Doğumu yaptıran doktor kimdi

GEÇEN cumartesi sabahı evde kahvaltı ediyoruz.Eşim gazeteden başını kaldırdı ve sordu:

"Başbakan’ın torununun doğum haberlerini okuyorum. Gazetelerin hiçbirinde doğumu yaptıran doktorun kim olduğu belirtilmiyor?"

Doğrusu ne aklıma gelmişti, ne de merak etmiştim.

"Ama ben doğumu bir erkek mi yoksa kadın doktorun mu yaptırdığını merak ediyorum"
dedi.

Sakın yanlış anlamayın.

Bugünlerde çok netameli bir konu, herkes gereğinden fazla hassas.

Eşim iyi bir sosyal demokrattır ama, laikliği böyle iptidai sorulara indiren bir zihniyeti hiç yoktur.

* * *

O sorunca ben de merak edip gazeteyi aradım.

İstihbarat şefimiz Celal Korkut bir araştırma yapıp bana döndü.

Doğumu, dışardan gelen bir doktor yaptırmış.

Ama doktorun kim olduğu konusunda bilgi vermiyorlarmış.

İşte o zaman merakım daha da arttı.

Neden bilgi verilmiyor?

Bir soru daha:

Kamuoyunun bu soruyu merak etme hakkı yok mu?

Hasta mahremiyeti bu alanı da kapsıyor mu?

* * *

İlk akla gelen ihtimal şuydu:

Zannediyorum bu konunun bir laik-anti laik tartışmasına getirilmesini istemiyorlar.

Haksız da değiller.

Erkek doktor olsa, küçük bir azgın azınlık eleştirecek.

Kadın doktor dese, başka bir küçük azgın azınlık istismar edecek.

Oysa Türkiye artık bu azgın azınlık taassubu ve terörünü aşmalı.

Türkiye’de doğumları yaptıranların ezici çoğunluğunun ebeler yani kadınlar olduğunu tahmin ediyorum.

Ama kadın ve doğum hastalıkları doktorlarının çoğu erkek mi yoksa kadın mıdır bilmiyorum.

Çevremden aldığım izlenim çoğunun erkek olduğu yönünde.

* * *

Hatırlayacaksınız geçen yıl, kadınların kadın doktor isteme hakkı tartışılmıştı.

O zaman da görüşümü açıkça yazmıştım.

Her hastanın doktor seçme hakkı olmalı diye düşünüyorum.

Ben de genital organlarımın bir kadın doktor tarafından muayene edilmesini istemeyebilirim.

Geçenlerde Radikal Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan anlattı.

Haber toplantısında aralarında bir anket yapmışlar.

Genital bölge muayenesi konusunda erkek gazetecilerin büyük çoğunluğu erkek doktoru tercih ettiğini söylemiş.

Ama...

İş doktorun hasta tercih hakkına gelince, işte o noktada hiçbir ayırımcılığı asla kabul edemiyorum.

Doktorluk mesleği, "hasta tedavisi" için seçilen bir meslektir diye düşünüyorum.

"Ben erkek hastaya bakmam" veya "Kadın hastaya bakmam" veya "Eşcinseli tedavi etmem" veya "Türbanlı, şalvarlı hastayı hastaneye sokmam" demeye hiç bir doktorun hakkının olmaması gerekir.

Devlet de bunu sağlamakla görevlidir.

İşte o nedenle Başbakan’ın torununun doğumu etrafında böyle bir gizlilik perdesi çekilmesini anlamıyordum.

* * *

Tabii benimki sadece gazeteci tecessüsüydü.

"Bu bizim özel hayatımızdır, kimseyi ilgilendirmez" de diyebilirler.

Doğru, ona da itirazım olamazdı.

Gizlilik perdesinin nedeni bu düşünce ise kimsenin söyleyecek sözü olamaz.

Bize de cevabı verilmemiş bir soruyla yetinmek kalırdı.

Ama Başbakan Lübnan gezisi sırasında bunu açıkladı ve bu soruların hiçbir anlamı kalmadı.
Yazarın Tüm Yazıları