üzere olan iki sevgili. Yemekten sonra Şamdan’a gittik. Bir müddet sonra bizim sevgililer öpüşmeye başladı ve uyarı aldılar. Onlar da sinirlendi ve sonra kalkıp gittik.
Dolayısıyla işletmeci doğru söylüyor. En modern mekanlarda bile her zaman böyle bir uyarı alırsınız. (Şeyma)

Haberin Devamı

Ve Hababam olayı

Pazar günkü Hababam yazısından dolayı özetle, “Bir klasik olan Hababam’ı eleştirmek neyinize” tadında mailler geldi.
Aslında Hababam’dan öte derdim başkaydı, tekrar ve bu kez daha ayrıntılı yazayım: Yeni heveslisi bir toplumun eski bir komedi klasiğini, daha önce defalarca izlemiş olmasına rağmen hâlâ ve hâlâ aynı hevesle izleyebilmesi, gülebilmesi ilginç.
Ve bu durum yeni bir şeyler yapmaya çalışanlar için düş kırıcı, iştah kaçırıcı ve sıkıcı.
Çünkü bu reytinglere bakarak onlar da eski anlayışı devam ettiriyor, yeni bir şey denemekten özenle kaçınıyor!
Bu arada Cengiz Semercioğlu’na da katılmıyorum. Hababam HD kalitede yayınlanmamış olsa yine izlenir, yine birinci olurdu. HD ve pırıl pırıl olması değil ki Hababam’ın sırrı. Komedi anlayışında ve oradaki karakterlerde...

Yazarın Tüm Yazıları