Çocuk ve gençler neden kilo alıyor

Çocuk ve gençlerde kilo sorununun yaygınlaştığını gösteren işaretler var. Aileler ve doktorlar bu durumdan endişe duyuyor. Haklılar!

Eğer bu problem ciddiye alınmazsa gelecek yıllarda daha çok şeker hastası, hipertansiyonlu ve koroner kalp hastası ile karşılaşmak zorunda kalacağız. (Bu arada size iyi bir haber de verelim: Sapanca’da, mükemmel bir tesiste (Güral Wellness Park) "Yaşasın Hayat Ekibi!" olarak Türkiye’de ilk kez çocuk ve gençlere yönelik son derece eğlenceli, eğitimi de keyifli ve fiziksel aktiviteleri de bol bir "kilo yönetimi kampı"nı Ağustos başında faaliyete geçireceğiz.) Bu yazımızda çocuk ve gençlerde fazla kiloluluk ve obezite sorununun arkasında yatan nedenleri yeniden size hatırlatmaya çalışacağız.

Yiyecek-içecek tüketimi artıyor: Yiyecek ve içecekler tarihin hiçbir döneminde şimdi olduğu kadar bol ve kolay ulaşılır olmamıştı. Cebindeki kredi kartı veya azıcık parası olan herkes bir fastfood restoranına gidip bir gün yetecek kadar kaloriyi sağlayacak şeyleri sipariş edebiliyor. (Bu siparişi internet üzerinden sadece tek tuşa basarak bile başarmak mümkün.) Çalışan anne babalar için de bu yiyecekler güzel bir seçenek oldu! (Hem yemek pişirmek için gerekli zaman ve emekten tasarruf ediyor, hem de markete gidip daha sağlıklı sebzeler veya daha nitelikli tahıl ve protein kaynaklarını satın alma masrafından kurtuluyorlar).

Yüksek kalorili besinler daha fazla yeniyor: İşlenmiş hazır, paketli yiyecekler ucuz ama aşırı şeker, tuz ve sağlıksız yağlarla yüklü. Baş suçlu sadece hamburgerler ya da patates kızartmaları değil. Taze sebze meyvenin fiyatı -ve bunları hazırlamak için gereken emek- pek çok anneyi hızlı, ucuz ve kolay hazırlanacak bu tür yiyecekler aramaya itiyor. Bu yiyeceklerin çoğu ne yazık ki birer kalori bombasıdır.

Porsiyonlar büyüyor: Porsiyon büyüklükleri büyüyüp genişleyen bel ölçümünüzün baş sorumlularından biri. Restoranlar fiyatlarını yükseltmeden daha büyük porsiyonlar sunuyor. (Biz de paramızın karşılığını almamız gerektiğini düşünüyoruz). Porsiyon büyüklüklerinin artık uygun yiyecek ve içecek miktarlarıyla alakası kalmadı. 1950’lerde gazozlar 24 cl’lik şişelerde olurdu, şimdi 50 cl’lik ve 60 cl’lik şişeler yaygın. Büyük şişe ya da kutulu içeceklerden biri, sırf şekerden 500 kalori sağlayabilir. Oysa hiçbir çocuk veya genç sadece içeceklerden bir günde bu kadar kalori almamalıdır. Pek çok kişi bu içeceklerle kazandığı kalorileri yemekten alınan kalorilerle bir tutmaz, bunları su gibi içer ve günlük kalori kazancına dahil etmez. Şekerli içecekleri azaltmak gerekiyor.

FORMA GİRMENİN 1. KURALI

"Büyüten" besinler tüketin

"Büyüten" besinler genç bedenlerin büyümesine yardımcı olan besleyici maddelerce zengin olan gıdalardır. Bunlar, besin değeri olmadan yalnızca enerji veren boş kaloriler içermezler. Bunun yerine, çocuklarımızın büyümek ve güçlenmek için ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerle dolu olan kalorileri içerirler.

Büyüten besinler, çok yemek yiyenler için de iyidir. Çünkü bu besinler daha kolay doygunluk hissi yaratıp böyle çocukların daha az yemesini sağlarlar. Büyüten besinler, az yemek yiyenler ("seçici yiyiciler") için de iyidir. Çünkü küçük bir porsiyonda birçok besleyici maddeyi vücuda kazandırırlar.

