Önce kuşlar uçtu

İnsanoğlu kuşlar gibi gökyüzünde özgürce uçmanın yollarını aradı. Kollarına kanatlar taktı, sayısız denemeler yaptı.

Yerçekimine karşı gelme kavgasında insanoğlu ilk defa 1800'lü yılların sonunda Otto Lilienthal sayesinde başarılı oldu. Bunu 1903'te Wright kardeşlerin ilk motorlu uçağı izledi. Geçen yüzyıllık sürede uçaklar inanılmaz gelişti. Ses hızının kat kat üstünde uçuldu, uzayın sınırları zorlandı. Ancak, insanoğlu kuşlardan vazgeçmedi. Onların kanatları yeni nesil uçaklara ilham vermeye devam ediyor.

Eğer insanoğlu uçabilseydi ne olurdu? Ellerimizi çırpıp metrelerce yükselir, dağlara, denizlere ve şehirlere yukardan bakardık. İstediğimiz zaman dünyanın herhangi bir noktasına kuş kadar özgür gidebilirdik. İkarus bu düşü hayata geçirdi. O, çok yükseklere çıkmak istedi.

Günümüzün İkarus'u ise ünlü belgeselci Jacques Perrin oldu. Hayalini İkarus'un aksine başarıyla hayata geçirdi. Çocukluk düşü olan kuşların göçünü onların gözünden görmeye çalıştı. Hazırladığı 90 dakikalık belgesel film için yüzlerce saat uçtu. Kuzey Kutbu'ndan Güney Kutbu'na tam 40 ülkede çekim yaptı. Bu zahmetli çalışmanın sadece çekim aşaması üç yıl sürdü. Şimdi belgesel film bir çok Avrupa ülkesinde vizyona girdi. İstanbul Film Festivali'nde de yayınlanan belgesel eylül ayında Türkiye'deki sinemalarda vizyona giriyor.

GÖÇÜN ÖYKÜSÜ

Fransız Jacques Perrin dünyanın en ünlü belgeselcilerinden biri. Sinema severler onu böceklerin hayatını çektiği Microcosmos filmi ile tanıdı. 1996'da vizyona giren film sadece Fransa'da 2.5 milyon seyirci topladı. Perrin'in çocukluk hayali, kuşlarla ilgili bir belgesel çekebilmekti. 'Kanatlı Göç' adı verilen projenin ön çalışmaları 1994'te başladı. Göçün öyküsünü hazırlamak hiç de kolay olmayacaktı. Perrin, aralarında kuş bilimcileri, pilotlar, film uzmanlarından oluşan ciddi bir danışma ekibi oluşturdu. Her biri dalında otorite bu ekiple uzun toplantılar yapıldı. İzlenecek yollar belirlendi.

MICROLIGHT KULLANILDI

Çekim teknolojisi açısından çok farklı bir anlatım yolu sunmak isteyen Perrin, kuşlarla birlikte uçabilmek, kıtaları katetmek istiyordu. Çekimler için özel 'Microlight' tipinde bir uçak hazırlandı. Çok hafif olan microlight'lar bez kanatları ve küçük motoru sayesinde uçabiliyor, kısa toprak düzlüklerden bile havalanabiliyor.

Özel tasarlanan microlight gerekli kamera ekipmanını taşımanın yanı sıra kuşların uzun menzilli uçuşlarını yaparken yakaladıkları saatte 100 kilometre hıza da çıkabiliyordu.

Microlight'la yapılan ilk denemeler başarısızlıkla sonuçlandı. Alışık olmadıkları motor sesleri ve insanlar nedeniyle kuşlar kamera ekipmanın olduğu microlight'tan kaçıyordu.

Perrin, microlight'a kuşları alıştırmak için özel bir metod denemeye karar verdi. Bu aşama uzun ve zahmetli olacaktı. Kuşlar yumurtadan çıktıkları andan itibaren gönüllü olarak seçilen gençler tarafından eğitilecek ve motor gürültüsüne alıştırılacaktı. Bu gençler yavru kuşlarla birlikte yaşadı.

Böylece kuşlar insanlara ve motor sesine alıştı. Yaklaşık bir yıl süren eğitimden sonra çekimler başlayabildi.

Hiç bir diyoloğun olmadığı filmin ana oyuncuları balıkçıl kuşlar, kar ördekleri, turnalar, leylekler, kuğular ve pelikanlar. Yardımcı oyuncular arasında 40 kadar diğer kuş türleri de bulunuyor.

OYUNCULAR KUŞLAR

Çekimler Himalaya Dağları'ndan Libya çöllerine, Kuzey Avrupa'dan Güney Afrika'ya kadar 40 ülkede gerçekleştirildi. Ülkeler arasındaki aktarmalar Lufthansa uçakları tarafından yapıldı.

Filmde insan hayatlarından da küçük anektodlar yer aldı. Bunlardan biri Normandiyalı yaşlı bir Fransız kadınıydı. Her yıl köyü üzerinden uçan turnaları karşılayan yaşlı kadın, kuşlara yiyecek veriyor.

