Prof. Dr. Ömer Faruk Karataş

Böbrek taşı belirtileri

30 Nisan 2021
Böbrek taşı toplumda sık görülen bir rahatsızlıktır. Erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür. Beyaz ırkta diğer etnik kökenlere göre daha fazla görülmektedir.

Böbrek taşı nedir?

Böbrek taşları genellikle kalsiyum veya ürik asitten oluşan sert tuz ve mineral birikintileridir. Böbreğin içinde oluşurlar ve idrar yolunun diğer bölümlerine hareket edebilirler. Taşların boyutu bir kum tanesi kadar küçük olabileceği gibi bir kaç santim boyutunda da olabilir. Bazen böbreğin tamamını kaplayan böbrek taşlarına rastlanabilir. Vücuttaki bazı mineraller idrarda fazla biriktiğinde böbrek taşı oluşabilir. Yetersiz su içme durumunda idrarda mineraller konsantre hale gelir. Bu durumda böbrek taşı oluşma ihtimali artar.

Böbrek taşı, erkeklerde, obezlerde ve şeker hastalığı olanlarda daha sık görülür. Böbrek taşı yenidoğan bebekler de dahil olmak üzere her yaşta görülebilir. Böbrekteki çok küçük taşlar genellikle herhangi bir belirtiye yol açmazlar. Böbrekle idrar kesesi arasında üreter adı verilen idrar taşıyan bir tüp vardır. Bazen taşlar yerinden oynar ve üretere düşerler. İşte bu durumda belirtiler ortaya çıkabilir. Böbrek taşlarının çoğu kendiliğinde düşer ve kaybolur. Ancak bazen taşın kırılması veya çıkarılması gerekebilir.

Böbrek taşının belirtileri nelerdir?1- Sırt, karın veya yan ağrısı: Böbrek taşı ağrısına renal kolik adı verilir. Çok şiddetli ve ızdırap veren bir ağrı çeşididir. Bazı insanlar bu ağrıyı doğum sancısı veya bıçaklanmaya benzetirler. Ağrı hastayı acil servise gönderecek kadar şiddetli olabilir. Böbrek taşı ağrısı genellikle taş dar üreter kanalına düştüğünde ortaya çıkar. Taş üreterde tıkanmaya neden olabilir. Oluşan basınç ağrı duyusunu ortaya çıkarır. Böbrek taşı ağrısı aniden başlar. Taş hareket ettikçe ağrının yeri ve yoğunluğu değişir. Üreter taşı dışarıya itmeye çalıştıkça ağrı şiddetlenir. Ağrı alevlenme ve yatışma periyodları halindedir. Böbrek taşı düşüren insanlar ağrıyı genellikle kaburgalarının altında, yanlarında ve sırtlarında hissederler. Taş daha aşağıya indiğinde karın ağrısı ve kasık ağrısı olabilir. Sağ taraftaki ağrı apandisit ağrısı ile karışabilir. Ağrının şiddeti taşın boyutu ile ilgili değildir. Küçük bir taş bile çok şiddetli ağrı ve tıkanma yapabilir.

Yazının Devamını Oku

Sperm DNA Hasarı

29 Nisan 2021
Yapılan araştırmalar sperm DNA’sında meydana gelen hasarların üreme kabiliyetini olumsuz etkilediğini gösteriyor. Kısır erkeklerin sperm DNA’ları, doğurgan erkeklerin DNA’sına göre daha fazla hasar içeriyor. Sperm DNA hasarı IVF ve ICSI gibi yardımcı üreme teknikleri esnasında başarısızlığa neden oluyor.

Sperm DNA hasarı neden olur?

Erkek sperminde DNA hasarı testis içi ve testis dışı faktörlerden kaynaklanabilir. Sperm DNA hasarı kısır erkeklerin büyük çoğunluğunda; doğurgan erkeklerin ise az bir yüzdesinde görülebilmektedir.

Kısır erkekler üzerinde yapılan çalışmalarda protamin eksikliği ile sperm DNA hasarı arasında bağlantı olduğu tespit edilmiştir.

