Sihirli Dilek Kutusu (Sizden gelenler – 4)

Sizden gelen dilekleri yayınlamaya devam...

Bugün de 4. Posta.

Öncekileri okumak isterseniz diye, her seferinde bir öncekinin linkini de paylaşıyorum. Böylece arşivde de düzgün sırayla bulunur...

 

4 Yapraklı Yonca’nın Sihirli Dilek Kutusu (sizden gelenler -1) için:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/yonca-tokbas-kelebek/sihirli-dilek-kutusu-sizden-gelenler-1-40685627

 

4 Yapraklı Yonca’nın Sihirli Dilek Kutusu (sizden gelenler -2) için:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/yonca-tokbas-kelebek/sihirli-dilek-kutusu-sizden-gelenler-2-40688751

 

4 Yapraklı Yonca’nın Sihirli Dilek Kutusu (sizden gelenler -2) için:

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/yonca-tokbas/sihirli-dilek-kutusu-sizden-gelenler-3-40689980

 

 

Yarın 5. Posta yayında olacak....

Tüm dileklerimiz gerçek olsun diyerek bu postayı da salıyorum evrene.

Yonca

“sihircibaşı”

 

*****

24 yaşında iki kere lösemi kanserini yenmiş ve şimdilerde bacağımdaki tümör
nedeniyle bacağımın alınması tehlikesiyle karşı karşıya kalmış hayatı deli
dolu yaşayan, ruhu kalbiyle adeta dans eden birisiyim. Bundan sonraki
hayatımda sadece ve sadece sağlık diliyorum. Dünya için huzur, mutluluk ve
barış diliyorum.

 

****

Öncelikle içimde var ettiğim değersizlik, yetersizlik, başarısızlık prangasını çözeceğim boynumdan. Sonra mükemmelliyetçiliğin ipini salıvereceğim. Kendimden başka kimseyi değiştiremeyeceğim fikrini takacağım koluma. Nasıl asla derim! Hayat 'asla' dediğim yerden yakalayıveriyor sonra. Neticesinde Musa da benim, Firavun da. Bu yıl yargılama duvarımı tuz buz etmek istiyorum. Yeni yılda kendime, yaşadığım her olay ve duyguya güvenmeye ihtiyacım var. Düşsem de, olmaz desem de yürümeye, inanmaya. Bana verilen tek an'ın içinde özgürleşmek, üretmek, faydalı olmak 'beni' şifalandırıyor.
Biliyorum hayat, bana yeni yılda okul öncesi çocuklarla ilgili planım için yol gösterip doğanın kucağında; tertemiz yüreklerin, zihinlerin kendi doğalarını keşfettikleri; sevgi, saygı, güven, adalet, yardımlaşma, cömertlik gibi değerlerin yağmur gibi yüreklerine yağdığı bir çatı verecek. Bunun için başlamam, heves etmem, yılmamam, korkmamam, dinlemem, okumam, güvenmem ve coşmam gerek.
Yediğim şeylere dönüştüğümün farkındalığında, midemin kapısından nefsimin her istediğini sokmamaya niyetliyim. Her sabah kaslarımı esnetmek için zaman ayıracağım kendime. Dualarımı ve namazımı aksatmayacağım. Zihnimin vesveseye bulanmış iplerini ele geçirip idrakımı, imanımı arttırarak kalbimin sesini daha çok açacağım. El aleme fazla kulak kabarttığım ve özümden uzaklaştığım için, kendimi yetersiz gördüğüm için kendimi affediyorum. Merhamete, doğru  ve yanlışı ayırt etme idrakına, sevmeye sevilmeye kendimi açabildiğim için seviyorum beni. Kalpten konuşan, faydalı olmak için emek veren tüm canlarla kucaklaşmak istiyorum. Maddenin, hırsın, öfkenin, gücün peşine düşen; yüze gülüp arkadan konuşan canlardan da sakınmayı planlıyorum. Ve hepsinden önemlisi tüm bu yazdıklarımı hayata geçirebilmem için Yaradan'ın elimi hep tutmasını İSTİYORUM.
Bu okurun coştu Yonca Abla; ama bir cümleyi atsam sanki samimiyetini yitirecek gibi.. Olduğu gibi olsun istedim. AA bir de yeni yılda yüreğimi daha çok açasım var.

