Uğur Cebeci

Gökyüzü elektriklendi

9 Haziran 2021
Çok sayıda elektrikli uçak çalışması var. Bunların en ciddi ve uzun vadeli geliştirilecek olanların başında Rolls-Royce’un ACCEL projesi geliyor. Ve gerçeğe hızla yolculuk yapıyor. Amaç sıfır karbon salınımı ile geleceği daha güzel yapmak. Bugünkü jet motorlarında da bu konuda geniş çalışmalar yapan Rolls-Royce, Accel Proje lideri Matheu Parr ile mükemmele yakın bir çalışma yaptı. Hedef saatte 500 kilometreye ulaşmak.

ELEKTRİKLE gökyüzünde dünyanın en hızlı uçağı olma yolunda en ciddi adım atıldı. Rolls-Royce’un Spirit of Innovation uçağı hız rekorunu kırmak için neredeyse bütün hazırlıkları tamamlandı. 500 beygir elektrikli güç aktarma grubundan aldığı ivme ile pistte hareket eden uçak yeni nesil kentsel hava hareketliliği konseptine olanak sağlamak için geliştirildi. İleri enerji depolama teknolojisine sahip uçak gökyüzüne ve çevresine hiçbir zaman zarar vermeyecek. Hız için hedef ise saatte 500 kilometreye ulaşmak. Rolls-Royce’nin ACCEL projesinin lideri Matheu Parr sorularımı şöyle cevapladı:



Rolls-Royce’un ilk elektrikli uçağının ardındaki hikâye ve projenin hedefleri nedir?

Sürdürülebilir gelecek yaratma konusunda, dünyanın önde gelen endüstriyel teknoloji şirketlerinden biri olarak, önemli bir görev üstlendiğimize inanıyoruz. Sürdürülebilirlik yaklaşımımız, toplum ve çevre üzerindeki etkilerimizi anlama üzerine şekilleniyor. Sürdürülebilir bir geleceğe yönelik yapabileceğimiz en önemli katkı, ürün portföyümüzün karbon etkisini azaltarak, faaliyet gösterdiğimiz sektörlerin sıfır karbonlu geleceğe geçiş sürecini hızlandırmak olacak. Dünyanın en hızlı ve tamamen elektrikli uçağını geliştirmek, stratejik planımızın önemli bir halkasını oluşturuyor. Bu uçak, 2018 yılında Farnborough Air Show’da lansmanı yapılan “Accelerating the Electrification of Flight” yani ACCEL adlı girişimimizin bir parçası olarak hayata geçiriliyor.

Yazının Devamını Oku

Salgın pilotları paslandırdı

2 Haziran 2021
Dünyanın birçok yerinde yüzlerce pilot aylarca uçmadı. Şimdi kısmi toparlanma ile pilotlar işe çağırılıyor. Ama öyle döner dönmez uçmaları mümkün değil. Onları bekleyen bir dizi eğitim var. Şu anda pilot eğitiminde önemli bir yeri olan simülatör eğitimleri için birçok merkezde randevular dolu. Bu yüzden bazı ülkelerde pilotlar uçmak istese de beklemek zorundalar.

Kimi aylarca uçmadı. Kimi işsiz kaldı. Kimi 12 ay boyunca zorunlu izin yaptı. Yeniden uçmaya başlamadan önce verilen yoğun eğitimler normal yenileme eğitimlerin farklı oldu. Daha ağır ve kapsamlı eğitimler uygulanmaya başlandı. Bir bakıma binlerce pilot şimdi yeniden uçmaya hazırlanıyor. Bu hazırlık döneminde havayolu şirketlerine, uçuş eğitim merkezlerine çok ciddi iş düşüyor. Salgından psikolojik olarak etkilenme dışında maddi etkilerle de daha fazla sıkıntıya düşen pilotlar şimdilerde kendilerini toparlamaya çalışıyorlar. Bu durum pilotlar arasında ciddi dikkat dağınıklığına da yol açıyor. New York Times için Londra’dan yazılar yazan Ceylan Yeğinsu, bu konuda geniş bir değerlendirme yapmış. Makalesine de aynen şöyle başlıyor:



HATALAR YAPILDI

“Havayolları hizmeti hızlandırdıkça, izin verilen veya işten çıkarılmış pilotların, kokpite geri dönmeden önce kontrol kulesi ile uğraşmaktan ‘volkanik kül’ senaryolarına kadar her konuda yeniden eğitilmesi gerekiyor. İşe geri dönen bir pilot, iniş sırasında bir uçağın kontrolünü kaybetti ve pistten bir hendeğe kaydı. Daha yeni dönen bir diğeri, soğuk havalarda tehlikeleri önlemek için tasarlanmış kritik bir buzlanma önleme sistemini etkinleştirmeyi unuttu. Diğerleri, dikkat dağınıklığına ve iletişimdeki kesintilere atfedilen yanlış irtifalarda uçtu. Geçtiğimiz yıl boyunca farklı süreler boyunca boşta olan çok sayıda pilotu yeniden eğitme süreci karmaşık ve zorludur. Havacılık uzmanlarının söylediği gibi ‘herkese uyan tek bir beden’ eğitim modeli yoktur. Tipik olarak pilotlar, ne kadar süredir boşta kaldıklarına bağlı olarak çeşitli eğitimler alırlar. Simülatör oturumlarında, olumsuz hava koşullarında olanlar da dahil olmak üzere farklı türde iniş ve kalkışlar gerçekleştirmeleri ve acil durumlar için alıştırma yapmaları istenecektir. Havayolları ayrıca geleneksel eğitim programlarına ek katmanlar ekliyor ve bazı pilotların havacılık zihniyetine geri dönmelerine yardımcı olmak için yer derslerine geri dönmelerini istiyor.”

DOKTORLUK GİBİ

Yazının Devamını Oku

New York kendine geliyor

26 Mayıs 2021
Koronavirüs New York’u öyle bir vurmuş ki, bir türlü toparlanamıyordu. Yüksek aşılama sayesinde birkaç gündür kentte hareket aşlamış. Ama çoğu yer hâlâ kapalı. Otellerin açık olanları birkaç katını çalıştırıyorlar. Diğer katlar kapalı. Lokantalar, kafeler açılmışlar ama önceki müşterilerinin dörtte birini bile yakalayamıyorlar. Kentin havası hâlâ puslu. Canlanma için yarın çok uzak değil ama yakın görünmüyor.

Abartmayacağım ama bir kentin küllerinden yeniden doğmaya çalıştığını gördüm. 11 Eylül, İkiz Kuleler’e saldırıda da New York’daydım. Birkaç ayda kent toparlandı. Ama şimdi öyle değil. Caddeler yeni hareketleniyor. Pandemide sokaklar, kaldırım taşları, trafik ışıkları uzun günler, haftalar aylar dinlenmişler. Hala yollarda o eski trafik yok. Kalabalıklar yok. Bu yüzden New York sakinleri kırmızı ışıkta karşıdan karşıya geçmeye başlamışlar.

Kentin sesinin parçası olan ambulanslar itfaiyeler eskisi gibi her dakika bağrışarak geçmiyorlar. Pandemi de çok can kaybı yaşanmış, hastanelik olanlar taşınmış. Ama şimdilerde çok insan evlerinde. Evde olanlar öyle ocağın altını yanık bırakıp bir yere çıkmadıkları için ev yangınları da azalmış. İtfaiyenin vahşi sirenleri bu yüzden yok. Ambulanslara da eskisi kadar fazla iş düşmüyor.



OTELLER KAPALI

Zenginlik şehrinin siniri bozulmuş. Devasa marka otellerin bazıları hiç açılmamış, bazıları ise birkaç katı açmışlar. Restoranlar ve kafeler açılmak için acele etmişler ama dolulukları çok düşük. Central Park bile insanlarını bekliyor. Mağazalara girdiğinizde stoklar çok azalmış. Belli ki yeni mal almıyorlar. Bir gömlek almak istedim, kaç dükkan gezdim ama bir çırpıda medium beden bulamadım. Bazı mağazaların hala bazı bölümleri kapalı tutuluyor.

Yazının Devamını Oku

Tek çare milli muharebe uçağı

19 Mayıs 2021
Ekonomik olarak en geride kalan ülkeler dahi mutlaka savaş uçağı alıyor. Yemelerinden içmelerinden kesilerek alınan bu savaş uçaklarıyla satın alındıkları ülkelere uzun yıllar bağımlı kalıyorlar. Yedek parçadan pilot-teknisyen eğitimine, yazılıma kadar sürekli avuç dolusu para harcanıyor. Kendi savaş uçağınızı yapamadığınız sürece yakayı kaptırıyorsunuz. Türkiye de bu yönde attığı adımlarla dikkat çekiyor...

