GeriFatih ÇEKİRGE Vatikan arşivlerinde bir Türk
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Vatikan arşivlerinde bir Türk

Fatih Sultan Mehmet Han’dan günümüze kadar Vatikan arşivlerinde iz süren Rinaldo Marmara, aralık ayında Fatih’in Vatikan’la yazışmalarını araştırmaya gidiyor.

25 yıldır Vatikan’ın ana arşiv binasından girip fresklerle süslü tavanlardan ve uzun koridorlardan geçiyor... Turistlerin bir kapıya kadar girebildiği binanın, Dan Brown filmlerindeki o labirenti andıran ve odalardan oluşan asıl arşiv bölümü müthiş bir koruma altındadır.

Vatikan arşivlerinde bir Türk

Yıllardır işte o arşivde çalışır.

Arşiv binasının altında ise ışık ve nem ölçerlerle korunan resim, grafik ve haritalar bulunur. Bir kez de yeraltındaki özel korumalı odaya bir camiyi tanımlamak için girmiştir.

Evet, Rinaldo Marmara’yı ancak böyle bir girişle anlatabilirdim.

Çünkü dünyada Vatikan “özel” ya da “gizli” arşivlerine girebilen, orada uzun yıllar çalışabilen az sayıda kişiden birisidir.

Birkaç gün önce bir kitap çıkardı. Detaylarını aktaracağım.

Vatikan arşivlerinde bir Türk

RAF UZUNLUĞU 87 KİLOMETRE

Kitap için Rinaldo’yla sohbet ediyoruz.

Soruyorum:

- Bunca zamandır özel izinlerle Vatikan arşivlerinde çalışıyorsun? Nasıl girebildin?

- Yaklaşık 30 yıldır orada dostluklar oluştu. Ben o arşive gittiğimde o kadar yoğun çalışıyorum ki... Bana kalmam için oda veriyorlar. Orada mesela öğlen arası yemekhanede yemek yerken Papa Hazretleri ile karşılaşıyoruz. “Nasıl gidiyor çalışmalar?” diye sorar... Tabii şimdi COVID oldu. Yasaklar var...

FATİH VE BELLİNİ

Peki bu arşivlerde Osmanlı döneminden yazışmalar yok mu?

Olmaz olur mu? Geçen gün İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden aradılar. Belediyenin Kültür Dairesi’ne bağlılarmış. Fatih Sultan Mehmet Han’ın Vatikan’la yazışmalarına bakmamı istediler. Yani Bellini’nin yaptığı resim konusunda bir belge var mı...

Araştıracak mısın?

Aralık ayında gideceğim. Elbette yazışmalar var. Ama bu arşivde tek başına çalışmak öyle kolay değildir. Bir ekip lazım. Daha fiyongu açılmamış kutular, mührü açılmamış dosyalar var... Onların tarihlerine göre bakmak lazım... Belediyeye ‘Bütçe lazım, ekip lazım’ dedim. ‘Yalnızca senin masraflarını karşılarız’ dediler..

Vatikan arşivlerinde bir Türk

VATİKAN ARŞİVLERİ TARAFSIZDIR

Sohbetin bu noktasında Marmara önemli bir bilgi veriyor:

Vatikan arşivleri tarafsızdır. Çünkü dünyanın bütün kiliselerinden buraya belge gelir. Milletler, ülkeler önemli değildir. Yani devletlerin menfaatine göre belge oluşamaz. Çünkü bir Papa Polonyalı olabilir diğeri Arjantinli. Ya da Alman. Milliyet mefhumu yoktur. O nedenle bu açıdan tarafsızdır...

Vatikan arşivlerinde bir Türk

ABDÜLHAMİD HAN’IN KİLİSE YARDIMI

Osmanlı ile Vatikan yazışmalarına gelirsek. Ya da diğer ülke kiliselerinden gelen Osmanlı ile ilgili belgelere gelirsek...

Evet. Bunun için bir ekip kurup çalışabiliriz. Bakın Osmanlı’nın, Fatih Sultan Mehmet’in, Abdülhamid Han’ın Vatikan’la diplomatik ilişkileri çok kuvvetlidir.