 

****

Yonca hanım merhaba;
Ben 56 yaşında emekliyim.  28 yaşında bir kızım var, tek dileğim kızımın yuvasını kurmasıdır. Buna ilaveten; 2018'de elimde imkan olsaydı; sokakta kimsesiz ve evsiz dolaşan insanlara bir fabrika ve bakım evi kurardım. Fabrikamın yanına da sokak köpekleri için barınak yapardım.
Hayatta en çok, memleketim Niğde'de bahçeli ve meyve ağaçları bulunan bir taş evim olmasını isterim.
Her şeyden önce; kızımın evlenerek yuva kurması ve bir torunum olmasını isterim. 2018'de bir torunum olmasını çok ama çoooooooooooooooook isterim.

*****

Kısa,uzun yorucu seyahatlar yapabilecek sağlık. Bu seyahatleri karşılayacak
kadar para. Değişik lezzetleri tadabilecek kadar iştah. Döndüğümde bu
yaptıklarımı hatırlayacak kadar dimağ ver Allahım Amin Amin Amin.
Kısacası; yaşam çoşkum, sevdiklerimin varlığı ve sağlığı, hayallerim, seyahatlerim, bolluk, bereketim, neşem huzurum....Gerisi olur.

****

-Beni mutsuz eden her kim ve ne varsa uzak durmaya devam
-En önemli dileğim çocuklarımın karşısına iyi insanlar çıksın ve lütfen büyük oğlum apolitik olsun babasıyla arasını düzeltsin.
-Bu yıl da koşabileyim hatta 15k olsun İstanbul'da bu defa ve daha çok bağış toplayayım.
-Kendimi zorlayıp sakatlamayayım 2018'de şu an olduğu gibi... (bkz. adım adım)
-Daha çok çiçek olsun hayatımda ve doğa-deniz-koşu.
-Yılın sonunda doktora tezim bitmiş olsun ama çok güzel bir tez olarak.
-Dostlarım yanımda olsun ve tüm sevdiklerim sağlıklı...
-Bir de keyifli sofralar olsun bol kahkahalı.
Özetle: Huzur+sağlık+spor+keyif ve başarı...
Bu mudur? Bence budur!!!
Sevgi ve selamlar bir de tü tüt tü tü maşallahlar...

***

Kim bilir hangi dilekler gerçekleşti de yeniden sana yazmak istediler.
Ben çoğalmayı dilemiştim bir sürü şey yanında, dünya tatlısı bir oğlumuz daha oldu. Yaşını bekliyoruz heyecanla...
Ve dileklerim yeni yıl için;
Önce sağlık. Sonra huzur, mutluluk. Çok klişe belki ama bunlar bir araya gelince sırtımız yere gelmez, biliyorum.
İstanbul'dan çok uzaklara gitmek. Mavinin, yeşilin, sakinliğin olduğu çok uzaklar..
Yepyeni başlangıçlar; yeni şehir, yeni ev, belki yeniden üniversite hayatı, yeni bir kariyer, ailemle yeni bir yaşam, yeni seyahatler, yeni keşifler... İyi insanlar hep yanı başımızda olsun, nerede olursak olalım.
Gel 2018 neşenle, mutluluğunla. Heyecanlıyız, umut doluyuz.
Bekliyoruz.

****

Emekli olmak ve  yeni iş anlamında atölye açmak. Ahşap boyama yapmak,
kafesinde sohbet etmek. Can dostlarımız hayvanlara faydalı olmak. Karman
çormanlık içinde faydalı olabilmek.
Oğlumun üniversiteyi bir an önce bitirmesi hayata olumlu bakmasını, kızımın
yürüdüğü yolda daha çok başarılı olmasını, yarattığı karekterin tüm
dünyada sevilmesi ve hayallerine uygun eş karşılaşmasını istiyorum 2018’den.
***

Daha çok okumak ve bilgi sahibi olmak istiyorum. Biliyorum ki ne kadar öğrenirsem o kadar kendimi iyi ve mutlu hissedeceğim. 2018 yılında da inşallah öğretmen olurum ve ülkemize hizmet ederim.