Büyüten besinler nelerdir? Bunlar hiç işlenmemiş ya da olabildiğinde az işlenmiş yiyeceklerdir. Büyüten besinler; tam sebze ve meyveleri, tam kabuklu tahılları, kabuklu yemişleri, yağsız etleri, bütün taze süt ve ürünlerini ve derin deniz balıklarını içerir. Şu Altın Kural’ı aklınızda tutun: Bir besin ne kadar az işlenmişse, çocuğunuz için o kadar iyidir.

Bunlar da önemli

Hormonal ve metabolik bazı hastalıklar şişmanlatabiliyor: Tiroid bezi tembelliği, böbrek üstü bezlerinin aşırı aktivitesi gibi hormonal ve metabolik sorunlar çok önemli hazırlayıcılardır.

Kortizon gibi bazı kilo aldırıcı ilaçların bilinçsiz kullanımı etkili olabilir.

Evde ve okulda stresli, endişeli bir yaşam tarzı; aile yapısında ani değişimler önemli bir etkendir: Anne-babanın boşanması, aile bireylerinden birinin kaybı, okul ile ilişkili ciddi sorunlar da kilo sorununu tetikleyen faktörlerdir.

Psikolojik sorunlara dikkat edin: Kişisel güven yetersizliği, özgüven noksanlığı, kişilik bozuklukları, depresyon ve diğer bazı psikolojik sorunların mevcudiyeti de kilo almayı kolaylaştırıyor.

Genetik faktörler de önemlidir: Şişman anne ve babaların çocuklarında kilo sorunu olasılığı yüzde 80’dir. Ailede "kilo sorunu" görülüyorsa, çocuklarınızı daha iyi izleyin.

Yetersiz bedensel aktiviteyi ciddiye alın: Günümüzde çocuklar hareketli oyunlarda daha az, televizyon seyrederken, bilgisayar oyunları oynarken, internette sörf yaparken daha fazla zaman harcıyor. Bu faaliyetlerin kilo alımı üzerinde çifte etkisi olabilir. Bunlar, hareketli oyunlara verilecek zamanı çalmakla kalmaz, aynı zamanda çocukları ustalıkla yiyecek reklamlarına da maruz bırakır. Onları yüksek kalorili ve sağlıksız atıştırmalıklara yöneltir. Yani birer kalori kazanma ve depolama makinesine çevirir. Okullarda artık beden eğitimi dersleri verilmeyen ve hatta öğlen ve ara teneffüsleri de başka gereklilikler için kısıtlanan çocuklar için fiziksel aktivitelere katılmak da daha zorlaşmış durumda. Şehirlerde yaşayan ama özel kulüplere ya da kurslara verecek parası olmayanlar çocuklarının dışarıda güvenle oynayacakları az yer olduğunu düşünebilirler.

Toplumsal değişim de etkili

Günümüzde çoğu ailede anne ve baba çalışıyor. Bu da, çocukların yuvada veya okulda daha fazla kalmaları anlamına geliyor. Yuvalarda ve okullarda verilen yiyecekler, eğer seçme şansınız olsa sizin tercih edeceğiniz yiyecekler olmazdı. Ayrıca genelde okullardaki tatsız yiyecekler nedeniyle pek çok çocuk, otomatik makinelerden abur cubur besinleri (gofretler, cipsler, bisküviler, browniler...) almayı tercih ediyor. Pek çok okulda artık fastfood veren kafeteryalar bile var! (Çünkü bunların kiraları okul yönetimlerine para kazandırıyor.) Ebeveynler sağlıklı bir çevre için bastırmazlarsa, çocukları için aktivitede bunmak hayal olacak. Çocuklar oyun alanlarını kaybedecek. Okul bahçeleri, parklar yiyecek-içecek satan büfelerle dolacak.

Az miktarda ve sık yemeye teşvik edin

Açlıktan kurtulmanın en iyi yolu, az miktarda ve sık yemektir. Küçük çocukların neredeyse yumrukları kadar küçük mideleri vardır. Çocuğunuzu günde üç büyük öğün yemek yerine, gün boyunca sık sık besleyici küçük öğünler halinde (günde 5-7 öğün ya da her 2-3 saatte bir yiyerek) beslenmeye teşvik edin. Gün boyunca sık sık, küçük besleyici öğünler halinde yemek yiyen çocuklar, günde iki ya da üç büyük öğünle beslenenlere göre daha az gereksiz vücut yağına sahip oluyor.

Az miktarda ve sık yemek yemek yerine, az sayıda büyük öğünlerle beslendiğinizde olanlar şundan ibaret: Uzun süren bir açlıktan sonra, büyük bir yemek yediğinizde, kandaki insülin seviyesi önce aniden yükselir, sonra da aniden düşer. Tıpkı çok fazla şeker tüketmek gibi, büyük öğünlerde çocuğun halsiz hissetmesine ve kısa süre sonra yeniden yemek yemek istemesine neden olur.

Diğer taraftan az ve sık yemek yemek, sağlıklı beslenmek için yaktığınız kalori kadar yemenizdir. Gün boyunca sık sık, az miktarda sağlıklı besinler tüketmek kandaki insülin seviyesini sabit tutar. Bu temel hormon sabit olduğunda ise, vücuttaki tüm diğer hormonlar da sabit olur.

Semizotunda sadece Omega-3 yok

Semizotu Türk mutfağının en favori yeşilliklerinden biridir, bize göre süper yiyeceklerin en başına yerleştirilmelidir. Semizotu salatası içine birazcık mercimek, domates, soğan eklenip nar taneleri ile süslendiğinde mükemmel ve sağlıklı bir seçimdir. Semizotunu pişirmeden yoğurt ekleyerek de yiyebilirsiniz. Semizotunda bitkisel Omega-3 yağ asidi, E vitamini, C vitamini, Folik Asit, kolesterolü azaltan bitkisel steroller ve güçlü bir mineral yükü mevcuttur. Faydalanın!

Diyetinize uygun bir yemek tarifi

Bir öğle öğününde karbonhidrat, protein ve yağ dengesi diyetinize uygun bu tarifi tüketebilirsiniz. Bir sonraki ana öğünde salata ve bir avuç içi büyüklüğü et ile hazırlanmış salata yeterli olacaktır.

Yoğurtlu bulgur köftesi (6 kişilik) (1 porsiyonu 200 kalori)

2,5 su bardağı ince bulgur

3 yemek kaşığı un

2 çorba kaşığı sıvı yağ

1 çorba kaşığı salça

1 tutam pul biber

2 diş sarmısak

2 su bardağı az yağlı yoğurt

Tuz, karabiber

Hadi yapalım: Bulguru sıcak suyla ıslatın. Suyunu çekip yumuşayınca un ve tuz ilave edilerek yoğurun. Ceviz büyüklüğünde toplar yapın. Yaptığımız topların ortasını parmakla bastırarak delik açın. Bütün hepsini yaptıktan sonra sarmısaklı yoğurdu ortalarına dökün. Bir tencerede sıvı yağ ile kırmızı biberi yağ yanmayacak şekilde 3-4 dakika pişirin. Sarmısaklı yoğurdu üstüne döküp servis yapabilirsiniz.

Kilo kontrolü programınız

Sürekli yazılarınızı okuyorum. Beslenmeme dikkat etmeye çalışıyorum fakat zayıflayamıyorum. Ailemde diyabet hastası var. Diyete başlamadan hangi tahlilleri yaptırmam gerekiyor?

Sağlıklı kilo kaybetmek için izleyeceğiniz en doğru yol şudur;

1. Hekim kontrolü

Muayene

Tahliller (ailedeki sağlık sorunları ve kilo almanızı etkileyen durumlar...)

2. Diyetisyen konsültasyonu

Vücut analizi

Beslenme davranış değerlendirmesi

Besin tüketim kaydı ve öyküsü

3. Egzersiz uzmanı ile görüşme

Günlük aktivite öyküsünün alınması

4. Psikolog ile görüşme

Psikolojik duruma göre beslenme davranışı değerlendirme

Sonuç:

Doktorunuz tarafından gerekiyorsa ilaç tedavisi

Diyetisyenin sağlık durumunuza ve size özel hazırladığı beslenme programı

Egzersiz danışmanının size özel hazırladığı bir egzersiz programı ile sağlıklı ve olması gereken kilo kaybını sağlayabilirisiniz.

Şunu unutmayın ki kilo kontrolü bir ekip işidir ve bir kişiyi atlamanız bir adımı eksik atmanız başarısız sonuç demektir. Bu sıraya göre izlenmediğiniz takdirde kalıcı ve sağlıklı kilo kaybını sağlamayabilirsiniz.
Yazarın Tüm Yazıları