Mesela Vatikan’da 20 Ağustos 1898’de bir kilise açılır. Adı San Gioacchino in Prati’dir. Bu kilisenin cephesinde bir Osmanlı imzası bulunur. Çünkü Abdülhamid Han, kilisenin yapımı için yardım olarak Papa 13’üncü Leon’a altın göndermiştir. 

Vatikan arşivlerinde bir Türk

PAPA’YI SARAYA DAVET

Rinaldo Marmara Vatikan arşivlerindeki belgeler için örnek vermeye devam ediyor:

Dahası var. 1888’lerde Roma, Papa’yı neredeyse Vatikan’a hapsetmiştir. Papa özgürlüğünü istemektedir. Fransa’ya gitse, İspanyollar kızacak. İşte o noktada Abdülhamid Han, sadrazamı aracılığıyla Papa’ya bir mektup gönderir. Özetle der ki: ‘Buyrun gelin. Size bir saray verelim. İstediğiniz gibi özgürce hizmetlerinizi yapın. Kimse karışmayacaktır’.”

Marmara’nın bu sözlerini inanılmaz bir heyecanla dinliyorum.

Osmanlı padişahlarının bu teklifleri, diplomasileri, ilişkileri... İnanılmaz. 

Tabii İlber Ortaylı gibi tarihçilerimiz bunları elbette biliyordur. Belki de yazmışlardır. Murat Bardakçı’nın belki de ekleyecekleri ya da düzeltecekleri bir şey vardır... 

Ama ben...

Yani onlar kadar tarih bilgisi olmayan Fatih Çekirge olarak içimden geçeni sormak istiyorum:

Papa’nın Abdülhamid Han’ın teklifini kabul ettiğini ve şimdi İstanbul’da mesela Pera’da Türkiye’nin garantisi altında yaşadığını düşünebiliyor musunuz?”

Tarih nerelerden geçip gelmiş, ne tür kavşaklardan dönmüş...

Vatikan arşivlerinde bir Türk

RİNALDO MARMARA KİMDİR?
“Osmanlı başkentinde bir levanten semti: Galata-Pera” kitabını yazmak için Vatikan’ın gizli/özel arşivlerinde çalışıp Osmanlı hoşgörüsünü belgeleriyle ortaya koyan Marmara kimdir?

Fransa Montpellier Paul Valery Üniversitesi’nde Bizans’tan günümüze Latin ve levanten cemaatinin kuruluş, yükselme ve gerileme dönemleri hakkında doktora. 50’ye yakın kitap. Türkiye Katolik Ruhani Reisler Kurulu’nun resmi tarihçisi...  Ve göğsünde...

Vatikan tarafından verilmiş  “Chevalier de I’Ordre de Saint-Gregoriele Grand” ve Polonya Cumhuriyeti tarafından verilen “Bene Morito” nişanları...

KÜLTÜR TURİZM BAKANI’NA ÇAĞRI

Sayın Bakan Mehmet Ersoy... 

Rinaldo Marmara’ya Vatikan arşivlerinde yapacağı “Osmanlı yazışmaları” için bir ekip ve bütçe ayırsanız.

“Bellini’nin Fatih resmi gerçektir, değildir” diye birbirimizle kör tartışmalara gireceğimize...

87 kilometre uzunluğundaki o raflardan kim bilir tarihin  hangi gerçeklerini öğreneceğiz...

Tabii 623 yıllık Osmanlı’nın, 100 yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nin de arşivleri var.

En azından onları karşılaştırma fırsatımız olur...

Ve böylece...

Şu günlerde Avrupa’da kimse buluşamazken...

Biz belki de tarihi buluştururuz...

X

Buzları eriten Kanal telefonu

Suveyş Kanalı’nın tıkandığı günlerde...

Dünya lojistik sektörünün krize girdiği haftada...

Mısır’ın kanal geçişinden büyük zararlar ettiği bir dönemde...

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Mısır Dışişleri Bakanı Sami Şükrü’yü arıyor.

Ve aralarında şöyle bir diyalog geçiyor:

MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU: Sayın Bakan çok geçmiş olsun... Umarım bir an önce kanal açılır. Bu arada bizim yapabileceğimiz bir şey var mı diye sormak istedim. Bizim donanımlı kurtarma gemilerimizden yardım için gönderebiliriz.

SAMİ ŞÜKRÜ: Sayın Çavuşoğlu. Nazik teklifiniz için çok teşekkür ederim. Şimdi değerlendiriyoruz. İhtiyaç olursa sizi mutlaka arayacağım...

Ve önceki gün Mısır Dişişleri Bakanı Şükrü, Bakan Çavuşoğlu’nu arıyor:

- Sayın bakan size yardım talebiniz için çok teşekkür etmek istedim. Neyse ki sorun çözüldü. Bu vesileyle mübarek ramazan ayınızı tebrik etmek istedim...

Yazının Devamını Oku

Çevre Bakanlığı’ndan muazzam bir eser: Tabiatın sessiz tanıkları anıt ağaçlar

Çevre Bakanı Murat Kurum hangi kente gitse, bir meydanda, bir cami avlusunda, bir çeşme başında görüyordu.

Devasa boyları, gökyüzünü tutan kolları ve uzayıp giden gölgeleriyle...

Dallarında biriken çocuk kahkahaları, aşk hikâyeleri, savaşlar, keşifler, yüzlerce yıllık hatıralar... Köklerinde binlerce yıllık tarih...

Ne zaman birisinin gölgesine uğrasa, öylece bakıp kalıyordu... Ve bir gün dedi ki:



“Anadolu’nun binlerce yıllık tarihini taşıyan bu ağaçları anıtlaştıralım...”

Yazının Devamını Oku

Kaya mezarlarına jet araştırma

Bunca yıl sonra gazetecilikten en keyif aldığım şey nedir diye sorsanız...

Derim ki:

- Bir hüznü mutluluğa çevirmek. Kırık bir kalbi onarmak.

- Doğa, çevre ve tarihi koruyacak her çabaya bir nebze katkıda bulunmak. 

Niye sordum bu soruyu?

İşte sessizce yok olma sınırına gelen bir tarih...

Kaya mezarları...

Geçtiğimiz cumartesi, 5 bin yıllık tarihin, denizin ve doğanın merkezindeki “kaya mezarları”nı yazmıştım:

Fethiye ve Bodrum’daki

Yazının Devamını Oku

Yeter artık yahu!

Geçenlerde Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanlarıyla Kayseri’deydim.

Orada TSK’nın lojistik gücüne büyük katkı yapacak dev uçakların yenilenme ve bakım hangarlarının son halini gezdik...

Sohbetler ettik...

Akar, Türkiye’nin uluslararası bir güç olarak kendi bekasını koruması için nasıl fedakârca çalışıldığını anlatıyordu.

Suriye’den Libya’ya, Azerbaycan’dan Somali’ye kadar başarılı bir ordu.

Hain darbe girişimine rağmen, kendi sınırları dışında dünyanın en zor harekâtlarını başarıyla yapan bir ordu...

Erciyes manzarasına doğru sohbet ederken “Ölürsek şehit, kalırsak gazi” diyordu...

Akar her fırsatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğini vurguluyordu.

Bunları konuşmuştuk.

Yazının Devamını Oku

Mavi yolculuk rehberi

Yazılması 3 yıl sürdü. Gökova’dan Kekova’ya körfezler, kıyılar, adalar binlerce mil seyir yapıldı...

PANDEMİ... Virüs... Karantina... Yasaklar... Korku... Ölümler... Artan vaka sayıları... Kapanan işyerleri... Derken...

Geçen yaz, korku dolu bir yazdı... İşte yine yaz geliyor. 

Ve ben içine düştüğümüz bu karantinalı günlere inat...

Bu yaz başındaki karamsarlığımızı, “masmavi bir umutla” delmek istedim.

Yılların denizci/yazarı dostum Ali Boratav’ın çıkardığı “mavi yolculuk rehberi”ni koyuyorum önümüze...

İçinden martı çığlıkları geçen ve lacivert sulardan gelen bir rehber...