***

Yazmalara okumalara doyamayan ben
İçindekini dökerken noktalama işaretlerini bile unutan ben konu dilekler niyetler arzular gönülden geçenler olunca nedense bir kal gelme durumu yaşıyorum her daim
Çok uzun yıllar yaradan’ dan bile arsızca her şeyi isteyenleri algılamakta zorlandım sırf bu sebeple
Haddi bilmek lazım para para para ne ya derdi benden al ne diye birde etrafıma kızarak
Sonra bir olgunlaşma zamanı vardır ya hani meyvenin, sanıyorum benimde çekirdek zamanlarımda beynimde daha çekirdek kadarmış ve yaradan’ la ne istiyorsan nasıl istiyorsan konuşabileceğini anlamaya başladım meyve olmaya doğru olan zamanlarımda.
Ve yıllar içinde aslında insanların epey bir kısmının bildiği fakat bilgiyi isteyenlerin bilmeye hazır oldukça arayarak bulabildiği başka şeyler olduğunu da öğrenmeye başladım
İyi olacaksın kardeşim düşüncende dilinde kalbinde İYİ olacak
İyi sözler ne kadar çoksa yanlışlıkla söylenen diğerlerinin etkisini azaltma gücü o kadar fazla
Ve hatta evrende hiçbir şey kaybolmuyormuş meğer o boşluk zannettiğimiz yerde meğer adına enerji dediğimiz görünmez bir bulut topuna dönüşüyormuş ve bu balonu neyle beslersek üzerimize de onlar yağıyormuş (farkındayım yine noktalamaları unuttuğumun yollamadan bakıcam birazdan ama gerçekten konuşur gibi yazmam gerek sana umarım ve dilerim beni anlamakta zorlanmazsın ben kendimi iyi ifade etmek isterim sana çünkü)
Şimdi bu bilgiler  bu kadar bildikken insanlar daha 1900 lerin ikinci yarılarından beri bilimle bile iyi sözün etkilerini daha çok yazıp çizmeye başlamışken insanlara neden yeryüzünde bundan bihaber bu kadar çok insan var değil mi??
Okuyorum bugün dileklerini seninle paylaşanları
Daha ne kadar ''çok iyi yaz iyi konuşu'' anlatmak gerektiğini bana da hatırlattı bir kez daha
İçinde İYİ lik olan bir şey diledin mi zaten ona kötülük nasıl bulaşır ki
Herkes herkesi kendi en sevdiği gibi görsün bu dünyada
Tanımadığı bir insana Hay Allah nerde tanışmıştık biz bu tatlı insanla duygusuyla baksın hep
Her daim sıcacık evlerde lezzetli yemeklerle muhteşem ailelerle yaşasın insanlar
Hatta dünyadaki tüm canlılar diyelim buna hayvan dostlarımızı unutmamak adına
Sular havalar bitkiler kirlenmesin en harikulade şekilde yaşamlarını devam ettirebilsinler diye muazzam özen gösteren yaratıklar olalım
Herkes herkesle akraba herkes herkesle kol kola bütün şarkılar bildik bütün dilekler dua
Şimdi özetle her şey genel büyük tabloda iyi olacaksa tek ve bir dua ile; zaten özele de yukardaki iyilik sirayet etmeyecek mi ki
oysa biz duaya dilemeye en alttan başlıyoruz bi yerde bu yanlışa düşmüşüz düşürülmüşüz bilemiyorum kimseyi suçlayasım yok
illa bana ver beni koru benim sevdilerimi koru ben dolaşayım dünyayı ben yardım edeyim insanlara hayvanlara beni cennetine al vs vs vs
yahu herkes iyi olursa zaten benim yardımıma ihtiyaç kalmazsa bu daha güzel değil mi
yarın sabah dünyada hiç kimse kötülük görmeyecek kimse öldürülmeyecek açlık olmayacak herkes bilgi için gülümsemek için gayret edicek bir düşünsene diyesim var insanlara
oysa biz olmayı zenginliği her türlü iyilik için kullanmayı ve paylaşmayı paylaşınca katlanarak çoğalacağını iyiliğin EBE der gibi birbimize bulaşması gerektiğini ve bunun bu dünyadaki ödevimiz ve görevimiz olduğunu düşünmek istiyorum her daim
Kaan için istediğimi Aslan Cem için istemeyeceksem içine yaratıldığım bu yaşamda yaradan’ın yüzüne nasıl bakıcam huzuruna vardığımda
kıymet değer saygı sevgi iyilik aşk dostluk kucaklaşma emek gayret bilgi dilek dilemek ve duaya varıyor

öze varıyor
bir delinin günlüğü kıvamında oldu farkındayım ama yine susamadım
ruhuna bir sarılasım geldi sanki senin de buna benimde buna ihtiyacım vardı
teşekkür ediyorum Yonca iyi ki varsın selam olsun sana diyesim geldi
not: çok da noktalayamadım affet :))
****

Okuduklarımı, biriktirdiklerimi daha çok kişiye aktarabileyim. Paylaştıkça mutlu oluyorum.
Daha az kaygılı olayım istiyorum. İki kızımın da yetenekleri ve istekleri ile ilgili alanlarda yürümeleri dileğim.
Eğitime çok fazla önem verilmesi bunun içinde gerekli olanların yapılması ve konudan iyi anlayan kişilerin ele alması dileğim.
Gönlümde deniz kenarında bir ev ve güzel bir arabada var tabi ki.

