Uğur Meleke

Uğur Meleke

umeleke@hurriyet.com.tr

Torreira - Lemina masadaki çayımı da çaldı!

27 Nisan 2026
Uğur Meleke yazdı...

Büyük turnuvaların-dev maçların kaderini genelde orta sahalar belirler. Orta sahayı ele geçiren bu maçları kazanır çoğunlukla. Dün Galatasaray orta sahasında öyle bir Torreira-Lemina performansı izledik ki, her boşluğa koştular, her döneni topladılar, her sahipsiz topu çaldılar. Torreira ikinci yarının ilk bölümünde vitesi öyle bir seviyeye çıkardı ki, öyle çok top çaldı ki, bir ara önümdeki çayı da çalmış olabilir diye geçirdim içimden!

Son bir ayda Trabzon, Göztepe ve Kocaeli maçlarında bölüm bölüm ciddi düşüşler yaşayan Galatasaray orta sahası dün şampiyon gibi oynadı. Şampiyon gibi savaştı. Ve şansa bırakmadılar hiçbir işi.

OSiMHEN: 11 - FENERBAHÇE: 5

Dünkü derbi dengeli başlamıştı aslında. Fenerbahçe ilk 10 dakikada etkili hücum pres yapmış, ev sahibini bir-iki hataya zorlamış, 10’uncu dakikada Cherif’in koşusuyla bir penaltı da kazanmıştı. Talisca son iki sezondur çoğunlukla yaptığı gibi penaltıyı sol alt direk dibine vurdu ve kaçırdı. Ondan sonra da zaten tek taraflı bir maç izledik Seyrantepe’de.

Fenerbahçe dün ilk yarıyı sadece 3 şutla tamamladı (biri penaltı, ikisi de Talisca’nın ceza alanı dışı şutları). Rakip ceza alanında sadece 2 kez topla buluştu (biri Cherif penaltı anı, diğeri de penaltı vuruşu). Osimhen ilk 45 dakikada tek başına rakip ceza alanında tam 11 kez topla buluştu, 9 şutun içindeydi (6 kez kaleyi yokladı, 3 şut pası yaptı). Maçı da 11 şutla tamamladı. Fenerbahçe’ninse 90 dakika sonunda toplam şut sayısı 5’ti.

Osimhen sezonun en kritik maçında sakatlandı ve Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi macerası bitti. Ancak ligin en kritik müsabakasında dönüp şampiyonluk kupasının kulpunu tuttu takımı için.

TARIK’A YAPILAN HAKSIZLIK

Tarık Çetin bu sezon ligde iki, Avrupa’da da bir maçta forma giydi. Nottingham deplasmanında da, Samsun ve Karagümrük maçlarında da çok iyi oynadı. Tarık’ın üçüncü kaleci pozisyonuna düşmesi zaten büyük haksızlık. Hatta bence Ederson’un kronik mutsuz ve isteksiz performansları sonrası eldivenlerin teslim edilmesi gereken kişi Tarık’tı.

Yazının Devamını Oku

Gençlerbirliği küme mi düşürülüyor?

19 Nisan 2026
Uğur Meleke yazdı...

Malumunuz, son derece kaotik bir sezon geçiriyor Kırmızı-Karalar. Sezon başladığından beri 3 başkan, 5 teknik adam değiştirdiler. Ancak tüm bu türbülansa rağmen Metin Diyadin, Aralık-Ocak aylarında takımı çok iyi yönetmiş, 10 maçta sadece 2 yenilgi alarak 11’inci basamağa kadar tırmanmıştı. Bu süreçte Trabzon’u 4-3, Gaziantep’i 2-1 mağlup ettiler, kupada da çeyrek final vizesi aldılar.

Sonra ne olduysa oldu, Gençlerbirliği yönetimi (iddialara göre keyfi bir sebeple) Metin Diyadin’in görevine son verdi. Diyadin’li 10 maçın 10’unda da skor yapan takım, Levent Şahin ve Volkan Demirel’le tam 742 dakika gol atamadı. Şahin ve Demirel’le Eyüp, Kayseri, Konya gibi direkt rakiplerini yenemeyerek şu anda küme düşmenin güçlü adaylarından biri haline geldi.