Yazının Devamını Oku

Bir tarih çığlık atıyor: 3 bin yıllık mezarlar 60 yılda ölüyor

Önceki gün dünya mirasına aday Kaunos kenti için hazırlanan bir rapor elime geçti.

İlk olarak rapordan bir cümle aktarıyorum:

“Kaunos kaya mezarları, kayaçlarındaki bozulma nedeniyle gün geçtikçe yapısal bütünlüğünü kaybetmekte, hatta yok olma tehlikesi ile de karşı karşıyadır.”

Bu çarpıcı tespitten sonra şimdi detaylara girebilirim.

Düşünün ki...

Pers işgallerinden, Bizans ordularından, Roma baskınlarından kurtulmuş bir tarih.

Şimdi ilgisizliğin sinsi işgali”nden kurtulamıyor.

Yazının Devamını Oku

Hapishanedeki o melek için ben de saygıyla eğiliyorum

İşte yine bir yaratık....

Genç kadını karnındaki bebeğiyle birlikte delik deşik edip öldürdü....

Yine haberler. STK tepkileri.... Gazete manşetleri.... Kınamalar.... Bela okumalar....

Ama sonuçta gencecik bir kadın kalbindeki ve karnındaki hayalleriyle birlikte gömüldü gitti....

Daha öncekilerde olduğu gibi yine 3-5 gün geçecek.... Yine unutulacak....

Ama buna rağmen önceki gün Antalya’dan umut dolu bir haber geldi...

DHA’dan Aslı Duran geçmiş:

Antalyalı iş insanlarından Melek İpek’e:

 Tahliye olduğunda işin, aşın hazır...”

Yazının Devamını Oku

New York’taki Nobel'in ışığı Bursa'daki kır çiçeklerine vurunca...

Ayse, 13 yaşına gelince dünyanın kendi köyünden ibaret olmadığını çoktan anlamıştı. 

Annesine soruyor, annesi de dili döndüğünce anlatıyordu.

Ayşe Bursa’nın Orhaneli Gümüşpınar köyündeydi. Ama aklı dünyada...

Ayşe okumak istiyordu. Ama köyünde olanak yeterli değildi.



Ayşe

Yazının Devamını Oku

Bu videoyu izleyin, siz de ödül verirsiniz

Bu fotoğrafı görüp, hikâyesini okuyunca...

Öylesine etkilenmiştim ki.

Bir DHA muhabirinin gündelik haber takibiydi bu...



Şırnak... Beytüşşebap...

2800 metre yukarıda... Sarp dağlarda...

Yazının Devamını Oku

Ekolojik vurgun

İşte buradan ihbar ediyorum.  

Tarım Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin hassasiyetini bildiğim için de umutla sonuç bekliyorum.

Dalyan’dan... Dalaman’dan... Göcek Göbün Koyu’ndan Urla’ya kadar ihbar ediyorum.

Orman Bakanlığı lütfen araştırsın...

Ekolojik tarım destekleniyor ya...

Özel çevre korumasındaki koylarda bir bakıyorsunuz, bir gecede bazı ağaçlar kesilmiş.

Sonra ilana bir bakıyorsunuz...

Videolu bir ilan:

“Deniz manzaralı ekolojik arsa...”

Yazının Devamını Oku

Çıplak ayakla sınava yetişen şampiyon

Tartışma şu soruyla başladı: “Avrupa Salon Atletizm Yarışması’nda Türkiye neden madalya alamadı?”

Suç kimde?

Aslında birçok dalda Türkiye olimpiyatlarda kalıcı bir başarı elde edemiyor.

Futbol dahil...

Dopingler... Kaybolan madalyalar... Çöken hayaller... Neden?

İşte bu soruların cevapları için bu pazar sizi bir zaman yolculuğuna davet ediyorum.

Şimdi 67 model kıyafetlerimizi giyip gelecekten geldiğimizi gizleyerek izleyelim.

Evet yıl 1967... Ve aylardan haziran...

Ankara 19 Mayıs Atletizm Federasyonu Binası’nda efsane başkan

Yazının Devamını Oku

Türkiye neden bir tek madalya bile alamadı?

Avrupa Salon Atletizm yarışmasından sonra ağır eleştiriler oldu.