***

2018, geçen hiçbir yılı aratmasın dilerim. Sağlıklar, güzellikler, mucizeler benimle olsun. Hayallerime adım adım yaklaştığım, ufkumu genişlettiğim, yaratıcılığımı arttırdığım bir sene olsun. Bayadır yazı yazamıyorum, ilham gelmiyor. 2018 ilhamlı gelsin. En önemlisi en güzel yıllardan biri olsun... Kafamda birkaç yurtdışı rotası var, onlar olursa da süper olur. Aynı şeyleri sevdiklerim için de dilerim tabii ki. Valla çift sayılı yıllar tek sayılı yıllar bilmem, 2018 umarım şansıyla bereketiyle sağlığıyla gelir.

****

2018 yılında; Bolca sağlığım olsun, tatlı huzurum olsun, ballı kaymaklı aşk dolu evliliğim olsun, lokum gibi bebeğim olsun. Mesleğime uygun hafta sonu tatil kayda değer olan bir  işim olsun. Etrafimda iyi yürekli insanlar olsun. Sevdiklerim hep yanımda olsun. İnsanlığa yarar sağlayacak projelerim olsun. Dünyayı gezecek ve keşfedecek zamanım ve param olsun. Evim olsun arabam olsun bisikletim olsun ve bunları yapacak gücüm olsun. Teşekkürler.

***

1) oğlum sağlıkla okulunu bitirsin, mutlu olacağı bir iş yapsın ve bolluk
bereket içinde hayatı sevdikleriyle paylaşarak yaşasın, iyi kalpli bir
sevgilisi olsun birbirleriyle mutlu olsunlar.
2)Sevgilimle beraberliğim huzurla aşkla sürsün aynı evde yaşamaya
başlayalım, sakin ama eğlenceli bir hayatımız olsun, güzel sofralarda
sevdiklerimizle güzel günlerimiz olsun.
3) istediğimiz zeytinlikler içinde bir evimiz olsun, ben verandada
zeytinyağlı yaprak sararken sevgilim bahçe ile uğraşsın fonda güzel bir
Zeki Müren şarkısı çalsın.
4) ikimizin de çocukları mutlu sağlıklı olsun
5) Annem sağlıkla ve mutlulukla yaşasın hayattan zevk alsın
6) işyerinde sistem kurulsun her şey yoluna girsin, patronum huzur bulsun,
sakin olsun, mutlu olsun, bol paralar kazansın ve ben çalışma saatlerimi
günlerimi azaltayım
7) sevgilim güzel projeler yapsın, bereketli kazancı olsun hayallerini
gerçekleştirsin.
8) spora geri döneyim, sağlığım yerinde olsun, yediğim her lokmayı sağlıkla
şükürle yiyeyim
9) dostlarım, sevdiklerim etrafımda olsun

Her anını şükrederek neşeyle yaşayayım ve  hayat amacıma uygun mutlu mesut
etrafıma fayda sağlayarak yaşayacağım bir yıl olsun

Yonca’cım iyi ki varsın sihirli dilek kutun tüm dünyanın güzel dileklerini alıp
gerçeğe dönüştürsün. Yazılmayanları da!

 

 

 

(devamı yarına.. )

 

 

X

Eğitime Koşar Adım

Sonsuz umut dolu, hakkıyla kayda değer ve çok anlamlı bir haberim var.

Eğer çocuklarımın okul, sınav durumları izin verirse, bir ucundan tutmak için yanıp tutuştuğum bir proje hayata geçiyor.
Kimin elinden gelir de, herhangi bir şekilde destek verirse, bu iş çığ gibi büyür gider.
Ahmet Uysal, geçen sene, Kuzey Kutbu’nda koşan ve Kuzey Kutbu’nu TEGV’e bağış toplayarak koşan ilk Türk oldu.
TEGV’in Pervari’deki eğitim faaliyetlerinin 1 yıllık masrafını karşılamak için koşacağını sosyal medya hesaplarından duyurdu.
Amacı, vakfın Pervari’deki biriminin 800 çocuğu kapsayan 1 yıllık eğitim faaliyetinin masrafını karşılamaktı.
‘Kuzey Kutbu’nda koşan ilk Türk’ unvanını da aldığı bu koşuyla bir değil, iki yıllık masrafı karşılamaya yeten 188 bin lira bağış topladı.
Ahmet bununla kalmadı, çocuklarımızın eğitimi için bağış toplama yolculuğuna devam etme kararı aldı.

