Prof. Dr. Ömer Faruk Karataş

Baba olmak için ideal yaş

13 Nisan 2021
Uzun eğitim ve kariyer süresi, ekonomik nedenler ve kişisel tercihler nedeniyle erkeklerin baba olma yaşı gittikçe büyüyor. Sanayileşme ile birlikte baba olma yaşı ileri yaşlara taşındı. Bir kadın ilk adet gördüğü dönemden menopoza kadar çocuk sahibi olabiliyorken; bir erkek 60-70 yaşlarında dahi baba olabiliyor. Bu gerçek de erkeklerin baba olmayı ertelemesinde büyük rol oynuyor.

Peki baba olmak için ideal yaş ne olabilir?

Fizyolojik olarak sağlık sorunu olmayan bir erkek ölünceye kadar baba olabilir. Ancak ilerleyen yaşla birlikte sperm sayısı ve sperm kalitesinde düşme olur. Bu durum erkeğin de baba olma şansını azaltabilir.

Yapılan bazı araştırmalar ileri yaştaki babaların bebeğin sağlığı üzerine bazı olumsuz etkileri olduğunu gösteriyor. Özellikle 40 yaş üstü babaların çocuklarında aşağıda sıraladığımız sorunların görülebileceğine dair iddialar var. Bu iddialar henüz yeterince kanıtlanmış olmasa da şüphe uyandırmaya yetmektedir:

Babanın yaşı ilerledikçe spermde görülen genetik mutasyon riski artıyor. İlerleyen yaşla birlikte radyasyon ve çevresel kirleticilere maruziyet artıyor. Bu durum genetik mutasyon riskini artırıyor. Yukarıda sayılan olumsuzlukların bununla ilişkili olabileceği düşünülüyor. Bir kıyaslama yapılabilirse ileri anne yaşı babanın ileri yaşına göre daha fazla risk taşıyor. Anne ya da baba 40 yaş üzerinde iseniz ve çocuk sahibi olmak istiyorsanız taşıdığınız riskler konusunda doktorunuza danışmalısınız.

Çocuk yetiştirmede baba yaşının etkisi

Bir çocuğun yetiştirilmesinde anne kadar babanın da rolü büyüktür. Anlaşılacağı üzere 20 yaşında bir baba ile 50 yaşında bir babanın çocuğuna yaklaşımı farklı olacaktır. İleri yaşta bir baba çocuğu büyürken daha yaşlı bir baba haline gelecektir. Bu durum onun enerji düzeyini ve sabrını etkileyebilir. İleri yaşta babanın erken ölümü ile çocuğun babasız büyüme konusu da ayrıca akılda tutulmalıdır.

Öte yandan 20’li yaşlarda, gelişimini tam tamamlamadan baba olmanın da dezavantajları vardır. Yeterli olgunluk düzeyine ulaşmadan bir çocuğun sorumluluğunu almak bazı hatalar yapılmasına yol açacaktır.

İdeal baba olma yaşı

Yazının Devamını Oku

Cinsel ilişki sonrası bel ağrısı

1 Nisan 2021
Sırt ve bel ağrısı pek çok nedenden dolayı meydana gelebilir. Seks sonrası sırt ve bel ağrısı olması bu nedenlerden biridir. Cinsel ilişki her ne kadar heyecan verici olsa da bazen ağrı verici de olabiliyor. Peki cinsel ilişkiden sonra sırt ve bel ağrısı neden olur? Bu yazımızda bu konuyu gözden geçireceğiz.

Cinsel ilişki hem erkekte hem kadında normal ve sağlıklı bir aktivitedir. Aslında bir çok çift, ilişkiyi her zamankinden daha güçlü kılan şeyin seks olduğunu söylüyor. Ancak cinsel ilişki esnasında hissedilen rahatsızlıklar kişilerin seksten uzak durmalarına yol açabiliyor. Seksten ağrı nedeniyle uzak duran eş genellikle diğer partner tarafından yanlış anlaşılabiliyor. Sonuçta ilişkilerde sorunlar yaşanabiliyor.

Cinsel ilişki esnasında çiftler pozisyonlarını değiştirebiliyorlar. Farklı bir pozisyon sırt kaslarında gerilmeye ve ağrı duyusuna yol açabiliyor. Cinsel ilişkiye başlamadan önce ısınmamış olmak (yetersiz ön sevişme olma) ve ilişkinin fazla sert yaşanması sırt kaslarının gerilmesine ve ağrı ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu durumda ağrıyı önlemenin yolu daha az acı veren pozisyonda cinsel birliktelik olabilir. İlişki esnasında sırtın altına yastık yerleştirmek bazı kimselerde faydalı olabiliyor. Sırt kaslarının gerilmesinden dolayı ortaya çıkan ağrıyı önlemenin diğer bir yolu ise sırt korsesi kullanmak olabilir.