Gençlerbirliği, önceki hafta Başakşehir’den 45 dakikada 3 gol yemişti. Başakşehir rakip ceza alanında tam 47 kez topla oynadı, kaleci Velho 7 kurtarışla maçın yıldızı oldu farklı yenilgiye rağmen. Alkaralar dün de Galatasaray’a karşı ilk devrede 2-0’la teslim oldu. Dün ilk devrede Gençlerbirliği’nin rakip ceza alanında topla oynama sayısı 1 (o da Goutas’ın kafası). Korneri sıfır. Pozisyonu sıfır. İkinci devre Metehan ve Traore’nin girişiyle biraz canlanma olduysa da, Başakşehir’den sonra Galatasaray’a karşı da 45 dakikada havlu atan bir Gençlerbirliği vardı.

Diyadin’le 10 maçta 17 gol atan Gençlerbirliği, sonrasında tam 742 dakika skor bulamıyorsa, rakiplerine daha ilk devrelerden teslim oluyorsa bu işte bir tuhaflık yok mu? Alkara sevdalıları, takımımız küme mi düşürülüyor diye soruyorlar bana. Elbette böyle bir şeye ihtimal vermiyorum. Ancak takımın bu kadar kötü yönetilmesi de enteresan.

YUNUS-SANE BAŞROLDE

Galatasaray, dün Ankara’da ilk 45’te yürüyerek 2-0’ı bulduğu için çok zorlu bir gün geçirdi diyemeyiz. Okan Buruk, maç öncesi kendi 11’ini “ayağına top yakışan oyuncular” şeklinde tarif etmişti. Gerçekten de iki golün de içinde o tarif ettiği Yunus ve Sane vardı. Hatta 62’de ofsayt nedeniyle iptal olan gollerinde de yine o ikili vardı başrolde.

Derbi öncesi rahat bir galibiyetle moral buldu sarı kırmızılılar.

Yazının Devamını Oku

Talisca:2, Çağlar+Ederson: 2

18 Nisan 2026
Uğur Meleke'nin kaleminden...

Rizespor son 10 günde Samsun ve Gaziantep’i sahaya iyi yayılarak, üreterek, iyi futbol oynayarak mağlup etmişti. Mithat-Loide ile sağ çizgiyi çok iyi kullanmışlar, kornerlerde çalışılmış setler denemişler ve özellikle Laci’nin yaratıcılığını ön plana çıkarmışlardı. Kadıköy’e de (bir değişiklik dışında) aynı 11 ve aynı oyun anlayışıyla çıktılar. 11’e 11 oynadıkları sürece oyundan hiç kopmadılar, önde baskı yaptılar ve Fenerbahçe’yi birçok kez uzun topa zorladılar.

Fenerbahçe Rize’nin hücum presi karşısında bocaladı, ilk devrede tam 28 kez geriden uzun oynadı. 16’sı başarısızdı. Ayrıca merkezi iyi kapatan Rize’ye karşı ilk yarıda kenar ortalarında 17’de 2 başarı sağlayabildiler. Bu noktada özellikle şu notu düşmeliyim: Fenerbahçe’de dün duran topların başına geçen Kerem bu kötü istatistiğin mimarı. Tehlikeli bölgeden iki frikiği orta olarak direkt auta yolladı. Fenerbahçe’de duran topları Talisca’nın (ya da sağlıklı olduğunda Asensio’nun) kullanması verimli olan.

Talisca dün belki duran toplarda manşette değildi ama yine de kader adamı olmaya çok yaklaşmıştı. 70’te Cherif çıkıp Talisca santrfor rolüne geçtikten sonra 10 dakika içinde önce Samet’i attırdı, ardından penaltıyı kazandı ve 2-1 öne geçirdi takımını. Ancak Ederson ve Çağlar’ın büyük hataları karşısında çaresiz kaldı Talisca.