Yazının Devamını Oku

Sihirli Dilek Kutusu (Sizden gelenler -5 ve son)

Bütün dileklerin her birinin gerçek olmasını diledim...

Okudum, yazdım, yaydım...

Seneye yeni dileklerle, belki aynılarını farklı şekilde yazabilmiş olmayı çalışarak hem de... Buluşmak üzere hepimize mutlu ve umutlu bir yıl olsun 2018...

Benim dileklerim de yarın Kelebek’de...

Sevgiyle,

Yonca

“şanslı”

****

2016  da Sihirli Dilek Kutusuna yazarken 2017 bana bir bebek versin demiştim -ahh niye ağlıyorum şimdi- bin şükür 2017 de dünya tatlısı oğlumu aldım kucağıma. Tüm insanlığa bol kahkahalı yeni bir yıl dilerken bir gün seninle Türk kahvesi içmek nasip olsun 2018 de :) Seni çoooook seviyorum!!!

Yazının Devamını Oku

Sihirli Dilek Kutusu (Sizden gelenler - 3)

7 sene oldu, unutmadı, unutmuyor okurlarım. 7 yıldır, yılın kalan son günlerinde köşemi “Sihirli Dilek Kutusu”na çeviriyorum. İlk defa 2010’da Hurriyet.com.tr’de yapmıştım.

En iyi yaptığım şey başkalarına iyi gelmek. Başkalarına iyi gelen bir şeyi yaparken bir bakmışım kendime de faydam olmuş. 
Benim de çok çok çok ihtiyacım var sihirlere, gerçekleşen dileklere.
Bu sene de her sene olduğu gibi, kuralları belirledim, köşemden duyurdum, sizler de yazıp yazıp yolladınız...

Bereketli yağmurlar gibi dilekler yağdı posta kutuma...

Kutu bu senelik kapandı. Seneye yine açacağım.

Hepsini derledim dileklerinizin.

 

4 Yapraklı Yonca’nın Sihirli Dilek Kutusu (sizden gelenler -1) için:

Yazının Devamını Oku

Değişim dediğin şey nasıl olur

Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı’nın (TÜSEV), Türkiye’de bağışçılık kültürünü teşvik etmek ve stratejik bağışçılığın gelişebil-mesini kolaylaştıran bir altyapı geliştirmek adına başlattığı “Değişim İçin Bağış Projesi” kapsamında “İlham Veren Bağışçı Öyküleri”nde ben de kendi hikayemi anlattım. Çünkü...



Hakkını teslim etmek istediğin ne varsa, onun adına bağış yapılması gerektiğini anlatmaya çalışıyorum.
Çünkü...
Sürekli bir konudan şikayet ederek, oturduğum yerden “Bu böyle olmaz ki arkadaş” diyerek veya sırf ortamda hoşluk, sofralarda meze olsun diye ülkemde değişmesini istediğim şeyler için ahkam kesip sabah hiçbir şey olmamış gibi işime bakarak yaşamak istemiyorum.
Çünkü...
Hayatta hiçbir eylemi küçük, anlamsız, değersiz, işe yaramaz görmüyorum.

Yazının Devamını Oku

Dubai’de bir ilk daha: Yapay Zeka Bakanlığı

17 yıldır Dubai’de yaşıyorum ve resmen ilginç bir tarihe tanıklık ediyorum.

Şu da bir gerçek; Dubai’de olan şeylere şaşkınlığım hiç ve asla bitmeyecek.
Yapay Zeka Bakanlığı kuruldu ve 27 yaşında bir bakan atandı. Kendisi ayrıca İleri Bilim ve Gıda Güvenliği konularından da sorumlu olacak.
“Hedefler, projeler, çalışmalar 2117 yılı için. İlk önceliğimiz, bilim, öğrenme ve araştırma olacak” dendi.
Dünyada bir ilk bu bakanlık.
Mutluluk Bakanlığı gibi.
Mutluluk Bakanlığı kurulduğunda, Türkiye’de yapılan haberleri şaşkınlıkla izledim.
Uzaktan, bilip bilmeden bir şeylerin nasıl görünüp yorumlandığına bakınca, 17 yılın 12’sini Dubai’de kurumsal hayatta çalışmış bir gurbetçi insan olarak şaşıp kaldım.

Yazının Devamını Oku

Hayal dünyası insana neler neler kazandırır

Posta kutum dolmuş.