Kısır erkeklerin % 25’inin menisinde yüksek oranlarda reaktif oksijen türlerine rastlanmıştır. Yüksek oksijen bileşenleri sperm fonksiyon bozukluğuna yol açmaktadır. Yüksek serbest oksijen radikalleri ile sperm DNA hasarı arasında bağlantı olduğu düşünülmektedir. Bu durum testis dışı DNA hasarı yapan nedenler arasındadır.

İlaçlar, kemoterapi ve radyasyonun sperm DNA’sı üzerine etkisi

Kanserli genç erkeklerde (örn. Hodgkin lenfoma ve testis kanseri), kanser tedavisinden önce bile tipik olarak zayıf semen kalitesi ve sperm DNA hasarı vardır. Daha sonra aldıkları kemoterapi ve radyoterapi DNA hasarını oldukça artırır. Testisler kemoterapi ilaçlarından oldukça fazla etkilenen hassas bir organdır. Oluşan hasarın şiddeti kemoterapi ve radyoterapinin dozu ve süresine bağlıdır.

Bozulan spermatogenezin (sperm oluşumu ve aktivitesi) düzelmesi aylar ve yıllar alabilir. Oluşan DNA hasarının düzelmesi ise bu sürenin çok ötesindedir. Pek çok hekim kanser tedavisinden önce spermlerin alınıp saklanmasını ya da tedaviden en az 12-24 ay sonra çocuk sahibi olmayı önermektedir.

Sigara içmek ve çevresel toksinlerin sperm DNA’sı üzerine etkisi

Yazının Devamını Oku

Sol testise dokununca ağrı yaparsa...

25 Nisan 2021
Testislerinizi etkileyen bir sağlık sorununuz olduğunda hem sağ hem de sol testisinizin ağrıyabileceğini düşünebilirsiniz. Ancak durum sandığınız gibi değil. Sol testis anatomik özelliklerinden dolayı bazı hastalıklara daha duyarlı.

Özellikle varikosel ve testis torsiyonu sol testiste daha sık görülüyor. Eğer sol testisiniz dokununca ağrıyorsa aşağıdaki ihtimalleri düşünün ve doktora danışın.

Varikosel: Atardamarlar oksijenden zengin kanı kalpten alıp vücudun her bölgesine dağıtırlar. Toplardamarlar ise kirlenmiş kanı toplayan damarlardır. Toplardamarlara tıbbi olarak ven denir. Varikosel testiste toplardamarların genişlemesine verilen addır. Bu durumda skrotum altındaki genişlemiş damarlar gözle görülebilir veya elle hissedilebilir. Varikoseller sol testiste daha sık oluşur. Varikosel nedeniyle kirli kan rahatça uzaklaşamaz. Varikosel için her zaman tedavi gerekmez. Ağrı yapıyorsa veya kısırlık nedeniyse bir ürologla görüşmekte fayda vardır. Tedavi genellikle ameliyatla yapılmaktadır.

Orşit: Bir virüs ya da bakteri nedeniyle testislerin iltihaplanmasına orşit denir. Hem sağ hem de sol testiste olsa da sol testiste daha sık görülür. Orşit olduğunuzda testisinize dokunduğunuzda ağrı hissedersiniz. Skrotum kızarabilir. Kabakulak virüsü orşitin en sık nedenlerinden biridir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve idrar yolu enfeksiyonu orşite neden olabilir. Orşit geçirmek kısırlık nedenleri arasındadır. Orşit bakteriyel kaynaklı ise antibiyotik tedavisi uygulanır. Virüs kaynaklı enfeksiyonlarda iyileşme için zamana ihtiyaç vardır. Her durumda ağrı kesiciler faydalıdır.

Spermatosel: Testisin üst kısmında sperm taşıyan tüpler vardır. Bu tüplerde içi sıvı dolu kistler oluşmasına spermatosel denir. Küçük spermatoseller belirti vermeyebilir. Kist büyürse dokununca ağrı yapar. Hasta kendi kendine muayene ile bile spermatoseli farkedebilir. Spermatosel ağrı ve rahatsızlık veriyorsa cerrahi olarak çıkarılır.