OĞUZ AYDIN’IN DAKiKA ALAMAMASI ENTERESAN

Belki dünkü neticeyle direkt ilintili bulmayanlar olabilir ancak enteresan bir detaya değinmeden geçemeyeceğim burada. Sarı lacivertlilerin gole ihtiyacı olmasına, İlk 45 dakikayı 0-0 bitirip, 80’e kadar da 1-0 mağlup oynamalarına rağmen Tedesco, Oğuz’u 90+6’ya kadar sokmayı düşünmedi. Kulübede Musaba-Oğuz dışında ofansif oyuncusu yok. Gole ihtiyacı olduğu bir maçta Levent ve İsmail’i oyuna dahil etti, ancak Oğuz’u yine bekletti.

Tabii ki Oğuz’un antrenman performansını ya da hocasının ona bakış açısını bilmiyorum, ancak şöyle bir istatistiği var genç futbolcunun: Ligin ikinci yarısında toplam sadece 33 dakika süre aldı. Ligde-Avrupa’da ilk 11 oynadığı tek maçta, Nottingham Forest deplasmanında iki golün de üretiminde başroldeydi üstelik.

Yazının Devamını Oku

Okan Buruk'u Janderson kandırdı!

13 Nisan 2026
Uğur Meleke yazdı...

Kocaeli'nin bu sezon Süper Lig’de başardığı iş kesinlikle saygıdeğer. Daha 22’nci haftada 30 puana ulaştılar, ligde kaldık hissini elde ettiler. Sonra belki bir düşüş yaşadılar ama ligdeki ilk sezonları için gayet kabul edilebilir bir performans.

Bu değerli puanları da çok spesifik bir yolla topladılar. Ligin en zor deplasmanını yarattılar İzmit’te. İçeride-dışarıda son derece fiziksel bir oyun oynuyorlar. Sahanın her yerinde rakiplerini adam adama savunuyorlar. Onları izlemek belki çok keyif vermiyor ama rakiplerine de oynama keyfini yaşatmıyorlar çoğunlukla

Süper Lig’de oynadıkları 29 maçın sekizi 1-0, sekizi de 0-0 veya 1-1 tamamlandı. Bu 29 müsabakanın 24’ünde 0 ya da 1 gol atabildiler. Ve bu kadar az gol atarak topladılar bu 35 puanı. Çünkü defansif olarak hiçbir rakiplerine nefes aldırmıyorlar. Bire bir savunuyorlar. Çok yakın oynuyorlar. Çok da sertler.

Dün Selçuk İnan başlangıçta bu emniyet düzeyini bir kademe daha artırmıştı, üç ön libero Show-Keita-Susoho’nun yanı sıra Nonge’yi de kullandı 11’de. Bu oyuncularla özellikle ilk 45’te merkezi iyi kapadılar ama kalan iki departmanda zorlandılar. İlk devrede neredeyse rakip yarı sahaya geçmediler. 45 dakikayı üçüncü bölgede sadece 7 pasla tamamladılar (Galatasaray’ın 68 pası vardı üçüncü bölgede). Merkez kapanınca Galatasaray da oyunu kanatlara taşıdı. Sane ve Jakobs’la buldular 1-0’ı ilk yarıda

ORTA SAHAYI YiNE KAYBETTiLER

İkinci yarıdaysa başka bir senaryo başladı Seyrantepe’de. Hatırlayın, Galatasaray Trabzon önünde orta sahayı tamamen kaybetmişti. Göztepe ikinci yarısında da orta saha kevgire dönmüştü ama Janderson topu iki metreden kaleye yollayıp skoru 2-2’ye taşıyamadığı için çok konuşulmadı bu problem. Bir bakıma Janderson’un boş kaleye atamaması yanılttı sarı-kırmızılıları. Galatasaray orta sahasının ikinci yarılardaki düşüşü Kocaeli önünde de sürdü dün. Zaten orta sahanın kaybedildiği ikinci yarıda Buruk’un değişiklikleriyle daha da arttı bence problem. Kocaeli ikinci devredeki oyunuyla hak ederek kazandı dün 1 puanı.