KARADA ya da denizde yapılan savaşlar mutlaka hava desteği ile desteklenmek zorunda. Hava sahalarını mutlaka korumak istiyen ülkelerin savaş güçlerinin en yeni ve en iyi savaş uçaklarına olmaları gerekiyor. Yani silahlarla donatılmış güçlü motorları olan ve gizli yetenekleri ile öne çıkan 5’inci nesil savaş uçakları sıralamada önde yer alıyor. Hava sahasını korumak isteyen her ülke, hava kuvvetleri filosunda en yeni ve en iyi savaş uçaklarına sahip olmalıdır. Şu anda, en yeni silahları, güçlü motorları ve gizli yetenekleri ile 5. nesil savaş uçakları en gelişmiş olanlar. Birçok ülke altıncı nesil savaş uçağı geliştirmek için çalışmalar yapıyor.

BELKEMİĞİ KONUMUNDA

Hali hazırda birçok ülke tarafından 6. nesil savaş uçakları geliştirmeye başlarken, dördüncü nesil savaş uçakları dünyada hava kuvvetlerinin çoğunluğunun belkemiği olmaya devam ediyor. Dördüncü nesil savaş uçakları, modern savaş alanında etkili bir savaş gücü haline getirmek için yeni teknolojiyle yükseltilebilir. Bu uçaklar genellikle 4+ veya 4++ nesil savaş jetleri olarak adlandırılır. Motor gücü, gelişmiş silah sistemleri yüksek performanslı avionikleri, ileri düzeyde uçuş kontrol ekipmanları, düşman radarlarına görünmeme gibi yetenekleri en iyi savaş uçakları sıralamasının ana başlıklarını oluşturuyor.

BAYRAK HEYECANI

Uzun yıllar önce Singapur Havacılık fuarında F35 uçağının kokpit mock-up’ına bindim. Gövde altına doğru projeye katılan ülkelerin bayrakları vardı. Türk Bayrağı’nı görünce de çok heyecanlanmıştım. Nerden nereye. Uçak yapıldı, biz projeye katkı olarak vermemiz gereken paraları ödedik. Türk Bayraklı olarak teslime hazırlanan uçakları da gördük. Ama ABD uçakları vermedi. Türkiye hala üstün kalitede birçok parçayı bu uçak için üretiyor, henüz bu durdurulmadı. Tanesi 100 milyon doların üstünde olan uçaklar için sanırım ölüp bitmiyoruz. Türkiye bir yolcu uçağı yapmak yerine beşinci nesil ve belki daha fazlası kendi savaş uçağını MMU’yu gerçekleştirmek için çaba harcıyor.

HAREKET KABİLİYETİ

Savunma Sanayi Başkanı İsmail Demir bu projenin en sıkı takipçisi. Geçtiğimiz günlerde açıklama yapan Türkiye’nin dahi çocuğu İHA ve SİHA yapımcısı Selçuk Bayraktar’a katılıyorum. Tam olarak böyle olmasa da çok benzeri bir cümle ile, “Verilmemesi belki de daha iyi olur” dedi. Çok haklı, o uçağı aldığınızda yazılımı size belli noktalar arasında sınırlı hareket kabiliyeti veriyor. Öyle çok başınızın sıkıştığı bir çok yerde kullanamıyorsunuz. Ruslardan yeni nesil savaş uçağı alalım dedik. Kendi milli yazılımımızı yüklemek istedik. Onlardan da ‘hayır’ cevabı geldi. Tek çare hızlı şekilde Milli Muharebe uçağımızı yapmak. Dünyanın dört bir yanındaki Türk mühendislerinden yararlanmak. Parayı pulu düşünmeden bu işi yapmak gerekiyor. Belirlenen tarihten bir yıl önce bile uçurulsa bütün dünyanın radarları üzerimize döner.

İŞTE EN GELİŞMİŞ 5 SAVAŞ UÇAĞI

Yazının Devamını Oku

Havadaki penthouse

12 Mayıs 2021
Fransız uçak imalatçısı Dassault dünyayı şaşkınlığa uğratan bir sürpriz yaptı. Yeni imalatına başladığı geniş gövdeli 6X uçağını uzatıp menzilini arttırarak bir uçak açıklayacak sanıyordum. Ama birden yep-yeni, görülmemiş genişlikte bir gövde, yüksek hızlı, ultra uzun menzilli bir uçak çıkıverdi ortaya. İçinde duştan mükemmel büyük bir yatağa kadar her şey olan uçak ‘Havadaki penthouse’ sloganı ile tanıtıldı. 2025 yılında müşterilerle buluşacak uçağın fiyatı tahminlere göre 75 milyon dolar civarında olacak.

Savaş uçakları ve iş jetleri ile ünlü Dassault firması havacılık dünyasını şaşkına çevirdi. Tam bir gizlilikle hazırlanan yeni iş jetini açıklayınca dünyadaki en iyi, en büyük iş jetleri sıralaması yıkıldı. Ve Falcon 10X adıyla doğacak uçak bütün zamanların en büyüğü ve gelişmişi olarak tepeye yerleşti. Airbus ve Boeing’in yaptığı iş jetlerini saymasak, ki onlar yolcu uçakları gövdelerinden yapılıyor, o uçaklara bu kadar yaklaşan yeni bir uçak hiç gündemde yoktu.



