Çok zalimce davrandım

Daha önce taşınırken benzer operasyonları yapmıştım. Ama bu kez işi abarttım, çevremdekileri sevindirecek sıkı bir ayıklama yaptım.

Haberin Devamı

Çok zalimce davrandım, kabul ediyorum; kalbim kırık biraz ama vicdanım rahat...
Daha önce de benzer operasyonlar yapmıştım. Her taşınmada ardımda kitap, film, CD, dergi öbekleri bırakmıştım ama bu kez işi abarttım.
Sadeleşerek taşınmam gerekiyordu, bu sebepten acımasız davranmam gerektiğine karar verdim. İlk etap kolaydı; okunmuş, yarı okunmuş, belki okunur diye kendim bile inanmasam da kenara koyduğum kitapları ayıkladım öncelikle.
Aynı mantıkla seyrettiğim, yarı seyrettiğim, bir daha seyretmeyeceğim, aslında niye aldığımı bile hatırlamadığım filmleri ayıkladım.
Benzer işlemleri CD’lere, dergilere, asla o kadar geniş duvarlar arasında yaşamayacağım için hiç asılmayacak posterlere, resimlere de uyguladım. Merak etmeyin, hepsi güzel yerlere gitti. Kimlerin isteyeceğini biliyordum; geldiler aldılar, iyi bakılacaklarına eminim. Vicdanımı rahatlatan nokta da budur zaten...

Haberin Devamı

ELVEDA ZAGOR ELVEDA TEKSAS

Ancak “Bu daha başlangıç, ayıklamaya devam” sloganı eşliğinde yeniden kolları sıvamam gerekiyordu. İşin asıl acı veren aşaması böyle başladı.
Yükte ve manevi pahada ağır olan kısım elbette çizgi roman ciltleriydi. Çok sevdiğim, asla kopamayacaklarım belli; elbette onlara dokunmadım. Teks’ten ayrılmam teklif dahi edilemez mesela; başkaları da var...
Fakat yıllarca severek okuduğum, biriktirdiğim bazı arkadaşlardan ayrılmak vakti gelmişti artık.
“Dönüp tekrar okumuyorum… Öyle bir kenarda duruyor aslan gibi kahramanlar… Hem devredeceğim insanlar kadir kıymet bilecek türden; istediğim zaman ziyaret edebileceğimi de söylüyorlar” gibi ısınma turlarıyla ikna aşamasını tamamladıktan sonra vedalaştım... Elveda Zagor, elveda Martin Mystere, elveda Büyülü Rüzgar, elveda Teksas, elveda Mister No...
Kolay mı? Hiç değil, harbiden...
Bazı dergilerle vedalaşmak da güç oldu, ancak çizgi romanlar kadar değil...
Mojo ve Uncut arşivlerime kıyamadım ama artık zaten almayı bıraktığım Q arşivi bir müzik hastası genç kardeşimin evini boyladı.
Laneth, Tribün, Geceyarısı Sineması, Şizofrengi, Mondo Trasho gibi fanzinler kaldı ama belli sayılar dışında Galatasaray dergileri, yıllardır yerini koruyan Yeni Gündem, Birikim vesaire uygun adreslere dağıldı...

Haberin Devamı

CD KIYIMI BÜYÜKTÜ

CD kıyımı büyük oldu ama onların da büyük bölümü hakkını verecek bir kardeşime postalandı. “Zaten plak olarak var”, “Zaten mobil müzik dinleme cihazında yüklü”, “Zaten artık dinlemiyorum”, “Zaten hiç sevmedim”, “Zaten sevdiğim ya 1 ya 2 şarkı var” diye diye, zorlasan 1990’larda radyo istasyonu kurulabilecek sayıda CD çıktı.
En rahat dağıttığım arşiv ise filmlerdi. Teknolojinin yeni ve gelişen imkânlarını müzik konusunda çok kullanmasam da film konusunda tepe tepe kullanıyorum.
Yüklü bir film arşivine artık ihtiyacım kalmadığını ve artık neredeyse ayda 1 (yazıyla bir) kez DVD seyrettiğimi düşünerek çok az sayıda film ayırıp gerisini “Buyur, buradan izle” diyerek arkadaşlarıma sundum. Afiyet bal şeker olsun, hemen hepsi kapışıldı...
Big Lebowski’ye, Blade Runner’a vesaire dokundurtmam o ayrı...
Neticede yine kolilerce kitap, dergi, plak, dergi kaldı tabii ama sanırım bir daha eleme yapamayacak seviyeye inmeyi başardım.
Zalim miydim? Evet.
Vicdanım rahat mı? Evet.
Böyle bir acı bir daha yaşanmasın, amin...

Yazarın Tüm Yazıları