Yazının Devamını Oku

Dünyanın dörtte üçünü su kaplıyor, birini de Kante!

12 Nisan 2026
Uğur Meleke'nin kaleminden...

Hobisini mesleğe dönüştürebilen şanslı insanlardan biriyim, 2018 Dünya Kupası’nı Rusya’da takip etme fırsatı bulmuştum. Mbappe’nin, Modric’in, Hazard’ın manşetleri çaldığı o turnuvanın gizli süperstarı Kante idi. Fransa finale çıkana kadar tüm maçlarda 90 dakika sahada kalmış, her pozisyonun içine girmiş, her topa karışmış, her rakibine orta sahayı dar etmişti. Sanırım bu espriyi de ilk kez orada Moskova’da duymuştum: “Dünya’nın dörtte üçünü sular kaplıyor, dörtte birini de Kante!”

Türkiye macerası bayağı geç başladı Kante’nin. Hem artık 35’ini doldurdu, hem de son iki buçuk yılını çok da rekabetçi olmayan bir ligde geçirdi. Bunun etkisiyle olsa gerek, İstanbul hikayesi bir tık yavaş başladı. Ancak özellikle Mart’taki milli maç arasının ardından bambaşka bir Kante var sahada. Geçen hafta derbide sahipsiz bütün topları topladı, sahiplileri de topladı sonra. Aynı anda üç-dört yerdeydi sanki, bir ara gelip bizim önümüzden içecekleri-kağıtları çaldı galiba!

Dün de kaldığı yerden devam etti her şeyi toplamaya. Partneri Guendouzi ile birlikte o kadar çok dolaşıyorlar, her şeyi öyle bir topluyorlar ki, arada ceplerini kontrol etme ihtiyacı hissediyor insan!

KAYSERİ, TÜRKMEN’LE DAHA İYİYDİ

Kayseri şu anda Süper Lig’in en sıkıntılı takımlarından. Geçici teknik sorumlu Muhammet Türkmen dönemindeki Göztepe ve Alanya maçlarında bence çok daha dayanıklı, çok daha tutarlılardı. Ancak Erling Moe ile o hissi vermiyorlar bana artık. Dün Fenerbahçe karşısında 4 savunmacı artı 3 dirençli orta sahayla iki blok halinde kapandılar ama ilk yarının sonlarına doğru başlayan dağınıklık 60’larda maçın fişi çekilene kadar sürdü.

Fenerbahçe’nin rahat kazandığı maçta merkez ikilisi Kante-Guendouzi ve tabelanın başrolü Talisca’nın yanı sıra bir parantezi de Skriniar için açmak isterim. Dün sahada sadece 45 dakika kalabildi ama yine de fark yarattı: O oynadığında savunmayı daha fazla öne çıkarıyor. Takımının boyunu kısaltıyor. Ön tarafın işini kolaylaştırıyor. Asensio’yla birlikte Fenerbahçe’nin en kritik adamı Skriniar.

Yazının Devamını Oku

Barış-Icardi farkı!

9 Nisan 2026
Uğur Meleke'nin kaleminden...

Göztepe her takım için ligin en zor deplasmanlarından biri. Belki de en zoru. 1,86 boy ortalamalı, genç, sert ve dayanıklı bir kadro. Üç sezondur ısrarla ve istikrarla aynı oyunu oynuyorlar. Geriden neredeyse hiç kısa pasla çıkmıyorlar, sürekli uzun vuruyorlar. Bu uzun topları ya Janderson’la indiriyor, ya da ikinci şans için merkezde kalabalıklaşıyorlar. Bazen tamamen fiziksel savaşa döndürüyorlar oyunu. Zaten o yüzden Avrupa kupaları kovalıyorlar, o yüzden ligin Galatasaray’la birlikte en az gol yiyen iki takımından biri konumundalar.

Okan Buruk’un dün böyle bir takıma karşı en uçta Icardi ile başlaması düşünülemezdi. Zaten dün Gürsel Aksel’de ilk 45’in 2-0 Galatasaray’ın lehine bitmesinin iki temel sebebinden biri santrfor seçimiydi.

Trabzon’da Icardi koca bir 45 dakikayı topla sadece beş kez buluşarak tamamlamıştı. Bunların ikisi santraydı. 5’le 37 arası tam 32 dakika topla hiç buluşmadı Icardi. 32 dakika eksik oynattı takımını. Dün en uçta başlayan Barış ilk devrede bir gol attı, altı kez de ikinci-üçüncü bölge arası top taşıdı. Takımını savunmadan hücuma geçirdi altı kez. Onun dışında Göztepe’nin sert stoperleri Heliton, Allan ve Taha ile savaşını da not etmek gerek.

Dün Galatasaray’ın ilk devreyi 2-0 önde tamamlamasının bir diğer minör nedeni de bence Göztepe’nin taçlarıydı. Her taçta oyun lüzumundan çok fazla duruyor. Akışkanlık kayboluyor. Janderson her iki tarafa da gidiyor, topu siliyor. En az 30 saniye bekleniyor bu seremonide. O taçların dönüşünde de iki kez geçiş fırsatı verdi Göztepe. Birini Asprilla, birini Sane değerlendiremedi.

GÖKYÜZÜNÜ KAYBETTiLER

Maçın ikinci yarısıyla beraber 45- 75 arası rüzgâr tamamen Göztepe lehine döndü. Juan’la bir gol buldu, Cherni ve Janderson’la iki net kaçırdı ev sahibi. Ancak normalde hava hakimiyetiyle tanıdığımız Göztepe, Galatasaray’dan iki uzun mesafeli kenar ortasından iki kafa golü yiyerek kaybetti maçı. Bu noktada da Bokele’nin eksikliğinin hissedildiğini söylemek mümkün sanırım.

 

Yazının Devamını Oku

Ersin havalimanında, Fenerbahçe yarışta!

6 Nisan 2026
Uğur Meleke'nin kaleminden...

Tedesco'nun Fenerbahçe’si için bu sezonu üç ayrı fazda değerlendiriyorum ben. 14 Şubat’taki Trabzon derbisine kadar yükselen bir çizgisi vardı Tedesco’nun. Özellikle karo orta sahayla oynadığı, İsmail-Kante-Guendouzi üçlüsünü bir arada kullanıp Asensio’yu özgürleştirdiği Trabzon galibiyetinden sonra şampiyonluk hesaplarının içine dahil etmişti takımını.

19 Şubat’taki Nottingham maçıyla ikinci faz başladı Tedesco için. Trabzon’da başarılı olmuş modelini anlamsızca bozdu. İsmail’i yanında oturttu, Cherif’i 11’e koyup, Asensio’yu sağa hapsetti. Daha sonra da bir ay boyunca hem formasyon değişiklikleri, hem de sakatlıklarla yalpalayan inişli-çıkışlı bir görüntü çizdi sarı lacivertliler. Kasımpaşa, Antalya ve Karagümrük’e karşı maç içinde üçlü-dörtlü defans değişiklikleri yaptı. Avrupa elden gitti, ligde de 7 puan kaybedildi o süreçte.

Ancak 17 Mart’taki Gaziantep maçıyla üçüncü faz başlamış gibi. Alışılmış 4-2-3-1 formasyonuna geri döndü. Marco Asensio tekrar on numarada. Santrfor krizleri sürüyor, dün Cherif’in iki, Kerem’in bir net pozisyonları vardı kaçan. Ancak 90+11’de zor da olsa kazanarak yarışa geri döndü sarı lacivertliler.

AMERiKA UÇAĞINDA SÜRPRiZ OLUR MU?