KOCA BİR YATAK

51 bin feet (17 bin metre) yüksekliğe çıkabilen uçak saatte 1.133 km gibi bir sürate sahip. Gövdesinin içeriden yüksekliği 2.03 metre, genişliği 2.77 metre. Rakiplerinin en büyüğünden 20 cm daha geniş. İçeriden uzunluğu 16 metreden fazla. Yani neredeyse bir evin salonu kadar bir yerde uçulacak. Üstelik uçakta mükemmel bir duş var. Yatak, queen size yani kraliçe boyutunda. Koca bir yatak var. Uçağın sessizliği inanılmaz ve 41 bin feet (yaklaşık 13 bin 500 metre) yükseklikte bile yerden bin metre yüksekteki gibi basınca maruz kalıyorsunuz. Bu da 13-14 saat uçsanız bile hiç yorulmadan uçaktan inmenizi sağlıyor. İçerideki hava yüzde yüz saf hava. Böylesini yeryüzünde bulmak mümkün değil. Uçağın toplam 38 penceresi var. İçerisi gün ışığına doyuyor. Pencerelerin büyüklüğü öyle fazla ki aşağı ya da bir yöne bakarken gördükleriniz kadrajlanmıyor.

Yazının Devamını Oku

İlk 'Beyaz Balina' emekli oldu

5 Mayıs 2021
Airbus’ın fabrikalar ile tedarikçiler arasında dev uçak parçalarını taşıyan uçağının adı Beyaz Balina. İlk yapılan uçak yıllarca yüzlerce uçağın parçasını taşıdı. Ama artık yoruldu ve emekliye ayrıldı. Şişkin gövdeli uçak hacimli parçaları taşımak için zaman zaman Ankara’da TAI tesislerine de geldi. Şimdi o BelugaST emekli, bir kenara itilmedi tabii. Ama ne yapılacağı henüz bilinmiyor.

Fransa’nın Toulouse kentinde Airbus fabrikalarının apronunda ilk gördüğümde şaşkınlık içinde kalmıştım. Zeplin gibi şişme bir uçak bir kenarda duruyordu. Ağzı açılmış içinden devasa uçak parçaları indiriliyordu. Şaşkınlığımı size anlatamam. Sonra yanına gittim. Ben gittikçe o büyüdü. Dokunabildiğimde sadece birkaç metrelik alanı görebiliyordum. Başımın üzerinde bir apartman gibi yükseliyordu. Tırmanıp içine girdim. Koca bir boşluk. Hiçbir kargo uçağının içi bu kadar heybetli değildi. Sanırım 1996 yılıydı. Beyaz Balina (Beluga ST)-(Super Transporter- Süper taşıyıcı) ilk uçuşunu aslında 13 Eylül 1994 yılında yapmıştı. Büyük ebatlı, hacimli bir kargo taşımacılığı için yapılmıştı. Avrupa’nın farklı noktalarından Airbus’ın üretim merkezleri arasında mekik dokuyordu.



A300-600’DEN GELİŞTİRİLDİ

Airbus tasarımcıları, mühendisleri başarı ile uçan A300-600 uçağını şişirmişlerdi. Bir balon gibi şişmişti. Heybeti Zeplin’e yaklaşmıştı. A300-600ST, doğrudan Airbus A300-600R’den türetilen Airbus Industrie uçak ailesinin bir üyesi olmuştu. 25 Ekim 1995’te DGAC’den sertifikasını aldı. Olağanüstü özellikleri ile ağır ve hacimli kargo yüklerini taşımayı mümkün kılan Airbus Super Transporter (süper taşıyıcı), 47 tonluk kargo kapasitesi ile mevcut herhangi bir uçağa göre en geniş yük bölmesine sahip. Maksimum kalkış ağırlığında menzili 1.667 km ve 47 ton yük taşıyabiliyor. 40 ton yük ile menzili 2.779 km’ye çıkıyor. 26 ton yük ile menzili 4.632 km’ye kadar artıyor. Ağırlıktan çok hacimli uçak parçalarını taşıması için yapılan ilk uçak yıllarca Airbus merkezleri ve tedarikçileri arasında mekik dokudu. Yoruldu ve özel bir törenle emekliye ayrıldı. Ama diğer imal edilen BelugaST uçakları uçmaya devam ediyor.

