Onur Baştürk

Aslında iki kadını birden sevmiyor

25 Ekim 2020
Herkesin dilinde “Sadakatsiz” dizisindeki o vurucu konuşma var.

Hani Caner Cindoruk’un oynadığı Volkan karakteri şöyle bir konuşma yapıyor ya:
“Evli olmak âşık olmaya engel değilmiş.
İkisini de aynı anda seviyorum ama başka türlü, başka yerden...
İnsan aynı anda iki çocuğunu sevebiliyor aynı ölçüde. Niye iki kadını sevemesin?”
Karşısındaki, “Nasıl olur böyle bir şey? Delirdin mi?” diye tepki gösterince Volkan bu kez şöyle diyor:
“Beni anlamıyorsun. İnsan yaşamadan anlamıyor.”
Doğruya doğru, söylediği sözler tartışma yaratsa da Volkan karakterini gayet samimi buldum ben.

Yazının Devamını Oku

Kenan ve Sinem’in hastane çıkışı

24 Ekim 2020
Ünlü çiftler bebek sahibi olduklarında genelde köşe bucak kaçar.

Hem bebeğin yüzü görünsün istemezler hem de yaşanan durumu fazlasıyla abartırlar.
Kenan İmirzalıoğlu-Sinem Kobal çiftinin, kızları Lalin dünyaya geldikten sonra hastane çıkışı görüntüleri ise tam tersiydi:
◊ Bir kere aşırı mütevazıydı.
◊ Sinem Kobal eşofmanlı, en sade haliyle çıktı medyanın karşısına.
Başkası olsa süslenebilir, hatta medya karşısına çıkmak istemeyebilirdi.
◊ Kenan İmirzalıoğlu cool’du, kızı Lalin’i sakin bir şekilde arabaya bıraktıktan sonra medyaya röportaj verecek kadar cool.
◊ Kısacası, bir Burak Özçivit ve Fahriye Evcen çifti gibi durumu abartmıyorlardı.

Yazının Devamını Oku

Hayallerin tarzı hayli İskandinav

23 Ekim 2020
İstiklal Caddesi’nin ara sokaklarından birinde yer alan Versus Art Project adlı sanat galerisindeyim.

Galeri yeni sergileri “Ölçek”in açılışını gün içinde geniş bir zamana yaymış.
İçeride fazla kalabalık olmasın diye.
Ben de o zaman dilimindeki saatlerden birini seçip galeriye yollanıyorum.
Sergiden önce Versus’un konuşlandığı tarihi binaya dikkat kesiliyorum, müthiş.
Merdivenler bile sanat eseri gibi.
Ama apartmandan dışarı sokağa çıkınca ortam hayli nargile.
Oradan caddeye çıkıp meydana yürüyorum.

Yazının Devamını Oku

Romantik yolculuğumun açlık oyunlarına dönüşmesi

21 Ekim 2020
Sabahın kör vakti. En azından benim için kör vakti: Saat 07.15. Kadıköy’deki Söğütlüçeşme İstasyonu’nda tren bekliyorum.

Eskişehir’e gideceğim. En son 10 yıl önce gitmiştim.
O zaman da trenle. Ama Haydarpaşa’dan.
Söğütlüçeşme’yi görünce insanın gözü ister istemez Haydarpaşa’yı, oranın nefes kesen tarihi ambiyansını arıyor/anıyor. Söğütlüçeşme İstasyonu sanki şöyle diyor insana: “Niye geldin ki, git evine yat”. Soğukta bekliyorsun bir kere. Oturacak, kahve/su alacak bir yer yok.
Belli bir saate kadar perona da geçirmiyorlar, garip bir yerde bekletiyorlar, filan.
Dahası ben aç, susuz, telaşla çıkmışım evden.
Sanıyorum ki trende bir şey yer içerim. Heyhat, pandemi nedeniyle elbette tren içinde yeme-içme hizmeti rafa kalkmış.
Bahtsız bedevinin çaresiz sonucu:

Yazının Devamını Oku

O Madonna’dan bu Madonna’ya

19 Ekim 2020
Cuma akşamı erken saatlerde bir popüler mekan...

20’li yaşlardaki bir grup genç Madonna’nın “Like A Prayer” şarkısı çalmaya başladığı anda dans etmeye başlıyor.
Sadece bu şarkı değil, DJ’in peş peşe üzerimize sağanakladığı tüm 80’ler, 90’lar şarkılarında da acayip coşkulular.
Hatta acemice de olsa sözleri ezberlemişler. Çığlık çığlığa söylüyorlar.
Onların bu eski şarkıları sahiplenme hali ister istemez bir zaman tüneline yol açıyor bünyede.
Yıl 1989...
“Like A Prayer” albümü yeni çıkmış.
Kaset kartonetine sinmiş ağır ama güzel bir koku var.

Yazının Devamını Oku

Mabel Matiz’in yeni klibi

18 Ekim 2020
Mabel Matiz’in “Toy” adlı yeni şarkısı ve klibine dair YouTube’daki en çarpıcı yorumlardan biri şöyle:Postmodern bir ilahi gibi.Gerçekten de şarkıda öyle bir hava var.

Yanı sıra bir de şunlar:
◊ “Toy”, Mabel Matiz’in aynı havayı taşıyan “Mendilimde Kırmızım Var” videosunun bir tür devam filmi gibi.
◊ Mabel Matiz, Anadolu’nun farklı bölgelerini ve etnik motiflerini kliplerinde bolca kullanarak Türkiye tanıtım elçisi gibi çalışıyor.
Bu kez de Fethiye’deki Kayaköy’de çekmiş klibi.
◊ Doğrusu Türkçe pop videolarında semazen görmeye alışkın değiliz.
Bu anlamda bu video bir ilk diyebiliriz.
◊ Videodaki semazenlerin başında Uzakdoğu stili hasır şapkanın beyaz bir versiyonunun olması elbette dikkat çekici.Yanı sıra semazenlerin eteklerinde led ışık olması da...

Yazının Devamını Oku

Şehirden notlar

17 Ekim 2020
Şehrin hafta içi enerjisinden bir tatlı özet: Galerisiyle, pub’ıyla, mağazasıyla, gizli barıyla, açılamayan mekanıyla...

◊ CADDEBOSTAN’DA BİR GALERİ
Caddebostan’da, Bağdat Caddesi’ne paralel sokakta, mazisi henüz çok yeni bir sanat galerisindeyim.
Galerinin adı 11.17.
Bağdat Caddesi ve civarı bir kentsel dönüşüm cenneti gibi geliyor bana.
Galerinin olduğu sokak da öyle. Tüm apartmanlar yenilenmiş.
Hepsi birbirine öykünmüş, klon apartmanlar...
Eskiler arada hemen sırıtıyor. Garip bir his. Zaten:

Yazının Devamını Oku

Moda haftası dijitalde nasıl gidiyor?

16 Ekim 2020
Bu hafta İstanbul Moda Haftası’na katılan moda tasarımcılarından her gün WhatsApp mesajı geldi. Önceden çekilmiş defile videolarının saat kaçta yayınlanacağını belirten mesajlar...

Doğrusu tüm defileleri belirtilen saatte yakalamak, ona göre program yapmak imkansızdı. O yüzden en iyisi Moda Haftası’nın YouTube kanalına girmekti (kanalın adı, MBFWistanbul).
Çünkü gün bitiminde bütün defileleri orada peş peşe izleme şansı vardı.
Şu da ortaya çıktı tabii:
YouTube videolarının izlenme sayıları hayli azdı. Çoğu 100’lü rakamlarda kaldı.
Tanıtım iyi yapılamadığı için mi yoksa ilgilisi sadece bu kadar olduğu için mi bilemiyorum. Ama bir yandan bazı moda tasarımcıları dijitale taşınan moda haftasından da memnundu. Alıcının kendilerine direkt ulaştıklarını söyleyen vardı.
Moda Haftası ekibinin söylediğine göre dijital moda haftasını yakından takip eden şehirler arasında İzmir, Ankara ve Bursa yer alıyor. Rusya, Almanya, ABD ve İtalya da takip eden ülkeler arasındaymış.

Carrie ve Emily

Darren Star efsane “Sex and the City” dizisini yaptığında yıl 1998’di.

Yazının Devamını Oku