Gmail bana sürekli ek kapasite satmak istiyor. Acaba bu kutu nasıl böyle doldu diye araştırmaya başladım.
Okurlardan, arkadaşlarımdan, ailemizden gelen anılar, fotoğraflar hepsini saklıyorum.
Bence iyi bile dayanmış.
Offf bir girdim ki ta eskilerden beri duran yazışmalara, bir gözlerim doldu, bir kahkahalar attım.
Çok ciddi bir anı biriktiricisiyim.
Hani unutmuyorum bir şeyleri zaten ama, bir yandan da, unutmamak için özenle saklıyorum anılarımı. Derken not aldığım bir çocukluk anıma denk geldim.
Belli ki yazayım diye not almışım. Daha “yatağımın kenarındaki kırmızı takvim” cümlesini okurken öyle bir ışınlandım ki ekran karşısında o anıya, şaşırdım hayalimdeki gücüne.

Yazının Devamını Oku

Koştuğum o ilk 5 dakikayı hiç unutmadım

Dubai’de Safa Park vardı.


Etrafındaki yürüme/koşma parkuru 3 km 410 metreydi.
Arda, Sarper, Ömer o parkın etrafında her akşam koşuyorlardı.
İki çocuğumla kurumsal hayat, yüksek bina, açılmayan pencereler, benim olmayan paranın yönetilmesinin stresi, kıyamadığım insanları işten çıkarma, performans beklentileri yükselirken yerin dibine geçen sağlığım... Ben, hiç uyuyamıyordum.
Doktorun verdiği ilaçları şeker gibi yutuyordum.
Arda’ya da “Koşmak dizlere zararlı, dizim ağrıyor deme bana” filan diyordum.
Arda “Bir kere gel benimle. Yürü, koşma. Çok iyi gelecek” dedi. Gittim.

Yazının Devamını Oku

Aslan Cem’le Düşler Akademisi deneyimi röportajı devam ediyor

İlk bölümünü cuma günü yayınladığım Aslan Cem röportajına kaldığım yerden devam ediyorum.

Akademi’de gönüllü ve yatılı gönüllü koşulları için lütfen Düşler Akademisi Kaş’ı arayın ve bilgi alın. Bütün iletişim bilgileri web sayfalarında var.
www.duslerakademisi.org
Düşler Akademisi gibi her yaştan bireye, farklı dezavantajları olan bireylerle Kaş’ta Çukurbağ Köyü’ndeki gibi doğal bir ortamda gönüllülük şansı vermek, bana sorarsanız hayatı öğrenmenin en esaslı yolu.
Düşler Akademisi Kaş’ın bazı eksikleri için bir bağış fonu açıldı. Eminim herkesin ucundan tutabilecek olduğu bir kısım vardır.
Web sitesinden, sosyal medya hesaplarından inceleyip çözüm ortağı olabilirsiniz.
Yonca “mutlu anne”

Gönüllülük, hayata başka bir açıdan bakmanın yolu

* Aslan Cem, Düşler Akademisi’nde seni en çok ne etkiledi?

Yazının Devamını Oku

Düşler Akademisi’nin gönüllüsü Aslan Cem Tokbaş’la röportaj

Çocuklarımın nerede hayat tecrübesi edinme şansları olur diye aranırken, arkadaşım Itır Erhart Düşler Akademisi’ni önerdi. “Bir çocuk için gönüllü olup mutlu bir tecrübe edinilecek yegane” yer dedi.

Itır’a bizi Düşler Akademisi ile tanıştırdığı için teşekkürüm sonsuz.
Oğlumuz Aslan Cem 13 yaşında.
Bu yaşta yatılı konaklayarak gönüllü çalışması mümkün değilmiş.
Düşler Akademisi Gönüllü Lideri Cansu Çakıcı şahane bir çözüm üretti.
“Siz Kaş’ta kalın, Aslan Cem’i sabahları akademiye getirin, akşam alın” dedi.
Biz de karı koca aldık Aslan Cem’i, 1 haftalığına Kaş’a, Akademi’nin bulunduğu Çukurbağ Köyü’ne gittik.
Hepimiz için büyük tecrübe oldu.

Yazının Devamını Oku

Şirin Mine Kılıç: En büyük mücadelesi “ben yapamam” diyenlerle...

Dürüst. Güçlü. Mücadeleci.

Kedi aşığı.
Ne düşünüyorsa dümdüz söyler.
Ne istediğini, neye karşı olduğunu çok net anlatır.
2013 Runfire Kapadokya Ultra Maratonu son günü, GPS’imin pili bitti.
Yedekleri son gün taşımayayım diye bırakmıştım.
Sanki kaç gram, ne olur taşısam!
Kaldım mı patikanın birinde nereye gideceğimi bilmez halde. Elbet birileri gelir diye beklemeye başladım.

