"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Cağaloğlu’nda bir ‘Pembe Konak’ vardı

OKUR Erkan Çetinkaya, önemli bir sorunu gündeme getiriyor.

Cağaloğlu’nda, İstanbul’un göbeğinde (İstanbul Erkek Lisesi’nin karşısında) bir tarih herkesin gözleri önünde yok oluyor. Pembe Konak veya Kırmızı Konak adlarıyla da anılan bina bir vakitler İttihat ve Terakki Merkez-i Umumisi olarak kullanıldı.

Cağaloğlu’nda bir ‘Pembe Konak’ vardı

Enver Paşa bu binadan çıkıp beyaz ata binerek Babıali baskınını gerçekleştirmişti.

Sonra Cumhuriyet gazetesinin idare merkezi oldu. Yunus Nadi, Nadir Nadi, Burhan Felek, C.Fehmi Başkut, Elif Naci, Agop Arad, Ö. Sami Coşar, Yaşar Kemal, Sadun Tanju, İlhan Selçuk, Uğur Mumcu, Doğan Hızlan, Aydın Emeç, Emine Uşaklıgil gibi onlarca Türkiye’nin yüz akı gazeteciler ve düşün insanları ile başta Cemal Nadir, Ali Ulvi, Turhan Selçuk olmak üzere öncü çizerler bu binada çalıştılar.

Bu binada Genel Yayın Müdürleri Ecvet Güresin, Oktay Kurtböke, Hasan Cemal, Okay Gönensin, Orhan Erinç, Hikmet Çetinkaya ve bizler gibi Cumhuriyetçiler çalıştık ve güzel günler geçirdik.

Yunus Nadi’nin çocukları Nadir Nadi, Doğan Nadi, Leyla (Uşaklıgil), Nilüfer (Nun) bu binada doğdular.

Tarihi ve mimari bir miras olan bu bina yok oluşa terk edilmemelidir. Başta artık aynalı plazalarda çalışan gazeteciler ve İstanbullular olmak üzere Türk halkı bu tarihi ve mimari esere sahip çıkmalıdır.

2012’de köşkün de içinde bulunduğu araziyi satın alan İpekyolu Kuyumculuk sahibi İbrahim Kaygısız’ın 2012 yılında yaptığı açıklamada, “tarihi binayı aslına uygun değil, aynısını yaparak restore edeceklerini, İngiliz ve Fransız arşivlerinde binayla ilgili çalışma yapacaklarını” söylemişti.

Tarihi bina ‘şefkat’ bekliyor.

 

MİMAR SİNAN’IN MİRASI KORUNMUYOR

ÇEVRE düzenlemesi bir türlü tamamlanamayan Kanlıca meydanında bulunan Gazi İskender Paşa ve oğluna ait türbe ile muvakkithanenin yanı sıra Mimar Sinan’ın 472 yıllık eseri Gazi İskender Paşa Camisi çevresinde yapılan çalışmalarda ortaya çıkan tarihi kalıntıları köylüler korumaya çalışıyor. Cami önünde ortaya çıkan bir kuyu alelacele kapatılırken pek çok sütun ve benzeri kalıntıları moloza gitmekten köylüler kurtardı. Kanlıcalılar en çok tepkiyi tarihi caminin duvarına takılan klimalara gösterirken bu kadar çok tarihi eseri barındıran meydandaki çalışmanın bilinçli yapılıp yapılmadığını sorguluyor. 

S.YATMAZ

 

ALAÇATI’YA ‘75 DESİBEL YETERLİDİR’

TURİZM bölgelerinin özellikle merkez kısımlarında aşırı gürültü turistlerin şikâyetine neden olur. Türkiye, turizminin gözde yeri Alaçatı’da bir uygulama başladı. Alaçatı Turizm Derneği, turizm esnafı ile bir araya gelerek ‘75 desibel yeterlidir’ başlıklı bir proje başlattı. Derneğin başkan yardımcısı Sema Aydın, “60 desibelde sohbet eder, 50 desibelde yağmuru izler, 30 desibelde sırlarımızı paylaşırız. 0 desibelde iç sesimizi dinleriz 75 desibelden fazlası olmasın” diyor.

Dernek, Köyiçi mevkisinde 75 desibelin aşılmaması için karar aldı. Buradaki uygulama başarılı olursa, birçok turizm bölgesine örnek olacak.

 

BİLİYOR MUSUNUZ

TARİHÇİ Kitabevi’nde 2 Haziran Cumartesi 16.00’da yapılacak ‘Atatürk’ün Kültür Kurumu: Halkevleri’ başlıklı söyleşide Prof.Dr. Anıl Çeçen’in yer alacağını...

