URFA SIRA GECESİ YEMEKLERİ

Şanlıurfa’ya gitmeyi planlayan arkadaşlarıma geleneksel sıra gecesi deneyimini yaşamalarını mutlaka tavsiye ederim. Yöresel müzikler, muhteşem sesler eşliğinde kurulan sofralarda lezzetli bir yolculuğa tanıklık edebilirsiniz.

Haberin Devamı

Sıra gecesi geleneği Urfa’ya özgü bir dost, arkadaş buluşması olarak yıllardan beri sürdürülmektedir. Aynı zamanda Urfa’nın bir kültür mirası olarak tanıtımında büyük bir katkısı var.

Uzun kış gecelerinde, arkadaş gruplarındaki biri, haftada bir akşam bu geceyi düzenlemeyi üstlenir. İç Anadolu’nun yaren geleneğinde olduğu gibi amaç gençlerin gelenekleri, toplumsal yaşam kültürünü, saygı, hoşgörü ve dayanışmayı öğrenmelerini sağlamaktır.

Urfalıların deyimiyle kulakların ve dillerin eğitildiği bir halk mektebidir.

Urfalıların genlerinden gelen müzik kabiliyetleri ve müziğe olan tutkuları sonucunda sıra geceleri; şarkılar, türküler ve gazellerin okunduğu bir halk konservatuvarına da dönüşür.

Evlerde yapılan sıra gecesinde gelenlere ilk olarak “mırra” yani acı kahve ikram edilir.

Haberin Devamı

Kavrulan ve öğütülen çekirdek kahvenin uzun uzun kaynatılması, tekrar tekrar süzülmesiyle elde edilen bu acı kahve, kulpsuz özel fincanlarda misafire sunulur.

“Mekkavi” denilen fincana mırra az miktarda koyulur ve iki kez ikram edilir.

İşte bu noktadan sonra mırranın kendine has kuralları ve ritüelleri devreye girer.Kahveyi içen, kahve fincanını yere koymamalı ve mutlaka dağıtan kişiye vermelidir.

Eğer fincanı masaya ya da sehpaya koyarsanız, kahveyi dağıtan kişiye saygısızlık yapmış olursunuz. Eskilerde bunun cezası, kahveyi dağıtan kişi bekarsa evlendirilir ya da fincan altınla doldurulur geri verilirmiş. Günümüzde ise bu kurallar espri yapılıp gülerek anlatılır.

Acı kahve içildikten sonra çay ikram faslı başlar. Bu arada sıra gecelerinin baş tacı ve simgesi olan çiğköfte hazırlığı başlar.

Müzik faslı rast veya divan makamından başlayarak devam ederken; ayran, bostana salatası ve cacık sofraya gelir. 

Tere, turp, roka gibi pek çok yeşillik ise sofranın olmazsa olmazıdır.

Bazen koruk salatası ya da çoban salatası da sofraya eşlik edebilir. Çiğköfteden sonra genelde tatlı ikramı başlar.

Kadayıf, şıllık tatlısı, baklava, küncülü akit, palize gibi yöresel tatlılardan herhangi biri ikram edilir. Gece ilerleyip ikramlar da bittikten sonra artık gecenin bittiğini vurgulayan son bir mırra ikramı yapılır.

Haberin Devamı

TOZ TARÇIN EKLENİR

Sıra gecesine katılmış pek çok kişiden, “yediğimiz en lezzetli çiğköfteydi” sözünü sıkça duyabilirsiniz. Çünkü Urfa’da çiğ köfte deyince akan sular durur.

Dost, akraba davetlerinin, özel gecelerin ve tüm sohbetlerin olmazsa olmaz lezzetidir.

Sinirleri ayıklanmış ve dövülerek macun kıvamına getirilmiş yağsız kuzu-koyun eti çiğ köftenin ana malzemesidir.

Ancak tüm lezzeti veren isottur. Pul biberden farklı bir teknikle hazırlanan, sadece Urfa’ya özgü olan isot, çiğ köfteye katılmadan önce suyla ıslatılarak bir müddet bekletilir. İsot hem aromasıyla hem de rengiyle Urfa çiğköftesinin vazgeçilmezidir.

Çiğköftenin gizli bir sırrı ise toz tarçın ilave edilmesidir. Yanında ikram edilen has marul, nane, kuzu kulağı, semizotu (pirpirim), turp, beyaz lahana, biber turşusu ile afiyetle yenir.

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları