GeriMuhammet KÖSLE Sorgun elden gidiyor mu?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sorgun elden gidiyor mu?

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Keles Sorgun Köyü Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Muharrem Ulutaş’ın çok ciddi endişeleri var. Buyurun hep birlikte okuyalım, özetimle:

Sorgun elden gidiyor mu
Sorgun elden gidiyor mu
“Pandemi süresince devlet büyüklerimizin aldıkları kurallar gereği olan sokağa çıkma yasağına “dağ” diye tanımlanan ikametlerimizde olmamıza rağmen harfiyen uyduk.
Ancak bizler bu kurallara uyarken bazıları bunu fırsata çevirdi! Transport işlemleri yasak bilmedi. Çok ciddi endişeler rüyalarımıza dahi girmeye başladı. 43 ülkeye ihraç ettiğimiz kirazımız yok edilecek. Yüzde yüz doğal olarak ürettiğimiz mükemmel peynirimizin kalitesi yok olacak. Sadece son üç yıl içinde dikilen yüz bin ceviz ağacına verilen emek çöpe gidecek. Milyarlarca lira harcanarak oluşturulan devasa içme suyu kaynağımız olan barajımız çamurla dolacak. En önemlisi de geleceğimiz olan (Bunu şu Covid-19 döneminde daha da iyi anlamış olmaları lazım) topraklarımızın verimini yok edecekler. Buna sebep olacak olan şey ne mi? Burada onlarca kişi mermer ocağı kazısı için çalışmalara başladı. Köyün kurucuları olan dedelerimizden günümüze kadar gelen Sorgun mirasının talanına göz yummak; değil köyümüzün ve Bursa’mızın, ülkemizin hezimetine onay vermek demektir. İlgili yetkililerin bizi duymayacağını biliyoruz! Ziyan ve yok etme kanadında işin başındayken acilen yardım talebimizi sunuyoruz. Aklımıza ilk gelen isimler de Bursa CHP Milletvekilleri Profesör Dr. Yüksel Özkan ile Eczacı Erkan Aydın oldu. Bizleri yalnız bırakmayın lütfen. Mirasımızı çocuklarımıza devredemezsek ne demez sonra onlar bizlere… Saygılarımla.”
Derdiniz hepimizin derdi aslında. Umarım başlanan bozgun işi temellenmeden son bulsun. Özellikle Milletvekili Yüksel Özkan ve Erkan Aydın’ın desteğini göreceğinize inanıyorum Sorgunlu hemşehrilerim…

BUYURUN SİZE BEDAVA KOPYA

Sorgun elden gidiyor mu
Okurlarımızdan Emekli Yönetici (Tofaş) Yaşar Vatansever, özetimle: “Yıllar süren sinir edici çalışma sonucu hizmete açılma lüksü gösteren Mudanya sahili hizmet vermeye başladığı andan itibaren sorun olmaya başlamıştı. Özellikle de yürüme yoluna döşenen kaplamalar. Hepsi ayını doldurmadan tırtıl misali büzüşmüştü! Yazdınız, onarıldı, yazdınız yine onarıldı… En son olarak da Büyükşehir Belediyesi 16 Temmuz 2020 tarihinde yine onarıldığını açıklamıştı. Ama gelin görün ki döşemeler yine patladı, çatladı, ayrıldı. Demirler yine paslandı. Acizane bir fikrim oluştu. Paylaşmak isterim izninizle bu fikrimi! O malzemeleri ve kullandığınız tüm malzemeleri kalite sertifikalarıyla ispatlamış olan ürünlerden kullanmak aklınıza gelmiyor mu acaba? Gelmiyorsa buyurun size bedava akıl veriyorum! Kaliteli malzeme kullanın, işi de ehli ustaya verin. Bir de böyle deneyin bakalım sorun oluşacak mı? Kalın sağlıcakla!” diyor. Bence de mantıklı bir fikir. Denemekte fayda var!

ÇÖPLÜKBEY OLSUN

Sorgun elden gidiyor mu
Abonelerimizden olan iş insanı Ömer Gönülkırmaz: “Osmangazi ilçesi Bağlarbaşı Mahallesi Kutlukbey Caddesi üzerindeki kaldırımı tamamen kapatan ve yetmezmiş gibi caddeye taşan çöpler en az iki yıldır var. Caddeye verilen Kutlukbey isminin Çöplükbey olarak değiştirilmesi yönünde tavsiyem var! Belediyemiz ilk meclis toplantısında tavsiyemi değerlendirsin” diyor.
Ömer Gönülkırmaz tavsiyeniz çok güzel. Malum bu sorunu birçok kez yayımlamıştık. Halen böyle ise vaziyet bir bildikleri vardır başkanların elbet. ‘Çöplükbey’ tam da bu caddeyi tarif ediyor!

HÜRRİYET BURSA YAZIYOR SORUNLAR ÇÖZÜLÜYOR

Yıldırım Belediyesi

“ AMAN O VAKİT GELMESİN… başlıklı, Emirsultan Mahallesi 2. Beşyolağzı Sokak’taki kayan zemine ait istinat duvarının bir bölümünün boşalarak tehlike arz ettiğini ve önlem alınması gerektiğini ifade eden okurun şikayeti incelenmiştir. Belediyemiz Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince yapılan inceleme neticesinde, habere konu olan sokaktaki 26 kapı numaralı bina metruk yapı olduğundan, yapılan resmi yazışmalar neticesinde yıkım aşamasına gelindiği tespit edilmiştir. Bu sokak üzerinde bulunan 6 adet metruk yapı yıkılarak önlerine bordür çalışması yapılmış ve gereken güvenlik önlemleri alınmıştır. Can ve mal güvenliği açısından şikayete konu olan alandaki toprak kayması alan ve bitişiğinde bulunan metruk yapının ivedilikle yıkılmasıyla birlikte bordür çalışması yapılacaktır. Bilgilerinize sunarız. Yıldırım Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü”
Gerçekten çok güzel bir haber bu. Nazarın üzerinizden kalkmış olduğunu görüyorum. Helal olsun size Yıldırım Belediyesi. Bu kararınızın diğer belediyelere de örnek olması dileklerimle…

X

Gerçekten mucize ama nasıl....

Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan okurumuz Galip Bora Yavuz’un, şahit olduğu olayı anlattığı e-postasını okurken sanki o anı yaşayan ben oldum. Evlatları için ölmeye hazır bir baba olmanın duygularıyla da olsa gerek inanın titredim ve irkildim.


Galip Bora’nın çok üzücü ve bir o kadar da düşündürücü olduğunu düşündüğüm hikâyesini özetimle aktarıyorum: “Muhammet ağabey. 02 Temmuz 2021’de BursaRay’da (Tramvay / Metro) seyahat ediyordum. Metro, Osmangazi istasyonuna geldiğinde bebek arabalı bir kadın, arabasını bebeğiyle birlikte vagona sokmuştu ki metro kapılarını kapatıp hareket etmesin mi… Yani bebek arabasını kullanan kadın (Muhtemelen annesiydi, feryatlarını görüyorduk.) vagon dışında istasyonda kalmıştı. Biz yolcularda da bir panik… Bu durum karşısında vatmana ulaşılması için hizmet veren acil durum görüşme telefonuna saldırdık derhal! Ancak bizi duyan olmadı! (Vesileyle bu acil durum telefon hizmetinin hikâye olduğunu anlamış olduk) Derken, metro bir durak sonra (Merinos istasyonunda) hiçbir şey olmamış gibi durdu. O vakit bizler, içinde bebeği de olan bebek arabasını güvenlik personeline teslim ederek gittik. Demek oluyormuş ki böyle heyecanlı sahneleri izlemek için aksiyon filmlerini izlemeye gerek yokmuş. BURULAŞ’a takılmak yetecekmiş! Çok iyi tanıdığım annemin bu olayı yaşadığını hayal ettim de… Tabiri caizse inanın annem çıldıırırdı. Keza benim bile ruh halim bozuldu o an…”
BURULAŞ’tan bir açıklama gelirse (umarım gelir) bakalım nasıl olacak bu açıklama! Vatman görmüyor, (İnsanız, bu olabilir) kapı fotoseli devreye girmiyor ve acil durum telefonu çalışmıyor. Oluşan durum karşısında çok feci bir sonun çıkmamış olması gerçekten mucize.

GÖYNÜKBELEN SİL BAŞTAN…


Okurlarımızdan Berkant Sancar, özetimle: “Dünya ülkelerine ihraç ettiğimiz çileğimizle ve gurur duyduğumuz yaban mersini üretimimizle anılmak yerine çukurlu mukurlu yollarımızla Hürriyet Bursa gazetesindeki manşet yayımınızdan sonra TBMM’de dahi anılır olmanın sevinciyle gurur duyduk elbette. Ancak köyümüzün içi de çukurlu mukurlu! Mesela burası köyümüzdeki (Güya mahalleymiş burası!) ilköğretim okulunun önü ve yüzlercesi var bunun gibi köyümüzde, pardon mahallemizde! Yetkilileri göreve davet ediyoruz. Not. Hani yayımınızla birlikte TBMM’de de gündem olan ve daha sonra soğuk asfalt ile doldurulan yollarımızın çukurları vardı ya… Çukurlarımız çok şımarık olsa gerek üzerine atılan asfaltı tekrar geri fırlattı! Yani sil baştan olduk! Haftaya da bununla ilgili olan şahit fotoğraflarımı yollayacağım müsaadenizle. Hürriyet Bursa gazetesi ekibine saygılarımızı sunarız.” diyor. Aralarında ‘bize ait değildir’ diye paslaşan Büyükşehir Belediyesi ve Osmangazi Belediyesi; Göynükbelenli kardeşimiz Berkant Sancar, böyle diyor. Siz ne dersiniz acaba?

80’Lİ YILLARA ÖZENEN LEVHA!


Yazının Devamını Oku

‘Bir uğrayın’ derim

Hürriyet Bursa gazetesi abonelerimizden Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş’ın e-postasını özetimle aktarıyorum.



“Mahallemizin kartal yuvası konumundaki içler acısı Çamlıtarla Camii’sinin sorunlarına çare buldurabilmek adına iki yıl önce Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Erdönmez’le buluştum. Sorunlarımı canlı olarak gösterebilme adına buluşma yerimiz de Çamlıtarla Camii önü oldu. Vaziyeti inceleyen başkan Erdönmez durumu çok beğenmiş olacak ki etrafta iki tur attı ve gitti! Gidiş o gidiş… Camiinin üstünde bulunan yüz kişilik oturma alanı da kullanılamıyor. Öyle ise neden yapıldı? Civarda başka istirahat yeri olmadığından dolayı vatandaşlar burasını kullanmak istiyorlar ama ne fayda! Alan sürekli olarak kapalı tutuluyor. Ayrıca camii bir yana, camiinin üst bölgesindeki çıkmaz sokaklara; polis, itfaiye, çöp, ilaçlama araçları ve ambulanslar giriyor. Sokaklara giren bu özel araçlar dahi dönüş alanı olmadığı için girdikleri gibi (Geri vitesle) çıkıyor. Bu bölgede oturan vatandaşlara, hizmeti en son olarak sunan yirmi beş yıl önceki başkan Başkan Basri Sönmez’dir. O yüzden de civar sakinleri Sönmez başkanı dillerinden düşürmüyorlar. Sayın yöneticiler siz de isminizi uzun yıllar hafızalara kazıtmak isterseniz buralara bi’uğrayın derim.”

GURURLA HİZMET EDİYOR!


Osmangazi ilçesi Göynükbelen Mahallesi (Köy) sakinlerinden olan Hasan Hüseyin Özcan özetimle şöyle diyor: “Göynükbelen İlköğretim Okulu önündeki beton direk emin ellerde. Köyümüzün sevimli kedilerinden olan Minnoş bu direği tam dört yıldır bekliyor. Üstelik bir lira da para istemiyor! ‘UEDAŞ’a hizmet vermek benim için bir gururdur diyor!’

BİR TAVSİYEDE BULUNMAK GEREKİRSE…


Yazının Devamını Oku

Kuşlar büyüdü gitti karıncalar geldi

Dörtçelik Çocuk Hastanesi önünde bulunan direğin olmayan klemens kapağında önce kuşlar büyüdü, uçup gidince şimdi de karıncalar kullanıyor.