Testis torsiyonu: Testisler spermatik kordon ile asılıdır. Bu kordon içinde kan damarları bulunur. Spermatik kordon büküldüğünde testise giden kan akışı kesilir. Tıbbi olarak hemen düzeltilmesi gereken acil bir durumdur. Zamanında tedavi edilmeyen testis torsiyonu nedeniyle testis kaybedilebilir. Testiste çok şiddetli ağrı vardır. Şişme görülebilir. Genellikle sol tarafta görülür. Tedavisi cerrahidir.

Hidrosel: Skrotumun içinde her testisi ince bir doku tabakası çevreler. Bu kılıf sıvı veya kanla dolduğu duruma hidrosel denir. Skrotum şişer. Ağrı olabilir veya olmayabilir. Hidrosel tek taraflı ve iki taraflı olabilir. Bebeklerde hidrosel çok sık görülür ve genellikle bir yıl içinde kendiliğinden düzelir. İleri yaşlarda iltihaplanma veya yaralanmaya bağlı hidrosel gelişebilir. Tedavi cerrahi olarak yapılır.

Yaralanma: Sol testis anatomik olarak sağa göre daha aşağıdadır. Bu nedenle yaralanmalardan ve darbelerden daha fazla etkilenir. Hafif darbelerde buz koymak ve ağrı kesici almak faydalı iken şiddetli darbelerde testis yırtığı ihtimali olduğundan acilen bir ürolog görmelidir.

Testis kanseri:

Yazının Devamını Oku

Baba olmak için ideal yaş

13 Nisan 2021
Uzun eğitim ve kariyer süresi, ekonomik nedenler ve kişisel tercihler nedeniyle erkeklerin baba olma yaşı gittikçe büyüyor. Sanayileşme ile birlikte baba olma yaşı ileri yaşlara taşındı. Bir kadın ilk adet gördüğü dönemden menopoza kadar çocuk sahibi olabiliyorken; bir erkek 60-70 yaşlarında dahi baba olabiliyor. Bu gerçek de erkeklerin baba olmayı ertelemesinde büyük rol oynuyor.

Peki baba olmak için ideal yaş ne olabilir?

Fizyolojik olarak sağlık sorunu olmayan bir erkek ölünceye kadar baba olabilir. Ancak ilerleyen yaşla birlikte sperm sayısı ve sperm kalitesinde düşme olur. Bu durum erkeğin de baba olma şansını azaltabilir.

Yapılan bazı araştırmalar ileri yaştaki babaların bebeğin sağlığı üzerine bazı olumsuz etkileri olduğunu gösteriyor. Özellikle 40 yaş üstü babaların çocuklarında aşağıda sıraladığımız sorunların görülebileceğine dair iddialar var. Bu iddialar henüz yeterince kanıtlanmış olmasa da şüphe uyandırmaya yetmektedir:

Babanın yaşı ilerledikçe spermde görülen genetik mutasyon riski artıyor. İlerleyen yaşla birlikte radyasyon ve çevresel kirleticilere maruziyet artıyor. Bu durum genetik mutasyon riskini artırıyor. Yukarıda sayılan olumsuzlukların bununla ilişkili olabileceği düşünülüyor. Bir kıyaslama yapılabilirse ileri anne yaşı babanın ileri yaşına göre daha fazla risk taşıyor. Anne ya da baba 40 yaş üzerinde iseniz ve çocuk sahibi olmak istiyorsanız taşıdığınız riskler konusunda doktorunuza danışmalısınız.

Çocuk yetiştirmede baba yaşının etkisi

Bir çocuğun yetiştirilmesinde anne kadar babanın da rolü büyüktür. Anlaşılacağı üzere 20 yaşında bir baba ile 50 yaşında bir babanın çocuğuna yaklaşımı farklı olacaktır. İleri yaşta bir baba çocuğu büyürken daha yaşlı bir baba haline gelecektir. Bu durum onun enerji düzeyini ve sabrını etkileyebilir. İleri yaşta babanın erken ölümü ile çocuğun babasız büyüme konusu da ayrıca akılda tutulmalıdır.

Öte yandan 20’li yaşlarda, gelişimini tam tamamlamadan baba olmanın da dezavantajları vardır. Yeterli olgunluk düzeyine ulaşmadan bir çocuğun sorumluluğunu almak bazı hatalar yapılmasına yol açacaktır.

İdeal baba olma yaşı

Yazının Devamını Oku

Cinsel ilişki sonrası bel ağrısı

1 Nisan 2021
Sırt ve bel ağrısı pek çok nedenden dolayı meydana gelebilir. Seks sonrası sırt ve bel ağrısı olması bu nedenlerden biridir. Cinsel ilişki her ne kadar heyecan verici olsa da bazen ağrı verici de olabiliyor. Peki cinsel ilişkiden sonra sırt ve bel ağrısı neden olur? Bu yazımızda bu konuyu gözden geçireceğiz.

Cinsel ilişki hem erkekte hem kadında normal ve sağlıklı bir aktivitedir. Aslında bir çok çift, ilişkiyi her zamankinden daha güçlü kılan şeyin seks olduğunu söylüyor. Ancak cinsel ilişki esnasında hissedilen rahatsızlıklar kişilerin seksten uzak durmalarına yol açabiliyor. Seksten ağrı nedeniyle uzak duran eş genellikle diğer partner tarafından yanlış anlaşılabiliyor. Sonuçta ilişkilerde sorunlar yaşanabiliyor.

Cinsel ilişki esnasında çiftler pozisyonlarını değiştirebiliyorlar. Farklı bir pozisyon sırt kaslarında gerilmeye ve ağrı duyusuna yol açabiliyor. Cinsel ilişkiye başlamadan önce ısınmamış olmak (yetersiz ön sevişme olma) ve ilişkinin fazla sert yaşanması sırt kaslarının gerilmesine ve ağrı ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu durumda ağrıyı önlemenin yolu daha az acı veren pozisyonda cinsel birliktelik olabilir. İlişki esnasında sırtın altına yastık yerleştirmek bazı kimselerde faydalı olabiliyor. Sırt kaslarının gerilmesinden dolayı ortaya çıkan ağrıyı önlemenin diğer bir yolu ise sırt korsesi kullanmak olabilir.

Bazen çok sert yaşanan bir cinsel ilişkiden sonra vajinal kaslar yırtılabilir. Bu durumda hem vajinada çok şiddetli bir ağrı hissedilir hem de ağrı bele doğru yayılabilir. Bu durumda vajinal kasların iyileşmesini beklemek en akıllı çözüm olur. Beraberinde vajinal kanamanın eşlik ediyor olması durumunda mutlaka bir uzman hekim ile görüşmek uygun olacaktır.

Bazı omurga sorunları seks esnasında sırt ve bel ağrısına neden olabilir. Bunlardan en sık görüleni diskit (omurga aralıklarında iltihaplanma) ve artritdir (romatizma, eklem aralığı iltihabı). Seks esnasında hissedilen şiddetli ağrı hastalığın ilk habercisi de olabilir. Bu durumda derhal doktora başvurarak uygun tedaviyi almak gerekir.

Bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklar, cinsel aktivite esnasında bel ağrısına neden olabilirler. Cinsel organınızdan sarı- yeşil kötü kokulu akıntı geliyorsa, ateş ve bel ağrınız beraberinde varsa mutlaka doktora gitmelisiniz. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar tüm genital sistemi hem kadınlarda hem de erkeklerde enfekte eder. İltihabi tutulum alanlarında yoğun ağrı oluşur ve cinsel aktivite sonrası kronik ağrıların bir bölümünde saptanabilir.

İdrar yolu enfeksiyonları, cinsel ilişki esnasında bel ağrısına neden olan diğer bir durumdur. İlişki esnasında hem kasık bölgesinde hem de bel bölgesinde ağrı hissedebilirsiniz. İdrar yolu enfeksiyonunun belirtileri idrarda yanma, sık işeme isteği, bulantı, karın ağrısı ve ateş olabilir. Bununla birlikte acil işeme ihtiyacı, idrarda kanama, işerken zorlanma, kesik işeme, çatallı işeme ve idrar kalma hissi de idrar yolu enfeksiyonu belirtilerindendir.

Pelvik inflamatuvar hastalık, üst üreme organlarının iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Tipik olarak bel soğukluğu veya klamidya gibi tedavi edilmemiş cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyonun sonucudur. Bu hastalıkta sıklıkla bel ağrısı görülür. Cinsel ilişki esnasında ağrı daha da şiddetlenebilir.

Depresyon ve anksiyete gibi psikolojik sorunlar zaten gergin olan kasların seks esnasında daha da gerilmesine neden olabilir.

Yazının Devamını Oku

5 adımda kronik prostatit tedavisi

22 Mart 2021
Prostat, idrar kesesinin altında bulunan ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Meniyi oluşturan bir sıvı üretmekle görevlidir. Prostatit, prostat bezinin iltihaplanması veya şişmesi anlamına gelir. Hastalık belirtileri kademeli olarak başladığında ve birkaç haftadan fazla sürdüğünde, bu duruma kronik prostatit adı verilir.

Kronik prostatitin 3 ana tipi mevcuttur.

Kronik bakteriyel prostatit: Bu durumda bir bakteri prostatın iltihaplanmasına ve şişmesine yol açar. Bu hastaların idrar tahlillerinde lökosit ve bakteri bulunur. Genç ve orta yaşlı erkeklerde görülür.

Kronik bakteriyel olmayan prostatit: Hastada kronik prostatit belirtileri vardır ancak idrarda bakteri bulunmaz. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. İdrarda lökosit vardır ancak bakteri bulunmaz.

Kronik pelvik ağrı sendromu: Hastada prostatit semptomları vardır ancak iltihap yoktur. Nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Kronik prostatit neden olur?

Kronik bakteriyel prostatit, bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklanır. Bakteriler prostata üretra yoluyla ulaşırlar. Üretra, idrarı vücuttan dışarı atan tüptür. Enfeksiyon ayrıca idrar kesesi iltihabından ya da idrar sondasının enfekte olmasından kaynaklanabilir. Bazı bakteriyel enfeksiyonlar prostat taşlarının oluşmasına neden olurlar. Prostat taşları genellikle bir haşhaş tohumu kadardırlar ve fizik muayene ile tespit etmek güçtür. Prostat taşları iltihaplanırsa kronik prostatit yaparlar ve tedaviyi güçleştirirler. Genel olarak kronik prostatit nedenlerini sıralayacak olursak:

• İdrar akışının tıkanmasına neden olan durumlar

Yazının Devamını Oku

Testis ağrısı neden olur ve nasıl tedavi edilir?

19 Mart 2021
Testisler skrotumun içinde bulunan yumurta şeklindeki üreme organlarıdır. Sperm üretiminde görev alırlar ve oldukça hassas organlardır. Ağrı testisin kendisinden veya epididimden kaynaklanabilir. Bazen testis ağrısı sanılan şey kasıktan veya karından yansıyan ağrı da olabilir.

En sık rastlanan testis ağrısı nedenleri şunlardır:

Diyabetik nöropati (şeker hastalığına bağlı sinir hasarı): Uzun süreli kan şekeri yüksek seyreden hastalarda görülür. Şeker hastalığının yaygın bir komplikasyonudur. Ellerde, ayaklarda uyuşma, karıncalanma, ayaklarda yanma, ağrı ve güçsüzlük vardır. Diyabetik nöropati daha ziyade kol ve bacaklarda olsa da üreme organlarında ki sinirleri de tutabilir. Erektil disfonksiyon ve testis ağrısı yapabilir.

Epididimit (epididim iltihabı): Spermin vücuttan çıkmadan önce olgunlaştığı organ olan epididimin enfeksiyonudur. Bu durumda yavaş yavaş artan bir ağrı söz konusudur. Skrotum şişer ve dokunulduğunda sıcaktır. Klamidya ve bel soğukluğu gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar epididimite neden olabilir. Tedavisi antibiyotiklerle yapılır.