Yazının Devamını Oku

Birbirimizi görmeden uçacağız

28 Nisan 2021
Pandeminin etkisiyle havayolu yolcuları çok daha fazla sıkıntılı olmaya başladı. Kimsenin, yanındaki yolcuya tahammülü yok. Kabin tasarımcıları da bunun farkında. Şirketler her yolcuya bir özel alan oluşturabilmek için sınırları zorluyor. Yeni koltuklar ciddi bir rekabet oluşturabilir.

KORONAVİRÜS salgının getirdiği korku uçak koltuklarının yeniden tasarlanmasını da zorunlu yapıyor. Tasarım şirketleri yolcuların birbirinin yüzlerini görmeden uçmaya razı olduklarını ileri sürerek çalışmalar yapıyorlar. Öksürme-aksırma, yemek yeme gibi durumlarda yolcuların birbirlerinin yüzüne bakmamak için yaptıkları davranışlar uçak içi tasarımcılarının ana hareket noktası oldu. Business sınıfı koltukların oluşturulmasında çok büyük sorun görünmüyor. Genellikle iş seyahati yapanların zaten uçak yolculuklarında koltuklarını kendi süitleri olarak hissetmeleri ve çevreden enterne bir bicimde uçmak istemeleri biliniyor. Son yıllarda B787 ya da Airbus 350 uçaklarının Business sınıflarındaki koltuk tasarımları hep böyle yapıldı. Türk Hava Yolları’nın hem B787 hem de A350 uçaklarındaki Business koltukları başta klostrofobik gibi görünse de pandemi döneminde yolcuların beğenisini kazandı.

EKONOMİDE İŞ ZOR

Yeni kabin tasarımlarının yolcu güvenini kazanmada önemli bir faktör olacağı fikri, ekonomi sınıfı koltuklar içinde yeni tasarımları öne çıkarmaya başladı. Bu konuda ciddi bir rekabet oluşabilir. Tasarımcılar yaptıkları çalışmaları şimdilik gizli tutuyorlar. Ekonomi koltuklarını diyagonal olarak kabinde yerleştirmek oldukça zor. Yapılsa bile koltuk sayısında ciddi bir azaltma gerektiriyor. Tasarımcılar bir koltuktaki yolcuyu yanındakinden izole edebilmek için en fazla baş koyma yerlerinin yanlarını yarım daire şeklinde açarak-genişleterek yolcuların birbirini görmemesi fikrinden yola çıkarak çalışıyorlar. Ancak yan yana 4-5 koltuk diziliminde bu iş için çok sınırlı bir imkan var. Daha geniş koruma yanakları oluşturmak zor. Yapılsa bile acil bir durumda uçaktan tahliyeyi zorlaştırması gündemde. Yine de tasarımın sınırları yok.

Yazının Devamını Oku

PCR test fiyatları yolcuları zorluyor

21 Nisan 2021
Bir ülkeye gidiş ve dönüşte yapılan PCR testleri bazen uçak bilet fiyatlarını katlıyor. Dört kişilik bir ailenin yurtdışına gidip gelmesinde verecekleri test parası 500-1000 doları buluyor. Seyahat şirketleri bu yüzden ne yapacaklarını bilemiyorlar. Yolcular neredeyse bilet fiyatlarından önce test ücretlerinin hesabını istiyor.

PCR testleri birçok ülkede sağlık kuruşları için ciddi bir gelir kapısı haline geldi. Ayrıca en fazla 72 saat önce yapılması gereken testler uçak yolculuklarını allak bullak etti. Havalimanlarındaki test kuyrukları çileye döndü. Eyaletlere göre değişmekle birlikte Amerika’da bir test için 200 dolar isteniyor. Bu rakam Dubai’de 100 dolar, Avrupa’nın birçok yerinde 70 Euro, Maldivler’de 200 dolardan aşağı düşmüyor. Bizde 250 TL ile en makul fiyat uygulanıyor. Ama sonucu çok hızlı ve VIP sınıfı isteğiniz olursa 400 TL’ye çıkıyor.



BİN DOLARI BULUYOR

Ucuz bilet bulduk diye sevinen ve yakın bir ülkeye gitme fırsatı bulan 4 kişilik bir ailenin gidiş ve dönüşte verecekleri test parası 500-1000 doları bile buluyor. İngiltere’de yapılan 4 kişilik bir ailenin ucuz biletle Kanarya Adalarına gidip gelmeleri için ödedikleri bilet fiyatı ortalama 1600 sterlin. Ama tatil uçuşu için ödemeleri gereken toplam test ücreti 1400 sterlin civarında.

DAYANILIR GİBİ DEĞİL

Yazının Devamını Oku