-TEKİRDAĞ Büyükşehir Belediyesi ve Süleymanpaşa Belediyelerinin düzenlediği ‘2018 Kiraz Festivali’nin 1-3 Haziran’da yapılacağını...

- KADIKÖY Belediyesi’nin çağrısı ile 68 STK’nın katılımıyla bugün başlayacak, ana teması ‘Marmara Denizi’ndeki kirlilik ve biyolojik çeşitlilik’ olan ‘Kadıköy Çevre Festivali’nin Selamiçeşme Özgürlük Parkı’nda 4 gün boyunca devam edeceğini...  

- ÖLÜMÜNÜN 48. yılında Orhan Kemal’i anma programı ve ‘Kul’ adlı eseriyle ‘2018 47. Orhan Kemal Roman Armağanı’nı kazanan Seray Şahiner’e ödülünün verileceği törenin yarın 10.30’da Beyazıt Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi’nde yapılacağını...

 

 

Siyasiler intibakı unuttu

ÖĞRETMEN, polis, hemşire, din hizmetleri görevlileri ile bazı yöneticilere 3.600 ek gösterge verilecek olması ne denli sevindirici ise işçi ve Bağ Kur emeklilerine ilişkin yeni intibak yasasının seçim vaatleri arasında yer almaması o kadar üzücü.

Çalışma hayatı uzmanı Şükrü Karaman, ek gösterge ile dar gelirli memur ile memur emeklisinin maaşında önemli miktarda artış olacak. Cep yakan çarşı pazar fiyatları karşısında maaşlardaki artış bu kesime bir ölçüde nefes aldıracağını söylüyor.

Ne yazık ki bu seçimde de yıllardır intibak bekleyen 2000 sonrası işçi ve esnaf emeklileri unutuldu. 24 Haziran seçimine katılacak siyasi partilerin açıkladığı vaatler arasında intibak yine yok. Sadece Vatan Partisi’nin seçim beyannamesinde intibak yer alıyor.

Hiçbir aday, bugüne dek intibakı ağzına almadı.

Hayata geçirilecek İntibak Yasası ile açlık sınırının altında bile olan aylıklarda 55 ile 350 lira arasında artışlar olacak. Bu artış onlara da hayat suyu verecek. Memur için ek gösterge neyse işçi emeklisi için de intibak odur.

2000 öncesi emeklilerine tanınan intibak hakkından yoksun bırakılan 5 milyon kişi bugüne dek çalmadık kapı bırakmadı ancak beklediğini alamadı. İç hukuk yolları tükendiğinden son çare Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Oradan gelecek haberi merakla bekliyor.

 

İlaç kuyruğu

2005 yılından bu yana SSK eczanelerindeki ilaç kuyruğu çilesini bitirdik denilerek seçimlere giriliyor. Yabancı ilaç tekellerinin baskısıyla önce SSK hastanelerini ve akabinde Şişli Bomonti’deki SSK ilaç fabrikasını kapatılarak ucuz ilaç üretimini bitirerek piyasayı ilaç tekellerinin eline terk edilmişti.

O dönem Türkiye’de ISO 9002 kalite belgesine sahip tek ilaç fabrikası olan SSK ilaç fabrikasında üretilen eşdeğer ilaçlara göre yabancı firmaların ürettiği ilaçlar % 600’e kadar daha pahalı idi.

İlaç kuyruklarını bitirme bahanesi ile yabancı ilaç tekellerinin menfaati doğrultusunda SSK hastaneleri ve SSK ilaç fabrikası kapatılarak yıllık 26 milyar TL’ye dayanan ilaç pazarını uluslararası tekellere terk edildi.

2005 yılına kadar SSK ilaç fabrikası sayesinde kara geçen ve sigortalısına katılım payı dışında hiçbir ödeme çıkarmayan sistem bugün vatandaşa beş farklı ödeme sonunda ilaca ulaşabilme imkânı tanımaktadır.

Yapılması gereken SSK ilaç fabrikasının teknolojik olarak geliştirilmesi, iyileştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıydı.

Böylelikle 1979 yılında SSK’lı işçilerin parasıyla yapılan SSK ilaç fabrikası yabancı ilaç tekellerine kurban edilmez ve vatandaş ilaca erişim hakkını kullanabilirdi.

İlaç kuyruğu bahane, ilaç tekellerinin karı şahane.

Avni KURTULDU

 

DÜZELTME

‘GAZETECİLİK işte bu!’ haberinde gazeteci arkadaşımızın adı Taner Atilla olarak çıkmıştır doğrusu Talat Atilla olacaktır. Düzeltiriz.

 

X