Bazen çok sert yaşanan bir cinsel ilişkiden sonra vajinal kaslar yırtılabilir. Bu durumda hem vajinada çok şiddetli bir ağrı hissedilir hem de ağrı bele doğru yayılabilir. Bu durumda vajinal kasların iyileşmesini beklemek en akıllı çözüm olur. Beraberinde vajinal kanamanın eşlik ediyor olması durumunda mutlaka bir uzman hekim ile görüşmek uygun olacaktır.

Bazı omurga sorunları seks esnasında sırt ve bel ağrısına neden olabilir. Bunlardan en sık görüleni diskit (omurga aralıklarında iltihaplanma) ve artritdir (romatizma, eklem aralığı iltihabı). Seks esnasında hissedilen şiddetli ağrı hastalığın ilk habercisi de olabilir. Bu durumda derhal doktora başvurarak uygun tedaviyi almak gerekir.

Bazı cinsel yolla bulaşan hastalıklar, cinsel aktivite esnasında bel ağrısına neden olabilirler. Cinsel organınızdan sarı- yeşil kötü kokulu akıntı geliyorsa, ateş ve bel ağrınız beraberinde varsa mutlaka doktora gitmelisiniz. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar tüm genital sistemi hem kadınlarda hem de erkeklerde enfekte eder. İltihabi tutulum alanlarında yoğun ağrı oluşur ve cinsel aktivite sonrası kronik ağrıların bir bölümünde saptanabilir.

İdrar yolu enfeksiyonları, cinsel ilişki esnasında bel ağrısına neden olan diğer bir durumdur. İlişki esnasında hem kasık bölgesinde hem de bel bölgesinde ağrı hissedebilirsiniz. İdrar yolu enfeksiyonunun belirtileri idrarda yanma, sık işeme isteği, bulantı, karın ağrısı ve ateş olabilir. Bununla birlikte acil işeme ihtiyacı, idrarda kanama, işerken zorlanma, kesik işeme, çatallı işeme ve idrar kalma hissi de idrar yolu enfeksiyonu belirtilerindendir.

Pelvik inflamatuvar hastalık, üst üreme organlarının iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Tipik olarak bel soğukluğu veya klamidya gibi tedavi edilmemiş cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyonun sonucudur. Bu hastalıkta sıklıkla bel ağrısı görülür. Cinsel ilişki esnasında ağrı daha da şiddetlenebilir.

Depresyon ve anksiyete gibi psikolojik sorunlar zaten gergin olan kasların seks esnasında daha da gerilmesine neden olabilir.

Yazının Devamını Oku

5 adımda kronik prostatit tedavisi

22 Mart 2021
Prostat, idrar kesesinin altında bulunan ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Meniyi oluşturan bir sıvı üretmekle görevlidir. Prostatit, prostat bezinin iltihaplanması veya şişmesi anlamına gelir. Hastalık belirtileri kademeli olarak başladığında ve birkaç haftadan fazla sürdüğünde, bu duruma kronik prostatit adı verilir.

Kronik prostatitin 3 ana tipi mevcuttur.

Kronik bakteriyel prostatit: Bu durumda bir bakteri prostatın iltihaplanmasına ve şişmesine yol açar. Bu hastaların idrar tahlillerinde lökosit ve bakteri bulunur. Genç ve orta yaşlı erkeklerde görülür.

Kronik bakteriyel olmayan prostatit: Hastada kronik prostatit belirtileri vardır ancak idrarda bakteri bulunmaz. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. İdrarda lökosit vardır ancak bakteri bulunmaz.

Kronik pelvik ağrı sendromu: Hastada prostatit semptomları vardır ancak iltihap yoktur. Nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Kronik prostatit neden olur?

Kronik bakteriyel prostatit, bakteriyel bir enfeksiyondan kaynaklanır. Bakteriler prostata üretra yoluyla ulaşırlar. Üretra, idrarı vücuttan dışarı atan tüptür. Enfeksiyon ayrıca idrar kesesi iltihabından ya da idrar sondasının enfekte olmasından kaynaklanabilir. Bazı bakteriyel enfeksiyonlar prostat taşlarının oluşmasına neden olurlar. Prostat taşları genellikle bir haşhaş tohumu kadardırlar ve fizik muayene ile tespit etmek güçtür. Prostat taşları iltihaplanırsa kronik prostatit yaparlar ve tedaviyi güçleştirirler. Genel olarak kronik prostatit nedenlerini sıralayacak olursak:

• İdrar akışının tıkanmasına neden olan durumlar

Yazının Devamını Oku

Testis ağrısı neden olur ve nasıl tedavi edilir?