'Kanatlı Göç'ün çekimleri üç yılda tamamlandı. Montaj aşaması bir yıl sürdü. Tam 500 kilometre uzunluğunda film çekildi.

20 milyon Euro'ya mal olan ve en pahalı Avrupa filmi unvanını taşıyan 'Kanatlı Göç', Nisan ayında Almanya ve Fransa'da vizyona girdi.

Yavaş yavaş başka ülkelerde de vizyona giren film Eylül ayında Türkiye'ye de gelecek.


Belgeselci Jacques Perrin sadece çekimler için 3 yıl çalıştı. Kimi zaman bizzat kameranın arkasına geçti. Kuşların formasyon adı verdiği toplu uçuşlarına microlight tipi hafif uçağı ile katıldı. Belgeselleri ile sayısız ödül alan Perrin'in 'Kanatlı Göç' filmi çocukluk hayaliydi.


İŞTE MÜKEMMEL KANATLAR


İnsanoğlu kuşlar gibi gökyüzünde özgürce uçmanın yollarını aradı. Kollarına kanatlar taktı, sayısız denemeler yaptı. Yerçekimine karşı gelme kavgasında insanoğlu ilk defa 1800'lü yılların sonunda Otto Lilienthal sayesinde başarılı oldu. Bunu 1903'te Wright Kardeşlerin ilk motorlu uçağı izledi. Geçen yüzyıllık sürede uçaklar inanılmaz gelişti. Ses hızının kat kat üstünde uçuldu, uzayın sınırları zorlandı. Ancak, insanoğlu kuşlardan vazgeçmedi. Onların kanatları yeni nesil uçaklara ilham vermeye devam ediyor.

Almanya merkezli havacılık devi Daimler-Chrysler (DASA), Airbus ve Alman Havacılık Merkezi (DLR) ortak bir çalışma içindeler. Yolcu uçaklarında denenmesi planlanan yeni kanatların parçaları aynı kuşlarda olduğu gibi hareket edebilecek. ADIF olarak adlandırılan projede yeni kanatlarla uçaklarda ciddi yakıt tasarrufuna gidilebileceği belirtiliyor.

YAKIT TASARRUFU

Uzun menzilli uçuşlarda özellikle de kalkışta uçağın ağırlığı normal seyrindeki ağırlığından yaklaşık yüzde 30 daha fazla. Yeni tasarımla uçağın kanadının oynar parçalarla daha da genişletilmesi planlanıyor. Böylece uçak ağır olmasına rağmen çok daha kısa pistlerden havalanabilecek ve daha hızlı tırmanacak. Tüm bu aşamalarda minimum yakıt harcanacak. Kullanıcıları arasında Türk Hava Yolları'nın da bulunduğu Airbus A340 uçaklarında denenmesi planlanan yeni kanatlarla uzun menzilli uçuşlarda 5 ton daha az yakıt harcanacağı tahmin ediliyor.

Kanatların üzerinde seyir sırasında hareketli parçalar yardımı ile uçağın hızının da arttırılması planlanıyor. Normal uçuş hızlarının yaklaşık 100-150 kilometre daha arttırılmasını sağlayacak parçaların tasarımında da kuş kanatları örnek alınıyor. 15-20 milimetrelik bu parçaları hız arttırılmasının yanı sıra pilotların uçağı daha iyi kontrol etmesini sağlayacak. Bu parçalar kullanılmadıkları zaman kanadın içine çekilebilecek.

KOL UÇUŞU

Kuşlar toplu halde uzun uçuşlar yaparken özel şekiller oluşturuyor. Bunlardan en çok bilineni 'V' harfi. Böylece önde uçak kuş hava akımının önemli bir kısmını karşılıyor. Arkada uçanlar hava akımından daha az etkileniyor. Böylece daha az güç harcayarak daha uzun uçabiliyor. Kuşlar sırayla yer değiştirerek önde uçuyorlar. Askeri jetler de birden fazla uçakla göreve gittiklerinde 'kol uçuşu' olarak adlandırılan toplu uçuş yapıyorlar. Özellikle yan yana çok yakın uçan askeri uçaklar radar ekranında tek uçakmış gibi gözükebiliyor. Böylece karşı taraf aldatılıyor.


Havacılık sanayi hala en büyük derslerini kuşlardan alıyor. Her kanat çırpış, yüksek bir yapının ürünü. Her öne doğru atılış, mükemmel bir davranış biçimi. Gökyüzünün çelik kanatlı kuşları, gökyüzünün gerçek hakimi kuşların arkasından gidiyor. Bu müthiş uçuş, daha çok uzun yıllar sürecek. Uçak teknolojisi kuşlardan ders almaya devam edecek.


Bugün gökyüzündeki uçaklar mükemmel uçuşlarını yüksek teknoloji kadar kuşlara borçlular. Doğanın kanat çırpan özgün yaratıkları kuşlar, insanoğluna mükemmel bir ilham kaynağı oldular.
Yazarın Tüm Yazıları