“17 milyonluk Hollanda şampiyon oluyor da...”

“Yunanistan madalya alabiliyor da...”

“80 milyonluk Türkiye neden bir tek madalya bile alamıyor?”

Sorular net ve keskin...

Spor Bakanı’ndan beklenen cevaplar...

Atletizm Federasyonu’na eleştiriler...

Önceki gün Atletizm Federasyonu Başkanı Fatih Çintimar’ı aradım.

“Başkan, ne diyorsun bu sorulara?”

Yazının Devamını Oku

Ege’de yaz alarmı: Hisarönü ve Göcek 5 bin tekneyi taşır mı?

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün’le sohbetin ardından bu defa “yaz alarmı” başlığıyla devam ediyorum.

Başkan Gürün, özellikle Bodrum’daki ve Muğla genelindeki nüfus artışına dikkat çekmişti.

Ben de bunu “Bu yaz kıyılara tsunami gibi göç dalgası vuracak” diye özetlemiştim.

Maddeler halinde devam edersek...

Marmaris-Kaş hattı: Bodrum’un aksine Marmaris’te o düzeyde bir nüfus artışı yok. Çünkü Marmaris’te Bodrum ve Fethiye gibi bir “yerleşim grafiği” yok.

Marmaris’in ve Dalaman-Kaş hattının gözü kulağı, 12 Nisan’da Londra’dan gelecek haberde...

İngiltere ya kapıları açacak... Ya da açmayacak...

Güney Ege Turizm ve Otelciler Birliği Başkanı Bülent Bülbüloğlu çok net konuşuyor:

“Eğer İngiltere 12 Nisan’da bu kararı vermezse, yani mayıs ortası Türkiye için güvenli hava koridorunu açmazsa büyük sıkıntı olur.”

Yazının Devamını Oku

Stajyer sisteminde devrim

Cumhurbaşkanlığı İK Başkanlığı ‘torpille staj’ dönemini bitirecek bir sistem getiriyor.

"Stajyer sistemi” yıllardır bürokrasinin çukurunda amaçsız, ufuksuz bir hal almıştı.

Bilirsiniz... Yaz ayları yaklaşırken bir “stajyer” gündemi başlar.

Falanca kurumun başkanına, patronuna ya da genel müdürüne açılan telefonlar:

“Bizim kızın bir staj işi vardı da... Senin marka bizim kız için çok önemli...”

“Yahu sen staja al, gerisi önemli değil...”

Evet tam da böyledir öğrencinin staj arayışı.

Yazının Devamını Oku

Göç dalgası tsunami gibi... İşte sahillerdeki son durum

Muğla Belediye Başkanı Gürün’le Bodrum, Fethiye, Marmaris üzerine sohbet

Salgınla birlikte “kaçış noktası” haline gelen Muğla kıyılarına tsunami gibi vuran o müthiş “yerli göç dalgası”...

Normalde 1 milyon olan nüfus, kışın yaklaşık 2 milyona ulaşmış...

Yaz aylarıyla birlikte bu rakam 4 milyonu aşacak.

Bodrum... Fethiye... Marmaris...

Gökova, Hisarönü, Göcek, Fethiye körfezleri... Uzunluğu 1480 kilometreye varan sahil şeridi...

Bodrum’dan Kaş’a kadar uzanan, Türkiye turizminin en önemli körfezleri...

Yazının Devamını Oku

Bu yazı bir 8 Mart Dünya Kadınlar Günü yazısıdır... Ne istiyorsunuz Tansu Hanım’dan?

İddia şu: “11 yiğidimizi kaybettiğimiz helikopter kazası... Cougar marka Fransız yapımı bu helikopter sürekli kaza yapmış. Alımı sırasında askerler karşı çıkmışlar. Ama dönemin Başbakanı Tansu Çiller, Gümrük Birliği’ne giriş rüşveti olarak bu helikopterleri aldırtmış...”

Baktım, birçok kanaldan bu iddialar, mesajlar, köşe yazıları...

Okudukça o günlere gittim.

Tansu Çiller’in başbakanlığı dönemine...

Türk siyasetinde Behice Boran’dan sonra ikinci kez bu “erkek egemen arena”ya çıkmış...

Cesaret göstermiş... Demirel’in icazeti olmadan...

Demirel’in en yakınındaki merkez sağın tanınmış isimlerine karşı...

Onca baskıya, “Kızım, senden olmaz” uyarılarına rağmen...

Genel başkanlığa adaylığını koymuş bir kadın siyasetçi...

Yazının Devamını Oku

Bir dereyi kurtarmak için bazen bir kahraman yeter

Çınarlıdere Mahallesi’nden çiftçi Mehmet Çavdar, sabah dere kenarına gelip de ölü balıkları görünce bir an durdu.

Aşağı doğru yürüdü. Birkaç adım daha attı. 

Aman Allah’ım...

Suda ölü balıklar yüzüyordu.



Yazının Devamını Oku

Bu da başka bir kahramanlık... 11 ay hiç karaya çıkmadan aynı gemide

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve komutanlarla gittiğim Kayseri gezisinden kalan bir söz:

“Onlar öyle bir kahramanlığı yaşıyorlar ki... Aylardır aynı yerdeler. Ev yok, izin yok, eş yok, çocuk görmek yok. Dağlarda destan yazan bu çocuklar her gün yeni bir operasyona hazırlanıyorlar ve çıkıyorlar.”

İşte o evlatlarımızdan 11’ini kaybettik. 

Nice çatışmaların, pusuların deviremediği aslan yürekli evlatlarımızı bir helikopter kazasında kaybettik.

Mekânları cennet olsun. Ruhları şâd olsun...

O söze dönersem...

Merak etmiştim...

“Aylardır aynı yerde kalıyorlar” ne demekti?

Şöyle:

Yazının Devamını Oku

AK Parti’den işte o 4 madde

AK Parti bütün yerel kongrelerini tamamladı. Mart ayında büyük kongreye gidiyor. Peki büyük kongre sonrası nasıl bir AK Parti göreceğiz? Nasıl bir gündemi olacak? Son yerel seçimlerle ilgili nasıl bir değerlendirme oldu? Kadrolarda bir değişiklik oldu mu? Bütün bunları, dün sabah bir kahvaltıda AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’la konuştuk.

Üsküdar’da, Burhan Felek Köşkü’nde yaklaşık 2 saat süren keyifli bir sohbet...

Bu arada Üsküdar Belediyesi harika bir şey yapmış. Bakımsız haldeki köşkü onarmış, gençlere 24 saat çalışabilmeleri için açmış.

YÜZDE 70 DEĞİŞİM

Sohbetimize gelince...

Maddeler halinde anlatırsam, soru-cevapları şöyle özetleyebilirim:

Numan Bey, kongreleri tamamladınız. Şimdi büyük kongre geliyor. Önce şunu sorayım: Teşkilatta nasıl bir değişim oldu?

“Burada iki önemli şey var. Birincisi, kadrolarımızda yüzde 70 gibi yüksek bir oranda yenilenme ve gençleşme oldu. Yönetimde kadınların oranı arttı. İkincisi, kongrelerimizde geçmişte görev yapmış il ilçe başkanlarımız, milletvekillerimiz de bulundular. Böylece tam bir kucaklaşmayla, bayram havasıyla gerçekleşti kongreler. Bu çok önemli bir moral ve enerjidir.”

Büyük kongre ne zaman? Ve kongre sonrası AK Parti için nasıl bir gündem oluşturuluyor? Yani hedefleriniz nedir?

Yazının Devamını Oku

DEAŞ'la mücadele için PKK/YPG değil biz varız

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la Kayseri’de yaptığımız sohbetin ikinci bölümünde Bakan Akar çok önemli bir çağrı yapıyor.. 

Konu PKK/YPG terör örgütüne verilen destek... 

Özellikle ABD’nin PKK/YPG’ye başta silah ve mühimmat olmak üzere verdiği destek zaten biliniyor. TIR’larla gönderilen silahlar, eğitim ve petrol bölgesine yerleşme konusunda ABD’nin desteği defalarca belgelenmişti. 

Burası tamam. 

Peki bu konuda ne yapılacak? 



Yazının Devamını Oku