19 Mart 2021
Testisler skrotumun içinde bulunan yumurta şeklindeki üreme organlarıdır. Sperm üretiminde görev alırlar ve oldukça hassas organlardır. Ağrı testisin kendisinden veya epididimden kaynaklanabilir. Bazen testis ağrısı sanılan şey kasıktan veya karından yansıyan ağrı da olabilir.

En sık rastlanan testis ağrısı nedenleri şunlardır:

Diyabetik nöropati (şeker hastalığına bağlı sinir hasarı): Uzun süreli kan şekeri yüksek seyreden hastalarda görülür. Şeker hastalığının yaygın bir komplikasyonudur. Ellerde, ayaklarda uyuşma, karıncalanma, ayaklarda yanma, ağrı ve güçsüzlük vardır. Diyabetik nöropati daha ziyade kol ve bacaklarda olsa da üreme organlarında ki sinirleri de tutabilir. Erektil disfonksiyon ve testis ağrısı yapabilir.

Epididimit (epididim iltihabı): Spermin vücuttan çıkmadan önce olgunlaştığı organ olan epididimin enfeksiyonudur. Bu durumda yavaş yavaş artan bir ağrı söz konusudur. Skrotum şişer ve dokunulduğunda sıcaktır. Klamidya ve bel soğukluğu gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar epididimite neden olabilir. Tedavisi antibiyotiklerle yapılır.

Hidrosel (skrotum içinde sıvı birikmesi): Skrotum ve testisleri ilgilendiren lenf damarlarında tıkanıklığa bağlı olarak gelişir. Tedavisi çoğu zaman cerrahi olarak oluşan sıvının boşaltılması şeklindedir.

Kasık fıtığı: Kasık fıtığının belirtisi öksürük ve ıkınma ile kasık bölgesinde meydana gelen şişliklerdir. Kasık fıtıkları testislere baskı uygulayarak ağrıya neden olabilirler. Tedavisi cerrahi olarak yapılır.

Karın kasları tendinitleri: Karın kaslarının uç kısımları tendon adı verilen yapılar ile leğen kemiğine yapışır. Yapıştıkları bu noktalarda bazen iltihabi süreç gelişir ve buna bağlı olarak kasık ağrısı oluşabilir. Tedavisinde ilaçlar çoğu zaman sonuç alınmasını sağlar.

Böbrek taşı (özellikle idrar kanalına düşen taşlar): Taş düşürüyorsanız diğer belirtiler yanında testis ağrısı çekebilirsiniz. Böbrek taşı belirtileri; sırt ve yan ağrısı, kanlı işeme, idrar yaparken yanma, mide bulantısı, peniste ağrı, sık idrara çıkma şeklindedir.

Kabakulak:

Yazının Devamını Oku

Varikoselektomi nedir?

22 Ocak 2021
Bilindiği gibi testisler ‘skrotum’ adı verilen deri kese içinde bulunurlar. Skrotum derisindeki damarların genişleyip küçük torbacıklar yapmasına varikosel denir. Varikoseldeki damarlar bacaklarda görülen varisli damarlara çok benzer. Varikosel çıplak gözle dışarıdan fark edilebilir.

Varikosel düşük sperm üretimi ve düşük sperm kalitesine yol açarak kısırlığa neden olabilir. Erkek kısırlığının sık görülen nedenleri arasındadır. Ancak her varikosel sperm üretimini etkilemez. İleri düzeyde varikosel testislerin gelişmesine engel olabilir ve testisler normalden küçük olabilir.

Varikoseller tüm erkeklerin yaklaşık %10-15’inde görülür. Varikosel teşhisinde hekim önce elle muayene yapar. Bu esnada değişik manevralar kullanabilir. Daha sonra ultrasonografi, Doppler ve spermatik venografi isteyebilir.

Varikoselli ve infertil bir erkeğin değerlendirilmesinde hastanın tıbbi geçmişine bakılır, üreme geçmişi incelenir, fizik muayene yapılır ve en az iki sperm analizi yapılır. Görüntüleme incelemesi her vakada gerekli değildir.

Varikoselektomi, varikoselin cerrahi olarak düzeltilmesidir. Genişlemiş olan damarlar varikoselektomi ameliyatı ile iptal edilmektedir. Bu yazımızda varikosel ile ilgili genel bilgilerin yanı sıra tedavisinde uygulanan varikoselektomi işlemi ile ilgili kısa ve aydınlatıcı bilgilerin aktarılması amaçlanmaktadır.