Yazının Devamını Oku

Ben bir zeytin ağacıyım

Siz hiç köksüz, aidiyetsiz, vatansız kaldınız mı?

Gidecek, yaşayacak yeriniz yurdunuz olmadığını, kalmadığını düşündünüz mü hiç?
Böyle bir ihtimal geldi mi hiç aklınıza?
Veya ülkesi, vatanı kalmamış, ülkesine gidemeyen bir arkadaşınız, tanıdığınız oldu mu? Bilir misiniz ne yaşar, ne hisseder o insanlar?
Ülkene kızarsın, sevmezsin, kaçıp gitmek istersin ama o bir tercihtir ve bu kararından vazgeçtiğin an “Bir yurdum var, ANAvatanım var” deyip gelebilirsin.
İnsan elinde olanı kaybetmeden bilmez değerini.
Kanıksamışsındır her Allah’ın günü içinde olduğun zenginliği. Öyle kanıksamışsındır ki, fakirsindir artık. Göremezsin sana cömertçe neler neler verdiğini.
Dört mevsim mesela. Mesela bereketli bir toprak. Türlü çeşit meyve sebze.

Yazının Devamını Oku

Zeytinlerimizi kurtarmak için harekete geçiyoruz

Binlerce zeytin ağacımız, 17 Mayıs’da Meclis’e sunulan bir kanun tasarısıyla, kesilme tehlikesiyle karşı karşıya.

Zeytindostu Derneği’nden kalbimi paramparça eden kapsamlı bir paylaşım geldi. Size olduğu gibi aktarıyorum aşağıda.

Zeytinlerimizin canını kurtarmak için Change.org’da bir kampanya başlatıldı.

https://www.change.org/p/zeytin-a%C4%9Fac%C4%B1ma-dokunma

1 milyon imza toplayacağız ve zeytinlerimizi kurtaracağız.

Bu kampanyayı Dünya alem’e duyurmanıza, imzanıza ve desteğine ihtiyacımız var.

Zeytin hayattır diyoruz değil mi?

Hayatımızı kurtarmak için harekete geçiyoruz...

Hayatımızı kurtarıyoruz!

Yazının Devamını Oku

Hayat koşturmakla geçiyor

Bu başlığı attım ve asabi bir gülme tuttu.

E tuttu; çünkü gerçekten kelimenin tam anlamıyla koştuğumdan hayatım koşturmaca dolu.
Yürüsem gerçekten bir şeylere yetişebilir miyim artık hiç bilmiyorum.
Bir ofisim yok. Bir çalışma odam da yok. Ve çok zorlanıyorum bu şekilde göçebe, sağda solda çalışırken.
Uzun zamandır bunu düşünüp bu konuda bir şey yapmadığım için kendime çok kızdım. Kızdım da ne oldu? Hiç.
Salonda bir masam var, ona zar zor sahip çıkıyorum. Kalemi koyduğum yerin kendimce bir önemi, anlamı, bana hatırlattığı şeyler var. Arkamı dönüyorum Aslan Cem almış. Tuvalete gidip geliyorum, üzerine not aldığım kağıt bakkal listesi olup gitmiş veya Destina üzerine not almış. Hatta çöp zannedilip atılmış.
Bir anda ağzından ateş püsküren ejderha olasım geliyor.
En sonunda oturdum bir mektup yazdım çocuklara.

Yazının Devamını Oku

Sevişmek ve savaşmak

Dünyayı çok iyi anlıyorum.

Doğayı da.
Duyguları da.
Bedeni de çok iyi anlıyorum.
Hatta beden resmen bir dile sahip ve konuşuyor; duymasını bilene tabii.
Bence ben bedenimi çok iyi anlıyorum. Sağ kolumda uzun zamandır bir ağrı var, ne zaman gözümü kapasam, sanki bana, aç beni ve yıka şakır şukur buz gibi suyla diyor.
Yapabiliyor muyum?
Hayır.

Yazının Devamını Oku

Sevginize ihtiyacım var!

 “Yonca Hanım, 20 gündür ciddi anlamda ülkemizde çok yüksek sayıda arı ölümleri yaşanmakta.


