Burka ve peçe, Emniyet Müdürlüğüne girmemeli

TANIK olduğum bir olayı Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne e-posta ile gönderecektim ama beni ciddiye almazlar diye vazgeçtim. Acaba sizin köşenizde yayınlanması uygun olur mu?

Ben 23 yaşında Ankara’da oturan üniversite öğrencisi bir gencim. Tam tarihini hatırlayamıyorum; iki ay önce olabilir. Emniyet Müdürlüğü’ne amcamın pasaportlarını teslim almak için gittik. Uzunca bir kuyruk vardı. Biz de sıraya girdik. Sırada bizim gibi çoğu kişinin dikkati iki bayan çekti; biri normal tesettürlüydü, diğeri de gözlerine kadar kapkara örtülüydü.

Bu bayanlar büyük ihtimal umreye gitmek için pasaport çıkartanlardandı.

Emniyet Müdürlüğü yetkililerine sorum; laik Türkiye Cumhuriyetinin başkentinde en önemli devlet kurumlarından birine Taliban rejimindeki gibi giyinen yani yüzünü ve gözünü kara örtülere örten biri nasıl girebiliyor?

Bayan o kadar tanınmayacak şekilde yüzünü ve gözünü örtmüşti ki acaba örtü örtenin altındaki ihtiyar mı, genç mi erkek mi, kadın mı, şüpheli bir şahıs mı, olup olmadığı hiç anlaşılmıyordu. Bu şekilde örtünen biri pasaportunu teslim alacağı yere kadar nasıl girebiliyor?

O bayanın pasaport alıp almadığını görmedim ama şayet o bayan pasaport aldıysa, görevli bayan polis, bu hanımın yüzünü görmeden nasıl pasaport verebiliyor?

Bunu anlamış değilim..

Hac ve umreye Türkiye’den çok sayıda vatandaşımız gidiyor. Ben Hacca ve umreye gidilmesine karşı değilim. Emniyet yetkilileri böyle dikkat çekecek bu tür giysili kişiler emniyetin pasaport şubelerine sokulmamalı. Yahut da AKP’li vekillerin eşlerinin giydiği gibi türbanlılara verilsin.

Burka ve peçeyle yüzünü ve gözünü örten kişiler toplumda özellikle Büyükşehirlerde çok dikkat çekiyor. Ve bu kişiler toplumda kutuplaşmalara da yol açıyorlar.. Güzelce tesestürlü olan yani yüzünü ve gözünü kapatmayan teyzelerimiz ablalarımız hacca umreye gitmek için pasaport alıyorlar. Bunlara hiçbir şey demiyorumÖ ve bunlar normal hayatte hiç dikkat çekmiyor? Benim Halamda Hacıya gitti. Halam Emniyete Pasaport almaya giderken Tesettürlüydü ama kesinlikle yüzünü ve gözünü hiç kapatmamıştı. Tolca AKCAN

’Susuz Ankara’

ODTÜ Mezunları Derneği’nden:

Derneğimizin Kent Yönetimi ve Çevre Komisyonu tarafından 22 Kasım perşembe günü, Ankara’nın su sorununu ele alan ’Susuz Ankara’ başlıklı bir panel gerçekleştirecektir.

1930- 2007 yillari arasında kentin içme/kullanma suyu temini için yapılan çalışmalar; Sakarya havzası ile Kızılırmak suları alternatiflerinin karşılaştırılması çalışmaları, kürüsel ısınma ve iklim değişikliği, Ankara’da yıllar itibariyle yağış miktarındaki değişmelere göre kuraklık, kentin dağıtım şebekesinin sorunları, çalışmaların suyun maliyetine etkisi, sudaki kimyasal

parametreler ve Kırılırmak suyu gibi Ankara’nın güncel su sorunu konusunda tüm bilmek isteyeceklerinizi yetkili ağızlardan dinleyebileceğiniz ve tartışabileceğiniz bu panele bekliyoruz.

Konuşmacılar; Prof. Celal Gökçay, Mumtaz Turfan, Hacı Baydar ve Levent Tosun

Yer; ODTÜ Mezunları Derneği, Vişnelik Salonu. odtumd@odtumd.org.tr/www.odtumd.org.tr

Boru patladı tel koptu

MAMAK Ekin Mahallesi’nde oturuyorum. Şikayet konumuz ise elektrik ve su kesintilerinin artık canımızdan bezdirmesi...

En son su kesintisini ASKİ iki gün olarak bildirdi, çalışma yapılacak dendi, tamam dedik.

İki gün geçti sularımız halen akmıyor Mamak ASKİ’yi aradık, (373 01 41’i ezberledik.

Sularımız akmıyor, dedik. Her zamanki cevap geldi; boru patlamış.

Ne zaman verirsiniz dedik, iki saat dediler.

İki gün sonra suyumuz geldi önceki akşama doğru.

Sabah kalktık sular yine kesik. Yine aradık ASKİ’yi, boru patlamış, bu arızanın özelliği var bunu mütahhit firma patlatmış.

Halen sularımız kesik (geçen cuma) ve saat 14.30. Suyu verdiklerinde ise neredeyse 8-10 saatte

geliyor. Yerimiz yüksekmiş.

Sn. Bayer, şimdi sadece bunun için mi yazdınız diyeceksiniz. Bu olay devamlı yaşadığımız bir durum, bir ayda 10-15 gün suyumuz ya akar ya akmaz. Bir de su faturalarımız sular akmadığı halde nerdeyse hep aynı geliyor o da ilginç tabii ki...

Elektrik sıkıntımızında bundan farkı yok.

Bu bölge Ankara’nın kenar semti, kimse sesini çıkarmaz zihniyeti hakim olduğuna eminim. Şikayetlerinizi dile getirdiniz mi diye soracaksınız; ben de bütün telefonları mevcut, verilen tek cevap boru patladı, elektrik için tel koptu, trafo yandı vs... Burası gecekondu bölgesinden apartman sistemine geçen bir bölge, bir evin olduğu arsada on ev yaşamaya başlıyor tabii ki, elektrik ve suda sıkıntı oluyor.

Faturalar tıkır tıkır kesiliyor ama hizmet sıfır.

Ercan COŞKUN

Şoför ’sigara içmek’te imtiyazlı

12 Ekim cuma günü,(bayramın ilk günü) Metro şirketinin, 34 AT 0115 plakalı otobüsünün, saat 11.30’da Ankara’dan Antalya Belek’e hareket eden, 11 koltuk nolu yolcusuydum. Polatlı’yı yeni geçmiştik ki hassas olmayan burnuma, sigara kokusu geldi. Önce yanımda oturan gençin üstü mü kokuyor diye kokladım, yanıtım olumsuz olunca etrafıma göz attığımda bir de ne göreyim.

İki sıra önümde otobüsü kullanan kaptanın elinde dumanı çıkan sigara var. Hemen başucumdaki düğmeye bastığımda karşıma yakasında 06-204 yazılı (başkasının onu Ayşe diye çağırdığı) genç bayan geldi. "Bu otobüste sigara içme yasağı yok mu?" diye sordum.

"Yasak var ama, bu kaptan için geçerli değil" demez mi?

Hemen bir çağrışım oldu. Üyesi olduğum Ankara’nın en büyük 19 Mayıs Tenis Külübü’nün bu yıl seçilen, kulüpte sigara içen ve uzmanlığı ’süt inekleri" olan bayan Prof.un da "Böyle bir yorum" sahibi olması... (Almanlar buna: Frauen Logick-’kadın mantığı’ diyorlar...

Mahmut Tankut KIŞLALI
Yazarın Tüm Yazıları