Beşiktaş derbinin ilk yarısında oyuna ortaktı, Oh’un kafası, Cerny’nin şutunda Oosterwolde’nin müthiş müdahalesi, Orkun’un şutu vardı etkili. Ancak ikinci yarıda oyunun kontrolünü büyük ölçüde ev sahibine kaptırdılar.

Dün ikinci devrede Fenerbahçe gol beklentisinde 2,30’a 0,24, büyük şanslarda 4-0 üstünlük kurdu. İkinci yarıda Ederson’un kurtarışı yok, Ersin’se dört net pozisyon çıkardı.

Beşiktaş’ın uzatmaların 11’inci dakikasında kaybettiği derbinin en çok üzüleni Ersin oldu şüphesiz. Cherif’in iki, Kerem’in bir karşı karşıya pozisyonunu çıkardı Ersin Destanoğlu. Belki kalesinde devleştiği bu maç takımına puan getiremedi ama onu Dünya Kupası uçağı için aday haline getirmiş olabilir pekala.

Montella kadrosunda radikal değişiklikler yapan bir hoca değil. Ama Ersin sezonu bu seviyede bitirirse Amerika bileti için ciddi aday konumuna geldi bence.

Yazının Devamını Oku

Icardi futbolu bırakamadı ama futbol Icardi'yi bırakmış!

5 Nisan 2026
Uğur Meleke'nin kaleminden...

Galatasaray'ın ilk iki şampiyonluğunun mimarıydı. Adını Galatasaray efsanelerinin yanına yazdırdı. Ancak acımasız geçen zaman ve uzun süreli sakatlığı sonrası İcardi için çanlar çalıyor maalesef. Elbette İcardi müthiş bir son vuruşçu. Bu sezonun geri kalanında birkaç gol daha atar muhtemelen. Ancak dünkü gibi fizikalitenin yükseldiği, dayanıklılık gerektiren maçlarda acı gerçek çıkıyor ortaya: İcardi futbolu bırakmadı ancak futbol İcardi’yi bırakmış gibi.

Galatasaray camiası bütün hafta boyunca en uçta İcardi’nin mi, Barış’ın mı oynayacağını konuştu ama bence bir ihtimal daha var: Daha önce oynadığı kulüplerde de, milli takımında da Sallai’nin 9 numara tecrübesi var. Bence Sallai de bir opsiyon olmalı Buruk için.

Dün Trabzon’da temposuyla, heyecanıyla, gelgitleriyle eğlenceli bir derbi izledik hep birlikte. Trabzon’un dörtlü ana omurgasının üçü, Batagov-Oulai ve Muci eksiklerdi ancak sahada son derece adanmış bir 11 vardı. Ben müsabaka öncesi Ozan-Folcarelli ikilisinin Torreira-Lemina’ya karşı yumuşak kalabileceğini düşünmüştüm ama yanıldım. Ozan iyi bir performans gösterdi ve Oulai gibi kilit bir oyuncunun eksikliğinden söz etmiyoruz bugün hiçbirimiz.

TRABZONSPOR SAĞ BEK TRANSFER OKULU

Maçın galibi Trabzonspor’da Onuachu, Nwaiwu, Augusto, Ozan gibi birçok iyi vardı ancak özellikle ilk devre performansıyla Pina’yı ayrı bir yere koymak lazım. 23 yaşındaki sağ bek ilk devrede öyle bir futbol oynadı ki bence kendi takımını galibiyete, Galatasaray’ı da çok zor bir deplasmana geldiğine inandıran oydu. Her bindirmesinde Jakobs-Lang ikilisini zor durumlara düşürdü, Onuachu’ya golü attırdı. Nwakaeme’ye net bir fırsat hazırladı ve maçın kırılma anlarını yaratan isim oldu bence.

Trabzon Meunier’yi aniden kaybetti, Malheiro’yu buldu. Malheiro’yu aniden kaybetti, Pina’yı getirdi. Gerçekten Trabzonspor bir 'sağ bek transfer okulu' açsa yeridir herhalde! Bu kadar sorunlu bir pozisyona bu kadar iyi futbolcular bulmaları müthiş.

Yazının Devamını Oku