Okurumuz Düzgün Tuncelili de “Çay kahve tamam, temmuz sonunda da burada oturup dondurma yiyeceğim” diyor.

Hürriyet Bursa gazetesi olan okurumuz Düzgün Tuncelili’nin e-postasını okurken ve de yollamış olduğu fotoğrafı da görünce inanın sesli olarak güldüm. İyi ki bu esnada kimse yoktu etrafımda. Yoksa inanın deli derlerdi bana! Özetimle aktarıyorum:

KAHVEYİ DE İÇTİK

“Muhammet Bey. Hani klemens kapağı olmadığı için komuta şalterinin üzerine kuşlar yuva yapmıştı da bende bu manzara önünde çay içerken size fotoğrafımı yollamıştım ya...(23 Şubat 2021 tarihli yayımımızda) Vesileyle, hayvansever olduğunu da öğrenmiş olduğumuz UEDAŞ o kapağı takmadı ve yavru kuşlar büyüdü yuvasından uçup gitti. Şimdi de karıncalar kullanıyor bu yuvayı! Yavru kuşlar varken çay keyfi yapan ben, şimdi de kahveyle beraber yanındaki lokumla bu güzelliğin keyfini çıkartıyorum!

SIRA DONDURMADA

UEDAŞ Genel Müdürü Gökay Fatih Danacı’ya bir ricam var. Lütfen bu kapağı kapattırmayın. Olmayan kapak yuvasının biraz üstünde ‘Dikkat ölüm tehlikesi’ yazsa da; öyle bir şey yok burada! Olsaydı önce kuşlar, sonra da karıncalar yuva yapar mıydı hiç(!) Hem nasip olursa temmuz ayı sonunda dondurma partisi vermeyi düşünüyorum bu kapaksız yuva önünde. Lütfen kapağı takmayın. Böyle çok heyecanlı oluyor!”

Yazının Devamını Oku

İnsan hayatı bu kadar ucuz mi?

Kalp ve damar cerrahisi uzmanı Operatör Doktor Ali Fuat Paker’in e-postasını özetimle aktarıyorum:

“Bizim Bursa, yıkıp geçen lodosuyla da çok meşhurdur! Bu yüzdendir ki lodos sebebiyle plansızca yapılan çalışmalarla alakalı olarak yüzlerce çatının uçtuğunu, onlarca da direğin devrildiğini basından okumaktayız. Neticede benzeri sebeplerden kaynaklı olarak milyonlarca liralık maddi kayıplarımız bir yana yitirilen can haberleriyle de ayrıca sarsılıyoruz. En azından bundan sonraki yapılaşmalarımızda yıkıp uçuran Bursa lodosunu hesaba katmamız gerekmektedir. Vatandaşa bir şey diyemem. Bilmeyebilir, aklına getirmeyebilir, düşünmeyebilir… Ancak bu durumun; misyon ve vizyonu olan, İSİG, kalite, plan, tertip ve iş bitimi kontrol eğitimlerinin en üst noktada olması gereken belediyelerimizde uygulanır olmaması gerçekten çok büyük ayıp. Bakınız, kaldırıma gelişi güzel dikilen (Hafif ittirmeyle dahi sallanıyor. Zaten eğilmiş bile) devasa duyuru panosu oluşması muhtemel olan ilk sert lodosta uçacak. Bu konuda bahse girebilirim. Ayrıca ilkel pano dönüş adası levhasının da önüne dikildiği için sürücülerin bilgi almasına engel olmuştur. Paker ailesi olarak onlarca ülke ziyaretimiz oldu. Bu ülkelerin içinde gelişmemiş ülkelere de gittik. İnanın oralarda dahi ‘ilkel’ diye tarif edebileceğim panonun bir benzerine yakın olanına dahi rast gelmedim. İnsan yaşamının önemini ve bu yaşamın davam ettirilebilmesi için binlerce kez pürdikkat icra ettiğim mesleğimle alakalı olarak diyorum ki; insan hayatı asla ve asla bu kadar ucuz olmamalıdır!”

LODOSA GEREK YOK

Adres olarak Osmangazi ilçesi Esentepe Metro İstasyonu önünü (Ceylan Hastanesi yanı) demiş Doktor Ali Fuat Paker. Fotoğrafı inceledim de… 18 milimlik ahşap sunta levha. Kesinlikle uygun bir durum değil bu! Hadi uygun olmasa da yaptınız diyelim. Rüzgârın geçişine izin veren delikleri oluşturmakta mı aklınıza gelmedi? Değil lodos, sert esen rüzgâr dahi bu dev suntayı yatırmaya ve uçurmaya yeter. Bu konuda ben de bahse girerim. Suntanın sahibi olan Büyükşehir Belediyesi, suntanın dikildiği ilçe olan Osmangazi ilçesi ve ilimizin en yetkili yöneticisi olan Vali Yakup Canbolat’ın dikkatlerine! Bu ilkel hizmetin canını yanacak olanlardan biri belki bizlerden biri olabilir…

 BU ISRAR NİYE?

Bursaspor’un geçmiş dönem başkanlarından olan okurumuzun liderliğini yaptığı e-postada 49 ayrı imza var. İçlerinde Bursa’mızın tanınmış iş insanı da, devletin üst düzey emekli yöneticileri de var. Beraberinde çevresine saygılı sokak sakinleri… İstedikleri şey, benim bu yaşıma kadar Bursa’mızın hiç noktasında görmediğim harika mı harika, bakımlı mı bakımlı mini dinlenme alanın yıkılmaması konusundaki uğraşıları!

Yazının Devamını Oku

Üç yıl doldu yine başa döndük!

Okurlarımızdan Ersin Karaca, Osmangazi’deki asfaltın bozuk olmasından bıktıklarını dile getiriyor. 3 yıl önce aynı sorun üzerine yayımladığımız şikayet sonrası belediye caddeye yama atmıştı; ama durum yine başa dönmüş.

“OSMANGAZİ ilçesinin Dikkaldırım Caddesi’ndeki bozuk asfalt zeminlerinden illallah ettik. Hele, oğlumun işaret ederek gösterdiği alandaki bozukluk evlere şenlik! En son olarak buradaki bozuk zeminden haklı olarak kaçmak için aracına manevra yaptıran sürücü karşı yönden gelen araç ile çarpıştı. Belediyemiz bizleri neden düşünmüyor? Neden bizlere değer vermiyor?” diyor.

YAMA ATILDI AMA...

Çok ilginç. Bu şikâyet sonrası bizzat sorunu yerini görmek için gittim. Gerçekten çok noktada ciddi sıkıntıların olduğunu gördüm. Açıkçası hem çok şaşırdım hem çok üzüldüm. En son olarak üç yıl önce civarıydı... Bu caddenin bozuk asfaltıyla alakalı olarak Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Üroloji Uzmanı Operatör Doktor Ruhi Göre’nin şikâyetini yayımlamıştık. Yayımımız sonrasında da asfalta onlarca yama atılmasına tanık olmuş ve bunu da yayımlamıştık köşemizde. Gelinen duruma bakınca; tekrar başa dönmek kahrediyor insanı. Bu kadar mı sahipsizsin sen Bursa... Büyükşehir Belediyesi’nin dikkatlerine!

ANİDEN BİTEN BİSİKLET YOLU

OKURLARIMIZDAN Serhat Tunç, özetimle bakınız ne diyor: “Muhammet ağabey. Nilüfer ilçesi Uğur Mumcu Bulvarı (File Market önü) önünde bisiklet yolu bitiyor. Dalgın olsaydım buradan düşerdim. Buraya aniden biten kaldırımın hizmet olarak sunulması normal mi?”

Yazının Devamını Oku

Bu muhtar ne yapıyor

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi olan Çekirge Mahalle Muhtarı Coşkun Alıntaş’ın: “En sonunda kafayı yedirttiler bana!” diyerek megafonla poz vererek dert yandığı e-postasını özetimle aktarıyorum:


“Mahallemizin bakımsız mı bakımsız, sorunlu mu sorunlu sokakları arasında birinci sırada olan ve muhteşem araç zıplatma özelliği de bulunan dik yokuşlu Mustafa Sokak’a dikilen birçok hatalı TAŞIT GİREMEZ levhası yüzünden başımız belada! Bu levhalar yüzünden yumruk yumruğa kavgalar başladı. Araştırdım; hiçbir dünya ülkesinde dik yokuşa iniş yasağı uygulaması yok. ‘Sokağımızın bazı bölümleri oldukça dar. İki aracın yan yana geçmesi asla mümkün değil. Çıkışı yasaklayın…’ diye oluşturduğumuz şikâyetimizi köşenizde yayımlamıştınız ya… Ne olduysa ondan sonra oldu... Bilgisiz yetkililer oturdukları yerden aldıkları kararla kaosa sebep oldular. Sokak sakinleri bana kızıyor bu uygulama için. Ama benim suçum ne? İlgilisinin en yetkilisi olan fen işlerinden sorumlu başkan yardımcısı Hakan Dursun’a derdimi anlatmaya çalıştım o da “Benim yapabileceğim bir şey yok” dedi! Ben de elime megafonu aldım ve ‘Eyyyy seçmenlerim Muhtar Coşkun kafayı yemek üzere!’ diye bağırdım da bağırdım! Burada en merak ettiğim şey ne biliyor musunuz? Bu tabelayı takan yok. İsteseniz bile takamazsınız! Aksini iddia eden varsa mesela, anasınıfı öğrencilerini taşıyan midibüsler bu levhaya sadık kalsın da görelim. Denemesi bedava! Hele işletimi belediyeye ait yolcu midibüsü bu sokağa tersten girip yolcularını taşıyor ya… İşte arkasından ona bakıp gülüyorum da gülüyorum!”
Muhtar Coşkun Alıntaş, gurur duy, öğün lütfen. Dünyada eşi benzeri olmayan bir uygulamaya imza atılan mahallede muhtarsın. Ne kadar şükretsen azdır!

BU İŞ KİMİN İŞİ?


 Okurlarımızdan Aysel Uyar’ın e-postasını özetimle aktarıyorum: “Büyükşehir Belediyesi Güzelyalı ilçesi Güzelyalı Eczanesi karşısına isabet eden alandaki kaldırımın bir bölümü asfalt yenileme çalışmaları esnasında patlamış mısır gibi patladı! Asfaltı döken ekibe gösterdik. (Görmüyorlar mıydı da gösterdiniz!) ‘Patlattınız, onarsanıza burasını’ dedik. Ekip: ‘O bizim işimiz değil’ dedi. Çok merak ediyorum! Acaba bu iş kimin işi?”

 BARİ YARA BANDI YAPIŞTIRSAYDINIZ!


Yazının Devamını Oku

Birinci olmazsak adımı değiştireceğim!

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı Ömer Gönülkırmaz, özetimle:

“01 Haziran 2021 tarihli köşenizde Osmangazi ilçesi Bağlarbaşı Mahallesi Kutlukbey Caddesi üzerindeki parselli çöplük alanımızla (!) ilgili olan şikâyetimi (!) ÇÖPLÜKBEY OLSUN başlığınızla yayımlamıştınız, teşekkür ederiz. Yayımınızla birlikte de sabahın erken saatlerinde o çöpler yine iş makinelerinin desteğiyle toplanmıştı. Ardından 05 Haziran 2021 tarihli köşenizde de Osmangazi Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü diye tanıttığınız Memiş Memiş beyefendiye teşekkürünüz olmuştu. Hatta o yazınızın bir bölümünde:

“Ancak burası değil Osmangazi’nin, Bursa’nın kanayan bir yarası. İnanıyorum ki şu satırları yazdığım anda dahi o bölgenin saygısız yaratıkları yine iş başında! Yani sil baştan... Böylesine acı ve utanç verici bir müzmin ayıbımız için başkanların neden cezai işlem uygulaması yönünde talimatları olmaz ki! Haftaya yine hazır olunuz Memiş Müdür. Çöplükbey’e davet olacak...” diye yazmıştınız. Evet, aynen dediğiniz gibi oldu. Daha haftası gelmeden kamyonlar dolusu çöp toplandıktan sonra aynı gün içinde yine çöpleri yığmaya başladı o varlıklar! Başta, Başkan Mustafa Dündar olmak üzere Osmangazi’deki hiçbir başkan Bursa’nın kanayan yarası için dertlenmedi. Aksini diyorlarsa, her şey ortada. Başkanları bilemem ama ben çok dertleniyorum. Helal olsun başkanlar sizlere, sizleri candan tebrik ediyorum! Bizlere bir tavsiyeniz var mı Muhammet Bey?”

Ömer Gönülkırmaz. 53 yaşımdayım. Ne böyle bir şey duydum ne de gördüm. Kent çöplüğü para etmez burasının yanında!
Tavsiyem şu olabilir ancak: Osmangazi Belediyesi Guinness Dünya Rekorları kitabına müracaat etsin. Kent merkezine dökülen çöpler kategorisi istesin. Daha sonra da Çöplükbey üzerinden (Kutlukbey) bu kategoriye katılsın. Birinci olmazsak adımı değiştireceğim!

İŞTE HİZMET BÖYLE OLUR!

Yazının Devamını Oku

Kutuya benzeyen kutudan…

Adının açıklanmasını istemeyen bir esnaf okurumuz:

 
“Tarihi Balibey Han yanında bulunan yürüyen merdivenlerin başlangıç kısmındaki duvara monte edilen doğalgaz saati kutusundan şikâyetçiyiz. ‘Kutu’ derken yanlış söyledim aslında. Kutuya benzeyen kutudan başka her şeyden demek istemiştim! Kutunun kapağını bağlamaktan bıktık. Bağlıyoruz çünkü kapak bir bütün olarak düşüyor. İşin ilginç yanıysa o saat BURSAGAZ’ın personellerince her ay okunuyor. Yani bu durum ilgili personellerce de görülüyor. İlgilisinin umurunda olmayan vatandaşın mı umurunda olsun ki? Bizim kaderimiz bu. Can yanmadan ilgi bulmak bize haram!” diyor. BURSAGAZ’ın dikkatlerine!

NEDEN KAZILDI DİYE SORMUYOR…



Okurlarımızdan olan Ercan Erdin, özetimle şöyle diyor: “Bir ay önceydi. Osmangazi ilçesi Hayran Caddesi girişindeki (Trafik arzuhalcileri önü) karşılıklı kaldırımlar aynı gün içinde kazıldı. Daha sonra da öylece bırakıldı. Ben neden kapatılmadı diye sormuyorum. Ben neden kazıldı diye soruyorum. Böylesi plansız bir şehir mi olur?”

 AMA GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ…


Yazının Devamını Oku

Çınarlı Caddesi’nden bir ‘davet’ daha

Adının açıklanmasını istemeyen Hürriyet Bursa gazetesi abonesi bir fabrikanın yönetim kurulu başkanı okurumuz özetimle:

 

 
“Muhammet Bey. Geçtiğimiz ay (27 Mayıs) komşumuz iş insanı Cenk Küper’in şikâyetini ÇINARLI CADDESİNE ÇINAR DİKİN başlığınızla yayımlamıştınız. İnanın o ana kadar bizi de derinden üzen bu konuyu neden size yollamak aklımıza gelmedi diye kendimize kızmadık değil. Sonra çok sevindik yazıyı okuyunca. Çünkü bu cadde, onlarca fabrikaya da hizmet veriyor. İşin ilginç yanı, yıl oldu bu cadde tam bir rezalet ve yetkililerin umuru değil. Neyse, derken köşenizde konuyu görünce ‘artık umurları olur’ diye düşündük. Ancak yine gelen giden yok. Yani yine umurları değil çok değerli yetkililerin! Yüzlerce metrelik rezalet zemin, ürün ve hizmet kalitemizi de etkiliyor. Mağduriyetimizi duyurabilme adına bir kez daha yayımlar mısınız acımızı? Üretene bari değer verin!” diyor.

İLGİSİZLİK SÜRÜYOR

Fotoğrafları inceledim de bu ilgisizliği hiç yakıştıramadım şahsen! Bursa; ‘Bütünşehir’ ise Büyükşehir Belediyesi’nin; ‘Nilüferli olmak ayrıcalık’ ise Nilüfer Belediyesi’nin dikkatlerine… Çalı Mahallesi Çınarlı Caddesi sakinlerinden bir davet daha var size!

SİZE GEREK YOK BİZ BAKIYORUZ ZATEN


Yazının Devamını Oku

Bir kavislisi eksikti!

Adının açıklanmasını istemeyen bir esnaf okurumuz, özetimle şöyle diyor:

 

 
“Nilüfer ilçesinde esnafım. Geçtiğimiz yıllarda kaldırımlarımıza ‘Görme Engelli Vatandaş Özel Yön Taşları’ (Yalan Taşları) döşenmişti. O esnada kimin, neden ve niçin diktiği belli olmayan bir plastik bariyer çıkmıştı çalışan ekibin karşısına. Ekip o bariyer yüzünden taşlara kavis yaptırmıştı. Ekibe, o taşların kavis yapmaması için bariyerin sökülmesi yönünde tavsiyede bulunmuştuk. Lakin ekip bizi dikkate almamıştı. İki ay sonra o bariyer yok olmuştu. Belediyeyi aradık ‘gelin dikin’ diye ne gelen oldu ne de giden. Aklımızla dalga geçiyorlar inanın.”

 AH O FARELER YOK MU!


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi sendikacı Şenol Erden: “Osmangazi ilçesi Fatih, Güçlü Cadde üzerinde (Metrodan kanal boyuna giden cadde) fare yuvası var. Ah o fareler yok mu… Asfaltı bari delmeseydiniz!” diyor.

İŞE YARIYORMUŞ MEĞERSE!


Yazının Devamını Oku

Ya yol görmemişler ya da…

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi iş insanı İhsan Türker’in e-postasını özetimle aktarıyorum:



Mudanya ilçesi Eşkel ve Eğerce arasındaki sahil yoluna yol diyen belediye yetkilileri ya yol görmemişlerdir ya yoldan bir haber yol almaktadırlar! Diyeceklerimin bununla sınırlı olması benim menfaatimedir. Hürriyet Bursa gazetesi ekibine selamlarımı sunarım.”

Bizlerden de sizlere selam olsun İhsan Türker. İlçenin sorumlusu olan Mudanya Belediyesi’ne duyurulur…

BATIK PERİBACASI!


Abonelerimizden Tofaş (Fabrika) iş geliştirme uzmanı Ali İmdat: “Osmangazi ilçesi Kükürtlü Mahallesi Karagöz Caddesi üzerindeki iki gözlü batık peribacalarının varlığına dikkat çekmek için sopaya geçirdiğim kutuyu kullandım! Amacım iki ay önce oluşan batık peribacasına dikkat çekip ziyaretçi oluşumuna aracı olmaktır. Sizce başarılı olmuş muyum? (!)”

Yazının Devamını Oku

Heyelan önleyici bariyer!

Takvimler 24 Şubat 2021’i gösteriyordu. Çekirge Polis Merkezi önünden geçiyordum. Üst kısmı yamaç olan ve polis merkezi alanında bulunan kayalıklarda ciddi çatlakların oluştuğunu ve de çatlaklardan çamurlu su aktığını gördüm.

 
Hemen aklıma buraya 300 metre mesafe uzaklıkta olan İntam faciası geldi. O da böyle oluşum sonrasında olmuştu çünkü.

‘BELEDİYEYE BİLDİRDİ’

Durumu Bursa Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan bir emniyet müdür yardımcısı olan arkadaşıma bildirdim. O da yaptığı inceleme sonucunda sızan suyun polis merkezi ile alakası olmadığını anladıktan sonra durumu acil olarak Büyükşehir Belediyesi’ne bildirdiğini söyledi.

‘YAKIŞMADI DEĞİL!’


Bir gün sonra da belediye ekipleri kaldırım üzerine bomba ve roket saldırıları için üretilen taş bariyerlerden 4 tane dizip gitmiş. Anladığım şu; orada cidden bir sorun var ki belediyemiz bu bariyerleri oraya taşıtmış. Anlamadığım da şu; bu bariyerlerin heyelan önleyici özellikleri de mi varmış! Neyse, ‘heyelan olsun da görelim’ demiyorum. Bariyerler de oraya yakışmadı değil ama!

SAKIZ KAĞIDINDA BİLE BİLGİ VAR...

Yazının Devamını Oku

SAND SURFING İÇİN HAZIR MISIN BURSA

Geçtiğimiz hafta ailecek yakın zaman öncesine kadar dünyanın en iyi 2. Çim Kayağı Tesisleri seçilen (Demirtaş ilçesinde Demirtaş Barajı yanında) alana gezmeye gittik.

Ama gezmeye fırsat bulamadan geriye döndük. Bize bunun kazancı; sinir üretmek, fuzuli benzin tüketmek ve aracımızı toz deryasına gömdürmek oldu! Geçmiş dönemlerde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi de yapan Erdem Saker’in DSİ. 1. Bölge Müdürü olduğu dönemde fikri sonucu yapılan ve Japonya’dan sonra ilk olan alanın bu hale düşürülmüş olması ne büyük bir acı…

TOZ DERYASINDA GİBİ…

Kimin umurunda? Ama maden ocakları açıldı ya! İçme suyu olarak kullanılan barajın suyu mermer tozu olmuş, çim kayağı alanı talan edilmiş, uçurtma şenlikleri yapılıyormuş, artık buraya kimseler gelmiyormuş… Çok da tın! Önümüzde giden kamyonların ardından uçuşan toz deryasını anlatmaya bile gerek yok! Sonrasında aracın motor alanını dahi örümcek ağı gibi saran tozu temizlemek için 6 saat uğraştım. Çok iyi spor oldu benim için!

KUM SÖRFÜ MÜ YAPSAK!

Spor dedim de; aklıma geldi. Japonya’dan sonraki değerimizi tamamen kaybettik değil mi? Durun bakın aklıma ne geldi. Mısır’da ortaya çıkan ve araçla yapılan sand surfing (Kum sörfü) yarışları var. İşte burası sand surfing sporları için tam da biçilmiş kaftan! Japon’dan sonraki sıralamamız temelli yok oldu diye üzülmeyelim. Biraz da Mısır’dan sonra ikinci oluverelim. Elbette bunun için gerekli başvuruların yapılması gerekir. Burada da koşuşturma kısmı Büyükşehir Belediyesi ile Demirtaş Belediyesi’ne düşüyor. Şimdiden kolay gelsin diyerek sevgilerimi sunuyorum!

Kimin umurunda

Yazının Devamını Oku

Sand surfing için hazır mısın Bursa

Geçtiğimiz hafta ailecek yakın zaman öncesine kadar dünyanın en iyi 2. Çim Kayağı Tesisleri seçilen (Demirtaş ilçesinde Demirtaş Barajı yanında) alana gezmeye gittik.

Ama gezmeye fırsat bulamadan geriye döndük. Bize bunun kazancı; sinir üretmek, fuzuli benzin tüketmek ve aracımızı toz deryasına gömdürmek oldu! Geçmiş dönemlerde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi de yapan Erdem Saker’in DSİ. 1. Bölge Müdürü olduğu dönemde fikri sonucu yapılan ve Japonya’dan sonra ilk olan alanın bu hale düşürülmüş olması ne büyük bir acı…

TOZ DERYASINDA GİBİ…

Kimin umurunda? Ama maden ocakları açıldı ya! İçme suyu olarak kullanılan barajın suyu mermer tozu olmuş, çim kayağı alanı talan edilmiş, uçurtma şenlikleri yapılıyormuş, artık buraya kimseler gelmiyormuş… Çok da tın! Önümüzde giden kamyonların ardından uçuşan toz deryasını anlatmaya bile gerek yok! Sonrasında aracın motor alanını dahi örümcek ağı gibi saran tozu temizlemek için 6 saat uğraştım. Çok iyi spor oldu benim için!

KUM SÖRFÜ MÜ YAPSAK!