Hidrosel (skrotum içinde sıvı birikmesi): Skrotum ve testisleri ilgilendiren lenf damarlarında tıkanıklığa bağlı olarak gelişir. Tedavisi çoğu zaman cerrahi olarak oluşan sıvının boşaltılması şeklindedir.

Kasık fıtığı: Kasık fıtığının belirtisi öksürük ve ıkınma ile kasık bölgesinde meydana gelen şişliklerdir. Kasık fıtıkları testislere baskı uygulayarak ağrıya neden olabilirler. Tedavisi cerrahi olarak yapılır.

Karın kasları tendinitleri: Karın kaslarının uç kısımları tendon adı verilen yapılar ile leğen kemiğine yapışır. Yapıştıkları bu noktalarda bazen iltihabi süreç gelişir ve buna bağlı olarak kasık ağrısı oluşabilir. Tedavisinde ilaçlar çoğu zaman sonuç alınmasını sağlar.

Böbrek taşı (özellikle idrar kanalına düşen taşlar): Taş düşürüyorsanız diğer belirtiler yanında testis ağrısı çekebilirsiniz. Böbrek taşı belirtileri; sırt ve yan ağrısı, kanlı işeme, idrar yaparken yanma, mide bulantısı, peniste ağrı, sık idrara çıkma şeklindedir.

Kabakulak:

Yazının Devamını Oku

Varikoselektomi nedir?

22 Ocak 2021
Bilindiği gibi testisler ‘skrotum’ adı verilen deri kese içinde bulunurlar. Skrotum derisindeki damarların genişleyip küçük torbacıklar yapmasına varikosel denir. Varikoseldeki damarlar bacaklarda görülen varisli damarlara çok benzer. Varikosel çıplak gözle dışarıdan fark edilebilir.

Varikosel düşük sperm üretimi ve düşük sperm kalitesine yol açarak kısırlığa neden olabilir. Erkek kısırlığının sık görülen nedenleri arasındadır. Ancak her varikosel sperm üretimini etkilemez. İleri düzeyde varikosel testislerin gelişmesine engel olabilir ve testisler normalden küçük olabilir.

Varikoseller tüm erkeklerin yaklaşık %10-15’inde görülür. Varikosel teşhisinde hekim önce elle muayene yapar. Bu esnada değişik manevralar kullanabilir. Daha sonra ultrasonografi, Doppler ve spermatik venografi isteyebilir.

Varikoselli ve infertil bir erkeğin değerlendirilmesinde hastanın tıbbi geçmişine bakılır, üreme geçmişi incelenir, fizik muayene yapılır ve en az iki sperm analizi yapılır. Görüntüleme incelemesi her vakada gerekli değildir.

Varikoselektomi, varikoselin cerrahi olarak düzeltilmesidir. Genişlemiş olan damarlar varikoselektomi ameliyatı ile iptal edilmektedir. Bu yazımızda varikosel ile ilgili genel bilgilerin yanı sıra tedavisinde uygulanan varikoselektomi işlemi ile ilgili kısa ve aydınlatıcı bilgilerin aktarılması amaçlanmaktadır.

Varikosel belirtileri nelerdir?

Çoğunlukla varikosel belirti vermez. Nadiren ağrıya neden olabilir. Ağrı bazen keskin ağrı şeklinde bazen de belli belirsizdir. Uzun süre ayakta durma ve eforla ağrı artış gösterebilir. Sırtüstü yatışlarda ağrı azalır. En önemli belirti ise varikoselin doğurganlığı bozmasıdır.

Varikosel neden olur?

Testislere kan taşıyan damarların içinde küçük kapakçıklar vardır. Bu kapakçıkların bozulması sonucu kanın geri dönüşü zorlaşır ve kan göllenir. Varikosel bu şekilde ortaya çıkar. Anatomik yapıdan dolayı varikoselller solda daha sık gelişir. Varikosel gelişimi ergenlik çağında bile başlayabilir.

Yazının Devamını Oku