Varikosel belirtileri nelerdir?

Çoğunlukla varikosel belirti vermez. Nadiren ağrıya neden olabilir. Ağrı bazen keskin ağrı şeklinde bazen de belli belirsizdir. Uzun süre ayakta durma ve eforla ağrı artış gösterebilir. Sırtüstü yatışlarda ağrı azalır. En önemli belirti ise varikoselin doğurganlığı bozmasıdır.

Varikosel neden olur?

Testislere kan taşıyan damarların içinde küçük kapakçıklar vardır. Bu kapakçıkların bozulması sonucu kanın geri dönüşü zorlaşır ve kan göllenir. Varikosel bu şekilde ortaya çıkar. Anatomik yapıdan dolayı varikoselller solda daha sık gelişir. Varikosel gelişimi ergenlik çağında bile başlayabilir.

Yazının Devamını Oku

Kreatinin nedir? Kreatinin yüksekliği önemli mi?

29 Aralık 2020
Böbrek hastalıklarında, hastalarda değişik belirti ve bulgular gözlenir. Hastaların kanlı idrar, yan ağrısı, idrar miktarında azalma, gece idrara çıkma ya da bacaklarda şişlik, tansiyon yükselmesi gibi şikayetleri olabilir. Çoğu hastanın ise hiçbir şikayeti olmayabilir. Başka sebeple ya da kontrol amaçlı yapılan kan tahlilleri sırasında serum kreatinin düzeyinde yükseklik tespit edilebilir.

Kreatinin düzeyi yüksek çıkan hastalar böbrek hastalıkları açısından değerlendirilir. Şikayetleri iyice sorgulanır, hastalar kapsamlı muayene edilir. Böbrek hastalığı tanısını koyma ve hastalığın ilerleyişini tahmin etmede serum kreatinin düzeyi ve kreatinin düzeyi kullanılarak hesaplanan GFR değeri büyük önem taşır.

Böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesini anlamak için öncelikle böbreğin nasıl çalıştığını bilmek gerekir. Böbrekler vücutta metabolize edilen artık maddelerin (üre, kreatinin ve ürik asit…) atılması ve vücut için gerekli olan su ve elektrolitlerin ayarlanmasında görevlidir. Sağlıklı böbrekler dakikada yarım fincan kadar kanı süzer, atık maddelerden arındırır ve idrar haline getirir.

Kreatinin nedir?

Kreatinin, böbreklerin çalışmasının değerlendirilmesinde önemli rolü olan bir belirteçtir. Kreatinin düzeyine hem kanda hem de idrarda bakılabilir. Kanda, böbreklerin çalışmasını değerlendirmede kullanılan GFR hesaplamasında yer alır. Kreatinin düzeyi böbrek hastalıkları konusunda yol göstericidir.

Kreatin insan vücudunda iskelet kas hücrelerinde bulunur. Kırmızı et tüketimiyle de alınır. Kimyasal olarak kreatin’in içerisindeki suyu kaybetmesi sonucu ortaya çıkan ürün ise kreatinin’dir. Bu geri dönüşümü olmayan bir işlemdir. Kreatinin oluştuktan sonra tekrar geri kreatin haline gelemez.

Kan dolaşımına sürekli sabit bir miktarda kreatinin, kaslardan kana geçer. Kaslarla yakın ilişkili olan kreatininin günlük üretim miktarı, kişinin mevcut kas kitlesiyle ilişkilidir. Kas kütlesi fazla olan, iri yarı kişilerde normal olarak kreatinin düzeyi yüksek olabilir. Yine kaslarla ilişkili olması kreatinin düzeylerinin; ırk, yaş ve cinsiyete göre değişkenlik göstermesine sebep olur.

Kreatinin böbreklerden süzülür. Sonuçta kan kreatinin düzeyi, kaslar tarafından üretilen miktar ve böbrekten süzülen miktar (GFR) arasındaki dengeyi temsil eder. Bütün hastaların kas kütlelerinin sabit kaldığı ve GFR’nin değişmediği sürece kreatinin düzeylerinin de sabit kalması beklenir.

Kreatinin normal düzeyi nedir?

Yazının Devamını Oku

Kadınlarda idrar kaçırma nedenleri nelerdir?

