Yılın son gününde bir yıldız seçin

Bu evren, bu gökyüzü tapınmaları geride bıraksa bile, insan hayatındaki rolüne duyulan inanç hiçbir zaman kaybolmuyor. Yeni yılda beni ne bekliyor, merakı sadece sıradan bir kader arayışı değil.

Satürn ve Jüpiter 9 bin yıl önce buluşuyor. Bu buluşma insanlığın önünü açıyor. Doğa bilimlerinde, matematikte, felsefede, astronomide.

Aynı zamanda astrolojide, yıldız falında. "Gelecek yıl benim halim ne olacak", sorusu, bu buluşmayla birlikte, geleceğe duyulan merakı körüklüyor, umutlara kaynaklık ediyor.

Öncülük Babil’e, sonra eski Roma ve Yunan uygarlıklarına ait. Astroloji ve yeni yıl merakı, birkaç bin yıl önce, bilime giden taşları döşüyor.

Jüpiter kral yıldız. Satürn ise, halkın yıldızı. Jüpiter ile Satürn’ün buluşması, kralın halkla buluşması.

Gökyüzü bir bilmece. Milyonlarca yıldız. Bazı yıldızların ışıkları biz dünyalılara yaklaşık üç milyon ışık yılı sonrasında ulaşıyor. Işık ulaştığında, o yıldız belki çoktan sönmüş oluyor.

Gökyüzü, o sonsuzluk, yağmur, kar, gök gürültüsü, güneş ve sistemi, insanları ürkütüyor. "Demek ki, tanrı orada" inancı. Yıldızlar ve güneş her şeye kadir. Tek tanrılı dinler öncesi, onlara tapınmak, bu etkinin ürünü.

İnanışa göre güneş, insandaki kaderin odağı. Fal, güneşin mevsimlere göre hareketinden doğuyor. Güneş ışınlarının en dik geldiği aylar, yaz ayları. Güneş çok güçlü, demek ki, aslan burcu. Sonbahar, güneş, kışla bahar arasında kararsız, dengelemek gerek, demek ki, terazi burcu. Kıştan bahara dönerken, yeşillik ve tazelik, demek ki, balık ve koç burcu.

Zamanla bu inanış yerini bilimsel buluşlara bırakıyor. Gökyüzü ve yıldızların sırları astronomi ve matematik yoluyla çözüldükçe, yıldızlara duyulan inanç, bir anlamda kadere inanmak, daha da pekişiyor.

Hatta felsefe, gökyüzü ve yıldızlardan başlıyor. Yıldızlara ve fala inanmak, ünlü düşünür Goethe’de bile yer ediyor. Ama, boşuna değil. Çünkü, Aristo, Gökyüzü Üzerine, yazıyor. Kopernik, devrimini buna oturtuyor. Galile işe, Yıldızların Elçiliği, yazısıyla başlıyor. Dünya dönüyor, dediğinde, öğretisini yıldız matematiği üzerine oturtuyor.

HER YILDIZ İNSANA BİR KADER ÇİZİYOR

Pratik aklın dehası Kant bile, kurduğu felsefede gökyüzü yasalarından esinleniyor. Pascal, işin matematiğini kurarken, Nietzsche’den Jean Paul Sartre’a uzanan felsefe zinciri, gökyüzüyle mutlaka meşgul.

Bu evren, bu gökyüzü tapınmaları geride bıraksa bile, insan hayatındaki rolüne duyulan inanç hiçbir zaman kaybolmuyor. Yeni yılda beni ne bekliyor, merakı sadece sıradan bir kader arayışı değil. Felsefi ve bilimsel temele oturan "ben" denkleminin çözüm denemesi. Şu anda "ben" neredeyim, gelecek yıl ve sonrasında ne olacağım, sorularında ipuçları.

Birkaç yıl önce, Hoimar Von Ditfurth’un kaleminden, Dinozorların Sessiz Gecesi’ni okurken, evrenin adım adım nasıl oluştuğuna dalıyorum. Evrene duyduğum merakı bu yıl iki ayrı kitapla sürdürüyorum. Bill Bryson’un "A Short History Nearly About Everything" (Hemen Her Şeyin Kısa Tarihi-Boyner Yayınları 2004) ve Timothy Ferris’ten "Fasziniert von den Sternen" kitapları, özetle aktardığım bilgilerin kaynağı.

Gökyüzünde bilinen yıldızların her biri ayrı bir anlam taşıyor. Her yıldız, gelmiş geçmiş milyarlarca insana bir kader çiziyor. Bu bir inanış. Ama, bilimsel temele oturduğunda, sırt dönmek o kadar kolay değil.

Bununla birlikte, gazetelerde her gün yayınlanan yıldız falları, bilimin dışında. O sadece bir eğlence. Ya yaşasın şanslıyım, dedirten ya da, kendime biraz çekidüzen vereyim, üslubunda gündelik bir aşı.

Yeni yılın bu son gününde, gökyüzüne bakın, kendinize bir yıldız seçin. O yıldız belki sizin kaderiniz. İnanmak şart değil. Belki bir avunma.
Yazarın Tüm Yazıları