Kendinizi bırakmayın!

Yağlanmaya ve göbek bağlamaya eğilimli biriyseniz hiç olmazsa 40’lı yaşlardan sonra daha az kalori ile hayatı devam ettirmeli, alkol kullanımınızı sınırlamalı ve önceki yıllara göre daha aktif bir hayat sürmeli, kısacası kendinize daha çok özen göstermelisiniz.

Haberin Devamı

Bazı bedenler kilo almaya programlanmış gibidir. Ne yapılırsa yapılsın, ne kadar dikkat edilirse edilsin, yağlanmak, özellikle göbek ve bel bölgesinde yağ biriktirmek eğilimindedir. Üstelik bu vücutlar kilo verme çabalarına da direnir.

Eğer böyle bir vücudunuz varsa, özellikle 40’lı yaşları takiben daha da dikkatli olun.

Bilindiği üzere bu dönemde ciddi hormonal dalgalanmalar söz konusu.

Erkeklerin testosteronu, kadınların östrojeni azalmaya başlıyor. Bu azalmalar zaten mevcut olan metabolik sorunları, genetik eğilimleri yönetmenizi, neticede kilonuzu kontrol altında tutabilmenizi imkânsız hale getirebiliyor.

Pek çok çalışmada gösterildi ki kadınlarda östrojen, erkeklerde testosteron seviyelerinin düşmesi kan şeker seviyelerini, şeker insülin ilişkilerini de etkiliyor.

Haberin Devamı

Bu iki hormon azaldıkça açık ya da gizli insülin direnciniz şiddetleniyor, kilo almanız kolaylaşıyor. Zaten bu nedenle de yaşı 40’ı geçenlerin çoğunun bel çevresi giderek kalınlaşıyor, göbekleri irileşiyor, gıdıkları belirginleşip boyun çevreleri büyüyor.

Diğer taraftan insülin direncinin testosteron ve östrojenle ters orantılı bir ilişkisi olduğu da kanıtlanmış durumda. Michael Zitizmann ve arkadaşlarının yaptıkları bir çalışma gösterdi ki (Nature Reviews Endocrinology/2009) insülin direncinin artması da testosteron seviyelerini olumsuz etkiliyor.

İnsülin direnci sonucu ortaya çıkan glikoz -şeker- intoleransı olan erkeklerde kan testosteron seviyeleri düşük bulunuyor. Aslında bu yeni bir bilgi değil.

Metabolizma uzmanları uzun süredir bel çevresi kalınlaşmasının cinsel gücü azalttığını zaten biliyordu.

Şu bilgileri asla unutmamalısınız: Eğer kilo almaya programlanmış bir bedene sahipseniz, kilonuzu yönetmek için özel bazı çabalar göstermek zorundasınız.

Kendinizi bırakmamalı, ipin ucunu kaçırmamalı, işi oluruna bırakmamalısınız.

40’lı yaşlardan sonra yaptığınız küçük bir hatanın, dikkatsizlik ya da baştan savmaların pahalıya patlayabileceğini aklınızdan çıkarmamalısınız.

Yağlanmaya ve göbek bağlamaya eğilimli biriyseniz hiç olmazsa 40’lı yaşlardan sonra şeker, un, nişasta üçlüsünden uzak kalmalı, daha az kalori ile hayatı devam ettirmeli -daha az yemek, daha ölçülü beslenmek-, alkol kullanımınızı sınırlamalı ve önceki yıllara göre daha aktif bir hayat sürmeli -örneğin her gün yürümek-, kısacası kendinize daha çok özen göstermelisiniz.

Haberin Devamı

Her bahara diyet-detoks telaşlarıyla girmek, her yazı keyifsiz ve mutsuz bir diyet gazisi olarak geçirmek istemiyorsanız bu tavsiyeleri dikkate almanızı öneririm.

Polip deyip geçmeyin

Polipler; kalınbağırsağın duvarında gelişen, bağırsak boşluğuna doğru mantar ya da karnabahar gibi büyüyen tümörlerdir.

Genellikle zararsız olsalar da bazıları kansere yol açabildiğinden ciddiye alınması gereken bu oluşumları erkenden yakalamanın en etkili yolu ise kolonoskopik bir incelemeden geçmektir.

Kolonoskopla kalınbağırsağın içi detaylı bir şekilde tetkik edilip en küçük polipler bile yakalanabilmekte, daha da önemlisi yakalanan polipler yerinden koparılarak sorun kökünden halledilebilmektedir. Poliplerin neden oluştuğu ise henüz bilinmiyor. Bazı ailelerde bağırsaklarda polip üretmeye yönelik genetik bir eğilim var. Bu ailelerin kolon -kalınbağırsak- kanserine yakalanma ihtimali de yüksek. Polipler sayıca oldukça fazla ve büyüklük bakımından hayli iri bile olsalar farkına varılmıyor. Seyrek görülen tek belirti rektal kanamalar, ki bunlar da hafif olduklarından gözden kaçıyor. Bazen tekrarlayan kanamaların oluşturduğu kansızlık nedeniyle yapılan incelemelerde de polip saptanabiliyor. Çok büyüyen poliplerin bağırsak tıkanması yapabildiği, bazılarının ishale yol açabildiği bilinse de bunlar son derece nadir durumlar. Poliplerin tedavisi prensip olarak kolonoskopi sırasında hemen alınması şeklinde oluyor. Alınan her polip mikroskopik olarak incelenerek kanserle ilişkisi yönünden de tetkik ediliyor. Eğer polipler nüksetme riski taşıyorsa üç-beş yıllık aralıklarla kolonoskopik incelemeler tekrarlanıyor.

Haberin Devamı

Yaşınız 50’nin üzerindeyse hiçbir şikâyetiniz olmasa da –KOLONOSKOPİK İNCELEME- yaptırmayı ve bu incelemeleri beş yıllık aralıklarla tekrarlatmayı unutmayın.

Göğüsler egzersizle dikleşir mi?

Birkaç gün önce yayınlanan notumuzda göğüs geliştiren hapların herhangi bir yararının olmadığını belirtmiştik.

Okurlarımız “Daha iri ve güçlü göğüslere sahip olmanın yolu var mı” diye soruyor.

Bunun en etkili yolu, göğüs ve arka kol kaslarınızı güçlendirecek hareketler yapmanızdır.  Uygun egzersizler yaparak ve bu egzersizleri sık sık tekrarlayarak göğüslerinizin tutunduğu kasları güçlendirip, onları daha dik ve gergin hale getirmeniz mümkün.

Bunun için bir egzersiz uzmanından yardım isteyebilir ya da göğüs kaslarını güçlendiren ağır kaldırma hareketleri, şınav çekme gibi egzersizleri uygulayabilirsiniz.

Yazarın Tüm Yazıları