25 Aralık 2020
İdrar kaçırma kadınlarda oldukça sık görülen ve yaşam kalitesini belirgin olarak düşüren bir durumdur. Genel olarak iki farklı tip daha sık görülür. Stres inkontinansı dediğimiz öksürme, gülme veya hapşırma esnasında olan idrar kaçırma tipidir. Diğer tip ise acil idrara gitme ve sıkışma hissi ve arkasından idrar kaçırmadır. Bunların dışında karışık tip idrar kaçırma ve dolup taşma tipi idrar kaçırma ise görülen diğer tiplerdir. Bazı durumlarda ise sürekli olarak alt ıslaklığı yapan kaçırma tipi bulunmaktadır.

Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre idrar kaçıran kadınlarda pelvik kaslarda zayıflama olduğu, mesanenin depolama ve işeme üzerine etkili kontrol mekanizmasının bozulduğu gösterilmiştir.

Kadınlarda idrar kaçırma genellikle 50 yaş üzerinde sık görülür. Bununla birlikte kadınlar idrar kaçırma açısından her yaş grubunda erkeklerden daha fazla oranda risk taşımaktadırlar.

Hangi durumlar idrar kaçırmaya neden olur?

Aşağıda saydığımız şu durumlar kadınlarda idrar kaçırmaya neden olan en sık faktörlerdir:

İdrar kaçırmanın belirtileri nelerdir?

Her bireyde farklı semptomlar görülse de en sık görülen belirtiler şunlardır:

İdrar kaçırma nasıl teşhis edilir?

İdrar kaçırma tedavisini ürologlar yapar. Hastadan öncelikli olarak detaylı öykü alınır. Daha sonra ayrıntılı bir ürogenital muayene yapılır. İdrar tetkiki, idrar kültürü, ultrason, ürodinami, sistoskopi yapılabilecek tetkikler arasındadır.

Yazının Devamını Oku

Sperm şekil (morfoloji) bozukluğu nedir?

23 Aralık 2020
Erkek kısırlığı (erkek infertilitesi) önemli sağlık sorunlarından biridir. Çiftlerin çocuk sahibi olmalarında erkeklerle ilişkili sorunlar tüm infertil çiftlerin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır. Erkeklerde üremeyi sağlayan hücreler spermlerdir. Spermler testis adı verilen erkek yumurtasında üretilir ve kadın yumurtasını dölleyerek gebeliğin başlatılmasına katkıda bulunur. Normal gebelik oluşumu için sağlıklı spermlerin oluşumu şarttır.

Sağlıklı normal gebelik için yeterli sayıda sperm olması gerekir. Dünya Sağlık Örgütü sağlıklı bir erkekte 1 ml’de en az olması gereken sperm sayısını 15 milyon olarak belirlemiştir. Sayı dışında mevcut spermlerin yeterli hızda olmaları ve yumurtaya ulaşabilecek süratte hareketlilik özelliğine sahip olması gereklidir. Hareketlilik dışında spermlerin normal şekilde olmaları da zorunludur. Normalde spermlerin kendilerine özel boyutlarda bir başı, bir boynu ve bir de kuyruğu bulunmaktadır.

Sperm şekil bozukluğu nedir?

Kısırlık nedeni ile müracaat eden erkeklere ilk yapılan test sperm analizidir. Bu test 2-7 günlük cinsel perhiz sonrası alınan meni örneğinde sperm sayısı ve sperm özelliklerinin incelenmesini sağlar. Sperm analizinde sperm sayısı, spermin hareketliliği (hareketli sperm yüzdesi), sperm morfolojisi (normal şekilli sperm yüzdesi) ve sıvı hacmi değerlendirilir.

Sperm morfolojisi (sperm şekil bozuklukları) spermin boyutu ve şeklini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Sperm şekil bozuklukları dünya sağlık örgütü (WHO) tarafından sınıflandırılmıştır.

Sperm morfolojisi nasıl değerlendirilir?

Sperm morfolojisini değerlendirmek için spermler mikroskop altında incelenir ve anormal şekilli spermlerin yüzdesi tahmin edilir. Bir bireyin tüm spermleri tam olarak aynı görünmez. Baş, orta kısım veya kuyrukta, sperm boyutunda ve şeklinde anormallikler meydana gelebilir. Tüm erkeklerin anormal sperm ürettiğini ve "normal" bir meni örneğindeki spermlerin yarısının anormal şekilde şekillendiğini bilmek önemlidir. 

Normal bir sperm:

Anormal spermin baş veya kuyruk kusurları vardır (büyük veya şekilsiz bir kafa veya çarpık veya çift kuyruk gibi). Bazı durumlarda, bu mutasyonlar veya değişiklikler spermin genel işlevselliğini etkilemez. Diğer durumlarda sperm, yumurta zarına ulaşmak, delmek veya girmek için yeterince hızlı veya düzgün hareket edemeyebilir.

Yazının Devamını Oku