Özellikle Adana ve Muğla bölgesinde.
En önemli bilinen sebep zirai ilaçlama ve iklim değişiklikleri. Kullanılan ilaçların zamanı ve dozajı çok önemli.
Bitki, sebze-meyve üreticileri, yani çiftçilerimiz bunun arıya verdiği zararı bilse buna dikkat eder.
Ancak bilinçsiz yapılan ilaçlama ile hayatımıza kast ediyoruz bir yerde.
Çiftçilerimizle arıcılarımızın uyumlu hareket etmesi çok önemli.
Hatta Toplum Gönüllüsü Gençlerimiz ile yapacağımız farkındalık çalışmalarında özellikle çiftçilerin bu konuda bilinçlendirilebilmesi çok fayda sağlayabilir.

Yazının Devamını Oku

Mütevazılıkla kendine hakkını teslim etmek arasındaki çizgi

1 aydır yazmak için kıvrandığım bir yazı bu.

Başlığı attım durdum. Aklımdakileri rahatça yazamıyorum bir türlü. Hani o derece kendi kendime bile kendi hakkımı teslim edemiyorum.
Bu artık mütevazılık değil, kendini ezmek.
Çoğu zaman bunun bir Ankaralılık hali olduğunu düşünüyorum.
Yani tam kendimi beğeneceğim bir gülme tutuyor hali!
Memur çocuğuyuz ya, kendimizi kazara onaylarsak veya övünürsek burnumuz havada gibi durabilir ve bu çok ayıp bir şey olur ya mesela.
Yakışık almaz.
Hem ya el âlem yanlış anlarsa? Ah bu el âlem var ya bu el âlem...

Yazının Devamını Oku

Çocuk üzerinde kurulan baskıdan alınan zevk

Bir disiplin var, bir de otorite. Otoritesiz disiplin diye bir şey var. Otoriter disiplin de var.Bir insanın disiplinli olması şahane.

Ama biri üzerinde otorite kurarak onu disiplinli kılmaya kalkarsa, o artık disiplin olmuyor.
Ya kölelik oluyor, ya mecburiyet.
Geçenlerde bir sohbete tanıklık ettim. Yine...
Bu ilk değil.
O kadar çok benzer sohbetlere denk geliyorum ki, kasılıp kalıyorum.
Kimi zaman yaklaşabilir, hissiyatımı paylaşabilir olduğum birilerine denk geliyor, açık açık bu duygularımı anlatıyorum.
Kimi zaman karşımdaki kişiye ulaşabiliyorum, kimi zaman feci tepki alıyorum.

Yazının Devamını Oku

Ben Bunu Çok Sevdim

Kitabın adı bu ama kitap daha çıkmadı.


Çok yakında çıkacak. Hatta bu hızla giderse 1 aya her şeyi toplamış olurum.   
2016’ın son dönemi elim, kolum, gönlüm iyice bağlandıydı sanki.
Kilitlendim.
Bir şeyler yapacağım ama ne bilemedim... Çok bunaldım.
Sonra, evde kıvranırken aklıma bir fikir geldi.
Fikrimi söylemem bile 2 haftamı aldı.

Yazının Devamını Oku

Gitmeden beni uyandır

Bir aydır evde sürekli George Michael ve Wham çalıyorum.

17 Aralık Cumartesi günü yine dinlerken, “Where did your heart go” çalmaya başladı.

Arda’nın yanına gittim, başladım anlatmaya:

12-13 yaşımdayım. Kardeşimle bana ranza alınmıştı. O ranzada altta yattığın zaman, üst yatağın altındaki tahtalara yazmak çizmek en büyük zevkti.

Gri metalik teybim vardı. İki kasetli. Bi kaseti bi yerde başa alırken öbüründe hala müzik dinleyebildiğin. Büyük lükstü o iki kasetli teyp.

Beyaz bir dolap vardı odamda. Lake, parlak, kaygan beyaz. Üzerinde posterlerim. Tabi ki George Michael posteri ve etrafı kalpler kalpler. Poster aslında Wham’di ama ben öbür çocuğu hiç sevmediğim için, posterden onu kesmiştim, sadece George Michael vardı benim dolabımda.

Ya Zana gelir, ya Gülüm kalmaya. O dolaba sırtımızı yaslar, deli gibi dinleriz aynı şarkıyı yüz kere. Kaset sarar büyük panik. Bazen aynı kasetten 2 tane alırdım, ne olur ne olmaz diye.

Önce Careless Whisper.

Dinlersin ve başlarsın ranzanın tahtalarına aşık olduğun çocuğun adını gizli kodlarla yazmaya. Her ne derdin varsa, o tahtalara yazarsın. Fransızca yazıyoruz ki kimse anlamasın. Sanki ‘J’aime Cri Cri’ yazıp 150 kalp yapınca, kimse aşık olduğunu anlamıyor.

Yazının Devamını Oku