Spor dedim de; aklıma geldi. Japonya’dan sonraki değerimizi tamamen kaybettik değil mi? Durun bakın aklıma ne geldi. Mısır’da ortaya çıkan ve araçla yapılan sand surfing (Kum sörfü) yarışları var. İşte burası sand surfing sporları için tam da biçilmiş kaftan! Japon’dan sonraki sıralamamız temelli yok oldu diye üzülmeyelim. Biraz da Mısır’dan sonra ikinci oluverelim. Elbette bunun için gerekli başvuruların yapılması gerekir. Burada da koşuşturma kısmı Büyükşehir Belediyesi ile Demirtaş Belediyesi’ne düşüyor. Şimdiden kolay gelsin diyerek sevgilerimi sunuyorum!

KİMİN UMURUNDA

Yazının Devamını Oku

Mezarlık yolları ilgi bekliyor

Okurlarımızdan Nükhet Ortanca: “Ailemizde büyük olarak bir tek ben kaldım. En son geçtiğimiz ay ablam vefat etti. Diğer aile fertlerim gibi onun da defni Hamitler Kent Mezarlığı’na yapıldı.

Bu sebepten dolayı sık sık ziyaret için kabristana gidiyorum. Her gittiğimde en ilgisiz mera yollarından daha beter durumda olan toprak ve sivri uçlu taşların arasında yürümek beni çok ama çok üzüyor. Başkalarının da aynı şikâyetten muzdarip olduklarını düşünüyorum. Sözüm ona burası modern mezarlık! Kuru havada toz, yağmurlu ve karlı havada çamur... Yetkililer ‘ziyarete gelmeyin’ mi demek istiyorlar acaba? demek istiyorlar! Konuyu Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar İşleri Daire Başkanlığı’na bildirdim. Hem de kaç kez... İnanın yabancı filmlerde izlediğim mezarlıkları görünce öyle imreniyorum ki; tarif edemem. 60 yaşımı devirdim. Mutsuz ve keyifsizim...” diyor.

 Yetkililere ulaşmak hayal olunca...

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi emekli sınıf öğretmeni Ayla Korkmaz, özetimle bakınız ne diyor: “Mudanya ilçesine bağlı olan Trilye Sahili’yle alakalı olarak yayımlamış olduğunuz haber için teşekkür ediyoruz. Haberinizi hiç şaşırmadan okuduk. Çünkü biz burada ikamet ediyoruz ve ilgisizliği anbean görüyoruz. Ancak bizim görmemiz ve bilmemiz hiç bir şey değiştirmiyor maalesef. İlgili yetkililere ulaşmak hayal olunca... Dolayısıyla bizlerin dertlerine merhem oluyorsunuz. Çok ama çok sağ olunuz. Bakınız bu normal durum da (!) Tirilye Sahili’nde. Rica etsek bu normali de yayımlar mısınız? ”
Elbette yayımlarız Ayla Öğretmenim. Zaten her şey normal oldu artık! Büyükşehir Belediyesi ve ilçesinin sorumlusu olan Mudanya Belediyesi’ne duyurulur...

 Torpilli direk!

 

Yazının Devamını Oku

Önce ağlayıp göçtük sonra çok sevindik

Okurlarımızdan Gökhan, Erhan ve Ebru Kurt’un imzaları ile tarafıma ulaşan e-postayı özetimle aktarıyorum

“Geçtiğimiz günlerde telefonlarımız çaldı ve ‘Babanız Mehmet Kurt çok feci düştü. Başını bordür taşına çarptı. Şehir hastanesine kaldırdılar. Durumu çok ağır. Derhal gelmeniz gerek…’ denilince canımızdan çok değer verdiğimiz babamız için hastaneye gittik. Tabii moraller berbat, koca insan olmamıza rağmen ağlıyorduk… Kırmızı alanda müdahale eden doktorla konuştuk. Doktor: ‘Babanızın durumu çok ağır. Aort damarı yırtılmış. Derhal ameliyata almamız gerek. Masada kalma ihtimali çok yüksek. Ben yaşatmaya çalışacağım. Ameliyat iyi geçse bile felç, kalp ve böbrek yetmezliği gibi sonuçlara hazırlıklı olun. Şehir dışında kalan akrabalarınız varsa çağırın gelsin…’ açıklamasıyla resmen göçtük. Başka bir ilde doktor olan kuzenimiz duymuş olayı, aradı. Ona anlattık durumumuzu zar zor…

Babamızı kuzenimizin tavsiye ettiği bir hastaneye (10 kilometre uzaklıkta özel hastane) nakil etmek istediğimizi söyleyerek (Karşı hastane çağrısını da yaptı) tomografi, röntgen ve tahlil sonuçlarını isteyip ambulans talep ettik. (Nakli mutlaka ambulans ile olmak zorundaydı) Tahlil sonuçları e-nabız sistemine yüklense de özel hastane tomografi sonuçlarını CD olarak istedi. Biz de Şehir Hastanesi doktorlarından CD’yi de özellikle istedik. Ancak ne ambulans verdiler ne CD sonuçlarını! Kendi imkânlarımızla özel ambulans kiraladık. Naklimiz tamamlanınca elimizde sonuçlar olmadığı için çekimler tekrar yapıldı. Ne acı bir işkence! Acil olarak yapılan tetkiklerden sonra babamız derhal ameliyata alındı. Anjiyosu yapılan, aort damarı onarılan ve kalp kapakçığı yenilenen babamız şükürler olsun ki şu an gayet sağlıklı. Hem doktoru da: ‘Her şey normale döndü. Çok büyük geçmiş olsun. Gözünüz aydın…’ dedi. Özetle şunu demek istiyoruz. Acı haberle ağladık. Yapılan açıklamayla göçtük. Hizmet alamayınca kahrolduk. Biz bunu hastane yönetimine anlatsaydık değer bulmayacağımıza inandığımız için sizlerin aracılığıyla sesimizi duyuralım istedik. Aynı acıyı ve sıkıntıları bir başkasının yaşamasını asla istemiyoruz...’

Ne diyeceğimi bilemedim inanın Kurt ailesi, cidden çok üzüldüm. Fevkalade övgülerle tanıtımı yapılan bu hastanemizde imkânlara sınır getirilmiş olmasına ve peşin olarak servis edilen sözlü epikriz raporuna bir anlam veremedim açıkçası! Babanızın sağlına kavuşmuş olmasına çok sevindim. Büyük geçmiş olsun. Bursa Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Dursun Topal’dan bir açıklama gelirse onu da yayımlarız elbette!

Sahib-ül hayrat panosu!


Yazının Devamını Oku

Çöplük olduğu yetmiyormuş gibi

Hürriyet Bursa gazetesi abonesi işletmeci Ayça Caner:

“Tarihi özelliği de bulunan Maksem Köprüsü’nün alt bölümünü çöplük gibi kullanan kişileri ahlaklı olmaya, belediyemizi de bunları görmeye davet ediyorum. Biz alıştık diyeyim! Ancak bu üzücü ve utanç verici ayıbımızdan ötürü yerli ve yabancı turistlere bari rezil olmayalım diyorum” diyor.
Yıldırım Belediyesi’ne rica ile...

 Kazalara sebep olana bakınca…

Okurlarımızdan Emre Er’in dikkatine teşekkür ediyorum. E-postasını özetimle aktarıyorum: “Mudanya Belediyesi Güzelyalı Mahallesi Yalı Sokak’a dikkat diyorum. (UEDAŞ binası yanı) Çünkü bu sokağın bitimi Bursa Mudanya asfaltına çıkıyor. Yani vızır vızır işleyen bir cadde burası. Birçok kez kazayarast geldim burada. Şükür ki kazalar maddi hasarlı oldu.

BÖĞÜRTLEN AĞAÇLARI

Kazalara sebep olan unsura gelince… Caddenin bir bölümüne kadar uzayan böğürtlen ağaçlarıdır. Bazı yetkililere bu durumu bildirdik ilgilenen olmadı. Hem bildirmeye ne gerek var! Her şey aşikar. İlgi için ölümlü bir kazanın olması bekleniyorsa o vakit sözüm yok. Hayırlısı olsun!”

Yazının Devamını Oku

Kadın ormanı niye bu halde?

Çevre Mühendisi Zeynep Özden’in e-postasını özetimle aktarıyorum:



“Muhammet Bey, merhaba. Nilüfer ilçesi sakiniyim. Türkiye’nin en başarılı üniversiteleri arasında ilk beşte bulunan İstanbul Teknik Üniversitesi, Çevre Mühendisliği bölümünü başarıyla bitirdim. Uzunca yıldan beri bir şirkette mesleğimi icra ediyorum. Birçok yurtdışı ziyaretim oldu. Ancak üzülerek izlediğim bir tek orman var; pardon ‘orman’ diyen ben değilim. Yetkililer diyor ‘orman’ diye! İki adet oturma bankının yanı sıra yalan taşlarıyla süslendirilmiş olan kuru otlu ormanın adı da çok ilginç; ‘Mor Fidanlık Kadın Ormanı’ Gülsem mi ağlasam mı bilemedim inanın! Mesleğimde uzman ve yetkin olduğumu düşünen kadın olarak Nilüfer Belediyesi’ne bir öneride bulunmak istiyorum. Ormanın adını ‘Bir Garip Orman Adayı’ olarak değiştirin!
Gerçekten de fotoğrafları görünce bu ormanın niye bu halde oduğunu ben de merak ettim. Hem de kadına karşı şiddetin bu kadar yükseldiği günümüzde böylesine anlamlı bir girişim neden böyle bakımsız, yardımsız bırakılır ki...

ALFA’DAN KARTAL’A


Hürriyet Bursa gazetesi abonelerimizden Yakup Kızılkaya, özetimle: “68 kuşağı diye tabir edilen kuşağın tam da kendisiyim. Çocukluk yıllarımızın en kral dizisi olan ‘Uzay 1999’ adlı dizi halen hafızamda. Ay üssü Alfa’nın araçlarından olan Kartal’ı unutmak ne mümkün. ‘Bu nereden aklınıza geldi? Hem konumuzla alakası ne? ’ derseniz; anlatayım. Mudanya ilçesi Güzelyalı Bilim Caddesi Beyaz Gül Sokak üzerindeki hizmeti her gördüğümde Kartal ve üssü canlanıyor gözümde… Bizleri eskilere götüren yetkililere çok teşekkür ediyoruz!” diyor.

Yazının Devamını Oku

Ücretsiz otopark geri geldi!

Okurlarımızdan Ahmet Baykan, özetimle bakınız ne diyor:



“Muhammet Bey, merhaba. Çekirge Meydanı’ndaki kaldırımın otopark olarak kullanılması yönündeki her ısrarcı ihbarımızı gazetemiz Hürriyet Bursa ekindeki köşenizde yayımlamıştınız. Neticesinde de büyük bir mucize sonucu oraya metal duba delinatör dikilmesine tanık olmuştuk! Nihayetinde, kaldırım biz yayalara kalmıştı. Ancak oradaki delinatörler bir esnafın çok uzun süren sökme uğraşıları sonucu 06 Mayıs 2021 tarihinde sökülerek atılmıştı. (İş Bankası önündeki dubaların sökülmesine banka çalışanları izin vermedi) Bunu da aynı gün ve saat içinde sorumlusu olan Büyükşehir Belediyesi’ne ispatlı, şahitli ve belgeli olarak bildirdik. Bildirdik de ne oldu? Kocaman bir hiç! Yıllar süren mücadelemizi kaybettik! Bizlere sahip çıkmak yerine sessiz kalmayı tercih eden Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. İyi ki de varsınız!”

Desenize ücretsiz otopark hizmeti geri geldi. Maşallah!

MELEKLER ADASI NAZARA GELİNCE…


Hürriyet Bursa gazetesi abonesi Alinur Aksakal: “Mudanya ilçesi Trilye Mahallesi’nden selamlar sunarız. Adını Dünya’ya ‘Melekler Adası’ olarak duyuran ve yüzlerce film ve diziye renk katan sahilimiz köstebek yuvasından beter oldu. Özellikle bebek arabası kullanan ebeveynlerin halleri içler acısı! Mudanya Belediyesi’ne şikâyetimiz oldu. Belediye: “Sorumlusu Büyükşehir Belediyesi’dir” diyor da başka bir şey demiyor. Anlayacağınız bizim Melekler Adası nazara geldi!”

Yazının Devamını Oku